Tura Türk
HV
30 KASIM Pazar 08:56

Kötülüğün Kökü Bilgisizliktir

Ahmet Tekin
Ahmet Tekin

İnsan doğası üzerine ne kadar konuşsak azdır. Kimi zaman birinin yaptığı kötülüğe öfkeleniriz, kimi zaman “nasıl böyle bir şey yapabilir?” diye sorgularız. Oysa çoğu zaman görmediğimiz gerçek şudur: Kötülüğün kaynağı, kasıtlı bir kötülükten değil, bilgisizlikten doğar.
İnsan yanlış yapmaz; yanlış bildiği için yapar.
Bilgi, insanın kalbinde ışık gibidir. O ışık sönünce, insanın yönü de kaybolur. İşte o an, karanlık başlar. Ve biz, o karanlığı kötülük zannederiz.

Bilgi Biriktirmek Değil, Bilinç Kazanmak

Eğitim, sadece okullarda verilen bir sistem değildir. Kitaplar, elbette değerlidir; ama insanın asıl eğitimi, kalbinde başlar.
Bir insan ne kadar kitap okursa okusun, eğer o kitapların anlattıklarını hayatına geçiremiyorsa, bilginin sadece kabuğuna sahiptir. Bilinç, o bilginin ete kemiğe bürünmüş halidir.
Birçok insan dünyayı değiştirmek ister ama önce kendisini dönüştürmeyi akıl etmez.
İşte bu yüzden, kötülük başkalarında değil, kendi içimizdeki cehalette doğar.
Gerçek bilgi, insanı yargılamaktan alıkoyar; anlamaya, dinlemeye, sabretmeye yönlendirir. Çünkü bilen insan, kimsenin mükemmel olmadığını da bilir.

Bilgisizliğin Sessiz Zehri

Bilgisizlik bazen sessiz bir zehir gibidir. İnsan farkında bile olmadan onunla yaşar, onunla düşünür, onunla karar verir.
Yargılar, önyargılar, nefretler, kibir ve hırslar hep bu zehrin ürünüdür.
Bilmeyen insan, korkar. Çünkü anlamadığı her şeyden tehdit hisseder.
O korku büyüdükçe öfkeye, öfke ise kötülüğe dönüşür.
Oysa bilen insan, anlar. Anlayınca korkmaz; korkmayınca saldırmaz.
İşte bu yüzden, dünyanın asıl düşmanı nefret değil, cehalettir.
Bir insanın kalbinde bilgi ışığı varsa, o insan kötülükle değil, iyilikle yankılanır.

Ceza Değil, Farkındalık Gerek

Birine kızmak kolaydır. “Hata yaptı, cezasını çeksin” demek, adalet gibi görünür ama bazen sadece intikamın yumuşak biçimidir.
Gerçek adalet, insanı cezalandırmak değil, onu bilinçlendirmektir.
Çünkü ceza, davranışı bastırır; ama farkındalık, onu dönüştürür.
Bir çocuğu düşün. Eğer ona sadece bağırırsan, korkar. Ama neden yanlış yaptığını anlatırsan, öğrenir.
Toplumlar da çocuk gibidir. Ceza korkusu onları susturur, bilgi ise büyütür.
Bilgiyle büyüyen insan, kötülüğün değil, iyiliğin izini sürer.

Karanlığı Korkutarak Değil, Işıkla Yenebiliriz

Karanlığa bağırarak onu yok edemezsin.
Karanlık, ışığın olmadığı yerdir sadece.
İnsanlara bağırmak, onları cezalandırmak, susturmak karanlığı dağıtmaz — tam tersine, onu derinleştirir.
Bir insanın kalbine dokunmak istiyorsan, önce o kalbin neden karardığını anlamalısın.
Her nefretin altında bir korku, her kötülüğün ardında bir eksiklik yatar.
Bilgi, o eksikliği tamamlar.
O yüzden, kötülüğü yenmenin yolu cezadan değil, eğitimden; korkutmaktan değil, anlamaktan geçer.

İyiliğin Dili Sessizdir, Ama Güçlüdür

Bilgiyle dolu bir kalp, bağırmaz. Anlatır.
Öfkeyle değil, nezaketle değiştirir insanları.
Çünkü bilir ki iyilik, gösterişli değil; sessizdir.
Kötülüğü cezayla susturmak, bir süreliğine işe yarar. Ama iyilik, sessizliğinde bile kalıcıdır.
Bir bilge şöyle der: “Bir insanın kalbine dokunmak, ona ceza vermekten bin kat daha güçlüdür.”
İyilik öğretir. Bilgiyle birleşince ise, insanın içinde çiçek açar.
O çiçek bir kez büyüdü mü, artık kötülük orada barınamaz.

Bir Toplumun Kurtuluşu Bilinçtedir

Bir ülkenin ekonomisi, sanayisi, teknolojisi ne kadar gelişmiş olursa olsun; eğer halkı bilinçsizse, o gelişim sadece kabuktur.
Gerçek medeniyet, insanların birbirine nasıl davrandığında gizlidir.
Eğitimli insan, unvanı olan değil; hatasını fark ettiğinde özür dileyebilendir.
Bilgisiz insan, haklı olmasa bile son sözü söylemek ister.
Bilgili insan, haklı olsa bile sessiz kalmayı bilir.
İşte o fark, insanlıkla cehalet arasındaki en ince çizgidir.

Cehalet Karanlıktır, Ama Her Karanlık Sonsuz Değildir

İnsanı karanlıktan kurtaracak olan tek şey cezalandırmak değil, bilgilendirmektir. Çünkü bilgi, bir ışık gibidir; küçük bir mum bile zifiri karanlıkta yol gösterir.
Her insanın içinde yanmayı bekleyen bir ışık vardır, yeter ki biri ona kıvılcımı versin.

Öğretmek, Sevmektir

Gerçek öğretmen, sadece bilgi aktaran değil; sabırla dinleyen, anlayan ve sevgiyle yol gösterendir.
Birine bir şey öğretmek, aslında “Senin öğrenmeye değer olduğunu düşünüyorum” demektir.
İşte bu yüzden, öğretmek bir sevgi biçimidir.

Bilgi Kalpten Geçmezse, Davranışa Dönüşmez

Kitaplar bize teoriyi verir ama hayat bize sınavı verir.
Bir insan ne kadar çok okursa okusun, kalbinden geçmeyen bilgi bir alışkanlığa dönüşmez.
O yüzden, insanın bilgisi değil; o bilgiyi nasıl yaşadığı değerlidir.

Kötülüğü Yargılamak Kolaydır, Ama Anlamak Cesaret İster

Birinin neden yanlış yaptığını anlamak, sabır ister.
Bu sabır, kötülüğü affetmek değil, onun kökünü çözmek demektir.
Çünkü anlamadan değişim olmaz. Değişim, anlamanın sessiz sonucudur.

Bilgi İnsan Yapar, Cehalet Kitle Yaratır

Bilen insan sorgular, düşünen insan üretir.
Ama bilmeyen kalabalıklar, düşünmeden yönlendirilmeye açıktır.
Gerçek eğitim, bireyi özgür kılar.
Çünkü bilgi, insanın hem aklını hem de vicdanını uyandırır.

Son Söz

İnsan, bilmedikçe korkar; korktukça saldırır.
Ama öğrendikçe yumuşar, anladıkça sever.
Kötülüğün kökü bilgisizliktir.
O yüzden insanları cezalandırmak değil, bilinçlendirmek gerekir.
Çünkü karanlık, karanlıkla değil; ışıkla kaybolur.
Ve o ışık, bilgiyle yanar. Ahmet Tekin

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI TUTA TUTA TUTUNMAYI ÖĞRENDİM Yalanın Değdiği Kalpte Gerçek Bile Şüpheli Olur Parkta Salıncak Sırası Bekleyen Çocuk Gibi Bekledim Seni Doğru İnsanlar Kalmanın Bir Yolunu Her Zaman Bulur! Sizi Sevmeye Cesareti Olmayan İnsanlarla Bir Gelecek Hayal Etmeyin Aşk Bir Katil midir? Cumhuriyet: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Gücün Haklı Çıktığı Yerde Adalet Yoktur Bir İnsanın Eğitimi Yalnızca Kitaplarla Ölçülmez Çoğu İnsanın En Büyük Hatası, Başlamadan Önce Mükemmel Şartları Beklemesidir Hayat Kısa Değil, Sen Onu Boşa Harcıyorsun Bazen Sevmediğinden Değil, Yorulduğundan Vazgeçersin Kadınların Sessizce Tiksindiği Adam Rolleri: İlişkilerde Kayıp ve Yanlış Anlamalar Eğer Mutsuz Olmak İstemiyorsan Kalbini Sadece Kıymet Bilene Aç İkinci Şans Birincisine İhanettir Bir Gençlik Daha Harcanmaz Uğruna! Gerçek Zenginlik: Az Şeye İhtiyaç Duyabilmek Ölümden Korkan İnsan, Yaşayan Bir Köledir Gerçek Gücün Sessiz Tanığı: Vazgeçebildiklerimiz UMUT: ZENGİNİN LÜKSÜ, FAKİRİN EKMEĞİ Değerlisin Ama Değer misin? Kendi Devrimini Yapmadan Dünya Değişmez Düşüncenin Gücüyle Yeniden Başlamak “Seveceksen Ölçülü Sev Ki Sevgin Uzun Sürsün” Son Sığınak: Tavrını Seçme Özgürlüğü Herkesi Sev, Azına Güven, Kimseye Kötülük Etme SEVGİ YER DEĞİŞTİRDİ DÜNYADA HİÇBİR ŞEY SANA AİT DEĞİL… SEN NEYİN PEŞİNDESİN? Kusurları Sevmek: Aşkın Gerçek Yüzü İnsanlığa Yenilmek Seven İnsan Veda Eder mi? Sevmek Başkadır, Beklemek Bambaşka Bir Hikâye Kötülüğün Gölgesinde İnsan: Kimse Kendi İsteğiyle Kötü Değildir Aşk Yalan Söyler mi? Sevdiğin Her Şey Kaybolabilir Ama Sevgi Geri Döner: Hayatın Döngüsünde Kayıp ve Umut AKLIN IŞIĞINDA: BİLGİNİN DOĞUŞU VE İNSAN ZİHNİNİN YARATICI GÜCÜ Sessizliğin Suçu: Haksızlığın Cezasız Kalması YALANIN GÖLGESİNDE GÜVENİN KIRILGANLIĞI Dostluk: Göründüğü Gibi Olmak ve Olduğu Gibi Görünmek Başlıksız İktidar: Güç Arzusu Olmadan Yönetmek Mümkün mü? DEMOKRASİ, EĞİTİMLİ HALKIN REJİMİDİR: CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ SANDIK Kanun ve Adet, Zorla Değil İyilikle Yerleşirse Adalet Olur Demokratik Devletin Temeli Özgürlüktür Güç ve Adalet: Sessizlerin Çığlığı, Kudretlilerin Sessizliği Aptallığın Sonsuzluğu: Düşünmenin Tembelliği, İnsanın Felaketi Adaletin Olmadığı Yerde Ahlaktan Bahsedilemez Devletlerin Refahı: Para mı, Adalet mi? HÜKMETMEK KOLAY, İDARE ETMEK ZOR: KENDİMİZE HÜKMETMEYİ ÖĞRETEN HÜKÜMET Hiçbir Şey Güzel Olmayacak! Hukuk Mu, İktidarın Aracı mı? Adaletin Çift Standartlı Yüzü! Adalet Sistemi: Güçlüler İçin Özgürlük, Zayıflar İçin Cezalandırma mı? Uzayan Davalar ve Mağduriyetler: Yargı Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir? Ekonomide Büyüme mi, Derinleşen Kriz mi? Adalet ve Özgürlük Tartışması: Yargı Reformları mı Siyasal Baskılar mı? Eski Türkiye ve Yeni Türkiye: Nereye Gidiyoruz? Türkiye’nin Ekonomik Çıkmazı: Siyasi Kararların Gölgesinde Bir Kriz Umutsuzluğun Gölgesinde Yaşam: Ekonomik Çıkmaz ve İntihar Sevilmeye Bırakmak Gerçek Aşk: Şans Oyunlarından Bir Adım İleri Sevgi ve Yaşam Arasında Bir Denge Arayışı Haykırış ve İsyan: Sevginin Çığlığı Paranın Gölgesinde Sevgi Maskelerin Ardında ki Gerçeklik: Duyguların Gizli Dansı Sevgi: İnsanlığın En Değerli Hazinesi İnsanın Yapabildikleri ve Yapamadıkları Sevmek mi Günah Sevmemek mi? Din, Yanılsama ve İnsan Psikolojisi Üzerine Para ve Güç: İnsanlık Tarihi ve Modern Dünyadaki Etkileri Topluluk Yönetiminin Üstünlüğü: Çoğunluğun Yargısının Gücü Adaletin Kaynağı ve Hukukun Devlet Üzerindeki Rolü Özgürlüğün Sorumluluk Yükü ve İnsanların Bu Yükten Kaçış Eğilimi Bilge İnsanlar Konuşur Çünkü Söyleyecek Bir Şeyleri Vardır; Aptal İnsanlar Konuşur Çünkü Bir Şey Söylemek Zorundadırlar Bir İşe Başlamadan Önce Her Şey İmkansız Gibi Görünür: Başlama Cesaretinin Gücü Ekonomik Uçurum: Paranın Bekçileri Yanlış Yoldan Gitmenin Kolaylığı Kişilerin Başaklara Benzemesi: Olgunlaşma Süreci Üzerine Bir İnceleme Korkuyla İtaat Eden Kötü Adamlar, Sevgiyle İtaat Eden İyi Adamlar Üzerine Bir Düşünce Atatürk: Türk Milletinin Varoluşunu Koruyan Evrensel Lider Parayı Elde Etmekten Daha Zor Olan: Onu Korumak ve Büyütmek Sağlık ve Para Paradoksu: Hayatın İki Ucu Hayatın Gerçek Zenginliği: Sağlık Üzerine Bir Düşünce Başarı: Bir Yolculuk, Bir Varış Noktası Değil Dünyayı Değiştiren Çılgınlar: Büyük Değişimlere İmza Atanlar Çok Bakarsan Odak Noktanı Kaybedersin Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları Üzerine: Neden Yüksek Beklentiler Hayal Kırıklığına Yol Açar? Gizli Güzellikler: Hayatın İnceliklerini Fark Etme Sanatı Korku ve Cesaretin İnce Çizgisi: Her Gün Ölmek mi, Bir Gün Ölmek mi? Gözlemle, Sus, Dinle, Az Yargıla, Çok Sor: Bilgelik Yolunda Beş İlke İyi İnsanların Gücü ve Cezalandırılmasının Şiddeti İnsan Anlam Arayışında Olan Bir Varlıktır Konuşma Sanatı: Aklın Kullanımı Üzerine Bir İnceleme Giden ve Ölen: İnsanın İki Büyük Acısı Eğitim ve Demokrasi: Bir Toplumun İnşası Fikir ve Düşünce Arasındaki Fark Geçmişteki Hataları Hatırlatmanın Zararları: İyileşme Sürecine Saygı Gösterin Gazi Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Sığınmacı Yasası ve İskan Politikaları Büyük İskender'in Son Üç Arzusu ve Hayatın Gerçek Değerleri İyi ve Kötü: Aydınlık ve Karanlık Üzerine Bir İnceleme Güler yüzlü İhanet: İki Yüzlü İnsanlarla Baş Etmenin Yolları ve Stratejiler Ahmet Tekin'in Kaleminden: Aristoteles'in Mutluluk Anlayışı Üzerine Bir İnceleme Aristoteles'in Anıtı Üzerine: Atinalılar ve Himeraeos'un Trajik Hikayesi 19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Mutluluğun Anlamı: Ahmet Tekin'in Perspektifinden Bir Değerlendirme Kendini Bulmak ve Mutluluğun Yolu Sevgi, Gurur ve Özgürlük: İnsanı Anlamak Düşüş Anında Yakalayamadığımız Şeyler: Reflekslerin Gücü ve İnsan İlişkilerindeki Rolü Çeşitlilik İçinde İnsanlık: Kevaşe, Suriyeli, Hırsız ve Arsız Kayıp ve İyileşme Üzerine Düşünceler Gerçek Zenginlik: Hayat Deneyiminin Derinliği ve Anlamı Değişim ve İnsanın Doğasındaki Acı Stresin Kaynağı Olarak Geçim ve Ölüm: İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri Modern İlişkilerin Dinamikleri: Aşk, Özgürlük ve Tek Başına Olma Dünyanın Kiralık Sevgilerle Dolu Yüzü: Sevgi ve Açlık İlişkisi Cesaret ve Korkaklık Arasındaki İnce Çizgi: Korku Üzerine Düşünceler Evrenin Gizemli Dansı: Zaman, Mekân ve Kuvvet Modern Dünyanın İronisi: Para ve İnsanlık Cesaret, Güç ve Fikir: İnsanın İçsel Yolculuğu Unutma Ki Unuttun Beni: Unutulanlar Asla Unutmaz! Değerli Olma Üzerine Bir Bakış Açısı: Başarı ve Değer Arasındaki Fark Aşırı Samimiyet, İyilik ve Sevginin Tehlikeleri: Denge Esas Alınmalı mı? Günümüz Dünyasında Yönetim ve Uyku Arasındaki İnce Dengeler