google.com, pub-5635234458637791, DIRECT, f08c47fec0942fa0

Değerlisin Ama Değer misin?

Ahmet Tekin

01-08-2025 23:00

Hayatta bazen her şeyden daha kıymetli hissettiririz birini. Varlığına şükrettiğimiz, gülüşünü ezberlediğimiz, incinmesin diye kendi kalbimizi parçaladığımız insanlar olur. Onlar için yaptığımız fedakârlıklar, zaman zaman kendimize bile yabancılaştırır bizi. Bir bakmışız ki, sınırlarımızı silmişiz. Beklentisiz sevmek adına kendimizi yok saymışız. Oysa bir gün aynaya bakınca içimizden yankılanan cümle şu olur:
“Ben bu kadar değer verirken, o bana değer mi verdi?”

Birine Değer Vermek Kolaydır, Ama...

Değer vermek, yüreğin temizliğinden doğar. Kimine göre bir tebessümle başlar, kimine göre canını dişine takarak. Ama asıl mesele, o değerin karşılığını bulup bulmadığıdır. Sevgi, emek ve sadakat… Tüm bunları sunduğumuz kişi, bizim değerimizi gerçekten görüyorsa, bu bir karşılıktır; alışveriş değildir. Ama çoğu zaman fark ederiz ki, biz “değerlisin” derken, karşımızdaki “acaba değer mi?” diye sorgulamış bizi.

Kendimizi Kaybederken Bulduğumuz Sessizlik

Birini seversin, onun her şeyiyle. Eksikleriyle, kırıklarıyla, hatalarıyla. Gözündeki bir damla yaşa bile dayanamayıp kendi gözyaşını içine akıtırsın. Ama gün gelir, o insan senin yokluğunda bile bir şey eksilmiyor gibi yaşarsa, kalbindeki fırtına dinerken büyük bir sessizlik çöküyor içimize:
“Ben değer verdim, ama değer miydim?”

İşte bu noktada en çok kendimizle yüzleşiyoruz. Kendimizi sevilmeye değer hissetmediğimiz bir noktaya sürüklediğimizin farkına varıyoruz. Çünkü bazen, birini göklere çıkarırken, kendimizi yerin dibine batırmışız da haberimiz yok.

Değer, Gösterilmediğinde Yaraya Dönüşür

Bir çiçek düşünün… Ne kadar güzel olursa olsun, su vermezsen solacaktır. Sevgi de böyle bir şey. İlgiyle, emekle, anlayışla beslenmedikçe kurur. Biz her sabah o çiçeği sularken, o çiçeğin bizi fark etmesini bekleriz. Ama o sadece toprağa gömülü olduğunu sanıyorsa, biz su vermeye devam etsek ne olur?

Birinin gözünde değerli olmak güzel. Ama gözünün içine baka baka seni hiçe sayan birinin, kalbinde yer aramak kadar acı bir şey yok.

Kendi Değerini Bilmeyen, Başkasının Gölgesinde Kaybolur

İnsan bazen öyle sever ki, kendini unutmak ona zarar vermez gibi gelir. Ama bir bakarsın, aynadaki suretin tanınmaz hale gelmiş. Kimliğini, duruşunu, varlığını bir başkasının onayına teslim etmişsin.

İşte o an sormalı kendine:
“Ben kendi değerimi ne zaman unuttum?”

Kendini değersiz hissettiren her bağ, bir zehirdir. Seni küçülten her söz, ruhunu kemiren bir kurt. Ve sen, susarak büyütüyorsun o zehri iç dünyanda. Oysa sadece bir adım geriye çekilsen, göreceksin: Sen değerlisin ama önce sen, kendine değer misin?

Değer Vermekle Değer Kaybetmek Arasında İnce Bir Çizgi Var

Bazen sevdiğimiz insanlar bize değer verdiğini zannederiz, çünkü alışmışızdır onların varlığına. Alışkanlıkları sevgiyle karıştırmak gibi bir yanılgıya düşeriz. Oysa gerçek sevgi, varlığını sadece yanında olduğunda değil, yokluğunda da hissettirir.

Biriyle yürürken değil, onunla yol ayrımına geldiğinde anlarsın ne kadar değerli olduğunu. Sırtını döndüğünde seni unutan biri, yüzüne gülerken içini ısıtamaz. İşte tam bu yüzden, birilerine “değerlisin” demeden önce, kendi içinden şu soruyu sormalısın:
“O kişi gerçekten bu değeri hak ediyor mu?”

Kırık Kalplerin Sessizliği

Değer verip de kırıldığın insanlar vardır. Üstelik onların bir kere bile seni düşündüğünden şüphe etmeyip, her yanlışlarına “olsun” diyerek sustuğun… Ama insan hep susamaz. Bir noktada kalp dolar, suskunluk sızlamaya başlar. Ve sızlayan her şey, bir gün ağlamaya dönüşür.

İşte o zaman, gözyaşların sadece birine değil, kendine de dökülür:
“Ben bu kadar emek verdim… Ya o, tek bir çabayı çok gördü.”

Sonunda Sadece Kendin Kalırsın

Bazen birilerini kazanmak için kendinden verirsin. Ama fark etmezsin; kazandıkça kaybediyorsundur. O kişiyi değil, kendini… Sevgini, inancını, masumiyetini…

Bir gün döner bakarsın arkana, kimse yok. Ama aynaya baktığında, kendin de yoksun. O yüzden ne kadar seversen sev, kendinden eksiltmeden yap bunu. Çünkü gerçek sevgi, başkasını büyütürken seni yok etmez. Gerçek değer, kendini kaybetmeden bir başkasında kalabilmektir.

Kendine Veremediğin Değeri Başkasına Vermekle Övünme

İçinde yarım kalan sevgilerin yükünü, başkalarına verdiğin değerde telafi etmeye çalışırsın bazen. Kendi yaralarını saramazken, başkasının her küçük sızısında kendini paralamak gibi bir huy edinmişsindir. Ama fark etmezsin: Sen, aslında hep eksik birinden fazla bir şey beklemişsindir.

Kendine bile göstermediğin anlayışı, başkalarına sunduğun sürece kendi kalbine ihanet etmiş olursun. Çünkü kendini görmeyen bir yürek, başkasının bakışlarında anlam aramakla yorulur. Ve işin en acı tarafı şudur:
Kendine veremediğin değeri, başkasına verirken tüketirsin.

Sana Ne Zaman “Değersiz” Hissettirdilerse, Orası Dönüm Noktandı

Hayatta bazı anlar vardır, seni bir cümleyle bitirirler. “Abartıyorsun”, “Hassassın”, “Bunu bile mi anlayamadın?” gibi küçücük kelimeler, içinde yıllarca onarılmayacak izler bırakır. Sana ne zaman değersiz hissettirdilerse, o an bir şeyler değişmiştir. Belki bunu hemen fark etmezsin, ama içindeki sevgi çekilmeye başlar.

Bir insana sürekli değer verip, ondan yalnızca yok sayılmayı görmek… İşte bu, insanı değiştiren en derin kırılmadır. O an başlar sorgulamalar:
“Beni bu hale kim getirdi?” değil, “Ben kendimi bu hale niye getirdim?” diye…

Seni Unutanlar İçin Kendini Hatırlatmaktan Vazgeç

Sürekli sen ararsın. Sürekli sen sorarsın. Doğum gününü hatırlayan olmaz ama sen onların en küçük sevincinde bile yanlarındasındır. Onlar seni unutur, sen hatırlatmaya çalışırsın. Ama bir gün gelir, tüm bu çaban seni yok eder. Çünkü kimse sana “Ben de seni düşündüm” demez.

Ve o zaman anlarsın:
Kendini sürekli hatırlattığın insanlar, aslında seni unutmamışlardır; sadece umursamamışlardır.

İşte bu farkındalık canını yakar ama seni özgürleştirir. Çünkü gerçek sevgi, kendini ispat etmeye mecbur hissettiğin yerde filizlenmez. Sevgi, varlığınla bile kıymetli olabildiğin yerde yeşerir.

Değer Gören Bir Kalp, Sessiz Bile Olsa Şükreder

Bazen iki kelime yetiyor bir insanı iyileştirmeye: “İyi ki varsın.” Belki bir omuz, belki bir içten bakış… İşte o an, en büyük kıymetini hissedersin. Çünkü insanı değerli hissettiren süslü cümleler değil, göz ardı edilmeyen varlığıdır.

Değer gören bir kalp, sessizliğinde bile huzur taşır. Çünkü bilir ki, birinin yanında olmak için çırpınmasına gerek yoktur; zaten o yer, onun için ayrılmıştır. Ve böyle bir yerde yaşanan sevgi, ne tüketir ne de tüketilir.

Sadece olduğu gibi kabullenilir, büyür ve yürekten yüreğe şifa olur.

Gitmeyi Bilmek de Kendine Verilen Bir Değerdir

Bazen kalmak değil, gitmek daha güçlü bir duruştur. Çünkü her kalış, biraz daha yok sayılmak demektir. Ve sen, ne kadar çok kalırsan; onlar o kadar az kıymet verir. Çünkü alışırlar sana, varlığını sıradanlaştırırlar.
Oysa sen, kimsenin sıradanı olacak kadar basit değilsin.

Kendine değer vermek; gerekirse gözyaşlarınla vedalaşmak, alışkanlıklarına karşı durmak ve artık gitmeyi bilmekle başlar. Bu bir kaçış değil, bir uyanıştır. Seni unutanlardan, seni görmeyenlerden, seni sevmemeyi seçenlerden uzaklaşmaktır.

Çünkü sen değerlisin ama kendin için değer misin? Bütün mesele burada başlar…

SON SÖZ: Değerli Olmak Yetmez, Değer Görmek de Gerekir

Sen değerlisin, evet… Ama birine göre değil, kendine göre değerlisin. Ve unutma: Değer, onu fark edebilenin elinde anlam kazanır. Sana “değerlisin” diyen çok olur, ama gerçekten “değer veren” azdır. Gözünün içine bakıp da, ruhunu hissedebilen, sessizliğinde bile seni anlayan birini bulursan; işte o zaman sadece değerli değil, aynı zamanda değer gören de olursun. Ahmet TEKİN

DİĞER YAZILARI TUTA TUTA TUTUNMAYI ÖĞRENDİM 01-01-1970 03:00 Yalanın Değdiği Kalpte Gerçek Bile Şüpheli Olur 01-01-1970 03:00 Parkta Salıncak Sırası Bekleyen Çocuk Gibi Bekledim Seni 01-01-1970 03:00 Doğru İnsanlar Kalmanın Bir Yolunu Her Zaman Bulur! 01-01-1970 03:00 Sizi Sevmeye Cesareti Olmayan İnsanlarla Bir Gelecek Hayal Etmeyin 01-01-1970 03:00 Aşk Bir Katil midir? 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet: Bir Milletin Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Gücün Haklı Çıktığı Yerde Adalet Yoktur 01-01-1970 03:00 Kötülüğün Kökü Bilgisizliktir 01-01-1970 03:00 Bir İnsanın Eğitimi Yalnızca Kitaplarla Ölçülmez 01-01-1970 03:00 Çoğu İnsanın En Büyük Hatası, Başlamadan Önce Mükemmel Şartları Beklemesidir 01-01-1970 03:00 Hayat Kısa Değil, Sen Onu Boşa Harcıyorsun 01-01-1970 03:00 Bazen Sevmediğinden Değil, Yorulduğundan Vazgeçersin 01-01-1970 03:00 Kadınların Sessizce Tiksindiği Adam Rolleri: İlişkilerde Kayıp ve Yanlış Anlamalar 01-01-1970 03:00 Eğer Mutsuz Olmak İstemiyorsan Kalbini Sadece Kıymet Bilene Aç 01-01-1970 03:00 İkinci Şans Birincisine İhanettir 01-01-1970 03:00 Bir Gençlik Daha Harcanmaz Uğruna! 01-01-1970 03:00 Gerçek Zenginlik: Az Şeye İhtiyaç Duyabilmek 01-01-1970 03:00 Ölümden Korkan İnsan, Yaşayan Bir Köledir 01-01-1970 03:00 Gerçek Gücün Sessiz Tanığı: Vazgeçebildiklerimiz 01-01-1970 03:00 UMUT: ZENGİNİN LÜKSÜ, FAKİRİN EKMEĞİ 01-01-1970 03:00 Kendi Devrimini Yapmadan Dünya Değişmez 01-01-1970 03:00 Düşüncenin Gücüyle Yeniden Başlamak 01-01-1970 03:00 “Seveceksen Ölçülü Sev Ki Sevgin Uzun Sürsün” 01-01-1970 03:00 Son Sığınak: Tavrını Seçme Özgürlüğü 01-01-1970 03:00 Herkesi Sev, Azına Güven, Kimseye Kötülük Etme 01-01-1970 03:00 SEVGİ YER DEĞİŞTİRDİ 01-01-1970 03:00 DÜNYADA HİÇBİR ŞEY SANA AİT DEĞİL… SEN NEYİN PEŞİNDESİN? 01-01-1970 03:00 Kusurları Sevmek: Aşkın Gerçek Yüzü 01-01-1970 03:00 İnsanlığa Yenilmek 01-01-1970 03:00 Seven İnsan Veda Eder mi? 01-01-1970 03:00 Sevmek Başkadır, Beklemek Bambaşka Bir Hikâye 01-01-1970 03:00 Kötülüğün Gölgesinde İnsan: Kimse Kendi İsteğiyle Kötü Değildir 01-01-1970 03:00 Aşk Yalan Söyler mi? 01-01-1970 03:00 Sevdiğin Her Şey Kaybolabilir Ama Sevgi Geri Döner: Hayatın Döngüsünde Kayıp ve Umut 01-01-1970 03:00 AKLIN IŞIĞINDA: BİLGİNİN DOĞUŞU VE İNSAN ZİHNİNİN YARATICI GÜCÜ 01-01-1970 03:00 Sessizliğin Suçu: Haksızlığın Cezasız Kalması 01-01-1970 03:00 YALANIN GÖLGESİNDE GÜVENİN KIRILGANLIĞI 01-01-1970 03:00 Dostluk: Göründüğü Gibi Olmak ve Olduğu Gibi Görünmek 01-01-1970 03:00 Başlıksız İktidar: Güç Arzusu Olmadan Yönetmek Mümkün mü? 01-01-1970 03:00 DEMOKRASİ, EĞİTİMLİ HALKIN REJİMİDİR: CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ SANDIK 01-01-1970 03:00 Kanun ve Adet, Zorla Değil İyilikle Yerleşirse Adalet Olur 01-01-1970 03:00 Demokratik Devletin Temeli Özgürlüktür 01-01-1970 03:00 Güç ve Adalet: Sessizlerin Çığlığı, Kudretlilerin Sessizliği 01-01-1970 03:00 Aptallığın Sonsuzluğu: Düşünmenin Tembelliği, İnsanın Felaketi 01-01-1970 03:00 Adaletin Olmadığı Yerde Ahlaktan Bahsedilemez 01-01-1970 03:00 Devletlerin Refahı: Para mı, Adalet mi? 01-01-1970 03:00 HÜKMETMEK KOLAY, İDARE ETMEK ZOR: KENDİMİZE HÜKMETMEYİ ÖĞRETEN HÜKÜMET 01-01-1970 03:00 Hiçbir Şey Güzel Olmayacak! 01-01-1970 03:00 Hukuk Mu, İktidarın Aracı mı? Adaletin Çift Standartlı Yüzü! 01-01-1970 03:00 Adalet Sistemi: Güçlüler İçin Özgürlük, Zayıflar İçin Cezalandırma mı? 01-01-1970 03:00 Uzayan Davalar ve Mağduriyetler: Yargı Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir? 01-01-1970 03:00 Ekonomide Büyüme mi, Derinleşen Kriz mi? 01-01-1970 03:00 Adalet ve Özgürlük Tartışması: Yargı Reformları mı Siyasal Baskılar mı? 01-01-1970 03:00 Eski Türkiye ve Yeni Türkiye: Nereye Gidiyoruz? 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Ekonomik Çıkmazı: Siyasi Kararların Gölgesinde Bir Kriz 01-01-1970 03:00 Umutsuzluğun Gölgesinde Yaşam: Ekonomik Çıkmaz ve İntihar 01-01-1970 03:00 Sevilmeye Bırakmak 01-01-1970 03:00 Gerçek Aşk: Şans Oyunlarından Bir Adım İleri 01-01-1970 03:00 Sevgi ve Yaşam Arasında Bir Denge Arayışı 01-01-1970 03:00 Haykırış ve İsyan: Sevginin Çığlığı 01-01-1970 03:00 Paranın Gölgesinde Sevgi 01-01-1970 03:00 Maskelerin Ardında ki Gerçeklik: Duyguların Gizli Dansı 01-01-1970 03:00 Sevgi: İnsanlığın En Değerli Hazinesi 01-01-1970 03:00 İnsanın Yapabildikleri ve Yapamadıkları 01-01-1970 03:00 Sevmek mi Günah Sevmemek mi? 01-01-1970 03:00 Din, Yanılsama ve İnsan Psikolojisi Üzerine 01-01-1970 03:00 Para ve Güç: İnsanlık Tarihi ve Modern Dünyadaki Etkileri 01-01-1970 03:00 Topluluk Yönetiminin Üstünlüğü: Çoğunluğun Yargısının Gücü 01-01-1970 03:00 Adaletin Kaynağı ve Hukukun Devlet Üzerindeki Rolü 01-01-1970 03:00 Özgürlüğün Sorumluluk Yükü ve İnsanların Bu Yükten Kaçış Eğilimi 01-01-1970 03:00 Bilge İnsanlar Konuşur Çünkü Söyleyecek Bir Şeyleri Vardır; Aptal İnsanlar Konuşur Çünkü Bir Şey Söylemek Zorundadırlar 01-01-1970 03:00 Bir İşe Başlamadan Önce Her Şey İmkansız Gibi Görünür: Başlama Cesaretinin Gücü 01-01-1970 03:00 Ekonomik Uçurum: Paranın Bekçileri 01-01-1970 03:00 Yanlış Yoldan Gitmenin Kolaylığı 01-01-1970 03:00 Kişilerin Başaklara Benzemesi: Olgunlaşma Süreci Üzerine Bir İnceleme 01-01-1970 03:00 Korkuyla İtaat Eden Kötü Adamlar, Sevgiyle İtaat Eden İyi Adamlar Üzerine Bir Düşünce 01-01-1970 03:00 Atatürk: Türk Milletinin Varoluşunu Koruyan Evrensel Lider 01-01-1970 03:00 Parayı Elde Etmekten Daha Zor Olan: Onu Korumak ve Büyütmek 01-01-1970 03:00 Sağlık ve Para Paradoksu: Hayatın İki Ucu 01-01-1970 03:00 Hayatın Gerçek Zenginliği: Sağlık Üzerine Bir Düşünce 01-01-1970 03:00 Başarı: Bir Yolculuk, Bir Varış Noktası Değil 01-01-1970 03:00 Dünyayı Değiştiren Çılgınlar: Büyük Değişimlere İmza Atanlar 01-01-1970 03:00 Çok Bakarsan Odak Noktanı Kaybedersin 01-01-1970 03:00 Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları Üzerine: Neden Yüksek Beklentiler Hayal Kırıklığına Yol Açar? 01-01-1970 03:00 Gizli Güzellikler: Hayatın İnceliklerini Fark Etme Sanatı 01-01-1970 03:00 Korku ve Cesaretin İnce Çizgisi: Her Gün Ölmek mi, Bir Gün Ölmek mi? 01-01-1970 03:00 Gözlemle, Sus, Dinle, Az Yargıla, Çok Sor: Bilgelik Yolunda Beş İlke 01-01-1970 03:00 İyi İnsanların Gücü ve Cezalandırılmasının Şiddeti 01-01-1970 03:00 İnsan Anlam Arayışında Olan Bir Varlıktır 01-01-1970 03:00 Konuşma Sanatı: Aklın Kullanımı Üzerine Bir İnceleme 01-01-1970 03:00 Giden ve Ölen: İnsanın İki Büyük Acısı 01-01-1970 03:00 Eğitim ve Demokrasi: Bir Toplumun İnşası 01-01-1970 03:00 Fikir ve Düşünce Arasındaki Fark 01-01-1970 03:00 Geçmişteki Hataları Hatırlatmanın Zararları: İyileşme Sürecine Saygı Gösterin 01-01-1970 03:00 Gazi Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Sığınmacı Yasası ve İskan Politikaları 01-01-1970 03:00 Büyük İskender'in Son Üç Arzusu ve Hayatın Gerçek Değerleri 01-01-1970 03:00 İyi ve Kötü: Aydınlık ve Karanlık Üzerine Bir İnceleme 01-01-1970 03:00 Güler yüzlü İhanet: İki Yüzlü İnsanlarla Baş Etmenin Yolları ve Stratejiler 01-01-1970 03:00 Ahmet Tekin'in Kaleminden: Aristoteles'in Mutluluk Anlayışı Üzerine Bir İnceleme 01-01-1970 03:00 Aristoteles'in Anıtı Üzerine: Atinalılar ve Himeraeos'un Trajik Hikayesi 01-01-1970 03:00 19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Mutluluğun Anlamı: Ahmet Tekin'in Perspektifinden Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 Kendini Bulmak ve Mutluluğun Yolu 01-01-1970 03:00 Sevgi, Gurur ve Özgürlük: İnsanı Anlamak 01-01-1970 03:00 Düşüş Anında Yakalayamadığımız Şeyler: Reflekslerin Gücü ve İnsan İlişkilerindeki Rolü 01-01-1970 03:00 Çeşitlilik İçinde İnsanlık: Kevaşe, Suriyeli, Hırsız ve Arsız 01-01-1970 03:00 Kayıp ve İyileşme Üzerine Düşünceler 01-01-1970 03:00 Gerçek Zenginlik: Hayat Deneyiminin Derinliği ve Anlamı 01-01-1970 03:00 Değişim ve İnsanın Doğasındaki Acı 01-01-1970 03:00 Stresin Kaynağı Olarak Geçim ve Ölüm: İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri 01-01-1970 03:00 Modern İlişkilerin Dinamikleri: Aşk, Özgürlük ve Tek Başına Olma 01-01-1970 03:00 Dünyanın Kiralık Sevgilerle Dolu Yüzü: Sevgi ve Açlık İlişkisi 01-01-1970 03:00 Cesaret ve Korkaklık Arasındaki İnce Çizgi: Korku Üzerine Düşünceler 01-01-1970 03:00 Evrenin Gizemli Dansı: Zaman, Mekân ve Kuvvet 01-01-1970 03:00 Modern Dünyanın İronisi: Para ve İnsanlık 01-01-1970 03:00 Cesaret, Güç ve Fikir: İnsanın İçsel Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Unutma Ki Unuttun Beni: Unutulanlar Asla Unutmaz! 01-01-1970 03:00 Değerli Olma Üzerine Bir Bakış Açısı: Başarı ve Değer Arasındaki Fark 01-01-1970 03:00 Aşırı Samimiyet, İyilik ve Sevginin Tehlikeleri: Denge Esas Alınmalı mı? 01-01-1970 03:00 Günümüz Dünyasında Yönetim ve Uyku Arasındaki İnce Dengeler 01-01-1970 03:00