google.com, pub-5635234458637791, DIRECT, f08c47fec0942fa0

SINANMAK VE ÇELİŞKİLER

Kemal Albayrak

04-09-2026 23:24

“Kimse, sınanmadığı günahın masumu değildir.”

Üzerinde düşünülmesi gereken bir söz.

Ülkedeki olaylara bakınca, dindar ve muhafazakâr kimliğiyle öne çıkan birçok kişinin servet, makam, devlet imkânları, kırmızı plakalar ve olağanüstü yetkilerle sınandığında bu sınavı kaybettiğini görüyoruz. Bugünkü ahlaki çürüme bunun açık göstergesidir.

Dile getirilen adaletsizlikler ve rant paylaşımı, statü ve siyasi çevre fark etmeksizin aynı soruyu gündeme getiriyor: “Nereye gidiyoruz?” En üst düzey görevlerde bulunmuş kişilerin karıştığı iddia edilen olaylar, toplumun güven duygusunu zedeliyor.

Fikret Başkaya’nın Paradigmanın İflası adlı eseri, fikirlerin, ideolojilerin, inançların ve rejimlerin nasıl iflas edebildiğini gösteriyor.

Yıllar önce sivil toplum ortamlarında, “Devlet yönetimi bizim elimizde olsa nasıl adil bir düzen kurarız.” diyenleri hatırlıyorum. O gün din ve ideoloji eksenli düşüncelerini savunan çevreleri, bugün ellerine geçen imkânlarla daha iyi anlıyoruz.

İnsanların dış görünüşleri aldatıcı olabilir; gerçek karakterleri güç sahibi olduklarında ortaya çıkar. Sınırsız yetkiler, insanın iç dünyasını görünür kılar. Denetlenmeyen güç, devleti yönetenlerin elinde büyük zararlara yol açar.

Prof. Dr. Doğu Ergil, Şark Faşizmi adlı eserinde rejimlerin çözülme süreçlerini şu başlıklarla açıklar:

●Ekonomik kaynakların daralması,

●Elitlerin ve imtiyazlı kesimlerin bölünmesi,

●Bilgi krizi ve devletin yerel gerçeklere körleşmesi,

●Toplumsal meşruiyetin aşınması,

●Gerçek tercihlerin gizlenmesi,

●Uluslararası dengelerin değişmesi.

Saydamlığın ortadan kalkması, adaletin zedelenmesi ve hukuksuz çıkar gruplarının devleti yönlendirmesi de bu sürece eklenince, bugün yaşadığımız sorunların nedenleri daha iyi anlaşılıyor. Sebebi bilinmeyen acıların ise şifası olmaz.

Nietzsche’nin “Tanrı öldü.” sözü beni uzun yıllar düşündürdü. Bu ifade, Tanrı’nın gerçekten öldüğünü değil; modern çağda Tanrı merkezli inancın ve ona bağlı evrensel ahlaki değerlerin toplum üzerindeki etkisini yitirdiğini anlatan felsefi bir tespittir.

Bugün adaletin, dürüstlüğün, vicdanın, merhametin ve insanlığın nasıl aşındığını görüyoruz. Dinî veya ideolojik söylemler kullananların güç sahibi olduklarında sergiledikleri çelişkiler bunun somut örneğidir.

Bir zamanlar kamu kurumlarının duvarlarında “Rüşvet alan da veren de melundur.” sözü yazardı. Şimdi ise bu sözü astıranların bir kısmı yolsuzluk iddialarıyla anılıyor, servetlerini yurt dışına çıkarıyor ve başka ülkelerde güvenlik arıyor. Bu tablo, ahlaki çöküşün boyutunu gösteriyor.

Ellerindeki devlet imkânlarına bile güvenmeyen bir zihniyetin ülke, millet ve vatan kaygısı taşıması beklenemez. Namuslu, ahlaklı ve liyakatli insanları kendi ülkesinde misafir gibi gören; kendisini ülkenin sahibi sanan bu anlayış, bir yandan da sözde düşman ilan ettiği ülkelerin korumasına sığınıyor.

Yurt dışına kaçırılan servetler ve edinilen mülkler, bu kesimin milletle bağının ne kadar zayıfladığını ortaya koyuyor. Asıl beka sorunu da budur. Haram paylaşılıyor; doyan da yok, duyan da…

İnsanı en çok acıtan, gerçeğin kendisi değil; bilmeyi reddettiği hâlde zihninin derinliklerinde bildiği hakikattir.

Desise pazarına çevrilen güzel ülkemizde kaygılı insanlar, gündüz vakti ellerinde fenerle dürüst insan arıyor. Elbette bulunacaktır.

Tarih gösteriyor ki hiçbir düzen, adaletsizlik ve ahlaki çürüme üzerine sonsuza kadar ayakta kalamaz. Kalıcı olan; güce, korkuya ve çıkara dayanan düzenler değil, hukuka, adalete, vicdana ve liyakate yaslanan toplumlardır.

Mezarlıklar adaletsizlere, despotlara, saray sahiplerine ve kendilerini erişilmez görenlere ayrıcalık tanımaz. Sonunda herkes, iki metrekare toprağın eşitliğinde buluşur. Kemal Albayrak

DİĞER YAZILARI KEYFÎ DÜZENE MAHSUS HİZMET İDARESİ Mİ? 01-01-1970 03:00 ADALETTE BULUŞMAK MI? 01-01-1970 03:00 VAAZ EDENLE, VAAT EDENLER! 01-01-1970 03:00 ÇEYREK ASIRA GİDİŞ NASIL? 01-01-1970 03:00 UYANMAK VE UYARMAK! 01-01-1970 03:00 15 TEMMUZ, KİME YARADI? 01-01-1970 03:00 KRİZLER “KAPI” ARATIR 01-01-1970 03:00 AĞLAR MISIN, GÜLER MİSİN? 01-01-1970 03:00 BÖYLE Mİ OLACAKTIK BİZ? 01-01-1970 03:00 AKLI KORUMAK, KORUNMAK 01-01-1970 03:00 NELER OLUYOR? 01-01-1970 03:00 YOLUN SONUNU DÜŞÜNMEK 01-01-1970 03:00 YAN ETKİLERİN ÇIKMAZI NE? 01-01-1970 03:00 ANLAYARAK İNANMAK MI? 01-01-1970 03:00 ADALETİNİZ ADALETSİZLİK Mİ? NEREYE KADAR SÜRECEK? 01-01-1970 03:00 ZİHİNSEL KÖRLÜK YOK EDER 01-01-1970 03:00 AHLAKSIZLIK KOKUSUNUN AHLAK ÜRETİM TÜRLERİ 01-01-1970 03:00 SORUMLULARA ÇAĞRIMDIR 01-01-1970 03:00 FELAKET BİRDEN GELMEZ, SEBEPLERİNE BAKALIM 01-01-1970 03:00 UYUM MU, SORGULAMAK MI? 01-01-1970 03:00 İKTİDARA SORMAK GEREKİR 01-01-1970 03:00 ARINMA MI, BOZULMA MI? 01-01-1970 03:00 BOZUK SİSTEM, KİRLİ DÜZEN GETİRİR Mİ? 01-01-1970 03:00 KAZANIRKEN, KAYBETMEK 01-01-1970 03:00 UYARI ÇÖZÜM GETİRİR Mİ? 01-01-1970 03:00 SALTANAT RUHU ÖLDÜRÜR 01-01-1970 03:00 ÖLMÜŞLER, ÖLÜMDEN KORKUYOR 01-01-1970 03:00 ÖLÇÜ SADECE TERAZİDE Mİ? 01-01-1970 03:00 HÜR DÜŞÜNMEK 01-01-1970 03:00 KENDİ PUTUNA TAPANLARDAN, ZALİMLERDEN, HIRSIZLARDAN YÖNETİCİ OLMAZ 01-01-1970 03:00 SUÇLU KORKUSU NİYE? 01-01-1970 03:00 ANLAYARAK MI, İNANARAK MI KONUŞMAK? 01-01-1970 03:00 GÖRDÜĞÜNE İNANMAYAN, GÖRMEDİĞİNE NASIL İNANIR? 01-01-1970 03:00 Kemal Albayrak’tan Sert Meclis ve Siyaset Değerlendirmesi – “Gerçek Sefillik Aklın Tutsak Edilmesidir” 01-01-1970 03:00 TUTSAK AKIL MI, HÜR AKIL MI? 01-01-1970 03:00 Aydınlıktakiler ve karanlıkta kalanlar 01-01-1970 03:00 OYLAMA NEYİ ÇÖZECEK? 01-01-1970 03:00 KOLAYCILIK, HAZIRCILIK MI? 01-01-1970 03:00 FERDİYET Mİ, CEMİYET Mİ, HÜRRİYET Mİ? TERCİHİM NE? 01-01-1970 03:00 İNANANLAR, ANLAYANLAR MI? 01-01-1970 03:00 YÜZLEŞMEK: YANLIŞI ÖRTMEK Mİ, YANLIŞTAN DÖNMEK Mİ? 01-01-1970 03:00 Meclis yasama yılı açılışı 01-01-1970 03:00 AK Parti Çöküşe Geçti 01-01-1970 03:00 Erdem kantarla tartılmaz, hurda tartılır! 01-01-1970 03:00 MİRASA SAYGI, ÖNEM NEDİR? 01-01-1970 03:00 Uyumlu, uyumsuz yaşama! 01-01-1970 03:00 NİÇİN BUGÜNLERE GELİNDİ? 01-01-1970 03:00 Nereye Gidiyor Siyasetin Aktörleri? Çıkış Nedir? 01-01-1970 03:00 FİKİRDE DEĞİŞİMİN SONU 01-01-1970 03:00 BİLİNMEYENİ KİM ÇÖZER? 01-01-1970 03:00 1 MAYIS ACILARI OLMASAYDI! 01-01-1970 03:00 TÜRKİSTAN YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 KİMLİKLER MUTASYONA MI UĞRADI? 01-01-1970 03:00 ESARETİ DIŞARDA ARAMA, ZİHİNDE ARAMAK GEREKİR? 01-01-1970 03:00 ESARET Mİ, CESARET Mİ? 01-01-1970 03:00 TARİHÎ ÇAĞRI, KİMİN PLÂNI? 01-01-1970 03:00 HANGİ MAHALLEDENSİN? 01-01-1970 03:00 AKIL, İYİ DE Mİ KÖTÜDE Mİ ? 01-01-1970 03:00 NE GÜNLERE KALDIK, NİÇİN? 01-01-1970 03:00 Kurtuluş olmadan kuruluş olur mu? 01-01-1970 03:00 HER HUKUKSUZLUK,YENİ SUÇLARI GETİRİRİYOR,UYAN! 01-01-1970 03:00 Nereye gidiyoruz? 01-01-1970 03:00 “ARACI”ANLAYIŞI NİÇİN? 01-01-1970 03:00 NASIL BİR ÜLKE OLDUK? 01-01-1970 03:00 Sonunu düşünmek yok mu? 01-01-1970 03:00 Lale devri siyaseti mi? 01-01-1970 03:00 Hatıran Yeter 01-01-1970 03:00 Kazanırken, Kaybettiklerimiz! 01-01-1970 03:00 AYRIŞTIRMA BİRLEŞTİRME Mİ? 01-01-1970 03:00 Ders almak önemli mi? 01-01-1970 03:00 SONUÇ KİME YARIYOR? 01-01-1970 03:00 YAŞAMAK VAR,YAŞATMAK NİÇİN DÜŞÜNÜLMEZ? 01-01-1970 03:00 NEREYE GİDİYOR, YOLUMUZ? 01-01-1970 03:00 KONTROL KİMDE? 01-01-1970 03:00 DİNDE,MESLEK OLUR MU? 01-01-1970 03:00 ANLAMAYANA ANLATMAK! 01-01-1970 03:00 DÜŞÜNCELERİM, ÇIKIŞ YOLU 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Ne Cevap Verecek!" 01-01-1970 03:00 MECBURİYET Mİ KORKU MU? 01-01-1970 03:00 BAĞ’DA MI, DAĞ’DA MI YAŞANIR? 01-01-1970 03:00 Albayrak'tan Gündem Eleştirisi! 01-01-1970 03:00 Albayrak'tan 10 Kasım Mesajı! 01-01-1970 03:00 Devletin ve Vatandaşın İffetini Kim Koruyacak? 01-01-1970 03:00 Adı İyi Uygulama Bozuk! 01-01-1970 03:00 Sorun Yaratandan, Sorun Çözüm Beklenmez' 01-01-1970 03:00 Susmak Yol mu? 01-01-1970 03:00 Konuşmak Çözüm Olsa! 01-01-1970 03:00 Hayır ve Evet Aynı Anda mı? 01-01-1970 03:00 Kutlamalar Örtü mü? 01-01-1970 03:00 Sonuca Sebep Götürür 01-01-1970 03:00 Aç Gözlülerin Siyaseti 01-01-1970 03:00 Siyasette Ölçü Var mı? 01-01-1970 03:00 Statü, İnsana, İnsan Olmayı Sağlar mı? 01-01-1970 03:00 Teknolojiyi Kullanmak! 01-01-1970 03:00 Yüzleşmek mi, Yüzsüzleşmek mi? 01-01-1970 03:00 Gelecek Yüzyılın Kurtarıcılığı Bu mu? 01-01-1970 03:00 Yönetimde Davranış Bozukluğu Olur mu? 01-01-1970 03:00 Yanlış Bilgi Felakettir! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Düzen Tercihi Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Bayram Çare mi? 01-01-1970 03:00 Adalet Kurumlarında, Adalet Bulan Var mı? 01-01-1970 03:00 Fiil Belli, Fail Gizleniyor! 01-01-1970 03:00 Albayrak: "Sokak Hayvanları Gündemde" 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Yaptırıma Bakılır" 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Eşek yine Eşek" 01-01-1970 03:00 Tasarruf Kimi Koruyacak? 01-01-1970 03:00 Siz Kimsiniz, Neyi Çözdünüz Siyasetinizle? 01-01-1970 03:00 Yeni Fikir Yaratmak Varken Neden Çalınır? 01-01-1970 03:00 Dün Olmadan, Bugün Olur mu? 01-01-1970 03:00 Değişimin Faydası ve Zararı, Zamanla Olur mu? 01-01-1970 03:00 Dünle Yaşamak mı? 01-01-1970 03:00 Edep Aydınlıkta mı, Karanlıkta mı Değerli? 01-01-1970 03:00 Gelecekte Siyasetin Yönü Nasıl Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Sürgünde Yaşamak Niçin? 01-01-1970 03:00 Bayram Izdırap Olurmu? 01-01-1970 03:00 İYİ Parti Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Sonuç Neyi Getirecek? 01-01-1970 03:00 Karanlık Günler Niçin Geçmiyor! 01-01-1970 03:00 Sorun Çözen Ahlak, Ahlaksızlığa Dönerse! 01-01-1970 03:00 Sonu Görmek Önemli! 01-01-1970 03:00 Siyasetin Aktörlerine Şifa Hastanesi Olmaz mı? 01-01-1970 03:00 Donanımı Kazanıma Çevirmek! 01-01-1970 03:00 Yaşatmak mı? Yok Etmek mi? 01-01-1970 03:00 Sonu Görmek Yapılanları Unutturur mu? 01-01-1970 03:00