Tura Türk
HV
02 NİSAN Perşembe 03:01

ZİHİNSEL KÖRLÜK YOK EDER

Kemal Albayrak
Kemal Albayrak

José Saramago’nun Körlük romanı, güçlü olanın zayıfı ezdiğini düşündürür. Etraftaki savaş tehlikeleri bile ülkenin geleceğini sıkıntıya sokabilirken, iç kavgalar tedbir üretmiyor. Gücün, hem içeride hem dışarıda ötekini ezdiğini görüyoruz. Suç da suçsuzluk da taraflara göre belirleniyor. Sömürü, güçsüzleri entrikalarla ezmeye devam ediyor; içerideki yansımaları da ortada. Peki, keyfi idareyi sorgulayan var mı?

Basının hali ortada; gördükleri halde suçları görmezden geliyor. Korku, güce yakın olmayı; şirinliği, saygıyı ve çıkarı besliyor. Gücün iktidarı, muhalif olan herkesi devlet imkânlarıyla susturmaya çalışıyor. Partili ya da partisiz, suça bulaşmış kesimlerin varlığı da buna fırsat ve gerekçe yapılıyor; ancak iktidar tarafı çoğu zaman bu kapsamın dışında tutuluyor. CHP ve bazı muhalifler, bu süreçler kademe kademe ilerlerken hatalar yaptı ve bu hatalar mahalleciliği artırdı. Bugün muhalefete yapılan yanlışlar, geçmişteki hataların bir yansıması olarak karşılarına çıkıyor. Rejimin yanlışlarına onay vermek, sömürü düzenine destek olmak anlamına gelir.

Siyaset, müzakere, sivil alanlar, basın, mahalleler ve yargı; bir baskı aracına dönüştürülürken, “bizden mi, sizden mi?” anlayışı felaketlere ve hukuksuzluğa zemin hazırladı. Adalet kurumlarının güven vermediği bir ortamda, toplumsal huzurdan söz edilemez. Savaşların çevremizi kuşattığı bir dönemde, müzakereden dışlanan bir muhalefet kurgulanması da ayrı bir sorundur. İç kavgalar, hem iç hem dış güvenliği zayıflatmaktadır. Kamuoyundan gizlenen sırlar ve sömürüye verilen tavizler tartışılmamakta, müzakere edilmemektedir. TBMM bu süreçte yeterince etkin midir?

Doğu Perinçek’in dile getirdiği iddialar karşısında sorumluların ortaya çıkmaması düşündürücüdür. Kamuoyuna farklı söylemler sunulurken, fiiliyatta başka ilişkilerin sürdürülmesi ciddi bir çelişkidir. Suriye politikası ve geçmişte yapılan açıklamalar da sorgulanmalıdır. Bu planların içinde yer alanların bugün sessiz kalması, muhalefetin de yeterince güçlü bir duruş sergileyememesi dikkat çekicidir.

Bu süreçlere karşı çıkan liyakatli subayların ve vatansever insanların cezalandırılması, adalet duygusunu zedelemektedir. 15 Temmuz gibi kritik olayların bile yeterince sorgulanmaması önemli bir eksikliktir. Ülkesini seven, haksızlığa uğrayan insanların işlerinden edilmesi karşısında sessiz kalmak, dolaylı bir ortaklık anlamı taşır. KHK uygulamalarıyla mağdur edilen, cezaevlerinde zor şartlarda yaşayan insanlara yönelik adalet beklentisi zayıflamaktadır. Savunma haklarının kısıtlanması ise hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmaz.

Bu düzen, sömürüye hizmet eden bir sistemin parçasıdır. Taşeron yapılar aracılığıyla toplumu ayrıştıran, kin ve nefret üreten bir anlayışın hâkim olduğu görülmektedir.Koltuk sevdasının dış politikadaki yansımaları da sorgulanmalıdır. Güçlü ülkelere bağımlı bir yönetim anlayışıyla, milli çıkarların ne ölçüde korunabileceği tartışmalıdır.

Ahlaki, siyasi ve ekonomik açıdan dışa bağımlı bir yönetimden ülkeye fayda gelmez. Parti değiştirmeler, rant kavgaları, kayyum uygulamaları, kirli zenginleşme ve baskılar; toplumsal yapıyı zedelemektedir. Devlet imkânlarıyla kurulan tuzaklar ve vatansever insanların hedef alınması, küresel sömürü planlarının bir parçası olarak görülmektedir. Bu noktada muhalefetin de kendini sorgulaması gerekir.

Yunus Emre, “Nasihatler”inde hem psikolojik hem sosyolojik açıdan düzeni ve bozulmayı anlatır. Muhalefet, öncelikle kendi içinde bir yenilenme sağlamalıdır. Amaç ortaksa, bu amaca giden yolda ayrımcılık değil; ilke, adalet, huzur ve güven esas alınmalıdır. Ülke, millet ve insanlık sevgisi etrafında birleşmek gerekir. Kötülük kimini diriltir, kimini yok eder; asıl olan iyilik ve adaletle dirilmektir. Kirli düzenlere destek vererek sağlıklı bir sonuca ulaşılamaz. Felaket gelmeden önce tedbir almak esastır.

Süleyman Demirel’in dediği gibi: “Bir meseleyi, mesele olmaktan çıkarırsanız, o mesele çözülmez.” Kemal Albayrak

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI ADALETİNİZ ADALETSİZLİK Mİ? NEREYE KADAR SÜRECEK? AHLAKSIZLIK KOKUSUNUN AHLAK ÜRETİM TÜRLERİ SORUMLULARA ÇAĞRIMDIR FELAKET BİRDEN GELMEZ, SEBEPLERİNE BAKALIM UYUM MU, SORGULAMAK MI? İKTİDARA SORMAK GEREKİR ARINMA MI, BOZULMA MI? BOZUK SİSTEM, KİRLİ DÜZEN GETİRİR Mİ? KAZANIRKEN, KAYBETMEK UYARI ÇÖZÜM GETİRİR Mİ? SALTANAT RUHU ÖLDÜRÜR ÖLMÜŞLER, ÖLÜMDEN KORKUYOR ÖLÇÜ SADECE TERAZİDE Mİ? HÜR DÜŞÜNMEK KENDİ PUTUNA TAPANLARDAN, ZALİMLERDEN, HIRSIZLARDAN YÖNETİCİ OLMAZ SUÇLU KORKUSU NİYE? ANLAYARAK MI, İNANARAK MI KONUŞMAK? GÖRDÜĞÜNE İNANMAYAN, GÖRMEDİĞİNE NASIL İNANIR? Kemal Albayrak’tan Sert Meclis ve Siyaset Değerlendirmesi – “Gerçek Sefillik Aklın Tutsak Edilmesidir” TUTSAK AKIL MI, HÜR AKIL MI? Aydınlıktakiler ve karanlıkta kalanlar OYLAMA NEYİ ÇÖZECEK? KOLAYCILIK, HAZIRCILIK MI? FERDİYET Mİ, CEMİYET Mİ, HÜRRİYET Mİ? TERCİHİM NE? İNANANLAR, ANLAYANLAR MI? YÜZLEŞMEK: YANLIŞI ÖRTMEK Mİ, YANLIŞTAN DÖNMEK Mİ? Meclis yasama yılı açılışı AK Parti Çöküşe Geçti Erdem kantarla tartılmaz, hurda tartılır! MİRASA SAYGI, ÖNEM NEDİR? Uyumlu, uyumsuz yaşama! NİÇİN BUGÜNLERE GELİNDİ? Nereye Gidiyor Siyasetin Aktörleri? Çıkış Nedir? FİKİRDE DEĞİŞİMİN SONU BİLİNMEYENİ KİM ÇÖZER? 1 MAYIS ACILARI OLMASAYDI! TÜRKİSTAN YOLCULUĞU KİMLİKLER MUTASYONA MI UĞRADI? ESARETİ DIŞARDA ARAMA, ZİHİNDE ARAMAK GEREKİR? ESARET Mİ, CESARET Mİ? TARİHÎ ÇAĞRI, KİMİN PLÂNI? HANGİ MAHALLEDENSİN? AKIL, İYİ DE Mİ KÖTÜDE Mİ ? NE GÜNLERE KALDIK, NİÇİN? Kurtuluş olmadan kuruluş olur mu? HER HUKUKSUZLUK,YENİ SUÇLARI GETİRİRİYOR,UYAN! Nereye gidiyoruz? “ARACI”ANLAYIŞI NİÇİN? NASIL BİR ÜLKE OLDUK? Sonunu düşünmek yok mu? Lale devri siyaseti mi? Hatıran Yeter Kazanırken, Kaybettiklerimiz! AYRIŞTIRMA BİRLEŞTİRME Mİ? Ders almak önemli mi? SONUÇ KİME YARIYOR? YAŞAMAK VAR,YAŞATMAK NİÇİN DÜŞÜNÜLMEZ? NEREYE GİDİYOR, YOLUMUZ? KONTROL KİMDE? DİNDE,MESLEK OLUR MU? ANLAMAYANA ANLATMAK! DÜŞÜNCELERİM, ÇIKIŞ YOLU Albayrak; "Ne Cevap Verecek!" MECBURİYET Mİ KORKU MU? BAĞ’DA MI, DAĞ’DA MI YAŞANIR? Albayrak'tan Gündem Eleştirisi! Albayrak'tan 10 Kasım Mesajı! Devletin ve Vatandaşın İffetini Kim Koruyacak? Adı İyi Uygulama Bozuk! Sorun Yaratandan, Sorun Çözüm Beklenmez' Susmak Yol mu? Konuşmak Çözüm Olsa! Hayır ve Evet Aynı Anda mı? Kutlamalar Örtü mü? Sonuca Sebep Götürür Aç Gözlülerin Siyaseti Siyasette Ölçü Var mı? Statü, İnsana, İnsan Olmayı Sağlar mı? Teknolojiyi Kullanmak! Yüzleşmek mi, Yüzsüzleşmek mi? Gelecek Yüzyılın Kurtarıcılığı Bu mu? Yönetimde Davranış Bozukluğu Olur mu? Yanlış Bilgi Felakettir! Nasıl Bir Düzen Tercihi Olmalıdır? Bayram Çare mi? Adalet Kurumlarında, Adalet Bulan Var mı? Fiil Belli, Fail Gizleniyor! Albayrak: "Sokak Hayvanları Gündemde" Albayrak; "Yaptırıma Bakılır" Albayrak; "Eşek yine Eşek" Tasarruf Kimi Koruyacak? Siz Kimsiniz, Neyi Çözdünüz Siyasetinizle? Yeni Fikir Yaratmak Varken Neden Çalınır? Dün Olmadan, Bugün Olur mu? Değişimin Faydası ve Zararı, Zamanla Olur mu? Dünle Yaşamak mı? Edep Aydınlıkta mı, Karanlıkta mı Değerli? Gelecekte Siyasetin Yönü Nasıl Olmalıdır? Sürgünde Yaşamak Niçin? Bayram Izdırap Olurmu? İYİ Parti Nereye Gidiyor? Sonuç Neyi Getirecek? Karanlık Günler Niçin Geçmiyor! Sorun Çözen Ahlak, Ahlaksızlığa Dönerse! Sonu Görmek Önemli! Siyasetin Aktörlerine Şifa Hastanesi Olmaz mı? Donanımı Kazanıma Çevirmek! Yaşatmak mı? Yok Etmek mi? Sonu Görmek Yapılanları Unutturur mu?