google.com, pub-5635234458637791, DIRECT, f08c47fec0942fa0

Parkta Salıncak Sırası Bekleyen Çocuk Gibi Bekledim Seni

Ahmet Tekin

17-11-2025 00:48

Beklemek…

Bazen bir sesin, bazen bir insanın, bazen sadece bir ihtimalin kapısında dikilmek…

İnsanı en çok büyüten de, en çok yıpratan da budur aslında.

Ben seni, tıpkı parkta salıncak sırası bekleyen bir çocuk gibi bekledim.

Biraz heyecanla, biraz sabırsızlıkla, biraz da o salıncağı bir başkasının kapacak korkusuyla.

Gözümü senden ayıramadan, elim kalbimde, nefesimi tutarak…

Gelir misin, gelmez misin… Bana mı dönersin, yoksa başka bir yüreğe mi?

Bekledim.

Çünkü kalbim vardı.

Çünkü hissettiğin şey büyüktü.

Çünkü bazen insan, olmak istediği tek yerin birinin kalbi olduğunu fark eder.

Beklemek, Büyümektir

Bekleyen insan, önce sabrı öğrenir.

Sonra kendine rağmen güçlü kalmayı…

Sonra da bir duyguyu taşımayı.

Bir çocuğun o narin sabrı, içimizde hâlâ bir yerlerde yaşıyormuş meğer.

Senin için beklerken bunu fark ettim.

Korku ile Heyecan Arasındaki İnce Çizgi

Çocukken salıncağı başkası kapmasın diye nasıl tetikte durursan…

İnsan sevdiğini beklerken de aynı tedirginlik vardır.

Ya o kişi gelmezse?

Ya başkasına giderse?

Ya senin gönlünce olmazsa?

İşte en büyük çelişki burada: Hem umudun var, hem korkun.

İnsan, En Çok Beklerken Kendisiyle Yüzleşir

Seni beklediğim anlarda fark ettim ki, aslında insan sevdiğini beklerken içindeki boşlukla tanışıyor.

Bu bekleyiş, bir insanı en gerçek hâline çeviren aynadır.

Korkularım çıktı karşıma, heveslerim, umudum, kırgınlığım…

Hepsi seni beklerken dizildi önüme.

Sevmek, Risk Almaktır

Salıncağa binmek bile bir risktir çocuk için.

Ya düşerse?

Ama yine de biner, yine de dener, yine de güvenir.

Ben de öyle yaptım.

Sevmek, insanın kalbini açmasıdır.

Ben açtım.

Belki de o yüzden bu kadar korktum.

Gözüm Hep Sende Kaldı

Tıpkı salıncak sırası bekleyen bir çocuğun, gözünü salıncaktan ayırmaması gibi…

Ben de gözümü senden ayıramadım.

Kalabalık geçse, zaman aksa, dünya benden habersiz dönse bile fark etmezdi.

Ben sadece seni düşündüm, seni bekledim, sana tutundum.

Her Bekleyişin Bir Bedeli Vardır

Beklemek insana sabır öğretir ama yıpratır da.

Her saniye, içten içe bir hesaplaşmadır.

“Değer mi?” diye düşünürsün.

Ve her seferinde “Evet” dersin.

Çünkü değer verdiğin şeyin adı bir kez konmuşsa, kalbini geri çekmek kolay değildir.

Belki de En Temizi Bu Bekleyişti

Çocukken salıncağa bindiğinde her şeyi unutursun ya…

Belki de seni beklemek bana bunu öğretti:

Heyecanını, korkunu, masumiyetini aynı anda taşıyabilmeyi.

Belki de bu bekleyiş, kalbimin en temiz hâliydi.

Bir Bekleyişin İçindeki Sessiz Fırtınalar

Seni beklerken fark ettim ki, insan beklediği şeyden çok daha fazlasını taşır içinde.

Bekleyiş sadece sana dair değildi; kendi içime dair bilmediğim kapıları da açıyordu.

Rüzgârın bile sessizleştiği, zamanın ağırlaştığı anlar olur ya…

Kalbin, kendi sesini duyar hale gelir.

Benim için öyleydi işte.

Sen gelirsin diye gözlerimi bir an bile senden ayırmadığım o zamanlarda, aslında en derinimde sakladığım duygularımın tek tek yüzeye çıktığını gördüm.

Beklemek, kalbi çıplak bırakırmış meğer.

Ne saklayacak bir duvar kalır insanda, ne de kaçacak bir yer.

Bütün duygu çıplaklığıyla orada, tam ortada durursun.

Bir çocuğun salıncak sırası beklerken duyduğu karışık hâl…

Heyecan mı, endişe mi, umut mu, kıskançlık mı…

Büyüyünce kaybettiğimiz sandığımız ama aslında hiç kaybetmediğimiz duygular…

Hepsi geri gelir.

Ben de hepsini birden yaşadım.

Korkunun İçine Gizlenen Umut

İtiraf etmesi zor ama…

Asıl korkum seni kaybetmek değildi; seni hiç sahip olamamak ihtimaliydi.

Bir çocuk için salıncağın başkası tarafından kapılması neyse, benim için de sen oydu.

Seni biri benden önce fark eder mi?

Benden önce sever mi?

Seni elimden alır mı?

Bu sorular, bir insanın içini kemiren en sessiz fırtınalardır.

Dışarıdan belli olmaz.

Gülersin, konuşursun, hayatına devam edersin…

Ama içten içe, “Ya olmazsa?” suskunluğu büyür.

İnsan seveceği kişiyi beklerken aslında iki duyguyu aynı anda taşır:

Kaybetme korkusu ve kazanma umudu.

Bu iki duygu birbirine zıt gibi görünür ama aslında sevginin içindeki en doğal ikilidir.

Ve ikisi bir arada olunca insan biraz çocuk, biraz yetişkin, biraz kırılgan, biraz da güçlü olur.

Seni beklerken bunu öğrendim.

Sevgi denen şey, insanı aynı anda hem güçsüz hem güçlü yapabiliyormuş.

İnsanı En Çok Bekleten, En Çok Sevdiğidir

Beklemek bir kabulleniş değildir; bir bağlılıktır.

Bir bağ kurmuşsan, bir gönül vermişsen, bir duyguyu kalbine mühürlemişsen…

İnsanın ayakları geri dönmez.

Gitmek kolaydır ama kopmak zordur.

Ben de kopamadım.

Seninle ilgili düşüncelerim, tıpkı salıncağın ileri geri salınışı gibi, bazen en zirveye çıkıyor, bazen aşağı iniyordu.

Ama hiç durmuyordu.

Duramadı.

Birine değer verdiğin zaman, beklemeyi öğrenirsin.

Bu bekleyişte her şey kendini ele verir:

Sabrın, korkun, sevgin, dayanıklılığın, kırılganlığın…

Ben seni beklerken hepsini gördüm.

Ve anladım ki, insan en çok sevdiği için bekler.

Ve en çok sevdiği için acıtır kendini.

Bekleyenin İçinde Sessiz Bir Dua Vardır

Çocukken salıncağı beklerken içimizden şu geçer:

“Ne olur bitmesin, ne olur daha az sallansın ki sıra bir an önce bana gelsin…”

Büyüyünce de duygular çok benzer aslında:

“Ne olur bu kez olur, ne olur bu kez doğru kişi sensindir…”

Seni beklerken içimdeki duanın sesi hiç susmadı.

Kabul edilmesini beklediğim, içten bir yakarıştı bu.

Bir insanın tüm iyi yanı, tüm masumiyeti, tüm kırılganlığı böyle anlarda ortaya çıkar.

Belki bu yüzden beklemek insana yabancı gelmez.

Belki bu yüzden beklerken yıkılmayız.

Çünkü bekleyiş, duanın en sessiz hâlidir.

Çocuk Kalmayı Bilen Kalpler Daha Gerçek Sever

Seni beklerken şunu fark ettim:

İnsan, çocukluğunu kaybettiğinde değil, duygularını saklamayı öğrendiğinde yaşlanıyor.

Oysa seni beklerken içimdeki çocuk hiç susmadı.

Salıncağı bekleyen bir çocuğun gözlerindeki ışıltı gibi, ben de seni düşünürken aynı ışığı taşıdım.

Bu, yenilmişlik değil…

Bu, “Ben hâlâ hissedebiliyorum” diyebilmenin en saf hâliydi.

Büyümek, duyguların üstünü küllendirmekse…

Ben seni beklerken büyümedim.

Büyümek istemedim.

Belki de en doğru yapılan şey buydu.

Beklemek, İnsanın Kendini Tamamlamasıdır

Seni beklerken fark ettim ki, ben sadece seni değil…

Kendimi de arıyormuşum.

Bir insanı ‘beklemek’, bazen o insanda kendini bulma hayalidir.

Bir parça eksiktir belki içinden…

Onu tamamlayacak olanın sen olduğuna inanırsın.

Belki de bu yüzden bu kadar bekledim.

Çünkü seni beklerken, kendime bile itiraf edemediğim bir şeyi fark ettim:

Sen gelince tamamlanacağımı sanıyordum.

Ama zaman öğretti ki, insan kendini tamamlamadan başkasında tamamlanamaz.

Bu bekleyiş bana hem seni, hem kendimi, hem de eksikliklerimi gösterdi.

Ve Yine de Bekledim… Çünkü İçimde Bir Yer Sana Aitti

Tüm korkulara, tüm ihtimallere, tüm belirsizliklere rağmen…

Yine bekledim.

Çünkü içimde bir yer vardı, senin adınla atan.

Bir başkasına veremeyeceğim kadar özel, kıymetli, temiz bir yer…

Bazen insanlar bekledikleri için aptal sanılır…

Ama bekleyemeyenler bilmez:

Birini beklemek, en büyük cesaretlerden biridir.

Ben de cesur oldum.

Belki kaybettim, belki kazandım…

Ama bir şeyi net biliyorum:

Seni beklerken içimdeki en gerçek hâlimle tanıştım.

Son Söz

Ben seni gerçekten bekledim.

Bir çocuğun salıncağı beklerkenki masumiyetiyle, içtenliğiyle, saf hevesiyle…

Gelişine sevinecek, gidişine üzülecek, ama yine de bekleyecek kadar dürüst bir kalple.

Her insanın içinde böyle bir çocuk vardır; kimi saklar, kimi saklayamaz.

Ben saklayamadım.

Çünkü beklediğim kişi sendin. Ahmet Tekin

DİĞER YAZILARI TUTA TUTA TUTUNMAYI ÖĞRENDİM 01-01-1970 03:00 Yalanın Değdiği Kalpte Gerçek Bile Şüpheli Olur 01-01-1970 03:00 Doğru İnsanlar Kalmanın Bir Yolunu Her Zaman Bulur! 01-01-1970 03:00 Sizi Sevmeye Cesareti Olmayan İnsanlarla Bir Gelecek Hayal Etmeyin 01-01-1970 03:00 Aşk Bir Katil midir? 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet: Bir Milletin Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Gücün Haklı Çıktığı Yerde Adalet Yoktur 01-01-1970 03:00 Kötülüğün Kökü Bilgisizliktir 01-01-1970 03:00 Bir İnsanın Eğitimi Yalnızca Kitaplarla Ölçülmez 01-01-1970 03:00 Çoğu İnsanın En Büyük Hatası, Başlamadan Önce Mükemmel Şartları Beklemesidir 01-01-1970 03:00 Hayat Kısa Değil, Sen Onu Boşa Harcıyorsun 01-01-1970 03:00 Bazen Sevmediğinden Değil, Yorulduğundan Vazgeçersin 01-01-1970 03:00 Kadınların Sessizce Tiksindiği Adam Rolleri: İlişkilerde Kayıp ve Yanlış Anlamalar 01-01-1970 03:00 Eğer Mutsuz Olmak İstemiyorsan Kalbini Sadece Kıymet Bilene Aç 01-01-1970 03:00 İkinci Şans Birincisine İhanettir 01-01-1970 03:00 Bir Gençlik Daha Harcanmaz Uğruna! 01-01-1970 03:00 Gerçek Zenginlik: Az Şeye İhtiyaç Duyabilmek 01-01-1970 03:00 Ölümden Korkan İnsan, Yaşayan Bir Köledir 01-01-1970 03:00 Gerçek Gücün Sessiz Tanığı: Vazgeçebildiklerimiz 01-01-1970 03:00 UMUT: ZENGİNİN LÜKSÜ, FAKİRİN EKMEĞİ 01-01-1970 03:00 Değerlisin Ama Değer misin? 01-01-1970 03:00 Kendi Devrimini Yapmadan Dünya Değişmez 01-01-1970 03:00 Düşüncenin Gücüyle Yeniden Başlamak 01-01-1970 03:00 “Seveceksen Ölçülü Sev Ki Sevgin Uzun Sürsün” 01-01-1970 03:00 Son Sığınak: Tavrını Seçme Özgürlüğü 01-01-1970 03:00 Herkesi Sev, Azına Güven, Kimseye Kötülük Etme 01-01-1970 03:00 SEVGİ YER DEĞİŞTİRDİ 01-01-1970 03:00 DÜNYADA HİÇBİR ŞEY SANA AİT DEĞİL… SEN NEYİN PEŞİNDESİN? 01-01-1970 03:00 Kusurları Sevmek: Aşkın Gerçek Yüzü 01-01-1970 03:00 İnsanlığa Yenilmek 01-01-1970 03:00 Seven İnsan Veda Eder mi? 01-01-1970 03:00 Sevmek Başkadır, Beklemek Bambaşka Bir Hikâye 01-01-1970 03:00 Kötülüğün Gölgesinde İnsan: Kimse Kendi İsteğiyle Kötü Değildir 01-01-1970 03:00 Aşk Yalan Söyler mi? 01-01-1970 03:00 Sevdiğin Her Şey Kaybolabilir Ama Sevgi Geri Döner: Hayatın Döngüsünde Kayıp ve Umut 01-01-1970 03:00 AKLIN IŞIĞINDA: BİLGİNİN DOĞUŞU VE İNSAN ZİHNİNİN YARATICI GÜCÜ 01-01-1970 03:00 Sessizliğin Suçu: Haksızlığın Cezasız Kalması 01-01-1970 03:00 YALANIN GÖLGESİNDE GÜVENİN KIRILGANLIĞI 01-01-1970 03:00 Dostluk: Göründüğü Gibi Olmak ve Olduğu Gibi Görünmek 01-01-1970 03:00 Başlıksız İktidar: Güç Arzusu Olmadan Yönetmek Mümkün mü? 01-01-1970 03:00 DEMOKRASİ, EĞİTİMLİ HALKIN REJİMİDİR: CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ SANDIK 01-01-1970 03:00 Kanun ve Adet, Zorla Değil İyilikle Yerleşirse Adalet Olur 01-01-1970 03:00 Demokratik Devletin Temeli Özgürlüktür 01-01-1970 03:00 Güç ve Adalet: Sessizlerin Çığlığı, Kudretlilerin Sessizliği 01-01-1970 03:00 Aptallığın Sonsuzluğu: Düşünmenin Tembelliği, İnsanın Felaketi 01-01-1970 03:00 Adaletin Olmadığı Yerde Ahlaktan Bahsedilemez 01-01-1970 03:00 Devletlerin Refahı: Para mı, Adalet mi? 01-01-1970 03:00 HÜKMETMEK KOLAY, İDARE ETMEK ZOR: KENDİMİZE HÜKMETMEYİ ÖĞRETEN HÜKÜMET 01-01-1970 03:00 Hiçbir Şey Güzel Olmayacak! 01-01-1970 03:00 Hukuk Mu, İktidarın Aracı mı? Adaletin Çift Standartlı Yüzü! 01-01-1970 03:00 Adalet Sistemi: Güçlüler İçin Özgürlük, Zayıflar İçin Cezalandırma mı? 01-01-1970 03:00 Uzayan Davalar ve Mağduriyetler: Yargı Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir? 01-01-1970 03:00 Ekonomide Büyüme mi, Derinleşen Kriz mi? 01-01-1970 03:00 Adalet ve Özgürlük Tartışması: Yargı Reformları mı Siyasal Baskılar mı? 01-01-1970 03:00 Eski Türkiye ve Yeni Türkiye: Nereye Gidiyoruz? 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Ekonomik Çıkmazı: Siyasi Kararların Gölgesinde Bir Kriz 01-01-1970 03:00 Umutsuzluğun Gölgesinde Yaşam: Ekonomik Çıkmaz ve İntihar 01-01-1970 03:00 Sevilmeye Bırakmak 01-01-1970 03:00 Gerçek Aşk: Şans Oyunlarından Bir Adım İleri 01-01-1970 03:00 Sevgi ve Yaşam Arasında Bir Denge Arayışı 01-01-1970 03:00 Haykırış ve İsyan: Sevginin Çığlığı 01-01-1970 03:00 Paranın Gölgesinde Sevgi 01-01-1970 03:00 Maskelerin Ardında ki Gerçeklik: Duyguların Gizli Dansı 01-01-1970 03:00 Sevgi: İnsanlığın En Değerli Hazinesi 01-01-1970 03:00 İnsanın Yapabildikleri ve Yapamadıkları 01-01-1970 03:00 Sevmek mi Günah Sevmemek mi? 01-01-1970 03:00 Din, Yanılsama ve İnsan Psikolojisi Üzerine 01-01-1970 03:00 Para ve Güç: İnsanlık Tarihi ve Modern Dünyadaki Etkileri 01-01-1970 03:00 Topluluk Yönetiminin Üstünlüğü: Çoğunluğun Yargısının Gücü 01-01-1970 03:00 Adaletin Kaynağı ve Hukukun Devlet Üzerindeki Rolü 01-01-1970 03:00 Özgürlüğün Sorumluluk Yükü ve İnsanların Bu Yükten Kaçış Eğilimi 01-01-1970 03:00 Bilge İnsanlar Konuşur Çünkü Söyleyecek Bir Şeyleri Vardır; Aptal İnsanlar Konuşur Çünkü Bir Şey Söylemek Zorundadırlar 01-01-1970 03:00 Bir İşe Başlamadan Önce Her Şey İmkansız Gibi Görünür: Başlama Cesaretinin Gücü 01-01-1970 03:00 Ekonomik Uçurum: Paranın Bekçileri 01-01-1970 03:00 Yanlış Yoldan Gitmenin Kolaylığı 01-01-1970 03:00 Kişilerin Başaklara Benzemesi: Olgunlaşma Süreci Üzerine Bir İnceleme 01-01-1970 03:00 Korkuyla İtaat Eden Kötü Adamlar, Sevgiyle İtaat Eden İyi Adamlar Üzerine Bir Düşünce 01-01-1970 03:00 Atatürk: Türk Milletinin Varoluşunu Koruyan Evrensel Lider 01-01-1970 03:00 Parayı Elde Etmekten Daha Zor Olan: Onu Korumak ve Büyütmek 01-01-1970 03:00 Sağlık ve Para Paradoksu: Hayatın İki Ucu 01-01-1970 03:00 Hayatın Gerçek Zenginliği: Sağlık Üzerine Bir Düşünce 01-01-1970 03:00 Başarı: Bir Yolculuk, Bir Varış Noktası Değil 01-01-1970 03:00 Dünyayı Değiştiren Çılgınlar: Büyük Değişimlere İmza Atanlar 01-01-1970 03:00 Çok Bakarsan Odak Noktanı Kaybedersin 01-01-1970 03:00 Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları Üzerine: Neden Yüksek Beklentiler Hayal Kırıklığına Yol Açar? 01-01-1970 03:00 Gizli Güzellikler: Hayatın İnceliklerini Fark Etme Sanatı 01-01-1970 03:00 Korku ve Cesaretin İnce Çizgisi: Her Gün Ölmek mi, Bir Gün Ölmek mi? 01-01-1970 03:00 Gözlemle, Sus, Dinle, Az Yargıla, Çok Sor: Bilgelik Yolunda Beş İlke 01-01-1970 03:00 İyi İnsanların Gücü ve Cezalandırılmasının Şiddeti 01-01-1970 03:00 İnsan Anlam Arayışında Olan Bir Varlıktır 01-01-1970 03:00 Konuşma Sanatı: Aklın Kullanımı Üzerine Bir İnceleme 01-01-1970 03:00 Giden ve Ölen: İnsanın İki Büyük Acısı 01-01-1970 03:00 Eğitim ve Demokrasi: Bir Toplumun İnşası 01-01-1970 03:00 Fikir ve Düşünce Arasındaki Fark 01-01-1970 03:00 Geçmişteki Hataları Hatırlatmanın Zararları: İyileşme Sürecine Saygı Gösterin 01-01-1970 03:00 Gazi Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Sığınmacı Yasası ve İskan Politikaları 01-01-1970 03:00 Büyük İskender'in Son Üç Arzusu ve Hayatın Gerçek Değerleri 01-01-1970 03:00 İyi ve Kötü: Aydınlık ve Karanlık Üzerine Bir İnceleme 01-01-1970 03:00 Güler yüzlü İhanet: İki Yüzlü İnsanlarla Baş Etmenin Yolları ve Stratejiler 01-01-1970 03:00 Ahmet Tekin'in Kaleminden: Aristoteles'in Mutluluk Anlayışı Üzerine Bir İnceleme 01-01-1970 03:00 Aristoteles'in Anıtı Üzerine: Atinalılar ve Himeraeos'un Trajik Hikayesi 01-01-1970 03:00 19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Mutluluğun Anlamı: Ahmet Tekin'in Perspektifinden Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 Kendini Bulmak ve Mutluluğun Yolu 01-01-1970 03:00 Sevgi, Gurur ve Özgürlük: İnsanı Anlamak 01-01-1970 03:00 Düşüş Anında Yakalayamadığımız Şeyler: Reflekslerin Gücü ve İnsan İlişkilerindeki Rolü 01-01-1970 03:00 Çeşitlilik İçinde İnsanlık: Kevaşe, Suriyeli, Hırsız ve Arsız 01-01-1970 03:00 Kayıp ve İyileşme Üzerine Düşünceler 01-01-1970 03:00 Gerçek Zenginlik: Hayat Deneyiminin Derinliği ve Anlamı 01-01-1970 03:00 Değişim ve İnsanın Doğasındaki Acı 01-01-1970 03:00 Stresin Kaynağı Olarak Geçim ve Ölüm: İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri 01-01-1970 03:00 Modern İlişkilerin Dinamikleri: Aşk, Özgürlük ve Tek Başına Olma 01-01-1970 03:00 Dünyanın Kiralık Sevgilerle Dolu Yüzü: Sevgi ve Açlık İlişkisi 01-01-1970 03:00 Cesaret ve Korkaklık Arasındaki İnce Çizgi: Korku Üzerine Düşünceler 01-01-1970 03:00 Evrenin Gizemli Dansı: Zaman, Mekân ve Kuvvet 01-01-1970 03:00 Modern Dünyanın İronisi: Para ve İnsanlık 01-01-1970 03:00 Cesaret, Güç ve Fikir: İnsanın İçsel Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Unutma Ki Unuttun Beni: Unutulanlar Asla Unutmaz! 01-01-1970 03:00 Değerli Olma Üzerine Bir Bakış Açısı: Başarı ve Değer Arasındaki Fark 01-01-1970 03:00 Aşırı Samimiyet, İyilik ve Sevginin Tehlikeleri: Denge Esas Alınmalı mı? 01-01-1970 03:00 Günümüz Dünyasında Yönetim ve Uyku Arasındaki İnce Dengeler 01-01-1970 03:00