Tura Türk
HV
30 KASIM Pazar 08:58

Kendi Devrimini Yapmadan Dünya Değişmez

Ahmet Tekin
Ahmet Tekin

“Herkes İnsanlığı Değiştirmeyi Düşünür, Ama Hiç Kimse Önce Kendini Değiştirmeyi Düşünmez”

Birçoğumuz dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek istiyoruz. Savaşlar dursun, açlık son bulsun, insanlar birbirine saygı duysun, çocuklar gülerek büyüsün, doğa yok olmasın, adalet hüküm sürsün… Hepimizin aklında bir "daha iyi dünya" ideali var. Ama ne gariptir ki, bu büyük idealleri konuşan insanların çoğu, kendi yaşamında küçücük bir değişimi bile göze alamıyor.

İnsanlık tarihi boyunca büyük dönüşümler, önce bireyde başlayan küçük kıvılcımlarla başladı. Ancak günümüzde o kıvılcımı kendi içinde yakmak yerine, herkes başkalarının yanmasını bekliyor. Herkes birilerini suçluyor, sistemleri, politikacıları, toplumları, hatta tanrıyı… Ama kimse aynaya bakıp "Ben nerede hata yapıyorum?" demiyor.

Değişimin Yeri: Kendimiz

Lev Tolstoy’un bu sözü tam da bu noktada bir tokat gibi çarpar yüzümüze: “Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür, ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.” Çünkü kendini değiştirmek zordur. Konfor alanından çıkmak, alışkanlıklara savaş açmak, yıllardır korunan egoyu sarsmak kolay iş değildir. Oysa başkalarını eleştirmek, sistemin bozuk yönlerini göstermek, sosyal medyada ahlak dersi vermek çok daha kolaydır. Ama gerçek cesaret, o eleştirileri önce kendi içinde yapabilmektir.

Bugün şikâyet ettiğimiz adaletsizlikler, sevgisizlikler, duyarsızlıklar aslında bir bütünü oluşturan bireylerin eksik yönlerinden başka bir şey değildir. Bir toplum, içindeki bireylerin toplamıdır. Eğer herkes kendi içindeki kibri, öfkeyi, sevgisizliği fark edip bununla yüzleşseydi, insanlığın da doğası değişirdi. Ama biz hep başkasını düzeltmeye çalışıyoruz.

Aynayı Kendine Çevir

Toplumda hoşgörü mü eksik? Peki sen, sana hakaret edene bile anlayış gösterebiliyor musun?
İnsanlar mı bencil? Sen en son ne zaman bir çıkar beklemeden yardım ettin?
İnsanlar vefasız mı? Sen kime ne kadar sadık kalabildin?

Değişim, öz eleştiriyle başlar. İnsan kendi hatalarıyla yüzleşmeden başkalarının hatalarını görmek sadece bir kaçıştır. Kolaya kaçmaktır. Çünkü kendini değiştirmek, bir başkasını değiştirmekten çok daha zordur. Kendinle mücadele etmek, tüm dünya ile savaşmaktan daha yorucudur. Ama en kalıcı zafer, iç savaşını kazananın zaferidir.

Küçük Adımlar, Büyük Etkiler

Bir kişi kendini değiştirdiğinde, etrafındaki her şey de az ya da çok etkilenir. Dürüst bir insan, çevresine dürüstlük bulaştırır. Merhametli bir birey, başkalarının vicdanına dokunur. Sabırlı bir insan, başkalarının öfkesini yumuşatır. Yani bireysel değişim, kolektif bir dönüşümün habercisidir.

Hiç kimse senden dünyayı bir gecede kurtarmanı beklemiyor. Ama bir günde kendine bir adım atmanı bekleyebiliriz. Mesela daha az yargılamakla, daha çok dinlemekle başlayabilirsin. Ya da günlük hayatında daha az şikayet ederek, daha çok şükrederek... Çünkü bu küçük dönüşümler zamanla seni değiştirir, sen değişince çevreni, çevren değişince dünyayı...

İnsanlığı Değiştirmek İstiyorsan...

Eğer gerçekten insanlığı değiştirmek istiyorsan, işe önce aynaya bakarak başla. En zor değişim aynadakiyle olur. Ama en değerli değişim de odur.

Daha iyi bir toplum istiyorsan, önce daha iyi bir birey ol.

Daha dürüst yöneticiler istiyorsan, önce sen yalan söylemeyi bırak.

Daha vicdanlı insanlar istiyorsan, önce senin vicdanın uyanık olsun.

Daha adil bir sistem istiyorsan, önce senin terazinde eğrilik olmasın.

İnsanlık seninle başlar. Sen neysen, insanlık da odur.

Suçu Sürekli Dışarda Aramak Kolaycılıktır: Gerçek Cesaret, İçeriye Bakmaktır

İnsan doğası gereği sorunları dış etkenlere yüklemeye meyillidir. Hayatımızda ters giden her olayda bir başkasını sorumlu tutmak bize hem geçici bir rahatlık sağlar hem de iç hesaplaşmalardan kaçmamıza yardımcı olur. Oysa gerçek değişim ancak dürüst bir iç gözlemle mümkündür. Suçu sürekli dışarda aramak, kendi dönüşüm yolculuğumuzu geciktirir. Oysa her yanlışta payımız olabileceğini kabullenmek, olgunluğun ve cesaretin en yüksek göstergesidir. Dünya adaletsizse, önce biz ne kadar adiliz diye sormalıyız. Toplum sevgisizse, önce kendi sevgimizi ne kadar gösteriyoruz diye düşünmeliyiz. Değişim dışarıda değil, bizim içimizde başlar.

Empati Kurmadan Dönüşüm Olmaz: Anlamaya Çalışmak, Değişimin Tohumudur

Empati, sadece başkasının yerine kendini koymak değil, o kişinin içinde bulunduğu koşulları anlamaya çalışmaktır. Gerçek bir dönüşüm için önce başka insanların bakış açısını kavramak gerekir. Empati kurmak, öfkemizi yumuşatır, yargılarımızı kırar ve iletişim kanallarını açar. Kendimizi değiştirmek istiyorsak, önce kalbimizi başkalarının hikâyesine açmalıyız. Çünkü empati kuramayan bir birey, değişime de direnç gösterir. Anlamadan değiştiremez, hissetmeden dönüştüremez. Her birey bir aynadır; karşıdakinde ne görüyorsak, kendimizden bir yansıma izliyoruzdur.

Toplumu Şekillendiren Güçlü Sistemler Değil, Vicdanlı Bireylerdir

Bir toplumun gelişmişliği sadece teknolojik ilerleme ya da ekonomik büyüklükle değil, o toplumun bireylerinin vicdan ve ahlak seviyesiyle ölçülür. En mükemmel sistem bile, eğer onu işleten bireyler etik değilse, adaletsizliğe dönüşebilir. O yüzden toplumun ruhu, bireylerin değer yargılarında saklıdır. Bugün şikâyet ettiğimiz yozlaşmaların, yozlaşmış bireylerden kaynaklandığını unutmamalıyız. Birey değişmeden sistem değişmez. Her bir insan, yaşadığı topluma yön veren bir halkadır. Ve zincirin en zayıf halkası kadar güçlü olabiliriz.

Söylemek Kolay, Yaşamak Zordur: Gerçek Değişim Eylemde Gizlidir

Güzel konuşmak, doğru cümleleri kurmak çoğu zaman etkilemek için yeterlidir. Ancak değişimi kalıcı kılan şey sözler değil, davranışlardır. Ne kadar çok kitap okuduğumuz değil, okuduklarımızı hayatımıza ne kadar geçirebildiğimiz önemlidir. İyilikten, sevgiden, adaletten bahsetmek çok kıymetli ama asıl kıymet; bunu pratiğe dökebilmektir. İç dünyamızda dönüşümü başlatmadan, dış dünyada dönüşüm beklemek saflıktır. Eyleme geçmeyen her söz, sadece bir rüzgâr gibi savrulur. Ama içten gelen bir davranış, yankısını uzun yıllar sürdürür.

Küçük Ama Samimi Bir Değişim, Bir Ömürlük Fark Yaratabilir

Bazen küçücük bir davranış, tahmin edilenden çok daha büyük etkilere yol açar. Bir tebessüm, bir özür, bir teşekkür... Küçük gibi görünen bu eylemler, insan ilişkilerinde köprüler kurar. Büyük değişimlerin arkasında genellikle fark edilmeyen küçük başlangıçlar vardır. Dünya elbette bir anda değişmeyecek ama senin içindeki dünyayı değiştirebilmen, büyük bir zincirin ilk halkası olabilir. Samimi bir niyetle atılan her adım, karanlık bir dünyaya yakılan bir mum gibidir. Az gibi görünse de etrafı aydınlatır. Unutma, devrim büyük kalabalıklarla değil; önce bireyin yüreğinde başlar.

SON SÖZ: İnsanlığı Değiştirmek İstiyorsan, Değişim Yolculuğuna Kendi Kalbinden Başla

İnsanlığın daha iyi bir yere varması için yapılan her çağrı, önce kendimize yönelmelidir. Başkalarını değiştirmeye çalışmadan önce, kendi duvarlarımızı yıkmayı öğrenmeliyiz. Bencilce yaşamaktan vazgeçmeden başkalarını fedakârlığa çağırmak, samimiyetsizliktir. Her bireyin içindeki küçük karanlık alanlar temizlenmeden, insanlık aydınlanamaz.

Değişim bir tercih değil, bir sorumluluktur. Çünkü bu dünya, sadece yöneticilerin ya da sistemin değil, hepimizin ortak yansımasıdır. Eğer bir yerlerde bir şeyler kötü gidiyorsa, o kötülüğün bir ucunda hepimizin sessizliği, duyarsızlığı, eylemsizliği vardır.

Ve unutma:
Sen değişmeden hiçbir şey değişmez.
Ama sen değişirsen, her şeyin değişme ihtimali doğar. Ahmet TEKİN

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI TUTA TUTA TUTUNMAYI ÖĞRENDİM Yalanın Değdiği Kalpte Gerçek Bile Şüpheli Olur Parkta Salıncak Sırası Bekleyen Çocuk Gibi Bekledim Seni Doğru İnsanlar Kalmanın Bir Yolunu Her Zaman Bulur! Sizi Sevmeye Cesareti Olmayan İnsanlarla Bir Gelecek Hayal Etmeyin Aşk Bir Katil midir? Cumhuriyet: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Gücün Haklı Çıktığı Yerde Adalet Yoktur Kötülüğün Kökü Bilgisizliktir Bir İnsanın Eğitimi Yalnızca Kitaplarla Ölçülmez Çoğu İnsanın En Büyük Hatası, Başlamadan Önce Mükemmel Şartları Beklemesidir Hayat Kısa Değil, Sen Onu Boşa Harcıyorsun Bazen Sevmediğinden Değil, Yorulduğundan Vazgeçersin Kadınların Sessizce Tiksindiği Adam Rolleri: İlişkilerde Kayıp ve Yanlış Anlamalar Eğer Mutsuz Olmak İstemiyorsan Kalbini Sadece Kıymet Bilene Aç İkinci Şans Birincisine İhanettir Bir Gençlik Daha Harcanmaz Uğruna! Gerçek Zenginlik: Az Şeye İhtiyaç Duyabilmek Ölümden Korkan İnsan, Yaşayan Bir Köledir Gerçek Gücün Sessiz Tanığı: Vazgeçebildiklerimiz UMUT: ZENGİNİN LÜKSÜ, FAKİRİN EKMEĞİ Değerlisin Ama Değer misin? Düşüncenin Gücüyle Yeniden Başlamak “Seveceksen Ölçülü Sev Ki Sevgin Uzun Sürsün” Son Sığınak: Tavrını Seçme Özgürlüğü Herkesi Sev, Azına Güven, Kimseye Kötülük Etme SEVGİ YER DEĞİŞTİRDİ DÜNYADA HİÇBİR ŞEY SANA AİT DEĞİL… SEN NEYİN PEŞİNDESİN? Kusurları Sevmek: Aşkın Gerçek Yüzü İnsanlığa Yenilmek Seven İnsan Veda Eder mi? Sevmek Başkadır, Beklemek Bambaşka Bir Hikâye Kötülüğün Gölgesinde İnsan: Kimse Kendi İsteğiyle Kötü Değildir Aşk Yalan Söyler mi? Sevdiğin Her Şey Kaybolabilir Ama Sevgi Geri Döner: Hayatın Döngüsünde Kayıp ve Umut AKLIN IŞIĞINDA: BİLGİNİN DOĞUŞU VE İNSAN ZİHNİNİN YARATICI GÜCÜ Sessizliğin Suçu: Haksızlığın Cezasız Kalması YALANIN GÖLGESİNDE GÜVENİN KIRILGANLIĞI Dostluk: Göründüğü Gibi Olmak ve Olduğu Gibi Görünmek Başlıksız İktidar: Güç Arzusu Olmadan Yönetmek Mümkün mü? DEMOKRASİ, EĞİTİMLİ HALKIN REJİMİDİR: CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ SANDIK Kanun ve Adet, Zorla Değil İyilikle Yerleşirse Adalet Olur Demokratik Devletin Temeli Özgürlüktür Güç ve Adalet: Sessizlerin Çığlığı, Kudretlilerin Sessizliği Aptallığın Sonsuzluğu: Düşünmenin Tembelliği, İnsanın Felaketi Adaletin Olmadığı Yerde Ahlaktan Bahsedilemez Devletlerin Refahı: Para mı, Adalet mi? HÜKMETMEK KOLAY, İDARE ETMEK ZOR: KENDİMİZE HÜKMETMEYİ ÖĞRETEN HÜKÜMET Hiçbir Şey Güzel Olmayacak! Hukuk Mu, İktidarın Aracı mı? Adaletin Çift Standartlı Yüzü! Adalet Sistemi: Güçlüler İçin Özgürlük, Zayıflar İçin Cezalandırma mı? Uzayan Davalar ve Mağduriyetler: Yargı Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir? Ekonomide Büyüme mi, Derinleşen Kriz mi? Adalet ve Özgürlük Tartışması: Yargı Reformları mı Siyasal Baskılar mı? Eski Türkiye ve Yeni Türkiye: Nereye Gidiyoruz? Türkiye’nin Ekonomik Çıkmazı: Siyasi Kararların Gölgesinde Bir Kriz Umutsuzluğun Gölgesinde Yaşam: Ekonomik Çıkmaz ve İntihar Sevilmeye Bırakmak Gerçek Aşk: Şans Oyunlarından Bir Adım İleri Sevgi ve Yaşam Arasında Bir Denge Arayışı Haykırış ve İsyan: Sevginin Çığlığı Paranın Gölgesinde Sevgi Maskelerin Ardında ki Gerçeklik: Duyguların Gizli Dansı Sevgi: İnsanlığın En Değerli Hazinesi İnsanın Yapabildikleri ve Yapamadıkları Sevmek mi Günah Sevmemek mi? Din, Yanılsama ve İnsan Psikolojisi Üzerine Para ve Güç: İnsanlık Tarihi ve Modern Dünyadaki Etkileri Topluluk Yönetiminin Üstünlüğü: Çoğunluğun Yargısının Gücü Adaletin Kaynağı ve Hukukun Devlet Üzerindeki Rolü Özgürlüğün Sorumluluk Yükü ve İnsanların Bu Yükten Kaçış Eğilimi Bilge İnsanlar Konuşur Çünkü Söyleyecek Bir Şeyleri Vardır; Aptal İnsanlar Konuşur Çünkü Bir Şey Söylemek Zorundadırlar Bir İşe Başlamadan Önce Her Şey İmkansız Gibi Görünür: Başlama Cesaretinin Gücü Ekonomik Uçurum: Paranın Bekçileri Yanlış Yoldan Gitmenin Kolaylığı Kişilerin Başaklara Benzemesi: Olgunlaşma Süreci Üzerine Bir İnceleme Korkuyla İtaat Eden Kötü Adamlar, Sevgiyle İtaat Eden İyi Adamlar Üzerine Bir Düşünce Atatürk: Türk Milletinin Varoluşunu Koruyan Evrensel Lider Parayı Elde Etmekten Daha Zor Olan: Onu Korumak ve Büyütmek Sağlık ve Para Paradoksu: Hayatın İki Ucu Hayatın Gerçek Zenginliği: Sağlık Üzerine Bir Düşünce Başarı: Bir Yolculuk, Bir Varış Noktası Değil Dünyayı Değiştiren Çılgınlar: Büyük Değişimlere İmza Atanlar Çok Bakarsan Odak Noktanı Kaybedersin Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları Üzerine: Neden Yüksek Beklentiler Hayal Kırıklığına Yol Açar? Gizli Güzellikler: Hayatın İnceliklerini Fark Etme Sanatı Korku ve Cesaretin İnce Çizgisi: Her Gün Ölmek mi, Bir Gün Ölmek mi? Gözlemle, Sus, Dinle, Az Yargıla, Çok Sor: Bilgelik Yolunda Beş İlke İyi İnsanların Gücü ve Cezalandırılmasının Şiddeti İnsan Anlam Arayışında Olan Bir Varlıktır Konuşma Sanatı: Aklın Kullanımı Üzerine Bir İnceleme Giden ve Ölen: İnsanın İki Büyük Acısı Eğitim ve Demokrasi: Bir Toplumun İnşası Fikir ve Düşünce Arasındaki Fark Geçmişteki Hataları Hatırlatmanın Zararları: İyileşme Sürecine Saygı Gösterin Gazi Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Sığınmacı Yasası ve İskan Politikaları Büyük İskender'in Son Üç Arzusu ve Hayatın Gerçek Değerleri İyi ve Kötü: Aydınlık ve Karanlık Üzerine Bir İnceleme Güler yüzlü İhanet: İki Yüzlü İnsanlarla Baş Etmenin Yolları ve Stratejiler Ahmet Tekin'in Kaleminden: Aristoteles'in Mutluluk Anlayışı Üzerine Bir İnceleme Aristoteles'in Anıtı Üzerine: Atinalılar ve Himeraeos'un Trajik Hikayesi 19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Mutluluğun Anlamı: Ahmet Tekin'in Perspektifinden Bir Değerlendirme Kendini Bulmak ve Mutluluğun Yolu Sevgi, Gurur ve Özgürlük: İnsanı Anlamak Düşüş Anında Yakalayamadığımız Şeyler: Reflekslerin Gücü ve İnsan İlişkilerindeki Rolü Çeşitlilik İçinde İnsanlık: Kevaşe, Suriyeli, Hırsız ve Arsız Kayıp ve İyileşme Üzerine Düşünceler Gerçek Zenginlik: Hayat Deneyiminin Derinliği ve Anlamı Değişim ve İnsanın Doğasındaki Acı Stresin Kaynağı Olarak Geçim ve Ölüm: İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri Modern İlişkilerin Dinamikleri: Aşk, Özgürlük ve Tek Başına Olma Dünyanın Kiralık Sevgilerle Dolu Yüzü: Sevgi ve Açlık İlişkisi Cesaret ve Korkaklık Arasındaki İnce Çizgi: Korku Üzerine Düşünceler Evrenin Gizemli Dansı: Zaman, Mekân ve Kuvvet Modern Dünyanın İronisi: Para ve İnsanlık Cesaret, Güç ve Fikir: İnsanın İçsel Yolculuğu Unutma Ki Unuttun Beni: Unutulanlar Asla Unutmaz! Değerli Olma Üzerine Bir Bakış Açısı: Başarı ve Değer Arasındaki Fark Aşırı Samimiyet, İyilik ve Sevginin Tehlikeleri: Denge Esas Alınmalı mı? Günümüz Dünyasında Yönetim ve Uyku Arasındaki İnce Dengeler