Tura Türk
HV
30 KASIM Pazar 08:59

Herkesi Sev, Azına Güven, Kimseye Kötülük Etme

Ahmet Tekin
Ahmet Tekin

Hayat, bize her gün binbir çeşit insan sunar. Kimi bir tebessümle girer hayatımıza, kimi bir yalanla. Bazısı dost olur zannederiz, sonra bir gün en zayıf anımızda sırtımızdan vurur. Bazısı ise sadece bir selamla geçer kalbimizden, ama yıllar sonra dönüp baktığımızda o selamın bile bizde iz bıraktığını fark ederiz. İşte böyle bir dünyada yaşıyoruz; karmaşık, şaşırtıcı ve çoğu zaman kalbi yoran…

İnsanların hepsini sev, onların çok azına güven ve kimseye yanlış yapma.
Ne kadar sade, ne kadar derin bir söz değil mi? İçinde insan ilişkilerine dair yüzyıllık bir bilgelik var. Sevmenin sınırı yok diyor, ama güvenin olmalı. Ve en önemlisi, sana kötülük yapan bile olsa, sen kimseye kötülük etme.

Sevmek, Bir Seçim Değil; Bir Karakterdir

Sevgi... Çoğu insan bunu zayıflıkla karıştırıyor. Oysa gerçek sevgi, en güçlü insanların ortak dilidir. Çünkü kalbini herkese açık tutmak, kırılmayı göze almaktır. Nankörlükle karşılaşmayı bilerek yola çıkmaktır. Herkesi sevmek, herkesin içindeki bir parçayı anlayabilmeyi gerektirir. O seni anlamasa bile sen onu anlamaya çalışırsın. Çünkü senin doğanda sevgi vardır.

Ama sevmek, her şeyi kabul etmek değildir. Bu yazının başında geçen söz gibi: Herkesi sev, ama yalnızca çok azına güven. Çünkü herkes kalbini taşıyacak kadar güçlü değildir. Kimi içine girer, kimi parçalar. Kimi seni yüceltir, kimi seni suskunluğa mahkûm eder. Güvenmek işte o yüzden çok özel bir duygudur. O kadar nadirdir ki; bazen yıllarca tanıdığın birine bile güvenemezsin, bazen de birkaç cümlede tüm içini açarsın bir yabancıya.

Güven, Sevginin Gövdesidir

Sevgi kökse, güven gövdedir. Köklerin sağlam olsa da, eğer güven zedelenirse o ağacın meyve vermesi imkânsız hale gelir. Bu yüzden güven vermek kolaydır belki, ama onu hak etmek zaman alır. Ve insanlar bazen, en çok güvendiklerini yaralayarak sınarlar seni. Oysa sen sadece kalbini açmıştın. Sadece dost olmak istemiştin. Ama dünya bu; niyetler temiz olsa da, herkes aynı sayfada değildir.

Bu yüzden kimseye körü körüne güvenmemeyi öğrenmelisin. Sev, ama ölçülü güven. Güven, ama beklentisiz. Çünkü ne kadar az beklersen, o kadar az üzülürsün. Ve ne kadar az üzülürsen, içindeki sevgi o kadar uzun yaşar.

Kimseye Yanlış Yapma: Bu, Sana İyilik Olarak Döner

Hayat bazen seni öyle yorar ki, kötülükle karşılaşınca aynı şekilde karşılık vermek istersin. "Ben de onun gibi olayım," dersin. Ama işte tam o an… karakterin ortaya çıkar. İçinde ne varsa o çıkar dışarı. Ve eğer sen, tüm kötülüklere rağmen iyi kalabilmişsen, işte o zaman gerçekten güçlüsündür.

Kimseye yanlış yapmamak, herkesin harcı değildir. Hele ki sana yapılanları düşündükçe… Ama unutma, sen karşındakini değil; kendini temsil ediyorsun bu hayatta. Başkalarının yanlışları, senin doğrularını bozmamalı. Onların karanlığına sen ışıkla cevap vermelisin. Çünkü ışık karanlıktan korkmaz; onu aydınlatır.

Kalbinde Sevgiyle Yürü

Bugün dünyada eksik olan şey belki de tam olarak budur: Sevgiyle yaşamak ama güveni ölçülü vermek. Herkes herkesi tanımadan yargılıyor, sevmeden siliyor, güvenmeden düşman ilan ediyor. Ve sonra diyoruz ki, "Neden bu kadar yalnızız?"

Çünkü kimse kalbini açık tutmuyor artık. Kimse zarif kırılmalarla yürümüyor hayatta. Herkes dikenli, herkes savunmada. Ama hâlâ sevgiyle yürüyenler varsa bu hayatta – ve inan bana var – onlar dünyayı sessizce güzelleştiriyor.

Kırıldığın Yerden Güçlen

Güvenip de hayal kırıklığına uğradığın anlar vardır. Kalbinin paramparça olduğu, "Bir daha asla kimseye güvenmem" dediğin anlar… Ama unutma, insan en çok kırıldığı yerden yeniden doğar. O acılar seni katılaştırmasın, aksine daha olgunlaştırmalı. Kalbinin hassasiyetini kaybetme, çünkü seni diğerlerinden ayıran da o inceliğin.

İyiliği Karşılıksız Yap

Bugün birine iyilik yaptığında içinden şu geçebilir: "Acaba o da bana aynı şekilde davranır mı?" Ama gerçek iyilik, karşılık beklemeden yapılanıdır. İyilik, kendi içinde bir döngüdür. Belki yaptığın iyiliğin karşılığını o kişiden değil, hiç ummadığın bir anda bambaşka bir yerden alırsın. Çünkü evren, kalpten gelen hiçbir davranışı cevapsız bırakmaz.

Affetmek Unutmak Değildir

Bazıları sana zarar verdiğinde affetmek çok zor gelir. Ama affetmek, onların haklı olduğunu kabul etmek değil; senin artık yük taşımayacak kadar güçlü olduğunu göstermektir. Affettiğinde unutmazsın, ama artık o acıya tutunmazsın. Affetmek, kendine yapacağın en büyük iyiliktir; geçmişin zincirlerinden kurtulup ileriye yürüyebilmenin anahtarıdır.

Sessizce Çekilmek de Bir Asalettir

İnsanlar seni anlamadığında, yargıladığında ya da seni istismar ettiğinde bağırmak, anlatmak istersin. Ama bazen en büyük tepki sessizliktir. Sessizce çekilip arkana bakmadan yürümek, içsel bir zaferdir. Bu dünyada herkes bağırıyor, herkes konuşuyor. Ama çok azı sessiz kalmanın ağırlığını taşıyabiliyor. Çünkü asalet, gösterişte değil; vakur duruşta gizlidir.

En Çok da Kendine Sadık Kal

Hayatta herkese dürüst olmak kolaydır, ama kendine dürüst kalmak en zorudur. Çünkü bazen insanların sevgisini kaybetmemek için kendini kandırırsın. Kimi zaman onay almak için ruhundan ödün verirsin. Ama unutma, günün sonunda yalnızca sen varsın aynanın karşısında. Ve eğer oradaki kişiye saygın yoksa, kimseye gerçekten ait olamazsın.
Sev, güven, affet ama en çok da kendine sadık kal.

Son Söz:

"Kendine yakışanı yap; sevgiyle yaklaş, temkinli güven, ve asla kötülükle cevap verme. Çünkü senin kim olduğun, başkalarının ne yaptığıyla değil; senin neyi seçtiğinle ölçülür." Ahmet TEKİN

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI TUTA TUTA TUTUNMAYI ÖĞRENDİM Yalanın Değdiği Kalpte Gerçek Bile Şüpheli Olur Parkta Salıncak Sırası Bekleyen Çocuk Gibi Bekledim Seni Doğru İnsanlar Kalmanın Bir Yolunu Her Zaman Bulur! Sizi Sevmeye Cesareti Olmayan İnsanlarla Bir Gelecek Hayal Etmeyin Aşk Bir Katil midir? Cumhuriyet: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Gücün Haklı Çıktığı Yerde Adalet Yoktur Kötülüğün Kökü Bilgisizliktir Bir İnsanın Eğitimi Yalnızca Kitaplarla Ölçülmez Çoğu İnsanın En Büyük Hatası, Başlamadan Önce Mükemmel Şartları Beklemesidir Hayat Kısa Değil, Sen Onu Boşa Harcıyorsun Bazen Sevmediğinden Değil, Yorulduğundan Vazgeçersin Kadınların Sessizce Tiksindiği Adam Rolleri: İlişkilerde Kayıp ve Yanlış Anlamalar Eğer Mutsuz Olmak İstemiyorsan Kalbini Sadece Kıymet Bilene Aç İkinci Şans Birincisine İhanettir Bir Gençlik Daha Harcanmaz Uğruna! Gerçek Zenginlik: Az Şeye İhtiyaç Duyabilmek Ölümden Korkan İnsan, Yaşayan Bir Köledir Gerçek Gücün Sessiz Tanığı: Vazgeçebildiklerimiz UMUT: ZENGİNİN LÜKSÜ, FAKİRİN EKMEĞİ Değerlisin Ama Değer misin? Kendi Devrimini Yapmadan Dünya Değişmez Düşüncenin Gücüyle Yeniden Başlamak “Seveceksen Ölçülü Sev Ki Sevgin Uzun Sürsün” Son Sığınak: Tavrını Seçme Özgürlüğü SEVGİ YER DEĞİŞTİRDİ DÜNYADA HİÇBİR ŞEY SANA AİT DEĞİL… SEN NEYİN PEŞİNDESİN? Kusurları Sevmek: Aşkın Gerçek Yüzü İnsanlığa Yenilmek Seven İnsan Veda Eder mi? Sevmek Başkadır, Beklemek Bambaşka Bir Hikâye Kötülüğün Gölgesinde İnsan: Kimse Kendi İsteğiyle Kötü Değildir Aşk Yalan Söyler mi? Sevdiğin Her Şey Kaybolabilir Ama Sevgi Geri Döner: Hayatın Döngüsünde Kayıp ve Umut AKLIN IŞIĞINDA: BİLGİNİN DOĞUŞU VE İNSAN ZİHNİNİN YARATICI GÜCÜ Sessizliğin Suçu: Haksızlığın Cezasız Kalması YALANIN GÖLGESİNDE GÜVENİN KIRILGANLIĞI Dostluk: Göründüğü Gibi Olmak ve Olduğu Gibi Görünmek Başlıksız İktidar: Güç Arzusu Olmadan Yönetmek Mümkün mü? DEMOKRASİ, EĞİTİMLİ HALKIN REJİMİDİR: CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ SANDIK Kanun ve Adet, Zorla Değil İyilikle Yerleşirse Adalet Olur Demokratik Devletin Temeli Özgürlüktür Güç ve Adalet: Sessizlerin Çığlığı, Kudretlilerin Sessizliği Aptallığın Sonsuzluğu: Düşünmenin Tembelliği, İnsanın Felaketi Adaletin Olmadığı Yerde Ahlaktan Bahsedilemez Devletlerin Refahı: Para mı, Adalet mi? HÜKMETMEK KOLAY, İDARE ETMEK ZOR: KENDİMİZE HÜKMETMEYİ ÖĞRETEN HÜKÜMET Hiçbir Şey Güzel Olmayacak! Hukuk Mu, İktidarın Aracı mı? Adaletin Çift Standartlı Yüzü! Adalet Sistemi: Güçlüler İçin Özgürlük, Zayıflar İçin Cezalandırma mı? Uzayan Davalar ve Mağduriyetler: Yargı Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir? Ekonomide Büyüme mi, Derinleşen Kriz mi? Adalet ve Özgürlük Tartışması: Yargı Reformları mı Siyasal Baskılar mı? Eski Türkiye ve Yeni Türkiye: Nereye Gidiyoruz? Türkiye’nin Ekonomik Çıkmazı: Siyasi Kararların Gölgesinde Bir Kriz Umutsuzluğun Gölgesinde Yaşam: Ekonomik Çıkmaz ve İntihar Sevilmeye Bırakmak Gerçek Aşk: Şans Oyunlarından Bir Adım İleri Sevgi ve Yaşam Arasında Bir Denge Arayışı Haykırış ve İsyan: Sevginin Çığlığı Paranın Gölgesinde Sevgi Maskelerin Ardında ki Gerçeklik: Duyguların Gizli Dansı Sevgi: İnsanlığın En Değerli Hazinesi İnsanın Yapabildikleri ve Yapamadıkları Sevmek mi Günah Sevmemek mi? Din, Yanılsama ve İnsan Psikolojisi Üzerine Para ve Güç: İnsanlık Tarihi ve Modern Dünyadaki Etkileri Topluluk Yönetiminin Üstünlüğü: Çoğunluğun Yargısının Gücü Adaletin Kaynağı ve Hukukun Devlet Üzerindeki Rolü Özgürlüğün Sorumluluk Yükü ve İnsanların Bu Yükten Kaçış Eğilimi Bilge İnsanlar Konuşur Çünkü Söyleyecek Bir Şeyleri Vardır; Aptal İnsanlar Konuşur Çünkü Bir Şey Söylemek Zorundadırlar Bir İşe Başlamadan Önce Her Şey İmkansız Gibi Görünür: Başlama Cesaretinin Gücü Ekonomik Uçurum: Paranın Bekçileri Yanlış Yoldan Gitmenin Kolaylığı Kişilerin Başaklara Benzemesi: Olgunlaşma Süreci Üzerine Bir İnceleme Korkuyla İtaat Eden Kötü Adamlar, Sevgiyle İtaat Eden İyi Adamlar Üzerine Bir Düşünce Atatürk: Türk Milletinin Varoluşunu Koruyan Evrensel Lider Parayı Elde Etmekten Daha Zor Olan: Onu Korumak ve Büyütmek Sağlık ve Para Paradoksu: Hayatın İki Ucu Hayatın Gerçek Zenginliği: Sağlık Üzerine Bir Düşünce Başarı: Bir Yolculuk, Bir Varış Noktası Değil Dünyayı Değiştiren Çılgınlar: Büyük Değişimlere İmza Atanlar Çok Bakarsan Odak Noktanı Kaybedersin Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları Üzerine: Neden Yüksek Beklentiler Hayal Kırıklığına Yol Açar? Gizli Güzellikler: Hayatın İnceliklerini Fark Etme Sanatı Korku ve Cesaretin İnce Çizgisi: Her Gün Ölmek mi, Bir Gün Ölmek mi? Gözlemle, Sus, Dinle, Az Yargıla, Çok Sor: Bilgelik Yolunda Beş İlke İyi İnsanların Gücü ve Cezalandırılmasının Şiddeti İnsan Anlam Arayışında Olan Bir Varlıktır Konuşma Sanatı: Aklın Kullanımı Üzerine Bir İnceleme Giden ve Ölen: İnsanın İki Büyük Acısı Eğitim ve Demokrasi: Bir Toplumun İnşası Fikir ve Düşünce Arasındaki Fark Geçmişteki Hataları Hatırlatmanın Zararları: İyileşme Sürecine Saygı Gösterin Gazi Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Sığınmacı Yasası ve İskan Politikaları Büyük İskender'in Son Üç Arzusu ve Hayatın Gerçek Değerleri İyi ve Kötü: Aydınlık ve Karanlık Üzerine Bir İnceleme Güler yüzlü İhanet: İki Yüzlü İnsanlarla Baş Etmenin Yolları ve Stratejiler Ahmet Tekin'in Kaleminden: Aristoteles'in Mutluluk Anlayışı Üzerine Bir İnceleme Aristoteles'in Anıtı Üzerine: Atinalılar ve Himeraeos'un Trajik Hikayesi 19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Mutluluğun Anlamı: Ahmet Tekin'in Perspektifinden Bir Değerlendirme Kendini Bulmak ve Mutluluğun Yolu Sevgi, Gurur ve Özgürlük: İnsanı Anlamak Düşüş Anında Yakalayamadığımız Şeyler: Reflekslerin Gücü ve İnsan İlişkilerindeki Rolü Çeşitlilik İçinde İnsanlık: Kevaşe, Suriyeli, Hırsız ve Arsız Kayıp ve İyileşme Üzerine Düşünceler Gerçek Zenginlik: Hayat Deneyiminin Derinliği ve Anlamı Değişim ve İnsanın Doğasındaki Acı Stresin Kaynağı Olarak Geçim ve Ölüm: İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri Modern İlişkilerin Dinamikleri: Aşk, Özgürlük ve Tek Başına Olma Dünyanın Kiralık Sevgilerle Dolu Yüzü: Sevgi ve Açlık İlişkisi Cesaret ve Korkaklık Arasındaki İnce Çizgi: Korku Üzerine Düşünceler Evrenin Gizemli Dansı: Zaman, Mekân ve Kuvvet Modern Dünyanın İronisi: Para ve İnsanlık Cesaret, Güç ve Fikir: İnsanın İçsel Yolculuğu Unutma Ki Unuttun Beni: Unutulanlar Asla Unutmaz! Değerli Olma Üzerine Bir Bakış Açısı: Başarı ve Değer Arasındaki Fark Aşırı Samimiyet, İyilik ve Sevginin Tehlikeleri: Denge Esas Alınmalı mı? Günümüz Dünyasında Yönetim ve Uyku Arasındaki İnce Dengeler