google.com, pub-5635234458637791, DIRECT, f08c47fec0942fa0

Aptallığın Sonsuzluğu: Düşünmenin Tembelliği, İnsanın Felaketi

Ahmet Tekin

12-04-2025 17:31

“Gençlik yaşlanır, olgunlaşmamışlık aşılır, cehalet eğitilebilir ve sarhoşluk ayıltılabilir; ama aptallık sonsuza dek sürer.”
— Aristoteles’e atfedilen bu söz, insanlık tarihinin en ağır ama en doğru tespitlerinden biri olabilir.

Zaman geçtikçe birçok şey değişir: İnsanlar olgunlaşır, hatalardan ders çıkarır, gençliğin kör cesareti yerini daha dengeli bir bakışa bırakır. Eğitim, cehaleti yener; zaman, deneyimsizliği törpüler; hatta sarhoşluk bile bir gecede geçer. Ancak bir şey vardır ki, değişmesi neredeyse imkânsızdır: Aptallık. Çünkü aptallık bir bilgi eksikliği değil, zihinsel bir tercih, bir inat, bir yaşam biçimidir.

Bu yazı, sıradan bir “aptal kimdir?” tartışması olmayacak. Daha fazlasını yapmaya çalışacağım: Aptallığın doğasını, bireysel ve toplumsal etkilerini, neden bu kadar kalıcı olduğunu ve nasıl mücadele edilebileceğini felsefi, sosyolojik, tarihsel ve psikolojik açılardan ele alacağım. Çünkü artık sorunu adlandırmak değil, anlamak ve çözüm üretmek gerekiyor.

Aptallık: Kavramın Çerçevesi

Öncelikle şu soruyu sormalıyız: Aptallık tam olarak nedir? Günlük dilde bu kelime çoğunlukla bir hakaret aracı olarak kullanılır. “Aptal” dediğimiz kişi, genellikle yanlış kararlar veren, saçma davranışlarda bulunan ya da algısı yavaş bir birey olarak resmedilir. Ancak bu tanım yeterince derin değildir. Çünkü aptallık, salt zekâ eksikliği değildir.

Alman yazar Dietrich Bonhoeffer, Nazizm döneminde kaleme aldığı “Aptallık Üzerine” başlıklı denemesinde şöyle der:

“Aptallık, kötülükten çok daha tehlikelidir. Kötülüğe karşı protesto edebilirsin, onu açığa çıkarabilir, gerekirse güç kullanarak engelleyebilirsin. Kötülüğün içinde daima bir kendini ifşa etme vardır. Ama aptallığa karşı hiçbir savunma yoktur. Onu ikna etmeye çalışmak faydasızdır. Gerçeklere dayanarak tartışmaya çalışmak beyhudedir. Çünkü aptal kişi, gerçekleri reddetmekle kalmaz, onları kendi kurgusuna göre yeniden yorumlar.”

Bu alıntı, aptallığın en tehlikeli özelliğini açıkça ortaya koyar: Değişmeyi reddetme. Aptal kişi, yalnızca yanlış düşünmez; aynı zamanda doğruyu da inatla reddeder. Aptallık, zihinsel bir donukluk halidir. Bilgiyi içselleştirememe, eleştirel düşünememe, fikir değiştirememe durumudur. Ve bu yüzden, zekâsı yüksek birçok insan da aptal olabilir.

Cehalet Mi, Aptallık Mı?

Cehaletle aptallık çoğu zaman karıştırılır. Oysa bu ikisi çok farklıdır. Cehalet, bir eksikliktir. Cahil kişi bir şey bilmez ama öğrenmeye açıksa bu sorun ortadan kalkabilir. Bir kitap, bir konuşma, bir gözlem bile cehaleti azaltabilir. Aptallık ise farklıdır. Aptal kişi çoğu zaman bildiğini sanır, hatta kesin olarak bildiğine inanır. Öğrenmeye direnir. Cahil soru sormaya açıktır; aptal ise sorulardan rahatsız olur. Cehalet geçici, aptallık ise kalıcıdır.

Bugünün bilgi çağında cehalet bile giderek masumlaşmaktadır. Herkesin cebinde sonsuz bilgi kaynağı olan bir cihaz varken cahil kalmak bile artık bir tercihtir. Ancak aptallık, cehaletten bir adım daha ötededir. O, gerçeğin varlığını bile inkâr eder. Hatta bazen, “ben böyleyim” diyerek bunu bir gurur meselesine dönüştürür.

Aptallığın Sosyolojik Boyutu

Aptallık bireysel bir sorun gibi görünse de, kolektif hale geldiğinde çok daha yıkıcıdır. Toplumsal aptallık, propagandaya, popülizme, ayrımcılığa ve dogmatizme zemin hazırlar. Kitleler, düşünmeyi bıraktığında, kolay yönlendirilir. Bugün dünyada otoriterliğin yeniden yükselişe geçmesinin en önemli sebeplerinden biri de budur: İnsanlar düşünmeyi bir yük olarak görmeye başladılar.

Ünlü düşünür Hannah Arendt’in “Kötülüğün Sıradanlığı” kavramı, aslında aptallığın kolektif boyutuyla yakından ilişkilidir. Arendt’e göre, insanlar düşünmeyi bıraktığında, en büyük kötülükler bile sıradanlaşabilir. Naziler, sadece kötü oldukları için değil, düşünmeyi bıraktıkları için bu kadar zalimleştiler.

Sosyal medyada, dizilerde, reklamcılıkta, hatta eğitim sisteminde bile “düşünme, hisset” ya da “sorgulama, inan” mesajları verilmekte. Bu kültürel eğilim, bireyleri değil, sürüleri besliyor. Aptallık, böyle ortamlarda çoğalıyor. Çünkü düşünmeyen birey, sadece bir hedef değil; aynı zamanda bir araçtır. Kendi düşünmeyen, başkasının propagandasını yayar. Bu, modern çağın en tehlikeli zincir reaksiyonudur.

Tarihten Dersler: Aptallığın Yıkıcı Gücü

Tarihte büyük felaketlerin pek çoğu, aptallığın doğrudan ya da dolaylı bir sonucudur. Hitler’in yükselişi, sadece onun hırsıyla açıklanamaz. Ona destek veren milyonların, düşünmeyen, sorgulamayan, kitle psikolojisine teslim olmuş bir zihin halinde olması gerekirdi. Aynı şekilde, Orta Çağ'daki Engizisyon mahkemeleri, bilim insanlarının yakılması, kadınların cadı diye linç edilmesi gibi olaylar da birer kolektif aptallık örneğidir.

Aptallık sadece geçmişte kalmadı; bugün de farklı maskelerle aramızda dolaşıyor. Komplo teorileri, bilim düşmanlığı, düz dünya inancı, aşı karşıtlığı gibi akımların bu kadar yaygınlaşmasının ardında, insanların gerçeklerden değil, kolay inançlardan beslenme arzusu yatıyor. Çünkü düşünmek çaba gerektirir; inanmak ise rahatlatıcıdır.

Psikoloji Ne Diyor?

Psikoloji, aptallığın bir hastalık değil, bir zihin durumu olduğunu söylüyor. Zekâ ile düşünme becerisi arasında doğrudan bir bağ yok. Nobel ödüllü psikolog Daniel Kahneman, insan zihnini “Hızlı ve Yavaş Düşünme” adlı eserinde iki sisteme ayırır: Sistem 1 hızlı, sezgisel, duygusal; Sistem 2 ise yavaş, analitik ve eleştireldir. Aptallık çoğunlukla Sistem 1’in aşırı kullanımından kaynaklanır. İnsanlar düşünmeden tepki verir, refleksle karar alır, alışkanlıkla konuşur.

Kahneman’a göre çoğu insan, zeki olsa bile Sistem 2’yi devreye sokmaz. Çünkü zihin, enerji tasarrufu yapmayı sever. Aptallık, işte bu tembellikten doğar: Düşünmemeyi alışkanlık haline getirmek. Uzun vadeli düşünce yerine kısa vadeli hazları tercih etmek. Ve nihayetinde, kendi zihinsel hapishanesini inşa etmek.

Aptallıkla Nasıl Mücadele Edilir?

Öncelikle şu kabul edilmeli: Aptallıkla mücadele hakaretle değil, eğitimle olur. Birini aptal olmakla suçlamak, onu aptallığından çıkarmak bir yana, daha da derinleştirir. Çünkü aptal kişi hakareti düşmanlık olarak görür ve daha da kapanır. Oysa yapılması gereken, merak duygusunu canlandırmak, sorgulama alışkanlığı kazandırmak, bireyi konfor alanından çıkarmaktır.

Eleştirel düşünme eğitimi bu konuda kilit rol oynar. Eğitim sistemleri, ezberden çok sorgulamaya; sınavdan çok tartışmaya dayalı hale gelmeli. Medya okuryazarlığı yaygınlaştırılmalı. Genç kuşaklara her duyduklarına değil, her duyduklarını sorgulamaya açık bir zihin yapısı kazandırılmalı. Ve belki de en önemlisi, bireylere düşünmenin zahmet değil, özgürlük olduğunu göstermek gerekiyor.

Son Söz: Sonsuzluk İçinde Bir Direniş

Aptallık sonsuz gibi görünür; çünkü kolaydır, rahattır, bulaşıcıdır. Ama bu, onun kader olduğu anlamına gelmez. İnsan, düşündüğü sürece insandır. Sorguladığı sürece özgür, öğrenmeye açık olduğu sürece umutludur.

Bugün yaşadığımız krizler, savaşlar, ayrımcılıklar, cehalet patlamaları... Hepsinin temelinde aynı şey yatıyor: Düşünmeyi reddetmek. Ama unutmayalım: Zihinler açıldığında, en karanlık dönemler bile sona erer.

Aptallıkla mücadele, insan olma mücadelesidir. Ve bu mücadelede en büyük silahımız ne zekâ, ne bilgi… Cesarettir. Çünkü düşünmek cesaret ister. Fikrini değiştirmek cesaret ister. Konfor alanından çıkmak, kendi cehaletiyle yüzleşmek cesaret ister. Ama bu cesareti gösterdiğimizde, belki de sonsuz sandığımız aptallığı yavaş yavaş aşmaya başlayabiliriz.

Çünkü düşünmek, özgürleştirir. Ve özgürlük, en güçlü panzehirdir. Ahmet TEKİN

DİĞER YAZILARI TUTA TUTA TUTUNMAYI ÖĞRENDİM 01-01-1970 03:00 Yalanın Değdiği Kalpte Gerçek Bile Şüpheli Olur 01-01-1970 03:00 Parkta Salıncak Sırası Bekleyen Çocuk Gibi Bekledim Seni 01-01-1970 03:00 Doğru İnsanlar Kalmanın Bir Yolunu Her Zaman Bulur! 01-01-1970 03:00 Sizi Sevmeye Cesareti Olmayan İnsanlarla Bir Gelecek Hayal Etmeyin 01-01-1970 03:00 Aşk Bir Katil midir? 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet: Bir Milletin Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Gücün Haklı Çıktığı Yerde Adalet Yoktur 01-01-1970 03:00 Kötülüğün Kökü Bilgisizliktir 01-01-1970 03:00 Bir İnsanın Eğitimi Yalnızca Kitaplarla Ölçülmez 01-01-1970 03:00 Çoğu İnsanın En Büyük Hatası, Başlamadan Önce Mükemmel Şartları Beklemesidir 01-01-1970 03:00 Hayat Kısa Değil, Sen Onu Boşa Harcıyorsun 01-01-1970 03:00 Bazen Sevmediğinden Değil, Yorulduğundan Vazgeçersin 01-01-1970 03:00 Kadınların Sessizce Tiksindiği Adam Rolleri: İlişkilerde Kayıp ve Yanlış Anlamalar 01-01-1970 03:00 Eğer Mutsuz Olmak İstemiyorsan Kalbini Sadece Kıymet Bilene Aç 01-01-1970 03:00 İkinci Şans Birincisine İhanettir 01-01-1970 03:00 Bir Gençlik Daha Harcanmaz Uğruna! 01-01-1970 03:00 Gerçek Zenginlik: Az Şeye İhtiyaç Duyabilmek 01-01-1970 03:00 Ölümden Korkan İnsan, Yaşayan Bir Köledir 01-01-1970 03:00 Gerçek Gücün Sessiz Tanığı: Vazgeçebildiklerimiz 01-01-1970 03:00 UMUT: ZENGİNİN LÜKSÜ, FAKİRİN EKMEĞİ 01-01-1970 03:00 Değerlisin Ama Değer misin? 01-01-1970 03:00 Kendi Devrimini Yapmadan Dünya Değişmez 01-01-1970 03:00 Düşüncenin Gücüyle Yeniden Başlamak 01-01-1970 03:00 “Seveceksen Ölçülü Sev Ki Sevgin Uzun Sürsün” 01-01-1970 03:00 Son Sığınak: Tavrını Seçme Özgürlüğü 01-01-1970 03:00 Herkesi Sev, Azına Güven, Kimseye Kötülük Etme 01-01-1970 03:00 SEVGİ YER DEĞİŞTİRDİ 01-01-1970 03:00 DÜNYADA HİÇBİR ŞEY SANA AİT DEĞİL… SEN NEYİN PEŞİNDESİN? 01-01-1970 03:00 Kusurları Sevmek: Aşkın Gerçek Yüzü 01-01-1970 03:00 İnsanlığa Yenilmek 01-01-1970 03:00 Seven İnsan Veda Eder mi? 01-01-1970 03:00 Sevmek Başkadır, Beklemek Bambaşka Bir Hikâye 01-01-1970 03:00 Kötülüğün Gölgesinde İnsan: Kimse Kendi İsteğiyle Kötü Değildir 01-01-1970 03:00 Aşk Yalan Söyler mi? 01-01-1970 03:00 Sevdiğin Her Şey Kaybolabilir Ama Sevgi Geri Döner: Hayatın Döngüsünde Kayıp ve Umut 01-01-1970 03:00 AKLIN IŞIĞINDA: BİLGİNİN DOĞUŞU VE İNSAN ZİHNİNİN YARATICI GÜCÜ 01-01-1970 03:00 Sessizliğin Suçu: Haksızlığın Cezasız Kalması 01-01-1970 03:00 YALANIN GÖLGESİNDE GÜVENİN KIRILGANLIĞI 01-01-1970 03:00 Dostluk: Göründüğü Gibi Olmak ve Olduğu Gibi Görünmek 01-01-1970 03:00 Başlıksız İktidar: Güç Arzusu Olmadan Yönetmek Mümkün mü? 01-01-1970 03:00 DEMOKRASİ, EĞİTİMLİ HALKIN REJİMİDİR: CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ SANDIK 01-01-1970 03:00 Kanun ve Adet, Zorla Değil İyilikle Yerleşirse Adalet Olur 01-01-1970 03:00 Demokratik Devletin Temeli Özgürlüktür 01-01-1970 03:00 Güç ve Adalet: Sessizlerin Çığlığı, Kudretlilerin Sessizliği 01-01-1970 03:00 Adaletin Olmadığı Yerde Ahlaktan Bahsedilemez 01-01-1970 03:00 Devletlerin Refahı: Para mı, Adalet mi? 01-01-1970 03:00 HÜKMETMEK KOLAY, İDARE ETMEK ZOR: KENDİMİZE HÜKMETMEYİ ÖĞRETEN HÜKÜMET 01-01-1970 03:00 Hiçbir Şey Güzel Olmayacak! 01-01-1970 03:00 Hukuk Mu, İktidarın Aracı mı? Adaletin Çift Standartlı Yüzü! 01-01-1970 03:00 Adalet Sistemi: Güçlüler İçin Özgürlük, Zayıflar İçin Cezalandırma mı? 01-01-1970 03:00 Uzayan Davalar ve Mağduriyetler: Yargı Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir? 01-01-1970 03:00 Ekonomide Büyüme mi, Derinleşen Kriz mi? 01-01-1970 03:00 Adalet ve Özgürlük Tartışması: Yargı Reformları mı Siyasal Baskılar mı? 01-01-1970 03:00 Eski Türkiye ve Yeni Türkiye: Nereye Gidiyoruz? 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Ekonomik Çıkmazı: Siyasi Kararların Gölgesinde Bir Kriz 01-01-1970 03:00 Umutsuzluğun Gölgesinde Yaşam: Ekonomik Çıkmaz ve İntihar 01-01-1970 03:00 Sevilmeye Bırakmak 01-01-1970 03:00 Gerçek Aşk: Şans Oyunlarından Bir Adım İleri 01-01-1970 03:00 Sevgi ve Yaşam Arasında Bir Denge Arayışı 01-01-1970 03:00 Haykırış ve İsyan: Sevginin Çığlığı 01-01-1970 03:00 Paranın Gölgesinde Sevgi 01-01-1970 03:00 Maskelerin Ardında ki Gerçeklik: Duyguların Gizli Dansı 01-01-1970 03:00 Sevgi: İnsanlığın En Değerli Hazinesi 01-01-1970 03:00 İnsanın Yapabildikleri ve Yapamadıkları 01-01-1970 03:00 Sevmek mi Günah Sevmemek mi? 01-01-1970 03:00 Din, Yanılsama ve İnsan Psikolojisi Üzerine 01-01-1970 03:00 Para ve Güç: İnsanlık Tarihi ve Modern Dünyadaki Etkileri 01-01-1970 03:00 Topluluk Yönetiminin Üstünlüğü: Çoğunluğun Yargısının Gücü 01-01-1970 03:00 Adaletin Kaynağı ve Hukukun Devlet Üzerindeki Rolü 01-01-1970 03:00 Özgürlüğün Sorumluluk Yükü ve İnsanların Bu Yükten Kaçış Eğilimi 01-01-1970 03:00 Bilge İnsanlar Konuşur Çünkü Söyleyecek Bir Şeyleri Vardır; Aptal İnsanlar Konuşur Çünkü Bir Şey Söylemek Zorundadırlar 01-01-1970 03:00 Bir İşe Başlamadan Önce Her Şey İmkansız Gibi Görünür: Başlama Cesaretinin Gücü 01-01-1970 03:00 Ekonomik Uçurum: Paranın Bekçileri 01-01-1970 03:00 Yanlış Yoldan Gitmenin Kolaylığı 01-01-1970 03:00 Kişilerin Başaklara Benzemesi: Olgunlaşma Süreci Üzerine Bir İnceleme 01-01-1970 03:00 Korkuyla İtaat Eden Kötü Adamlar, Sevgiyle İtaat Eden İyi Adamlar Üzerine Bir Düşünce 01-01-1970 03:00 Atatürk: Türk Milletinin Varoluşunu Koruyan Evrensel Lider 01-01-1970 03:00 Parayı Elde Etmekten Daha Zor Olan: Onu Korumak ve Büyütmek 01-01-1970 03:00 Sağlık ve Para Paradoksu: Hayatın İki Ucu 01-01-1970 03:00 Hayatın Gerçek Zenginliği: Sağlık Üzerine Bir Düşünce 01-01-1970 03:00 Başarı: Bir Yolculuk, Bir Varış Noktası Değil 01-01-1970 03:00 Dünyayı Değiştiren Çılgınlar: Büyük Değişimlere İmza Atanlar 01-01-1970 03:00 Çok Bakarsan Odak Noktanı Kaybedersin 01-01-1970 03:00 Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları Üzerine: Neden Yüksek Beklentiler Hayal Kırıklığına Yol Açar? 01-01-1970 03:00 Gizli Güzellikler: Hayatın İnceliklerini Fark Etme Sanatı 01-01-1970 03:00 Korku ve Cesaretin İnce Çizgisi: Her Gün Ölmek mi, Bir Gün Ölmek mi? 01-01-1970 03:00 Gözlemle, Sus, Dinle, Az Yargıla, Çok Sor: Bilgelik Yolunda Beş İlke 01-01-1970 03:00 İyi İnsanların Gücü ve Cezalandırılmasının Şiddeti 01-01-1970 03:00 İnsan Anlam Arayışında Olan Bir Varlıktır 01-01-1970 03:00 Konuşma Sanatı: Aklın Kullanımı Üzerine Bir İnceleme 01-01-1970 03:00 Giden ve Ölen: İnsanın İki Büyük Acısı 01-01-1970 03:00 Eğitim ve Demokrasi: Bir Toplumun İnşası 01-01-1970 03:00 Fikir ve Düşünce Arasındaki Fark 01-01-1970 03:00 Geçmişteki Hataları Hatırlatmanın Zararları: İyileşme Sürecine Saygı Gösterin 01-01-1970 03:00 Gazi Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Sığınmacı Yasası ve İskan Politikaları 01-01-1970 03:00 Büyük İskender'in Son Üç Arzusu ve Hayatın Gerçek Değerleri 01-01-1970 03:00 İyi ve Kötü: Aydınlık ve Karanlık Üzerine Bir İnceleme 01-01-1970 03:00 Güler yüzlü İhanet: İki Yüzlü İnsanlarla Baş Etmenin Yolları ve Stratejiler 01-01-1970 03:00 Ahmet Tekin'in Kaleminden: Aristoteles'in Mutluluk Anlayışı Üzerine Bir İnceleme 01-01-1970 03:00 Aristoteles'in Anıtı Üzerine: Atinalılar ve Himeraeos'un Trajik Hikayesi 01-01-1970 03:00 19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Doğuşu 01-01-1970 03:00 Mutluluğun Anlamı: Ahmet Tekin'in Perspektifinden Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 Kendini Bulmak ve Mutluluğun Yolu 01-01-1970 03:00 Sevgi, Gurur ve Özgürlük: İnsanı Anlamak 01-01-1970 03:00 Düşüş Anında Yakalayamadığımız Şeyler: Reflekslerin Gücü ve İnsan İlişkilerindeki Rolü 01-01-1970 03:00 Çeşitlilik İçinde İnsanlık: Kevaşe, Suriyeli, Hırsız ve Arsız 01-01-1970 03:00 Kayıp ve İyileşme Üzerine Düşünceler 01-01-1970 03:00 Gerçek Zenginlik: Hayat Deneyiminin Derinliği ve Anlamı 01-01-1970 03:00 Değişim ve İnsanın Doğasındaki Acı 01-01-1970 03:00 Stresin Kaynağı Olarak Geçim ve Ölüm: İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri 01-01-1970 03:00 Modern İlişkilerin Dinamikleri: Aşk, Özgürlük ve Tek Başına Olma 01-01-1970 03:00 Dünyanın Kiralık Sevgilerle Dolu Yüzü: Sevgi ve Açlık İlişkisi 01-01-1970 03:00 Cesaret ve Korkaklık Arasındaki İnce Çizgi: Korku Üzerine Düşünceler 01-01-1970 03:00 Evrenin Gizemli Dansı: Zaman, Mekân ve Kuvvet 01-01-1970 03:00 Modern Dünyanın İronisi: Para ve İnsanlık 01-01-1970 03:00 Cesaret, Güç ve Fikir: İnsanın İçsel Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Unutma Ki Unuttun Beni: Unutulanlar Asla Unutmaz! 01-01-1970 03:00 Değerli Olma Üzerine Bir Bakış Açısı: Başarı ve Değer Arasındaki Fark 01-01-1970 03:00 Aşırı Samimiyet, İyilik ve Sevginin Tehlikeleri: Denge Esas Alınmalı mı? 01-01-1970 03:00 Günümüz Dünyasında Yönetim ve Uyku Arasındaki İnce Dengeler 01-01-1970 03:00