Tura Türk
HV
05 EYLÜL Cumartesi 02:49

SINANMAK VE ÇELİŞKİLER

Kemal Albayrak
Kemal Albayrak

“Kimse, sınanmadığı günahın masumu değildir.”

Üzerinde düşünülmesi gereken bir söz.

Ülkedeki olaylara bakınca, dindar ve muhafazakâr kimliğiyle öne çıkan birçok kişinin servet, makam, devlet imkânları, kırmızı plakalar ve olağanüstü yetkilerle sınandığında bu sınavı kaybettiğini görüyoruz. Bugünkü ahlaki çürüme bunun açık göstergesidir.

Dile getirilen adaletsizlikler ve rant paylaşımı, statü ve siyasi çevre fark etmeksizin aynı soruyu gündeme getiriyor: “Nereye gidiyoruz?” En üst düzey görevlerde bulunmuş kişilerin karıştığı iddia edilen olaylar, toplumun güven duygusunu zedeliyor.

Fikret Başkaya’nın Paradigmanın İflası adlı eseri, fikirlerin, ideolojilerin, inançların ve rejimlerin nasıl iflas edebildiğini gösteriyor.

Yıllar önce sivil toplum ortamlarında, “Devlet yönetimi bizim elimizde olsa nasıl adil bir düzen kurarız.” diyenleri hatırlıyorum. O gün din ve ideoloji eksenli düşüncelerini savunan çevreleri, bugün ellerine geçen imkânlarla daha iyi anlıyoruz.

İnsanların dış görünüşleri aldatıcı olabilir; gerçek karakterleri güç sahibi olduklarında ortaya çıkar. Sınırsız yetkiler, insanın iç dünyasını görünür kılar. Denetlenmeyen güç, devleti yönetenlerin elinde büyük zararlara yol açar.

Prof. Dr. Doğu Ergil, Şark Faşizmi adlı eserinde rejimlerin çözülme süreçlerini şu başlıklarla açıklar:

●Ekonomik kaynakların daralması,

●Elitlerin ve imtiyazlı kesimlerin bölünmesi,

●Bilgi krizi ve devletin yerel gerçeklere körleşmesi,

●Toplumsal meşruiyetin aşınması,

●Gerçek tercihlerin gizlenmesi,

●Uluslararası dengelerin değişmesi.

Saydamlığın ortadan kalkması, adaletin zedelenmesi ve hukuksuz çıkar gruplarının devleti yönlendirmesi de bu sürece eklenince, bugün yaşadığımız sorunların nedenleri daha iyi anlaşılıyor. Sebebi bilinmeyen acıların ise şifası olmaz.

Nietzsche’nin “Tanrı öldü.” sözü beni uzun yıllar düşündürdü. Bu ifade, Tanrı’nın gerçekten öldüğünü değil; modern çağda Tanrı merkezli inancın ve ona bağlı evrensel ahlaki değerlerin toplum üzerindeki etkisini yitirdiğini anlatan felsefi bir tespittir.

Bugün adaletin, dürüstlüğün, vicdanın, merhametin ve insanlığın nasıl aşındığını görüyoruz. Dinî veya ideolojik söylemler kullananların güç sahibi olduklarında sergiledikleri çelişkiler bunun somut örneğidir.

Bir zamanlar kamu kurumlarının duvarlarında “Rüşvet alan da veren de melundur.” sözü yazardı. Şimdi ise bu sözü astıranların bir kısmı yolsuzluk iddialarıyla anılıyor, servetlerini yurt dışına çıkarıyor ve başka ülkelerde güvenlik arıyor. Bu tablo, ahlaki çöküşün boyutunu gösteriyor.

Ellerindeki devlet imkânlarına bile güvenmeyen bir zihniyetin ülke, millet ve vatan kaygısı taşıması beklenemez. Namuslu, ahlaklı ve liyakatli insanları kendi ülkesinde misafir gibi gören; kendisini ülkenin sahibi sanan bu anlayış, bir yandan da sözde düşman ilan ettiği ülkelerin korumasına sığınıyor.

Yurt dışına kaçırılan servetler ve edinilen mülkler, bu kesimin milletle bağının ne kadar zayıfladığını ortaya koyuyor. Asıl beka sorunu da budur. Haram paylaşılıyor; doyan da yok, duyan da…

İnsanı en çok acıtan, gerçeğin kendisi değil; bilmeyi reddettiği hâlde zihninin derinliklerinde bildiği hakikattir.

Desise pazarına çevrilen güzel ülkemizde kaygılı insanlar, gündüz vakti ellerinde fenerle dürüst insan arıyor. Elbette bulunacaktır.

Tarih gösteriyor ki hiçbir düzen, adaletsizlik ve ahlaki çürüme üzerine sonsuza kadar ayakta kalamaz. Kalıcı olan; güce, korkuya ve çıkara dayanan düzenler değil, hukuka, adalete, vicdana ve liyakate yaslanan toplumlardır.

Mezarlıklar adaletsizlere, despotlara, saray sahiplerine ve kendilerini erişilmez görenlere ayrıcalık tanımaz. Sonunda herkes, iki metrekare toprağın eşitliğinde buluşur. Kemal Albayrak

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI KEYFÎ DÜZENE MAHSUS HİZMET İDARESİ Mİ? ADALETTE BULUŞMAK MI? VAAZ EDENLE, VAAT EDENLER! ÇEYREK ASIRA GİDİŞ NASIL? UYANMAK VE UYARMAK! 15 TEMMUZ, KİME YARADI? KRİZLER “KAPI” ARATIR AĞLAR MISIN, GÜLER MİSİN? BÖYLE Mİ OLACAKTIK BİZ? AKLI KORUMAK, KORUNMAK NELER OLUYOR? YOLUN SONUNU DÜŞÜNMEK YAN ETKİLERİN ÇIKMAZI NE? ANLAYARAK İNANMAK MI? ADALETİNİZ ADALETSİZLİK Mİ? NEREYE KADAR SÜRECEK? ZİHİNSEL KÖRLÜK YOK EDER AHLAKSIZLIK KOKUSUNUN AHLAK ÜRETİM TÜRLERİ SORUMLULARA ÇAĞRIMDIR FELAKET BİRDEN GELMEZ, SEBEPLERİNE BAKALIM UYUM MU, SORGULAMAK MI? İKTİDARA SORMAK GEREKİR ARINMA MI, BOZULMA MI? BOZUK SİSTEM, KİRLİ DÜZEN GETİRİR Mİ? KAZANIRKEN, KAYBETMEK UYARI ÇÖZÜM GETİRİR Mİ? SALTANAT RUHU ÖLDÜRÜR ÖLMÜŞLER, ÖLÜMDEN KORKUYOR ÖLÇÜ SADECE TERAZİDE Mİ? HÜR DÜŞÜNMEK KENDİ PUTUNA TAPANLARDAN, ZALİMLERDEN, HIRSIZLARDAN YÖNETİCİ OLMAZ SUÇLU KORKUSU NİYE? ANLAYARAK MI, İNANARAK MI KONUŞMAK? GÖRDÜĞÜNE İNANMAYAN, GÖRMEDİĞİNE NASIL İNANIR? Kemal Albayrak’tan Sert Meclis ve Siyaset Değerlendirmesi – “Gerçek Sefillik Aklın Tutsak Edilmesidir” TUTSAK AKIL MI, HÜR AKIL MI? Aydınlıktakiler ve karanlıkta kalanlar OYLAMA NEYİ ÇÖZECEK? KOLAYCILIK, HAZIRCILIK MI? FERDİYET Mİ, CEMİYET Mİ, HÜRRİYET Mİ? TERCİHİM NE? İNANANLAR, ANLAYANLAR MI? YÜZLEŞMEK: YANLIŞI ÖRTMEK Mİ, YANLIŞTAN DÖNMEK Mİ? Meclis yasama yılı açılışı AK Parti Çöküşe Geçti Erdem kantarla tartılmaz, hurda tartılır! MİRASA SAYGI, ÖNEM NEDİR? Uyumlu, uyumsuz yaşama! NİÇİN BUGÜNLERE GELİNDİ? Nereye Gidiyor Siyasetin Aktörleri? Çıkış Nedir? FİKİRDE DEĞİŞİMİN SONU BİLİNMEYENİ KİM ÇÖZER? 1 MAYIS ACILARI OLMASAYDI! TÜRKİSTAN YOLCULUĞU KİMLİKLER MUTASYONA MI UĞRADI? ESARETİ DIŞARDA ARAMA, ZİHİNDE ARAMAK GEREKİR? ESARET Mİ, CESARET Mİ? TARİHÎ ÇAĞRI, KİMİN PLÂNI? HANGİ MAHALLEDENSİN? AKIL, İYİ DE Mİ KÖTÜDE Mİ ? NE GÜNLERE KALDIK, NİÇİN? Kurtuluş olmadan kuruluş olur mu? HER HUKUKSUZLUK,YENİ SUÇLARI GETİRİRİYOR,UYAN! Nereye gidiyoruz? “ARACI”ANLAYIŞI NİÇİN? NASIL BİR ÜLKE OLDUK? Sonunu düşünmek yok mu? Lale devri siyaseti mi? Hatıran Yeter Kazanırken, Kaybettiklerimiz! AYRIŞTIRMA BİRLEŞTİRME Mİ? Ders almak önemli mi? SONUÇ KİME YARIYOR? YAŞAMAK VAR,YAŞATMAK NİÇİN DÜŞÜNÜLMEZ? NEREYE GİDİYOR, YOLUMUZ? KONTROL KİMDE? DİNDE,MESLEK OLUR MU? ANLAMAYANA ANLATMAK! DÜŞÜNCELERİM, ÇIKIŞ YOLU Albayrak; "Ne Cevap Verecek!" MECBURİYET Mİ KORKU MU? BAĞ’DA MI, DAĞ’DA MI YAŞANIR? Albayrak'tan Gündem Eleştirisi! Albayrak'tan 10 Kasım Mesajı! Devletin ve Vatandaşın İffetini Kim Koruyacak? Adı İyi Uygulama Bozuk! Sorun Yaratandan, Sorun Çözüm Beklenmez' Susmak Yol mu? Konuşmak Çözüm Olsa! Hayır ve Evet Aynı Anda mı? Kutlamalar Örtü mü? Sonuca Sebep Götürür Aç Gözlülerin Siyaseti Siyasette Ölçü Var mı? Statü, İnsana, İnsan Olmayı Sağlar mı? Teknolojiyi Kullanmak! Yüzleşmek mi, Yüzsüzleşmek mi? Gelecek Yüzyılın Kurtarıcılığı Bu mu? Yönetimde Davranış Bozukluğu Olur mu? Yanlış Bilgi Felakettir! Nasıl Bir Düzen Tercihi Olmalıdır? Bayram Çare mi? Adalet Kurumlarında, Adalet Bulan Var mı? Fiil Belli, Fail Gizleniyor! Albayrak: "Sokak Hayvanları Gündemde" Albayrak; "Yaptırıma Bakılır" Albayrak; "Eşek yine Eşek" Tasarruf Kimi Koruyacak? Siz Kimsiniz, Neyi Çözdünüz Siyasetinizle? Yeni Fikir Yaratmak Varken Neden Çalınır? Dün Olmadan, Bugün Olur mu? Değişimin Faydası ve Zararı, Zamanla Olur mu? Dünle Yaşamak mı? Edep Aydınlıkta mı, Karanlıkta mı Değerli? Gelecekte Siyasetin Yönü Nasıl Olmalıdır? Sürgünde Yaşamak Niçin? Bayram Izdırap Olurmu? İYİ Parti Nereye Gidiyor? Sonuç Neyi Getirecek? Karanlık Günler Niçin Geçmiyor! Sorun Çözen Ahlak, Ahlaksızlığa Dönerse! Sonu Görmek Önemli! Siyasetin Aktörlerine Şifa Hastanesi Olmaz mı? Donanımı Kazanıma Çevirmek! Yaşatmak mı? Yok Etmek mi? Sonu Görmek Yapılanları Unutturur mu?