Tura Türk
HV
30 KASIM Pazar 08:58

“Seveceksen Ölçülü Sev Ki Sevgin Uzun Sürsün”

Ahmet Tekin
Ahmet Tekin

Bir duygunun ömrünü belirleyen, onun ne kadar hızlı yandığı değil, ne kadar dengeli sürdüğüdür.

Hayatta en çok özlediğimiz şeyin ne olduğunu sorsalar, birçok insan sevgi der. Fakat aynı insanlar, en çok yarayı da sevgiden aldıklarını söylerler. Neden mi? Çünkü sevmek, sadece bir duygu değil; aynı zamanda bir denge, bir sabır, bir zamanlama sanatıdır. Herkes sever, ama herkes ölçülü sevemez. Herkes bağlanır, ama herkes sağlıklı bağlanamaz. Ve işte tam bu noktada, şu söz gelir kalbimizin ortasına dokunur:

“Seveceksen ölçülü sev ki sevgin uzun sürsün; çok hızlı giden de çok yavaş giden gibi geç varır hedefe.”

Sevgi, bir çiçek gibi. Güneşi sever ama fazlası kavurur. Su ister ama çok olursa kökünü çürütür. Sevgiyi verirken de tıpkı bu çiçeği suluyormuş gibi davranmalıyız. Her gün biraz… Her gün kararında… Ne eksik, ne fazla. Çünkü sevgi, sabırla büyür. Zamana ihtiyaç duyar. Ama ne yazık ki çağımız, hızlı yaşayıp çabuk tüketmeyi moda haline getirdi. Hızla başlayan aşklar, hızla yanar, hızla söner. Çünkü içinde dinlenme yoktur. Tanıma yoktur. Derinleşme hiç yoktur.

Çünkü insanlar artık sadece sevilmeyi istiyor; sevmeyi değil.

Sadece tutkulu anları, büyük sözleri seviyorlar; ama sessiz sadakati, sabırla beklemeyi değil.

Ölçüsüz Sevgi Yorar

Birini gözünün içine bakarak sevmekle, birini gözünü kör ederek sevmek arasında büyük fark vardır. Ölçüsüz bir sevgi, önce seni yorar. Kendinden vazgeçersin, hayatını onun etrafında döndürürsün. Onun her kelimesi, her bakışı senin gününü belirler hale gelir. Ve bu sevgi, bir noktadan sonra sevgi olmaktan çıkar; bağımlılık olur, yük olur. Sevgi güzellikti, neden bu kadar ağrıtıyor dersen, cevabı belli: Ölçüyü kaybettin.

Duygular derindir, ama ölçü duygunun düşmanı değildir. Aksine, onu taşıyan kaptır. Kaptan taşan su gibi, kaptan taşan sevgi de kıymetli olmaz. Birini fazla sevmek değil mesele; onu yeterince, yerinde ve doğru biçimde sevebilmek meseledir. Sevgi zaten fazladır; ama onun ifadesi, zamanı ve biçimi ölçülü olursa, yıkmaz. Aksine, yaşatır.

Hızlı Başlayan Hızlı Biter

Aşklar var, başlar başlamaz göğe yükselir. Bir günde kırk yıllık tanışmış gibi hissedersiniz. Sanki ruh eşinizi bulmuşsunuz gibi. Ama birkaç hafta sonra aynı hızla düşersiniz yere. Çünkü çok hızlı gitmek, yolu kısaltmaz. Hatta çoğu zaman yoldan çıkmanıza neden olur. Tıpkı arabayla giderken hızın kontrolü kaybettirmesi gibi, duygular da hızlandıkça mantığı boğar. Oysa aşkın bir yürüyüşü vardır. Önce bir selamlaşma, sonra bir sohbet, ardından bir tanıma süreci. Bu yürüyüşe sabrı olmayan, sevginin güzelliğine de erişemez.

Sevgiyi Korumak Sanattır

İnsan birini sevdiğinde onu kazanmak için çok çaba harcar ama kazandıktan sonra aynı özeni sürdürmez. Oysa sevgi, sahip olduğunda değil; koruduğunda gerçek olur. Ölçülü sevmek, sadece başlarken değil, devam ederken de gereklidir. Her zaman yanında olmak istemek güzeldir ama bazen bir adım geriden izlemek daha kıymetlidir. Karşındaki insanı boğmadan, onun da nefes almasına izin vererek sevgiye alan tanımak gerekir.

Birlikte Susabilmek

Ölçülü sevgi, sürekli konuşmak, sürekli ilgi göstermek değildir. Bazen sessizlikte anlaşabilmek, birlikte susabilmek de sevginin en derin halidir. Çünkü sevgi sadece sarılmakla olmaz; bazen dokunmadan da hissedilir. Bir mesaj atmadan da düşünmek mümkündür. Ve bu ölçü, sevgiyi kıymetli kılar. Gösterdiğiniz kadar göstermediğinizde de sevgi kalıyorsa ortada, işte o gerçek sevgidir.

Sabırla Büyüyen Sevgi, En Derin Sevgi Olur

Gerçek sevgi, zamanla kök salar. Ve o kökler fırtınalara karşı direnç kazanır. Ani başlayan sevgiler, ilk rüzgârda devrilir çünkü temelleri yoktur. Oysa sabırla büyütülen sevgi, kolay kolay yıkılmaz. Birbirinin eksik yanlarını gören, buna rağmen yanında duran iki insan… İşte gerçek aşk oradadır.

Gölge Olmak Değil, Işık Olmak

Ölçülü sevgi, birinin gölgesi olmak değil, onun ışığını parlatmasına izin vermektir. Sevdiğin kişiyi kendine bağımlı hale getirmek değil, kendi ayakları üzerinde durmasına destek olmaktır. Sevgiyi sahiplenmek değil, onunla birlikte büyümektir. Işık olmak, karşı tarafı kör etmek değil; yolu aydınlatmaktır. Bazen kendini biraz geride tutmak gerekir ki, karşı taraf kendi ışığını görebilsin.

Özgürlüğe Saygı, Sevginin En Olgun Hâlidir

Gerçek sevgi, karşındakinin birey olduğunu unutmamaktır. Onun özgürlüğüne, sınırlarına ve hayatına duyulan saygı, ölçülü sevginin en derin göstergesidir. Sevgi, bir kafes değil; birlikte uçulacak bir gökyüzüdür. Birbirini seven iki insan, birbirine zincir takmaz. Aksine, özgürlükleriyle birbirlerine değer katar.

Sessiz Kalabilmenin Gücü

Bazı sevgiler bağırarak değil, susarak yaşanır. Her duygu dile dökülmez, bazen bir bakış, bir sessizlik, her kelimeden daha çok şey anlatır. Ölçülü sevgi, sürekli konuşmak ya da yazmak değil; gerektiğinde sessiz kalabilmeyi bilmektir. Çünkü bazı anlar vardır ki, orada sözcükler yetersiz kalır; sadece varlık yeter.

Karşılık Beklemeyen Sevgi, Ölçüyü Aşmaz

Gerçek sevgi, verdiğinde karşılık beklemez. Yalnızca karşılıksız veren değil; kendini unutmadan verendir ölçülü seven. Eğer birini sevdiğinde hemen karşılığını görmek istiyorsan, o sevgi bir pazarlığa dönüşür. Oysa sevgi, ticaret değil. Gerçek sevgi ölçülüdür çünkü beklentiyle değil, içtenlikle beslenir.

Geç Kalınmış Sevgiler, En Çok Acıtır

Sevginin ölçüsü sadece yoğunluk değil, zamanlamadır da. Çok geç kalan sevgi, bazen en güzel duyguyu bile acıya dönüştürebilir. Bu yüzden ölçülü sevmek demek, doğru zamanda doğru biçimde sevebilmek demektir. Ne erkenden yıkıcı bir tutkuyla, ne de geç kalmış bir pişmanlıkla... Tam vaktinde, tam yerinde, yavaş ama derin bir şekilde.

Son Söz

Sevmenin de bir adabı, bir yolu, bir zamanlaması vardır. Sevgi, ne kadar büyükse o kadar narindir. Bir çiçeği güneşe çıkarırken dikkatli olursun. Aynı özeni bir kalbe de göstermek gerekir. Çünkü bir kalp, ancak ölçülü sevildiğinde büyür. Ne çok sıkarsın ki ezilsin, ne de bırakırsın ki kaybolsun.

Unutma…
Seveceksen ölçülü sev ki sevgin uzun sürsün; çünkü duyguların da bir ömrü vardır ve o ömür, ne kadar dengede kalırsa, o kadar uzun yaşar. Ahmet TEKİN

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI TUTA TUTA TUTUNMAYI ÖĞRENDİM Yalanın Değdiği Kalpte Gerçek Bile Şüpheli Olur Parkta Salıncak Sırası Bekleyen Çocuk Gibi Bekledim Seni Doğru İnsanlar Kalmanın Bir Yolunu Her Zaman Bulur! Sizi Sevmeye Cesareti Olmayan İnsanlarla Bir Gelecek Hayal Etmeyin Aşk Bir Katil midir? Cumhuriyet: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Gücün Haklı Çıktığı Yerde Adalet Yoktur Kötülüğün Kökü Bilgisizliktir Bir İnsanın Eğitimi Yalnızca Kitaplarla Ölçülmez Çoğu İnsanın En Büyük Hatası, Başlamadan Önce Mükemmel Şartları Beklemesidir Hayat Kısa Değil, Sen Onu Boşa Harcıyorsun Bazen Sevmediğinden Değil, Yorulduğundan Vazgeçersin Kadınların Sessizce Tiksindiği Adam Rolleri: İlişkilerde Kayıp ve Yanlış Anlamalar Eğer Mutsuz Olmak İstemiyorsan Kalbini Sadece Kıymet Bilene Aç İkinci Şans Birincisine İhanettir Bir Gençlik Daha Harcanmaz Uğruna! Gerçek Zenginlik: Az Şeye İhtiyaç Duyabilmek Ölümden Korkan İnsan, Yaşayan Bir Köledir Gerçek Gücün Sessiz Tanığı: Vazgeçebildiklerimiz UMUT: ZENGİNİN LÜKSÜ, FAKİRİN EKMEĞİ Değerlisin Ama Değer misin? Kendi Devrimini Yapmadan Dünya Değişmez Düşüncenin Gücüyle Yeniden Başlamak Son Sığınak: Tavrını Seçme Özgürlüğü Herkesi Sev, Azına Güven, Kimseye Kötülük Etme SEVGİ YER DEĞİŞTİRDİ DÜNYADA HİÇBİR ŞEY SANA AİT DEĞİL… SEN NEYİN PEŞİNDESİN? Kusurları Sevmek: Aşkın Gerçek Yüzü İnsanlığa Yenilmek Seven İnsan Veda Eder mi? Sevmek Başkadır, Beklemek Bambaşka Bir Hikâye Kötülüğün Gölgesinde İnsan: Kimse Kendi İsteğiyle Kötü Değildir Aşk Yalan Söyler mi? Sevdiğin Her Şey Kaybolabilir Ama Sevgi Geri Döner: Hayatın Döngüsünde Kayıp ve Umut AKLIN IŞIĞINDA: BİLGİNİN DOĞUŞU VE İNSAN ZİHNİNİN YARATICI GÜCÜ Sessizliğin Suçu: Haksızlığın Cezasız Kalması YALANIN GÖLGESİNDE GÜVENİN KIRILGANLIĞI Dostluk: Göründüğü Gibi Olmak ve Olduğu Gibi Görünmek Başlıksız İktidar: Güç Arzusu Olmadan Yönetmek Mümkün mü? DEMOKRASİ, EĞİTİMLİ HALKIN REJİMİDİR: CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ SANDIK Kanun ve Adet, Zorla Değil İyilikle Yerleşirse Adalet Olur Demokratik Devletin Temeli Özgürlüktür Güç ve Adalet: Sessizlerin Çığlığı, Kudretlilerin Sessizliği Aptallığın Sonsuzluğu: Düşünmenin Tembelliği, İnsanın Felaketi Adaletin Olmadığı Yerde Ahlaktan Bahsedilemez Devletlerin Refahı: Para mı, Adalet mi? HÜKMETMEK KOLAY, İDARE ETMEK ZOR: KENDİMİZE HÜKMETMEYİ ÖĞRETEN HÜKÜMET Hiçbir Şey Güzel Olmayacak! Hukuk Mu, İktidarın Aracı mı? Adaletin Çift Standartlı Yüzü! Adalet Sistemi: Güçlüler İçin Özgürlük, Zayıflar İçin Cezalandırma mı? Uzayan Davalar ve Mağduriyetler: Yargı Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir? Ekonomide Büyüme mi, Derinleşen Kriz mi? Adalet ve Özgürlük Tartışması: Yargı Reformları mı Siyasal Baskılar mı? Eski Türkiye ve Yeni Türkiye: Nereye Gidiyoruz? Türkiye’nin Ekonomik Çıkmazı: Siyasi Kararların Gölgesinde Bir Kriz Umutsuzluğun Gölgesinde Yaşam: Ekonomik Çıkmaz ve İntihar Sevilmeye Bırakmak Gerçek Aşk: Şans Oyunlarından Bir Adım İleri Sevgi ve Yaşam Arasında Bir Denge Arayışı Haykırış ve İsyan: Sevginin Çığlığı Paranın Gölgesinde Sevgi Maskelerin Ardında ki Gerçeklik: Duyguların Gizli Dansı Sevgi: İnsanlığın En Değerli Hazinesi İnsanın Yapabildikleri ve Yapamadıkları Sevmek mi Günah Sevmemek mi? Din, Yanılsama ve İnsan Psikolojisi Üzerine Para ve Güç: İnsanlık Tarihi ve Modern Dünyadaki Etkileri Topluluk Yönetiminin Üstünlüğü: Çoğunluğun Yargısının Gücü Adaletin Kaynağı ve Hukukun Devlet Üzerindeki Rolü Özgürlüğün Sorumluluk Yükü ve İnsanların Bu Yükten Kaçış Eğilimi Bilge İnsanlar Konuşur Çünkü Söyleyecek Bir Şeyleri Vardır; Aptal İnsanlar Konuşur Çünkü Bir Şey Söylemek Zorundadırlar Bir İşe Başlamadan Önce Her Şey İmkansız Gibi Görünür: Başlama Cesaretinin Gücü Ekonomik Uçurum: Paranın Bekçileri Yanlış Yoldan Gitmenin Kolaylığı Kişilerin Başaklara Benzemesi: Olgunlaşma Süreci Üzerine Bir İnceleme Korkuyla İtaat Eden Kötü Adamlar, Sevgiyle İtaat Eden İyi Adamlar Üzerine Bir Düşünce Atatürk: Türk Milletinin Varoluşunu Koruyan Evrensel Lider Parayı Elde Etmekten Daha Zor Olan: Onu Korumak ve Büyütmek Sağlık ve Para Paradoksu: Hayatın İki Ucu Hayatın Gerçek Zenginliği: Sağlık Üzerine Bir Düşünce Başarı: Bir Yolculuk, Bir Varış Noktası Değil Dünyayı Değiştiren Çılgınlar: Büyük Değişimlere İmza Atanlar Çok Bakarsan Odak Noktanı Kaybedersin Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları Üzerine: Neden Yüksek Beklentiler Hayal Kırıklığına Yol Açar? Gizli Güzellikler: Hayatın İnceliklerini Fark Etme Sanatı Korku ve Cesaretin İnce Çizgisi: Her Gün Ölmek mi, Bir Gün Ölmek mi? Gözlemle, Sus, Dinle, Az Yargıla, Çok Sor: Bilgelik Yolunda Beş İlke İyi İnsanların Gücü ve Cezalandırılmasının Şiddeti İnsan Anlam Arayışında Olan Bir Varlıktır Konuşma Sanatı: Aklın Kullanımı Üzerine Bir İnceleme Giden ve Ölen: İnsanın İki Büyük Acısı Eğitim ve Demokrasi: Bir Toplumun İnşası Fikir ve Düşünce Arasındaki Fark Geçmişteki Hataları Hatırlatmanın Zararları: İyileşme Sürecine Saygı Gösterin Gazi Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Sığınmacı Yasası ve İskan Politikaları Büyük İskender'in Son Üç Arzusu ve Hayatın Gerçek Değerleri İyi ve Kötü: Aydınlık ve Karanlık Üzerine Bir İnceleme Güler yüzlü İhanet: İki Yüzlü İnsanlarla Baş Etmenin Yolları ve Stratejiler Ahmet Tekin'in Kaleminden: Aristoteles'in Mutluluk Anlayışı Üzerine Bir İnceleme Aristoteles'in Anıtı Üzerine: Atinalılar ve Himeraeos'un Trajik Hikayesi 19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Mutluluğun Anlamı: Ahmet Tekin'in Perspektifinden Bir Değerlendirme Kendini Bulmak ve Mutluluğun Yolu Sevgi, Gurur ve Özgürlük: İnsanı Anlamak Düşüş Anında Yakalayamadığımız Şeyler: Reflekslerin Gücü ve İnsan İlişkilerindeki Rolü Çeşitlilik İçinde İnsanlık: Kevaşe, Suriyeli, Hırsız ve Arsız Kayıp ve İyileşme Üzerine Düşünceler Gerçek Zenginlik: Hayat Deneyiminin Derinliği ve Anlamı Değişim ve İnsanın Doğasındaki Acı Stresin Kaynağı Olarak Geçim ve Ölüm: İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri Modern İlişkilerin Dinamikleri: Aşk, Özgürlük ve Tek Başına Olma Dünyanın Kiralık Sevgilerle Dolu Yüzü: Sevgi ve Açlık İlişkisi Cesaret ve Korkaklık Arasındaki İnce Çizgi: Korku Üzerine Düşünceler Evrenin Gizemli Dansı: Zaman, Mekân ve Kuvvet Modern Dünyanın İronisi: Para ve İnsanlık Cesaret, Güç ve Fikir: İnsanın İçsel Yolculuğu Unutma Ki Unuttun Beni: Unutulanlar Asla Unutmaz! Değerli Olma Üzerine Bir Bakış Açısı: Başarı ve Değer Arasındaki Fark Aşırı Samimiyet, İyilik ve Sevginin Tehlikeleri: Denge Esas Alınmalı mı? Günümüz Dünyasında Yönetim ve Uyku Arasındaki İnce Dengeler