Tura Türk
HV
07 MART Cumartesi 04:58

Cofri: Bir Kedi Değil, Kalbimde Yaşayan Bir Dost

Ahmet Tekin
Ahmet Tekin

Bazı kayıplar vardır ki kelimeler onların ağırlığını taşımakta zorlanır. İnsan konuşmak ister ama cümleler boğazında düğümlenir. Çünkü anlatmaya çalıştığın şey bir hayvan değildir, bir anı değildir, bir alışkanlık hiç değildir. Anlatmaya çalıştığın şey bir bağdır. Bir dostluktur. Bir hayat arkadaşlığıdır. İşte bugün benim içimde taşıdığım boşluk da tam olarak böyle bir boşluk. Çünkü ben sadece bir kedi kaybetmedim. Ben dostumu kaybettim. Ben Cofri’yi kaybettim.

Cofri…
Adını söylemek bile içimde yüzlerce anıyı aynı anda uyandırıyor. Bazen bir köşede sessizce otururken, bazen evin içinde küçük adımlarla dolaşırken, bazen de sadece gözleriyle bana bakarken… O anlarda fark etmesem de şimdi anlıyorum ki hayatımın en gerçek, en saf dostluklarından biriymiş o.

İnsan hayatında birçok insanla tanışır. Kimi gelir, bir süre kalır, sonra gider. Kimi dost gibi görünür ama zamanla uzaklaşır. Kimi yanında olduğunu söyler ama en zor anında ortada olmaz. İnsanlar çoğu zaman söz verir ama o sözlerin çoğu rüzgâr gibi dağılır. Ama Cofri öyle değildi. O hiçbir zaman söz vermedi… ama her zaman yanımdaydı.

Belki konuşamadı, belki benim dilimde cümle kuramadı ama bana insanların çoğundan daha fazla şey anlattı. Sessizliğiyle anlattı. Varlığıyla anlattı. Yanımda oluşuyla anlattı.

Bazen insanın bir dosta ihtiyacı olur. Ama öyle kalabalık bir dosta değil. Sadece yanında oturacak, hiçbir şey söylemeden seni anlayacak bir dosta. İşte Cofri tam olarak öyleydi. Ben konuşmasam da anlardı. Sessiz olsam da hissederdi. İçimde bir şeyler ağırlaştığında gelip yanıma otururdu. Belki bir insan bunu fark etmezdi ama o fark ederdi.

Çünkü gerçek dostluk bazen konuşmak değil, hissetmektir.

Cofri benim için sadece bir kedi değildi. O benim sırdaşımdı. İnsanlara anlatamadığım birçok şeyi onun yanında sessizce düşündüm. O hiçbir zaman yargılamadı. Hiçbir zaman sorgulamadı. Sadece vardı. Ve bazen bir insan için en büyük destek, birinin sadece yanında olmasıdır.

Bugün dönüp düşündüğümde şunu fark ediyorum: İnsanlar çoğu zaman karakterden, saygıdan, sadakatten bahseder. Ama hayat bazen sana bu değerleri bir hayvanın kalbinde gösterir. Cofri’de gördüğüm şey tam olarak buydu. O saf bir sadakatti. Hesapsız bir bağlılıktı. İçinde hiçbir çıkar olmayan bir dostluktu.

İnsanların dünyasında çoğu şey hesap üzerine kuruludur. İlişkiler bile bazen bir denge, bir beklenti, bir karşılık üzerine şekillenir. Ama Cofri’de böyle bir şey yoktu. O beni ben olduğum için seviyordu. Ne olduğumun, ne kazandığımın, ne kaybettiğimin onun için hiçbir önemi yoktu.

Onun için önemli olan tek şey vardı: Benim yanımda olmak.

Ve işte bu yüzden bugün içimdeki boşluk çok büyük. Çünkü bazı dostlukların yerini hiçbir şey dolduramaz. İnsanlar bazen “bir kedi işte” diyebilir. Ama bazı bağları anlamak için o bağı yaşamış olmak gerekir. Çünkü bazı dostluklar türle açıklanamaz. Onlar kalple açıklanır.

Cofri benim için sadece bir ev arkadaşı değildi. O bu evin ruhuydu. Sessiz bir neşesiydi. Küçük ama güçlü bir varlıktı. Onun yürüyüşü bile evin havasını değiştirirdi. Bir odadan diğerine geçtiğinde sanki evde hayat dolaşırdı.

Şimdi o sessizlik çok daha farklı. Çünkü onun sessizliği huzurdu. Şimdi kalan sessizlik ise özlem.

İnsan bazen bir kaybın ardından geçmişe daha dikkatli bakar. Hatıralar bir film gibi gözünün önünden geçer. Cofri ile geçen küçük anlar şimdi benim için büyük hatıralar oldu. Belki sıradan görünen anlar… ama şimdi anlıyorum ki hayatın en değerli anlarıymış.

Onun kapıya doğru yürüyüşü.
Bana baktığında gözlerinde oluşan o sakin ifade.
Yanıma gelip sessizce oturması.
Ve bazen hiçbir sebep yokken bana eşlik etmesi…

Bunların hepsi şimdi kalbimde yaşayan anılar.

İnsan bazen bir dostunu kaybettikten sonra şu soruyu sorar: “Acaba onu yeterince sevdim mi?” Ben Cofri’yi çok sevdim. Ama şimdi anlıyorum ki o beni belki de daha çok sevdi. Çünkü hayvanların sevgisi insan sevgisinden farklıdır. Daha saf, daha temiz, daha gerçek bir sevgidir.

Onların kalbinde hesap yoktur. Onların sevgisinde şart yoktur.

Cofri bana hayatın çok önemli bir şeyini öğretti:
Gerçek dostluk bazen konuşmadan da kurulabilir.

Bugün o fiziksel olarak yanımda değil. Ama bazı dostluklar ölümle bitmez. Çünkü bazı bağlar zamanın ötesinde kalır. Cofri artık bu evde yürümese de, kalbimin içinde yürümeye devam ediyor.

Onu düşündüğümde içimde bir acı var ama aynı zamanda büyük bir minnet de var. Çünkü herkes hayatında böyle bir dostluk yaşayamaz. Herkes bir hayvanın kalbinde bu kadar saf bir sevgi bulamaz.

Ben buldum.

Ben Cofri’nin dostu oldum.

Ve bu benim hayatımda taşıyacağım en özel bağlardan biri olarak kalacak.

Belki zaman geçecek. Günler akacak. Hayat devam edecek. Ama bazı isimler insanın içinde hiç eskimez.

Cofri de onlardan biri.

Çünkü bazı dostlar sadece hayatımıza girmez…
Kalbimizin bir parçası olurlar.

Cofri’nin yokluğunu anlatmak aslında bir sessizliği anlatmaya çalışmak gibi. Çünkü bazı kayıplar gürültü yapmaz. Büyük bir çöküş gibi gelmez. Hayat dışarıdan bakıldığında aynı şekilde devam eder. Gün doğar, gün batar, insanlar konuşur, hayat akmaya devam eder. Ama insanın içinde bir yer vardır ki artık eskisi gibi değildir. İşte Cofri’nin ardından içimde kalan şey tam olarak böyle bir boşluk.

Onun yokluğu bir anda değil, küçük anlarda daha çok hissediliyor. Mesela bir odaya girdiğimde gözüm istemsizce bir köşeyi arıyor. Kapı açıldığında içimde bir refleks oluşuyor. Sanki birazdan küçük adımlarla yürüyerek çıkacakmış gibi geliyor. Bazen bir ses duyduğumda başımı çeviriyorum. Oysa biliyorum… artık o ses onun değil. Ama alışkanlık dediğimiz şey, aslında sevgimizin günlük hayattaki izleriymiş. İnsan bunu bir dostunu kaybettikten sonra daha iyi anlıyor.

Cofri’nin bana bıraktığı şey sadece hatıralar değil. Aynı zamanda bana insanların çoğunun unuttuğu bazı değerleri de hatırlattı. Sadakat mesela… İnsanlar bu kelimeyi çok kullanır ama gerçek anlamını nadiren yaşar. Oysa bir hayvanın sadakati kelimelerle anlatılamayacak kadar güçlüdür. Cofri’de gördüğüm şey buydu. O hiçbir zaman başka bir yere ait olmak istemedi. Onun dünyasında karmaşık hesaplar yoktu. Onun dünyası basitti ama o basitliğin içinde çok derin bir bağlılık vardı.

İnsanlar bazen sevgiyi karmaşık hale getirir. Şartlar koyar, beklentiler oluşturur, karşılık bekler. Ama Cofri’nin sevgisinde bunların hiçbiri yoktu. O beni olduğum gibi kabul etti. İyi olduğum günlerde de yanımdaydı, yorgun olduğum günlerde de. Bazen bir insanın yanında olması gereken en önemli şey, hiçbir şey beklemeden yanında kalabilmesidir. Cofri bunu yaptı.

Belki de bu yüzden insanlar hayvanlarla kurdukları bağları bu kadar güçlü hisseder. Çünkü o bağın içinde sahte bir şey yoktur. Rol yoktur. Hesap yoktur. Bir hayvan seni seviyorsa gerçekten seviyordur. Sana güveniyorsa gerçekten güveniyordur. Ve bu saflık, insanın kalbine çok derin bir şekilde dokunur.

Cofri benim hayatımda sadece bir evcil hayvan değildi. O benim günlük hayatımın sessiz bir parçasıydı. İnsan bazen bunu fark etmez. Çünkü birlikte geçirilen zaman sıradan görünür. Ama o sıradan anlar aslında hayatın en gerçek anlarıdır.

Onun yürüyüşü, bakışı, bazen sessizce oturması… bunların hepsi hayatımın küçük ama anlamlı parçalarıydı.

Şimdi düşündüğümde şunu fark ediyorum: Hayatın en değerli anıları büyük olaylar değil, küçük anların birikimiymiş. Cofri ile geçen zaman da böyleydi. Büyük olaylar yaşamadık belki. Ama küçük anların içinde büyük bir dostluk kurduk.

Bazen insanlar sorar: “Bir hayvana bu kadar bağlanmak neden bu kadar derin hissettirir?” Cevabı aslında çok basit. Çünkü hayvanlar sana olduğun gibi yaklaşır. Senin statünle ilgilenmezler, başarınla ilgilenmezler, hatalarınla ilgilenmezler. Onlar sadece kalbine bakarlar.

Cofri’nin bana baktığı o anları hatırladığımda hep aynı şeyi hissederdim: Orada saf bir güven vardı. İnsan bazen dünyadaki bütün karmaşanın içinde böyle bir güveni bulduğunda farkında olmadan ona bağlanır.

Ve belki de bu yüzden kayıp bu kadar ağır oluyor.

Çünkü insan sadece bir varlığı kaybetmez. Aynı zamanda o güveni, o sessiz dostluğu, o paylaşılan anları da kaybeder.

Ama yine de şunu biliyorum: Cofri ile kurduğum bağ tamamen kaybolmuş değil. Çünkü bazı dostluklar fiziksel olarak bitse bile kalbin içinde yaşamaya devam eder. Onunla ilgili hatıralar hâlâ benimle. Onun bana hissettirdiği o saf sevgi hâlâ içimde.

Belki artık onunla konuşamıyorum, belki artık onu göremiyorum ama onun bıraktığı iz hâlâ burada.

İnsan hayatında bazı dostluklar iz bırakır. Cofri de benim hayatımda böyle bir iz bıraktı.

Ve bu iz asla silinmeyecek.

Çünkü bazı dostlar hayatımıza kısa süreliğine gelir ama etkileri bir ömür sürer.

Cofri de tam olarak böyle bir dosttu.

Bir kedi gibi gelip hayatıma dokundu ama geride bir hayvandan çok daha büyük bir şey bıraktı: gerçek bir dostluğun hatırasını.

Ve bugün içimde büyük bir özlem olsa da, aynı zamanda büyük bir minnet de var. Çünkü herkes hayatında böyle saf bir dostluk yaşayamaz.

Ben yaşadım.

Ben Cofri ile aynı hayatı paylaştım.

Ve bu yüzden biliyorum ki bazı dostluklar bittiğinde bile aslında tamamen bitmez.

Çünkü onlar kalbin içinde yaşamaya devam eder.

Cofri de artık tam olarak orada yaşıyor…
kalbimin en sessiz ama en değerli köşesinde. 

Sözlerimi cofrinin sevgisinin kiralık olmadığını itibarı olmayan dünya da en itibarlı şekilde gerçek olduğunu söyleyerek bitiriyorum seni seviyorum cofri. Ahmet Tekin

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Karakteri Menfaatlerine Göre Şekillenen İnsanlar En Tehlikeli İnsanlardır Aslan Olmayı Hayal Eden Bir Kedi, Farelere Olan İştahını Kaybetmelidir Yerine Birinin Geçebileceğini Bilmek Tevazudur, Ama Yerinin Asla Aynı Şekilde Doldurulamayacağını Bilmek Kendini Tanımaktır Kaderinizde Kazanmak Var Olan Savaşlara Girin Bazen Bir İnsanın Sesi Değil Sessizliği Bile İyi Gelir Çünkü Huzur En Çok Doğru Kişide Yankı Bulur Güç Başkalarını Yenmekte Değil; Her Gün Kendini Aşabilmektedir İnsanın En Büyük Hatalarından Biri, Doğru Zamanı Yanlış İnsanlarla Doldurmaktır Eğer Siz Beni Tanıyorsanız, Ben Size İzin Verdiğim İçin Tanıyorsunuz Gerçek Lüks Görünmez Olandır Zor Günler İnsana İki Şey Öğretir: Sabır ve Kimin Gerçekten Yanında Olduğu Bir Kâğıda Her Şey Yazılabilir, Sadece Senin Dışında İnsan İnandığını Yaşar Derler Bir Şeyin Güzel Olması İçin Doğru Olması Gerekmez Hayatta Tek Durdurulamayan Şey: Aşk Eğitim Başkadır, İlişkiler Başka İtibarın Fısıltısı, Karakterin Çığlığı DÜŞMEKTEN KORKMA, KALKMAK CESARET İSTER: HAYAT CESUR ADIMLARI BEKLİYOR PKK ve UZANTILARI'NIN KÖKÜ KAZINMADAN HİÇ BİR SORUNUMUZU ÇÖZEMEYİZ! TAVİZ, SORUNLARIMIZI HIZLANDIRIR VE BÜYÜTÜR! TUTA TUTA TUTUNMAYI ÖĞRENDİM Yalanın Değdiği Kalpte Gerçek Bile Şüpheli Olur Parkta Salıncak Sırası Bekleyen Çocuk Gibi Bekledim Seni Doğru İnsanlar Kalmanın Bir Yolunu Her Zaman Bulur! Sizi Sevmeye Cesareti Olmayan İnsanlarla Bir Gelecek Hayal Etmeyin Aşk Bir Katil midir? Cumhuriyet: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Gücün Haklı Çıktığı Yerde Adalet Yoktur Kötülüğün Kökü Bilgisizliktir Bir İnsanın Eğitimi Yalnızca Kitaplarla Ölçülmez Çoğu İnsanın En Büyük Hatası, Başlamadan Önce Mükemmel Şartları Beklemesidir Hayat Kısa Değil, Sen Onu Boşa Harcıyorsun Bazen Sevmediğinden Değil, Yorulduğundan Vazgeçersin Kadınların Sessizce Tiksindiği Adam Rolleri: İlişkilerde Kayıp ve Yanlış Anlamalar Eğer Mutsuz Olmak İstemiyorsan Kalbini Sadece Kıymet Bilene Aç İkinci Şans Birincisine İhanettir Bir Gençlik Daha Harcanmaz Uğruna! Gerçek Zenginlik: Az Şeye İhtiyaç Duyabilmek Ölümden Korkan İnsan, Yaşayan Bir Köledir Gerçek Gücün Sessiz Tanığı: Vazgeçebildiklerimiz UMUT: ZENGİNİN LÜKSÜ, FAKİRİN EKMEĞİ Değerlisin Ama Değer misin? Kendi Devrimini Yapmadan Dünya Değişmez Düşüncenin Gücüyle Yeniden Başlamak “Seveceksen Ölçülü Sev Ki Sevgin Uzun Sürsün” Son Sığınak: Tavrını Seçme Özgürlüğü Herkesi Sev, Azına Güven, Kimseye Kötülük Etme SEVGİ YER DEĞİŞTİRDİ DÜNYADA HİÇBİR ŞEY SANA AİT DEĞİL… SEN NEYİN PEŞİNDESİN? Kusurları Sevmek: Aşkın Gerçek Yüzü İnsanlığa Yenilmek Seven İnsan Veda Eder mi? Sevmek Başkadır, Beklemek Bambaşka Bir Hikâye Kötülüğün Gölgesinde İnsan: Kimse Kendi İsteğiyle Kötü Değildir Aşk Yalan Söyler mi? Sevdiğin Her Şey Kaybolabilir Ama Sevgi Geri Döner: Hayatın Döngüsünde Kayıp ve Umut AKLIN IŞIĞINDA: BİLGİNİN DOĞUŞU VE İNSAN ZİHNİNİN YARATICI GÜCÜ Sessizliğin Suçu: Haksızlığın Cezasız Kalması YALANIN GÖLGESİNDE GÜVENİN KIRILGANLIĞI Dostluk: Göründüğü Gibi Olmak ve Olduğu Gibi Görünmek Başlıksız İktidar: Güç Arzusu Olmadan Yönetmek Mümkün mü? DEMOKRASİ, EĞİTİMLİ HALKIN REJİMİDİR: CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ SANDIK Kanun ve Adet, Zorla Değil İyilikle Yerleşirse Adalet Olur Demokratik Devletin Temeli Özgürlüktür Güç ve Adalet: Sessizlerin Çığlığı, Kudretlilerin Sessizliği Aptallığın Sonsuzluğu: Düşünmenin Tembelliği, İnsanın Felaketi Adaletin Olmadığı Yerde Ahlaktan Bahsedilemez Devletlerin Refahı: Para mı, Adalet mi? HÜKMETMEK KOLAY, İDARE ETMEK ZOR: KENDİMİZE HÜKMETMEYİ ÖĞRETEN HÜKÜMET Hiçbir Şey Güzel Olmayacak! Hukuk Mu, İktidarın Aracı mı? Adaletin Çift Standartlı Yüzü! Adalet Sistemi: Güçlüler İçin Özgürlük, Zayıflar İçin Cezalandırma mı? Uzayan Davalar ve Mağduriyetler: Yargı Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir? Ekonomide Büyüme mi, Derinleşen Kriz mi? Adalet ve Özgürlük Tartışması: Yargı Reformları mı Siyasal Baskılar mı? Eski Türkiye ve Yeni Türkiye: Nereye Gidiyoruz? Türkiye’nin Ekonomik Çıkmazı: Siyasi Kararların Gölgesinde Bir Kriz Umutsuzluğun Gölgesinde Yaşam: Ekonomik Çıkmaz ve İntihar Sevilmeye Bırakmak Gerçek Aşk: Şans Oyunlarından Bir Adım İleri Sevgi ve Yaşam Arasında Bir Denge Arayışı Haykırış ve İsyan: Sevginin Çığlığı Paranın Gölgesinde Sevgi Maskelerin Ardında ki Gerçeklik: Duyguların Gizli Dansı Sevgi: İnsanlığın En Değerli Hazinesi İnsanın Yapabildikleri ve Yapamadıkları Sevmek mi Günah Sevmemek mi? Din, Yanılsama ve İnsan Psikolojisi Üzerine Para ve Güç: İnsanlık Tarihi ve Modern Dünyadaki Etkileri Topluluk Yönetiminin Üstünlüğü: Çoğunluğun Yargısının Gücü Adaletin Kaynağı ve Hukukun Devlet Üzerindeki Rolü Özgürlüğün Sorumluluk Yükü ve İnsanların Bu Yükten Kaçış Eğilimi Bilge İnsanlar Konuşur Çünkü Söyleyecek Bir Şeyleri Vardır; Aptal İnsanlar Konuşur Çünkü Bir Şey Söylemek Zorundadırlar Bir İşe Başlamadan Önce Her Şey İmkansız Gibi Görünür: Başlama Cesaretinin Gücü Ekonomik Uçurum: Paranın Bekçileri Yanlış Yoldan Gitmenin Kolaylığı Kişilerin Başaklara Benzemesi: Olgunlaşma Süreci Üzerine Bir İnceleme Korkuyla İtaat Eden Kötü Adamlar, Sevgiyle İtaat Eden İyi Adamlar Üzerine Bir Düşünce Atatürk: Türk Milletinin Varoluşunu Koruyan Evrensel Lider Parayı Elde Etmekten Daha Zor Olan: Onu Korumak ve Büyütmek Sağlık ve Para Paradoksu: Hayatın İki Ucu Hayatın Gerçek Zenginliği: Sağlık Üzerine Bir Düşünce Başarı: Bir Yolculuk, Bir Varış Noktası Değil Dünyayı Değiştiren Çılgınlar: Büyük Değişimlere İmza Atanlar Çok Bakarsan Odak Noktanı Kaybedersin Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları Üzerine: Neden Yüksek Beklentiler Hayal Kırıklığına Yol Açar? Gizli Güzellikler: Hayatın İnceliklerini Fark Etme Sanatı Korku ve Cesaretin İnce Çizgisi: Her Gün Ölmek mi, Bir Gün Ölmek mi? Gözlemle, Sus, Dinle, Az Yargıla, Çok Sor: Bilgelik Yolunda Beş İlke İyi İnsanların Gücü ve Cezalandırılmasının Şiddeti İnsan Anlam Arayışında Olan Bir Varlıktır Konuşma Sanatı: Aklın Kullanımı Üzerine Bir İnceleme Giden ve Ölen: İnsanın İki Büyük Acısı Eğitim ve Demokrasi: Bir Toplumun İnşası Fikir ve Düşünce Arasındaki Fark Geçmişteki Hataları Hatırlatmanın Zararları: İyileşme Sürecine Saygı Gösterin Gazi Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Sığınmacı Yasası ve İskan Politikaları Büyük İskender'in Son Üç Arzusu ve Hayatın Gerçek Değerleri İyi ve Kötü: Aydınlık ve Karanlık Üzerine Bir İnceleme Güler yüzlü İhanet: İki Yüzlü İnsanlarla Baş Etmenin Yolları ve Stratejiler Ahmet Tekin'in Kaleminden: Aristoteles'in Mutluluk Anlayışı Üzerine Bir İnceleme Aristoteles'in Anıtı Üzerine: Atinalılar ve Himeraeos'un Trajik Hikayesi 19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Mutluluğun Anlamı: Ahmet Tekin'in Perspektifinden Bir Değerlendirme Kendini Bulmak ve Mutluluğun Yolu Sevgi, Gurur ve Özgürlük: İnsanı Anlamak Düşüş Anında Yakalayamadığımız Şeyler: Reflekslerin Gücü ve İnsan İlişkilerindeki Rolü Çeşitlilik İçinde İnsanlık: Kevaşe, Suriyeli, Hırsız ve Arsız Kayıp ve İyileşme Üzerine Düşünceler Gerçek Zenginlik: Hayat Deneyiminin Derinliği ve Anlamı Değişim ve İnsanın Doğasındaki Acı Stresin Kaynağı Olarak Geçim ve Ölüm: İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri Modern İlişkilerin Dinamikleri: Aşk, Özgürlük ve Tek Başına Olma Dünyanın Kiralık Sevgilerle Dolu Yüzü: Sevgi ve Açlık İlişkisi Cesaret ve Korkaklık Arasındaki İnce Çizgi: Korku Üzerine Düşünceler Evrenin Gizemli Dansı: Zaman, Mekân ve Kuvvet Modern Dünyanın İronisi: Para ve İnsanlık Cesaret, Güç ve Fikir: İnsanın İçsel Yolculuğu Unutma Ki Unuttun Beni: Unutulanlar Asla Unutmaz! Değerli Olma Üzerine Bir Bakış Açısı: Başarı ve Değer Arasındaki Fark Aşırı Samimiyet, İyilik ve Sevginin Tehlikeleri: Denge Esas Alınmalı mı? Günümüz Dünyasında Yönetim ve Uyku Arasındaki İnce Dengeler