Tura Türk
HV
30 KASIM Pazar 08:59

Adalet ve Özgürlük Tartışması: Yargı Reformları mı Siyasal Baskılar mı?

Ahmet Tekin
Ahmet Tekin

Türkiye, tarihinin belki de en zorlu ve çetrefilli dönemlerinden birinden geçiyor. Siyasal iktidarın sınırları, bireysel hak ve özgürlüklerin kapsamı, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı gibi temel kavramlar üzerine yürütülen tartışmalar; hem akademik dünyada hem de halk nezdinde derin kutuplaşmalara neden oluyor. Özellikle son yıllarda yaşanan gelişmeler, adaletin sadece mahkeme salonlarında değil, sokakta, sosyal medyada, hatta insanların gündelik yaşamında bile sorgulanır hale gelmesine yol açtı. Bu noktada temel bir soru karşımıza çıkıyor: Türkiye’de yaşanan gelişmeler, gerçek bir yargı reformunun işaretleri mi, yoksa giderek artan siyasal baskıların sonucu mu?

Tarihsel Arka Plan: Türkiye'de Yargının Evrimi

Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılırken, hukuk devleti ilkesi en önemli yapı taşlarından biri olarak belirlendi. 1924 Anayasası’ndan 1982 Anayasası’na kadar geçen süreçte, birçok anayasal reform yapıldı. Ancak her reformun ardında siyasi, askeri ya da toplumsal bir baskının izi de vardı. 1960 ve 1980 darbeleri sonrasında yapılan anayasal düzenlemeler, bir yandan yargının yetkilerini şekillendirirken, diğer yandan bu kurumun nasıl “kontrol altında” tutulabileceğini de gösteriyordu.

Özellikle 2000'li yıllardan itibaren AB ile yürütülen müzakereler çerçevesinde yapılan reformlar, insan hakları, ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı konusunda umut vadetmişti. Ancak bu reformların sürdürülebilirliği, siyasal iktidarın gücünü pekiştirmesiyle birlikte sorgulanır hale geldi.

Yargı Reformu Strateji Belgeleri: Kağıt Üzerinde Özgürlük

Son 10 yılda Türkiye, birkaç kez “Yargı Reformu Strateji Belgesi” adı altında kapsamlı planlar sundu. Bu belgeler ilk bakışta oldukça umut verici: Hakim ve savcıların mesleki yeterliliklerinin artırılması, ifade özgürlüğünün teminat altına alınması, yargı süreçlerinin hızlandırılması ve tarafsızlık ilkesinin pekiştirilmesi gibi başlıklar içeriyor. Ancak uygulamaya geçildiğinde, bu hedeflerin önemli bir kısmının sadece metinlerde kaldığı görülüyor.

Örneğin, 2019 yılında açıklanan Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde “ifade özgürlüğü” vurgusu yapılmıştı. Ancak aynı yıl, sosyal medyada hükümeti eleştiren birçok vatandaş hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla davalar açıldı. Reformun uygulanması gereken alanda, tam aksine baskılar arttı.

Yargı Bağımsızlığı ve Hakim-Savcı Atamaları

Yargının bağımsızlığı, bir hukuk devletinin temelidir. Ancak Türkiye’de yargının siyasallaştığına dair eleştiriler uzun süredir gündemde. Hakim ve Savcılar Kurulu’nun yapısı, yürütme organının bu kurula doğrudan veya dolaylı etkisi, yargı mensuplarının görevden alınmaları ya da görev yerlerinin değiştirilmesi gibi uygulamalar, yargının bağımsız olmadığına dair güçlü bir algı oluşturuyor.

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından, binlerce hakim ve savcının görevden alınması ya da tutuklanması, kimi çevrelerde “temizlik operasyonu” olarak görülse de, başka çevrelerde bu sürecin “yeni yargı düzeninin kurulması” için bir fırsata çevrildiği düşünülüyor. Bu süreçte liyakat yerine sadakatin ön plana çıktığı yönündeki eleştiriler de kayda değer.

Siyasal Baskılar: İktidarın Gölgesinde Yargı

Türkiye’de adalet sisteminin üzerine çöken en büyük gölgelerden biri, siyasal baskıların varlığıdır. Özellikle yüksek profilli davalarda kamuoyunun sıklıkla duyduğu bir söylem vardır: “Karar, siyaseten verilmiştir.” Bu söylem, aslında yargıya olan güvenin ne denli zayıfladığını gösterir.

Gazetecilerin, akademisyenlerin, muhalefet partisi üyelerinin ya da insan hakları savunucularının yargılandığı davalarda verilen kararlar, çoğu zaman uluslararası kamuoyunun da dikkatini çekiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye aleyhine verdiği kararların sayısının artması, bu yöndeki endişeleri doğruluyor.

İfade Özgürlüğü: Kanunlar Ne Diyor, Uygulama Ne Gösteriyor?

Türkiye Anayasası’nın 26. maddesi, “Herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla açıklama ve yayma hakkına sahiptir” der. Ancak bu maddenin hemen ardından gelen sınırlayıcı ifadeler — milli güvenlik, kamu düzeni, genel ahlak gibi — bu hakkın uygulanabilirliğini ciddi şekilde daraltıyor.

Uygulamada ise bu hak, büyük ölçüde siyasal iktidarın eleştirildiği durumlarda cezai yaptırımlarla karşılık buluyor. Özellikle sosyal medya platformları üzerinden yapılan paylaşımlarda birçok kişi “devletin kurumlarını aşağılamak” ya da “terör propagandası yapmak” gibi geniş ve muğlak tanımlarla yargılanıyor.

Toplumun Adalete Güveni

Bir ülkede adalet duygusunun zedelenmesi, sadece yargı sistemini değil, tüm sosyal yapıyı etkiler. Türkiye’de yapılan anketlerde, halkın büyük bir kısmı yargının bağımsız olmadığına inanıyor. “Adalet mülkün temelidir” sözünün, artık sadece adliye binalarının duvarlarında asılı kaldığı, pratikte ise çok az karşılık bulduğu yönünde genel bir kanaat var.

Adalete olan güvenin bu denli zayıfladığı bir ortamda, insanlar haklarını aramaktan çekinir hale geliyor. Bu da uzun vadede sosyal adaletsizliklerin ve siyasal gerilimlerin daha da derinleşmesine yol açabilir.

Reform mu, Rötuş mu?

Türkiye’de sık sık “reform” söylemleri duyulsa da, birçok uzmana göre bunlar yapısal dönüşümden ziyade rötuş düzeyinde kalıyor. Gerçek bir reform, yargı kurumlarının tam bağımsızlığını güvence altına almalı, siyasi müdahalelere karşı korunaklı bir yapı inşa etmeli ve en önemlisi, halkın adalete olan güvenini yeniden inşa etmelidir.

Bugün gelinen noktada, reformların içeriğinden çok, uygulanabilirliği tartışılıyor. Siyasal iradenin samimi olup olmadığı, atanan yargı mensuplarının liyakati ve bireysel hakların korunup korunmadığı gibi sorular hâlâ cevap arıyor.

Sonuç: Adaletin Terazisi Dengede mi?

Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde, adalet ve özgürlük temel taşlardır. Ancak bu iki kavram, sadece anayasal belgelerde değil, hayatın içinde var olmalıdır. Yargı reformu kağıt üzerinde güzel durabilir, ancak uygulamada siyasal baskıların gölgesindeyse, gerçek anlamda bir ilerlemeden söz edilemez.

Bugün Türkiye, bir yol ayrımındadır: Ya hukuk devleti ilkesini esas alan, bağımsız ve tarafsız bir yargı inşa edecek ya da mevcut yapıyı sürdürerek, adaleti yalnızca bir “görüntü” olarak bırakacaktır. Bu tercih, sadece siyasetçilerin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğudur. Ahmet TEKİN

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI TUTA TUTA TUTUNMAYI ÖĞRENDİM Yalanın Değdiği Kalpte Gerçek Bile Şüpheli Olur Parkta Salıncak Sırası Bekleyen Çocuk Gibi Bekledim Seni Doğru İnsanlar Kalmanın Bir Yolunu Her Zaman Bulur! Sizi Sevmeye Cesareti Olmayan İnsanlarla Bir Gelecek Hayal Etmeyin Aşk Bir Katil midir? Cumhuriyet: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Gücün Haklı Çıktığı Yerde Adalet Yoktur Kötülüğün Kökü Bilgisizliktir Bir İnsanın Eğitimi Yalnızca Kitaplarla Ölçülmez Çoğu İnsanın En Büyük Hatası, Başlamadan Önce Mükemmel Şartları Beklemesidir Hayat Kısa Değil, Sen Onu Boşa Harcıyorsun Bazen Sevmediğinden Değil, Yorulduğundan Vazgeçersin Kadınların Sessizce Tiksindiği Adam Rolleri: İlişkilerde Kayıp ve Yanlış Anlamalar Eğer Mutsuz Olmak İstemiyorsan Kalbini Sadece Kıymet Bilene Aç İkinci Şans Birincisine İhanettir Bir Gençlik Daha Harcanmaz Uğruna! Gerçek Zenginlik: Az Şeye İhtiyaç Duyabilmek Ölümden Korkan İnsan, Yaşayan Bir Köledir Gerçek Gücün Sessiz Tanığı: Vazgeçebildiklerimiz UMUT: ZENGİNİN LÜKSÜ, FAKİRİN EKMEĞİ Değerlisin Ama Değer misin? Kendi Devrimini Yapmadan Dünya Değişmez Düşüncenin Gücüyle Yeniden Başlamak “Seveceksen Ölçülü Sev Ki Sevgin Uzun Sürsün” Son Sığınak: Tavrını Seçme Özgürlüğü Herkesi Sev, Azına Güven, Kimseye Kötülük Etme SEVGİ YER DEĞİŞTİRDİ DÜNYADA HİÇBİR ŞEY SANA AİT DEĞİL… SEN NEYİN PEŞİNDESİN? Kusurları Sevmek: Aşkın Gerçek Yüzü İnsanlığa Yenilmek Seven İnsan Veda Eder mi? Sevmek Başkadır, Beklemek Bambaşka Bir Hikâye Kötülüğün Gölgesinde İnsan: Kimse Kendi İsteğiyle Kötü Değildir Aşk Yalan Söyler mi? Sevdiğin Her Şey Kaybolabilir Ama Sevgi Geri Döner: Hayatın Döngüsünde Kayıp ve Umut AKLIN IŞIĞINDA: BİLGİNİN DOĞUŞU VE İNSAN ZİHNİNİN YARATICI GÜCÜ Sessizliğin Suçu: Haksızlığın Cezasız Kalması YALANIN GÖLGESİNDE GÜVENİN KIRILGANLIĞI Dostluk: Göründüğü Gibi Olmak ve Olduğu Gibi Görünmek Başlıksız İktidar: Güç Arzusu Olmadan Yönetmek Mümkün mü? DEMOKRASİ, EĞİTİMLİ HALKIN REJİMİDİR: CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ SANDIK Kanun ve Adet, Zorla Değil İyilikle Yerleşirse Adalet Olur Demokratik Devletin Temeli Özgürlüktür Güç ve Adalet: Sessizlerin Çığlığı, Kudretlilerin Sessizliği Aptallığın Sonsuzluğu: Düşünmenin Tembelliği, İnsanın Felaketi Adaletin Olmadığı Yerde Ahlaktan Bahsedilemez Devletlerin Refahı: Para mı, Adalet mi? HÜKMETMEK KOLAY, İDARE ETMEK ZOR: KENDİMİZE HÜKMETMEYİ ÖĞRETEN HÜKÜMET Hiçbir Şey Güzel Olmayacak! Hukuk Mu, İktidarın Aracı mı? Adaletin Çift Standartlı Yüzü! Adalet Sistemi: Güçlüler İçin Özgürlük, Zayıflar İçin Cezalandırma mı? Uzayan Davalar ve Mağduriyetler: Yargı Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir? Ekonomide Büyüme mi, Derinleşen Kriz mi? Eski Türkiye ve Yeni Türkiye: Nereye Gidiyoruz? Türkiye’nin Ekonomik Çıkmazı: Siyasi Kararların Gölgesinde Bir Kriz Umutsuzluğun Gölgesinde Yaşam: Ekonomik Çıkmaz ve İntihar Sevilmeye Bırakmak Gerçek Aşk: Şans Oyunlarından Bir Adım İleri Sevgi ve Yaşam Arasında Bir Denge Arayışı Haykırış ve İsyan: Sevginin Çığlığı Paranın Gölgesinde Sevgi Maskelerin Ardında ki Gerçeklik: Duyguların Gizli Dansı Sevgi: İnsanlığın En Değerli Hazinesi İnsanın Yapabildikleri ve Yapamadıkları Sevmek mi Günah Sevmemek mi? Din, Yanılsama ve İnsan Psikolojisi Üzerine Para ve Güç: İnsanlık Tarihi ve Modern Dünyadaki Etkileri Topluluk Yönetiminin Üstünlüğü: Çoğunluğun Yargısının Gücü Adaletin Kaynağı ve Hukukun Devlet Üzerindeki Rolü Özgürlüğün Sorumluluk Yükü ve İnsanların Bu Yükten Kaçış Eğilimi Bilge İnsanlar Konuşur Çünkü Söyleyecek Bir Şeyleri Vardır; Aptal İnsanlar Konuşur Çünkü Bir Şey Söylemek Zorundadırlar Bir İşe Başlamadan Önce Her Şey İmkansız Gibi Görünür: Başlama Cesaretinin Gücü Ekonomik Uçurum: Paranın Bekçileri Yanlış Yoldan Gitmenin Kolaylığı Kişilerin Başaklara Benzemesi: Olgunlaşma Süreci Üzerine Bir İnceleme Korkuyla İtaat Eden Kötü Adamlar, Sevgiyle İtaat Eden İyi Adamlar Üzerine Bir Düşünce Atatürk: Türk Milletinin Varoluşunu Koruyan Evrensel Lider Parayı Elde Etmekten Daha Zor Olan: Onu Korumak ve Büyütmek Sağlık ve Para Paradoksu: Hayatın İki Ucu Hayatın Gerçek Zenginliği: Sağlık Üzerine Bir Düşünce Başarı: Bir Yolculuk, Bir Varış Noktası Değil Dünyayı Değiştiren Çılgınlar: Büyük Değişimlere İmza Atanlar Çok Bakarsan Odak Noktanı Kaybedersin Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları Üzerine: Neden Yüksek Beklentiler Hayal Kırıklığına Yol Açar? Gizli Güzellikler: Hayatın İnceliklerini Fark Etme Sanatı Korku ve Cesaretin İnce Çizgisi: Her Gün Ölmek mi, Bir Gün Ölmek mi? Gözlemle, Sus, Dinle, Az Yargıla, Çok Sor: Bilgelik Yolunda Beş İlke İyi İnsanların Gücü ve Cezalandırılmasının Şiddeti İnsan Anlam Arayışında Olan Bir Varlıktır Konuşma Sanatı: Aklın Kullanımı Üzerine Bir İnceleme Giden ve Ölen: İnsanın İki Büyük Acısı Eğitim ve Demokrasi: Bir Toplumun İnşası Fikir ve Düşünce Arasındaki Fark Geçmişteki Hataları Hatırlatmanın Zararları: İyileşme Sürecine Saygı Gösterin Gazi Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Sığınmacı Yasası ve İskan Politikaları Büyük İskender'in Son Üç Arzusu ve Hayatın Gerçek Değerleri İyi ve Kötü: Aydınlık ve Karanlık Üzerine Bir İnceleme Güler yüzlü İhanet: İki Yüzlü İnsanlarla Baş Etmenin Yolları ve Stratejiler Ahmet Tekin'in Kaleminden: Aristoteles'in Mutluluk Anlayışı Üzerine Bir İnceleme Aristoteles'in Anıtı Üzerine: Atinalılar ve Himeraeos'un Trajik Hikayesi 19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Mutluluğun Anlamı: Ahmet Tekin'in Perspektifinden Bir Değerlendirme Kendini Bulmak ve Mutluluğun Yolu Sevgi, Gurur ve Özgürlük: İnsanı Anlamak Düşüş Anında Yakalayamadığımız Şeyler: Reflekslerin Gücü ve İnsan İlişkilerindeki Rolü Çeşitlilik İçinde İnsanlık: Kevaşe, Suriyeli, Hırsız ve Arsız Kayıp ve İyileşme Üzerine Düşünceler Gerçek Zenginlik: Hayat Deneyiminin Derinliği ve Anlamı Değişim ve İnsanın Doğasındaki Acı Stresin Kaynağı Olarak Geçim ve Ölüm: İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri Modern İlişkilerin Dinamikleri: Aşk, Özgürlük ve Tek Başına Olma Dünyanın Kiralık Sevgilerle Dolu Yüzü: Sevgi ve Açlık İlişkisi Cesaret ve Korkaklık Arasındaki İnce Çizgi: Korku Üzerine Düşünceler Evrenin Gizemli Dansı: Zaman, Mekân ve Kuvvet Modern Dünyanın İronisi: Para ve İnsanlık Cesaret, Güç ve Fikir: İnsanın İçsel Yolculuğu Unutma Ki Unuttun Beni: Unutulanlar Asla Unutmaz! Değerli Olma Üzerine Bir Bakış Açısı: Başarı ve Değer Arasındaki Fark Aşırı Samimiyet, İyilik ve Sevginin Tehlikeleri: Denge Esas Alınmalı mı? Günümüz Dünyasında Yönetim ve Uyku Arasındaki İnce Dengeler