Tura Türk
HV
18 EYLÜL Cuma 17:05

HANGİ DEVLETE GÜVENİLİR?

Kemal Albayrak
Kemal Albayrak

Bir devlet, vatandaşlarının haklarını korumak yerine onları korkutuyor; adaleti sağlamak yerine ayrıcalık dağıtıyor ve hukuku yönetenlerin iradesine göre değiştiriyorsa, ona hâlâ “devlet” ve “güven kaynağı” denebilir mi?

Devlet; sınırları belirli bir ülkede yaşayan insanların düzen içinde yaşamasını sağlayan, kamu düzenini koruyan, yasalar koyan ve bu yasalara uyulmasını güvence altına alan, otorite kullanma gücüne sahip siyasal bir örgüttür. İdeal devlet düzeni ise adalet, özgürlük, eşitlik, mülkiyet hakkı ve güven gibi temel değerleri koruyan bir sistemdir.

Hobbes’a göre devlet, insanların bir araya gelerek oluşturduğu ve uyulması zorunlu kurallarla işleyen bir yapıdır. Devletin görevlerinden biri de vatandaşlarını dış tehditlere karşı korumaktır.

Bu anlayışın etkisiyle bizde “devlet ana” ve “devlet baba” ifadeleri sıkça kullanılır; devlet, zaman zaman eleştiri dışı tutulur. Oysa devlet adına alınan kararların anlaşılabilir, denetlenebilir ve hukuka uygun olması gerekir. Toplumun benimsemediği uygulamaların “devlet aklı” gibi içeriği belirsiz kavramlarla açıklanması, kamu güvenini zedeler.

İnsanlar, hayatlarını özgürce düzenleyebildikleri ve temel haklarını güvence altında hissedebildikleri ölçüde devlete ihtiyaç duyarlar. Tarih, hiçbir düzenin adaletsizlik ve ahlaki yozlaşma üzerine kalıcı biçimde kurulamayacağını göstermektedir. Hukuka, vicdana ve adalete dayanan bir devlet önemlidir.

Osman Aydoğan Paşa, bir makalesinde “Devlet Ana” kavramını ele alırken, uzak hedefler ve siyasi tercihler uğruna idealist evlatlarını yok eden bir devlet anlayışına dikkat çekiyor.

Devletin gücü; düşünürleri, sanatçıları, muhalifleri ve farklı görüşleri bastırmak için değil, herkesin hak ve özgürlüklerini güvence altına almak için kullanılmalıdır. Kendisini destekleyenlere ayrıcalık tanıyıp farklı düşünenlere karşı tarafsızlığını yitiren bir devlet, hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı ilkelerini zedeler. Devlet, yönetenlerin özel mülkü değil; intikam değil, adalet kurumudur.

İnsanları kimlikleri, düşünceleri veya ait oldukları çevre üzerinden değerlendiren genelleyici yargılar, toplumsal ayrışmayı ve rövanşı tetikler. Devletin kendi koyduğu yasalara dayanarak yaptığı uygulamalar temel hukuk ilkeleriyle çelişiyorsa, bu durum devletin meşruiyetini zayıflatır. Çünkü hukuk, yalnızca yönetilenleri değil, yönetenleri de bağlamalıdır.

John Locke’un “Halk egemendir, yönetici emanettir.” sözü, yöneticilerin yetkilerini toplum adına ve toplumun yararına kullanmaları gerektiğini ifade eder. Çünkü adalet, siyasi çıkarların veya makam kaygısının konusu hâline getirildiğinde anlamını yitirir.

Haklı ile haksızı ayırt edemeyen veya bunu bilinçli biçimde reddeden bir yargı düzeni, toplum için ciddi bir tehdittir. Nihal Atsız’ın ifade ettiği gibi, insanları kendi devletlerinden uzaklaştıran her haksızlık suçtur. Çünkü adalet zayıfladığında, devlet kurumlarına duyulan güven de zayıflar.

Asıl devlet, hukuk ve adalet devletidir. Benim “devlet anam” ve “devlet babam” olarak gördüğüm devlet de budur.

Adaletin güvence altında olmadığı bir devlete duyulan bağlılık zamanla zayıflar. Bu nedenle asıl beka sorunu yalnızca dış tehditler değil; içeride hukukun, adaletin ve kamu güveninin aşınmasıdır.

Hangi devlete güvenilir?

Hukuka bağlı olan, adaleti gözeten, vatandaşlarını düşünceleri nedeniyle ayrımcılığa uğratmayan ve yönetenleri de hukukla sınırlandıran devlete güvenilir. Çünkü devletin gücü, vatandaşını baskı altına almasından değil, haklarını güvence altına almasından kaynaklanır. Devleti güçlü ve saygın kılan, yönetenlerin sınırsız yetkisi değil; hukukun herkes için eşit uygulanmasıdır.

Adaletin olmadığı yerde güven, güvenin olmadığı yerde meşruiyet, meşruiyetin olmadığı yerde ise devlet düzeni uzun süre ayakta kalamaz.

Bir devletin gerçek bekası; korkuya, itaate veya ayrıcalığa değil, hukuka, adalete ve yurttaşların gönüllü rızasına dayanır.

Asıl devlet, adalet devletidir. Kemal Albayrak

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI SINANMAK VE ÇELİŞKİLER KEYFÎ DÜZENE MAHSUS HİZMET İDARESİ Mİ? ADALETTE BULUŞMAK MI? VAAZ EDENLE, VAAT EDENLER! ÇEYREK ASIRA GİDİŞ NASIL? UYANMAK VE UYARMAK! 15 TEMMUZ, KİME YARADI? KRİZLER “KAPI” ARATIR AĞLAR MISIN, GÜLER MİSİN? BÖYLE Mİ OLACAKTIK BİZ? AKLI KORUMAK, KORUNMAK NELER OLUYOR? YOLUN SONUNU DÜŞÜNMEK YAN ETKİLERİN ÇIKMAZI NE? ANLAYARAK İNANMAK MI? ADALETİNİZ ADALETSİZLİK Mİ? NEREYE KADAR SÜRECEK? ZİHİNSEL KÖRLÜK YOK EDER AHLAKSIZLIK KOKUSUNUN AHLAK ÜRETİM TÜRLERİ SORUMLULARA ÇAĞRIMDIR FELAKET BİRDEN GELMEZ, SEBEPLERİNE BAKALIM UYUM MU, SORGULAMAK MI? İKTİDARA SORMAK GEREKİR ARINMA MI, BOZULMA MI? BOZUK SİSTEM, KİRLİ DÜZEN GETİRİR Mİ? KAZANIRKEN, KAYBETMEK UYARI ÇÖZÜM GETİRİR Mİ? SALTANAT RUHU ÖLDÜRÜR ÖLMÜŞLER, ÖLÜMDEN KORKUYOR ÖLÇÜ SADECE TERAZİDE Mİ? HÜR DÜŞÜNMEK KENDİ PUTUNA TAPANLARDAN, ZALİMLERDEN, HIRSIZLARDAN YÖNETİCİ OLMAZ SUÇLU KORKUSU NİYE? ANLAYARAK MI, İNANARAK MI KONUŞMAK? GÖRDÜĞÜNE İNANMAYAN, GÖRMEDİĞİNE NASIL İNANIR? Kemal Albayrak’tan Sert Meclis ve Siyaset Değerlendirmesi – “Gerçek Sefillik Aklın Tutsak Edilmesidir” TUTSAK AKIL MI, HÜR AKIL MI? Aydınlıktakiler ve karanlıkta kalanlar OYLAMA NEYİ ÇÖZECEK? KOLAYCILIK, HAZIRCILIK MI? FERDİYET Mİ, CEMİYET Mİ, HÜRRİYET Mİ? TERCİHİM NE? İNANANLAR, ANLAYANLAR MI? YÜZLEŞMEK: YANLIŞI ÖRTMEK Mİ, YANLIŞTAN DÖNMEK Mİ? Meclis yasama yılı açılışı AK Parti Çöküşe Geçti Erdem kantarla tartılmaz, hurda tartılır! MİRASA SAYGI, ÖNEM NEDİR? Uyumlu, uyumsuz yaşama! NİÇİN BUGÜNLERE GELİNDİ? Nereye Gidiyor Siyasetin Aktörleri? Çıkış Nedir? FİKİRDE DEĞİŞİMİN SONU BİLİNMEYENİ KİM ÇÖZER? 1 MAYIS ACILARI OLMASAYDI! TÜRKİSTAN YOLCULUĞU KİMLİKLER MUTASYONA MI UĞRADI? ESARETİ DIŞARDA ARAMA, ZİHİNDE ARAMAK GEREKİR? ESARET Mİ, CESARET Mİ? TARİHÎ ÇAĞRI, KİMİN PLÂNI? HANGİ MAHALLEDENSİN? AKIL, İYİ DE Mİ KÖTÜDE Mİ ? NE GÜNLERE KALDIK, NİÇİN? Kurtuluş olmadan kuruluş olur mu? HER HUKUKSUZLUK,YENİ SUÇLARI GETİRİRİYOR,UYAN! Nereye gidiyoruz? “ARACI”ANLAYIŞI NİÇİN? NASIL BİR ÜLKE OLDUK? Sonunu düşünmek yok mu? Lale devri siyaseti mi? Hatıran Yeter Kazanırken, Kaybettiklerimiz! AYRIŞTIRMA BİRLEŞTİRME Mİ? Ders almak önemli mi? SONUÇ KİME YARIYOR? YAŞAMAK VAR,YAŞATMAK NİÇİN DÜŞÜNÜLMEZ? NEREYE GİDİYOR, YOLUMUZ? KONTROL KİMDE? DİNDE,MESLEK OLUR MU? ANLAMAYANA ANLATMAK! DÜŞÜNCELERİM, ÇIKIŞ YOLU Albayrak; "Ne Cevap Verecek!" MECBURİYET Mİ KORKU MU? BAĞ’DA MI, DAĞ’DA MI YAŞANIR? Albayrak'tan Gündem Eleştirisi! Albayrak'tan 10 Kasım Mesajı! Devletin ve Vatandaşın İffetini Kim Koruyacak? Adı İyi Uygulama Bozuk! Sorun Yaratandan, Sorun Çözüm Beklenmez' Susmak Yol mu? Konuşmak Çözüm Olsa! Hayır ve Evet Aynı Anda mı? Kutlamalar Örtü mü? Sonuca Sebep Götürür Aç Gözlülerin Siyaseti Siyasette Ölçü Var mı? Statü, İnsana, İnsan Olmayı Sağlar mı? Teknolojiyi Kullanmak! Yüzleşmek mi, Yüzsüzleşmek mi? Gelecek Yüzyılın Kurtarıcılığı Bu mu? Yönetimde Davranış Bozukluğu Olur mu? Yanlış Bilgi Felakettir! Nasıl Bir Düzen Tercihi Olmalıdır? Bayram Çare mi? Adalet Kurumlarında, Adalet Bulan Var mı? Fiil Belli, Fail Gizleniyor! Albayrak: "Sokak Hayvanları Gündemde" Albayrak; "Yaptırıma Bakılır" Albayrak; "Eşek yine Eşek" Tasarruf Kimi Koruyacak? Siz Kimsiniz, Neyi Çözdünüz Siyasetinizle? Yeni Fikir Yaratmak Varken Neden Çalınır? Dün Olmadan, Bugün Olur mu? Değişimin Faydası ve Zararı, Zamanla Olur mu? Dünle Yaşamak mı? Edep Aydınlıkta mı, Karanlıkta mı Değerli? Gelecekte Siyasetin Yönü Nasıl Olmalıdır? Sürgünde Yaşamak Niçin? Bayram Izdırap Olurmu? İYİ Parti Nereye Gidiyor? Sonuç Neyi Getirecek? Karanlık Günler Niçin Geçmiyor! Sorun Çözen Ahlak, Ahlaksızlığa Dönerse! Sonu Görmek Önemli! Siyasetin Aktörlerine Şifa Hastanesi Olmaz mı? Donanımı Kazanıma Çevirmek! Yaşatmak mı? Yok Etmek mi? Sonu Görmek Yapılanları Unutturur mu?