Tura Türk
HV
30 KASIM Pazar 08:59

DÜNYADA HİÇBİR ŞEY SANA AİT DEĞİL… SEN NEYİN PEŞİNDESİN?

Ahmet Tekin
Ahmet Tekin

Bir gün uyanacaksın ve anlayacaksın…

Bu hayatta “sahip oldukların” dediğin hiçbir şey, aslında sana ait değilmiş. O çok sevdiğin ev, gururla sürdüğün araba, ellerinle büyüttüğün çocuklar, uğruna ömrünü verdiğin sevgili, her şey… Hepsi zamanla senden kopacak. Sen istemesen de.

Bir dur, soluklan. Koşuyorsun, farkındayım. Hedeflerin var, borçların var, planların var. Ama şu an, sadece bir dakikalığına yavaşla.

Etrafına bak. Gerçekten sahip olduğunu sandığın şeylere bak: O oturduğun koltuk, cep telefonun, adına kayıtlı ev, bankadaki para, "benimsin" dediğin sevgili, hep seninle olsun dediğin aile… Hepsini gözlerinin önüne getir. Şimdi sana bir soru: Hangisi gerçekten senin?

Düşünmesi bile zor değil mi? Çünkü sahip olduğumuzu sandığımız şeyler, birer yanılsamadan ibaret aslında. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, sanki hiçbir şey elimizden kayıp gitmeyecekmiş gibi davranıyoruz.

Sonsuza kadar yaşayacakmışız gibi plan yapıyor, her şeyi kontrol edebileceğimizi sanıyoruz. Ama hayat, her gün suratımıza tokat gibi çarpıyor gerçeği: Bu dünyada hiçbir şey sana ait değil. Evler yıkılıyor, arabalar satılıyor, ilişkiler bitiyor, insanlar ölüyor. Bugün “benim” dediğin ne varsa, yarın senden alınabilir. Ve çoğu zaman da alınıyor zaten. Sen çaresizce ardından bakarken, hayat hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor. Peki o zaman… Bu kadar çaban, bu kadar yorgunluk, bu kadar kaygı niye? Neyin peşindesin gerçekten?

 

Evin Satıldı, Hatıraların da Gitti

Bir ömür çalışıp didindiğin ev… Duvarlarına çocuklarının boy çizgilerini işlediğin, mutfağında eşinle ilk kahveni içtiğin, penceresinden gökyüzünü hayal ettiğin ev… Gün geldi, borçlara yenik düştün ya da miras meselesi çıktı. Bir kalemde satıldı. İçindeki eşyalar dağıldı. Perdeler bile söküldü, anılarınla birlikte.

“Ev benimdi” demeye kalmadan, tapuda başka birinin ismi yazılı artık. Sana kalan yalnızca birkaç eski fotoğraf ve aklında canlanan görüntüler.

O ev artık yok, senin olan hiçbir şey de.

 

Arabanı Aldılar, Yollar Yalnız Kaldı

O ilk maaşla alınan araba, içinde yaşanmış nice yol hikayesi… Belki yazlık yollarda sevdiklerini taşıdın, belki yağmurlu gecelerde kendini. Ama işte, sigorta borcu, ekonomik kriz, ya da sadece zaman… Araban gitti. Ya satıldı, ya çalındı, ya da hurdaya çıktı.

Ruhu yok artık. Ruhsatı bile başkasının elinde.

Sen ise hâlâ arka koltuğa bıraktığın o peluş ayıyı hatırlıyorsun. Ya da cam kenarında akan yağmur damlalarını izlerken düşündüğün hayalleri…

Bir zamanlar senindi. Ama değildi.

 

Sevdiğin Gitti, Kalbini de Alıp Gitti

Sana “sonsuz” sözü veren… Gözlerinin içine bakıp “senden başka kimsem yok” diyen… Gün geldi ve seni terk etti. Nedeni olmadı çoğu zaman. Belki başka birini buldu, belki sadece senin sevgine doymuştu.

Ama gitti. Kalbini söküp götürür gibi…

Ve sen anladın ki, bir insana ait olduğunu sanmak, en büyük yanılgıymış. Aşk bile kalıcı değil bu dünyada. Sevgiler tükeniyor, duygular değişiyor, insanlar yüz çeviriyor.

Kaldın tek başına. Elinde bir veda mesajı ve hiçbir zaman verilmeyecek cevaplar…

 

Ailemiz Bile Bize Emanetmiş

En çok ne zaman yıkıldın biliyor musun?

Annenin mezarının başında, babanın sessiz sedasız gidişini izlediğinde… Aileni kaybettiğinde.

O an anladın: Ne kadar sevsen de, ne kadar bağlansan da; anne-baba bile kalıcı değil bu dünyada.

Evdeki boş sandalye seni parçaladı. Evin sessizliği boğazını düğümledi. Oysa sen onların hep yanında olacağını sanmıştın. Ama hayat sana acı gerçeği öğretti:

Sevdiğin herkes bir gün gidiyor.

Sahip olduğunu sandığın herkes aslında misafirmiş hayatında.

 

Parayı Biriktirdin, Mülkü Yığdın… Peki Sonra?

Yıllarca birikim yaptın. Gayrimenkuller aldın. Tapular dolapta istiflenmişti. Dükkanlar, arsalar, yazlıklar… Hayatını geleceğini garanti altına almaya adadın.

Ama sonra?

Ya seni dolandırdılar, ya da çocukların birbirine düştü. Belki de ölüm geldi ve hiçbirine yetişemedin.

Sen toprağa girdiğinde, ardında kalanlar kavgaya tutuştu. Eşyalar paylaşıldı, hatıralar satıldı.

 

Senin “benim” dediklerin, artık başkasının oldu. Toprağa hiçbir şey götüremedin.

 

Her Şey Emanet, Her Şey Geçici

Bu dünya kimseye kalmaz.

Sahip oldukların sadece emanet. Kalıcı olan tek şey; yaptığın iyilikler, sevgiyle sarıldığın anlar ve arkanda bıraktığın güzel izler.

Bankadaki paran değil, kalbindeki merhamettir seni insan yapan.

Ne kadar uğraşırsan uğraş, hiçbiri senin değil.

Eşyalar, insanlar, ilişkiler, unvanlar, hepsi seni terk edecek.

Peki sen hâlâ neyin peşindesin?

Ne İçin Yaşıyorsun?

Gerçekten, bir sor kendine…

Bu telaş, bu koşuşturma, bu kavga ne için?

Hırsla kazandığın şeylerin sana bir gün bile huzur vermediğini fark etmedin mi?

Sahip olduklarını sanıp da yalnızlaştığın anları hiç düşündün mü?

Bir gün sen de yok olacaksın. Ve senden geriye sadece bir mezar taşı kalacak. Üzerinde iki tarih ve adın.

Ne malın yazacak orada, ne unvanın, ne de kimlere hükmettiğin.

Sadece sen kalacaksın. Ve belki de yıllar sonra bile “iyi bir insandı” diyen birkaç dil…

 

SON SÖZ: SAHİ, SEN NEYİN PEŞİNDESİN?

Bir ev mi?

Bir araba mı?

Bir unvan mı?

Yoksa bir insanı kaybetmemek mi?

Hepsi geçecek. Hepsi bir gün senden alınacak.

Asıl mesele şu:

Senin ardında ne kalacak?

Unutma…

Bu dünya bir duraktır. Sahip oldukların sadece bir süreliğine yanında.

Ve sonunda her şey gidecek.

Senin olmayan hiçbir şey için bu kadar harap olma.

Çünkü dünyada hiçbir şey sana ait değil.

O yüzden…

Sen neyin peşindesin? Ahmet TEKİN

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI TUTA TUTA TUTUNMAYI ÖĞRENDİM Yalanın Değdiği Kalpte Gerçek Bile Şüpheli Olur Parkta Salıncak Sırası Bekleyen Çocuk Gibi Bekledim Seni Doğru İnsanlar Kalmanın Bir Yolunu Her Zaman Bulur! Sizi Sevmeye Cesareti Olmayan İnsanlarla Bir Gelecek Hayal Etmeyin Aşk Bir Katil midir? Cumhuriyet: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Gücün Haklı Çıktığı Yerde Adalet Yoktur Kötülüğün Kökü Bilgisizliktir Bir İnsanın Eğitimi Yalnızca Kitaplarla Ölçülmez Çoğu İnsanın En Büyük Hatası, Başlamadan Önce Mükemmel Şartları Beklemesidir Hayat Kısa Değil, Sen Onu Boşa Harcıyorsun Bazen Sevmediğinden Değil, Yorulduğundan Vazgeçersin Kadınların Sessizce Tiksindiği Adam Rolleri: İlişkilerde Kayıp ve Yanlış Anlamalar Eğer Mutsuz Olmak İstemiyorsan Kalbini Sadece Kıymet Bilene Aç İkinci Şans Birincisine İhanettir Bir Gençlik Daha Harcanmaz Uğruna! Gerçek Zenginlik: Az Şeye İhtiyaç Duyabilmek Ölümden Korkan İnsan, Yaşayan Bir Köledir Gerçek Gücün Sessiz Tanığı: Vazgeçebildiklerimiz UMUT: ZENGİNİN LÜKSÜ, FAKİRİN EKMEĞİ Değerlisin Ama Değer misin? Kendi Devrimini Yapmadan Dünya Değişmez Düşüncenin Gücüyle Yeniden Başlamak “Seveceksen Ölçülü Sev Ki Sevgin Uzun Sürsün” Son Sığınak: Tavrını Seçme Özgürlüğü Herkesi Sev, Azına Güven, Kimseye Kötülük Etme SEVGİ YER DEĞİŞTİRDİ Kusurları Sevmek: Aşkın Gerçek Yüzü İnsanlığa Yenilmek Seven İnsan Veda Eder mi? Sevmek Başkadır, Beklemek Bambaşka Bir Hikâye Kötülüğün Gölgesinde İnsan: Kimse Kendi İsteğiyle Kötü Değildir Aşk Yalan Söyler mi? Sevdiğin Her Şey Kaybolabilir Ama Sevgi Geri Döner: Hayatın Döngüsünde Kayıp ve Umut AKLIN IŞIĞINDA: BİLGİNİN DOĞUŞU VE İNSAN ZİHNİNİN YARATICI GÜCÜ Sessizliğin Suçu: Haksızlığın Cezasız Kalması YALANIN GÖLGESİNDE GÜVENİN KIRILGANLIĞI Dostluk: Göründüğü Gibi Olmak ve Olduğu Gibi Görünmek Başlıksız İktidar: Güç Arzusu Olmadan Yönetmek Mümkün mü? DEMOKRASİ, EĞİTİMLİ HALKIN REJİMİDİR: CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ SANDIK Kanun ve Adet, Zorla Değil İyilikle Yerleşirse Adalet Olur Demokratik Devletin Temeli Özgürlüktür Güç ve Adalet: Sessizlerin Çığlığı, Kudretlilerin Sessizliği Aptallığın Sonsuzluğu: Düşünmenin Tembelliği, İnsanın Felaketi Adaletin Olmadığı Yerde Ahlaktan Bahsedilemez Devletlerin Refahı: Para mı, Adalet mi? HÜKMETMEK KOLAY, İDARE ETMEK ZOR: KENDİMİZE HÜKMETMEYİ ÖĞRETEN HÜKÜMET Hiçbir Şey Güzel Olmayacak! Hukuk Mu, İktidarın Aracı mı? Adaletin Çift Standartlı Yüzü! Adalet Sistemi: Güçlüler İçin Özgürlük, Zayıflar İçin Cezalandırma mı? Uzayan Davalar ve Mağduriyetler: Yargı Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir? Ekonomide Büyüme mi, Derinleşen Kriz mi? Adalet ve Özgürlük Tartışması: Yargı Reformları mı Siyasal Baskılar mı? Eski Türkiye ve Yeni Türkiye: Nereye Gidiyoruz? Türkiye’nin Ekonomik Çıkmazı: Siyasi Kararların Gölgesinde Bir Kriz Umutsuzluğun Gölgesinde Yaşam: Ekonomik Çıkmaz ve İntihar Sevilmeye Bırakmak Gerçek Aşk: Şans Oyunlarından Bir Adım İleri Sevgi ve Yaşam Arasında Bir Denge Arayışı Haykırış ve İsyan: Sevginin Çığlığı Paranın Gölgesinde Sevgi Maskelerin Ardında ki Gerçeklik: Duyguların Gizli Dansı Sevgi: İnsanlığın En Değerli Hazinesi İnsanın Yapabildikleri ve Yapamadıkları Sevmek mi Günah Sevmemek mi? Din, Yanılsama ve İnsan Psikolojisi Üzerine Para ve Güç: İnsanlık Tarihi ve Modern Dünyadaki Etkileri Topluluk Yönetiminin Üstünlüğü: Çoğunluğun Yargısının Gücü Adaletin Kaynağı ve Hukukun Devlet Üzerindeki Rolü Özgürlüğün Sorumluluk Yükü ve İnsanların Bu Yükten Kaçış Eğilimi Bilge İnsanlar Konuşur Çünkü Söyleyecek Bir Şeyleri Vardır; Aptal İnsanlar Konuşur Çünkü Bir Şey Söylemek Zorundadırlar Bir İşe Başlamadan Önce Her Şey İmkansız Gibi Görünür: Başlama Cesaretinin Gücü Ekonomik Uçurum: Paranın Bekçileri Yanlış Yoldan Gitmenin Kolaylığı Kişilerin Başaklara Benzemesi: Olgunlaşma Süreci Üzerine Bir İnceleme Korkuyla İtaat Eden Kötü Adamlar, Sevgiyle İtaat Eden İyi Adamlar Üzerine Bir Düşünce Atatürk: Türk Milletinin Varoluşunu Koruyan Evrensel Lider Parayı Elde Etmekten Daha Zor Olan: Onu Korumak ve Büyütmek Sağlık ve Para Paradoksu: Hayatın İki Ucu Hayatın Gerçek Zenginliği: Sağlık Üzerine Bir Düşünce Başarı: Bir Yolculuk, Bir Varış Noktası Değil Dünyayı Değiştiren Çılgınlar: Büyük Değişimlere İmza Atanlar Çok Bakarsan Odak Noktanı Kaybedersin Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları Üzerine: Neden Yüksek Beklentiler Hayal Kırıklığına Yol Açar? Gizli Güzellikler: Hayatın İnceliklerini Fark Etme Sanatı Korku ve Cesaretin İnce Çizgisi: Her Gün Ölmek mi, Bir Gün Ölmek mi? Gözlemle, Sus, Dinle, Az Yargıla, Çok Sor: Bilgelik Yolunda Beş İlke İyi İnsanların Gücü ve Cezalandırılmasının Şiddeti İnsan Anlam Arayışında Olan Bir Varlıktır Konuşma Sanatı: Aklın Kullanımı Üzerine Bir İnceleme Giden ve Ölen: İnsanın İki Büyük Acısı Eğitim ve Demokrasi: Bir Toplumun İnşası Fikir ve Düşünce Arasındaki Fark Geçmişteki Hataları Hatırlatmanın Zararları: İyileşme Sürecine Saygı Gösterin Gazi Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Sığınmacı Yasası ve İskan Politikaları Büyük İskender'in Son Üç Arzusu ve Hayatın Gerçek Değerleri İyi ve Kötü: Aydınlık ve Karanlık Üzerine Bir İnceleme Güler yüzlü İhanet: İki Yüzlü İnsanlarla Baş Etmenin Yolları ve Stratejiler Ahmet Tekin'in Kaleminden: Aristoteles'in Mutluluk Anlayışı Üzerine Bir İnceleme Aristoteles'in Anıtı Üzerine: Atinalılar ve Himeraeos'un Trajik Hikayesi 19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Mutluluğun Anlamı: Ahmet Tekin'in Perspektifinden Bir Değerlendirme Kendini Bulmak ve Mutluluğun Yolu Sevgi, Gurur ve Özgürlük: İnsanı Anlamak Düşüş Anında Yakalayamadığımız Şeyler: Reflekslerin Gücü ve İnsan İlişkilerindeki Rolü Çeşitlilik İçinde İnsanlık: Kevaşe, Suriyeli, Hırsız ve Arsız Kayıp ve İyileşme Üzerine Düşünceler Gerçek Zenginlik: Hayat Deneyiminin Derinliği ve Anlamı Değişim ve İnsanın Doğasındaki Acı Stresin Kaynağı Olarak Geçim ve Ölüm: İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri Modern İlişkilerin Dinamikleri: Aşk, Özgürlük ve Tek Başına Olma Dünyanın Kiralık Sevgilerle Dolu Yüzü: Sevgi ve Açlık İlişkisi Cesaret ve Korkaklık Arasındaki İnce Çizgi: Korku Üzerine Düşünceler Evrenin Gizemli Dansı: Zaman, Mekân ve Kuvvet Modern Dünyanın İronisi: Para ve İnsanlık Cesaret, Güç ve Fikir: İnsanın İçsel Yolculuğu Unutma Ki Unuttun Beni: Unutulanlar Asla Unutmaz! Değerli Olma Üzerine Bir Bakış Açısı: Başarı ve Değer Arasındaki Fark Aşırı Samimiyet, İyilik ve Sevginin Tehlikeleri: Denge Esas Alınmalı mı? Günümüz Dünyasında Yönetim ve Uyku Arasındaki İnce Dengeler