google.com, pub-5635234458637791, DIRECT, f08c47fec0942fa0

Kemal Albayrak’tan Sert Meclis ve Siyaset Değerlendirmesi – “Gerçek Sefillik Aklın Tutsak Edilmesidir”

Kemal Albayrak

11-12-2025 23:46

Eski AK Parti kurucularından ve iki dönem milletvekilliği yapan Kemal Albayrak, siyasi atmosfer, meclis iç dengeleri, hukuksuzluk iddiaları ve KHK’lıların durumuna ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Meclis kulislerindeki son durumu aktaran Albayrak, Türkiye’de siyasetin “tutsak akıl düzeneğine” dönüştüğünü söyleyerek sert eleştiriler yöneltti.

Meclisin Etkisizleştirilmesi: “Tutsak Akıl Üzerine Kurulu Bir Sistem”

Kemal Albayrak’a göre Türkiye Büyük Millet Meclisi artık ülkenin sorunlarını çözme kapasitesine sahip bir kurum olmaktan çıkarılmış durumda.

Albayrak, meclisin müzakere gücünün yok edildiğini, karar alma süreçlerinin parmak çoğunluğuna dayalı göstermelik bir işleyişe dönüştüğünü vurguladı. Bütçe görüşmelerinin bile “formaliteden öteye geçmediğini” belirten Albayrak, milletvekillerinin pek çok konudan haberdar olmadığını, yukarıdan gelen talimata göre hareket ettiklerini ifade etti.

Sefillik sadece ekonomik değildir; fikir, ahlak ve hukuk sefilliğidir. Bugün Türkiye’yi yöneten zihniyet tutsak aklın ürünüdür” diyerek mevcut yapıyı sert eleştirdi.

Vicdan ve Cesaret Eksikliği: “Doğruyu Söylemekten Korkan Bir Toplum”

Albayrak, mecliste ve genel olarak siyasette vicdan sahibi insanların olduğunu ancak risk almaktan kaçındıklarını söyledi.

Ortadoğu toplumlarında itaat kültürünün güçlü olduğunu belirterek, “Vicdan var ama cesaret yok. Doğruyu bilip susmak en büyük sefilliktir” ifadelerini kullandı.

Hallacı Mansur’un “Cehennem acı çekenlerin sesini duymayanların yeridir” sözünü hatırlatan Albayrak, bugünkü yönetenlerin toplumdaki acıları duymadığını söyledi.

Vesayet Tartışması: “Bir Bürokrat 600 Milletvekilinden Daha Etkili”

Sistemin tepetaklak olduğunu dile getiren Albayrak, mecliste milletvekillerinin yetkisizleştirildiğini belirterek, saray bürokrasisinin belirleyici güç hâline geldiğini söyledi.

Yetkiler büyük ama yetkililer küçük. Milletvekilleri bir şube müdürüne bile söz geçiremiyor. Bu açık bir vesayettir” diyerek sistemin işleyişini eleştirdi.

Albayrak, “egemenliğin milletten alındığını” savunarak, meclisin bugün sadece vitrin görevi gören bir yapıya dönüştüğünü söyledi.

Siyasette Ahlaki Çöküş: “Her Yer Bremen Mızıkacıları Gibi”

Siyasetteki yozlaşmayı anlatan Albayrak, Türkiye’de güç sahiplerine yakın durmanın kariyer belirlediği bir düzen oluştuğunu vurguladı.

Basının, STK’ların ve hatta dinin devlet kontrolüne alındığını söyleyerek, “Her kurum aynı kişiyi öven bir yapıya dönüştü. Bu sağlıklı bir toplum yapısı değildir” dedi.

Dış görünüş pırıl pırıl ama motor bozuk. Dil başka, kalp başka” ifadeleriyle siyasetteki ikiyüzlülüğü tarif etti.

Toplumsal Ayrıştırma Eleştirisi: “Kendinden Olmayan Suçlu, Yana Gelen Pak”

Türkiye’de hukukun “mahalle mantığıyla” çalıştığını savunan Albayrak, suçlu ilan edilenlerin bir anda kahramanlaştırılabildiğini söyledi.

Ayrıştırıcı dilin toplumu parçaladığını belirterek, “Kendinden olmayanı suçlu sayan bu anlayış kabile devletinin karakteridir” dedi.

Dün ağır eleştiriler yapan kişilerin bugün iktidarın savunuculuğunu üstlendiğini vurgulayarak, bu dönüşümlerin “makam ve servet için” yapıldığını belirtti.

Siyasette Haysiyet Krizi: “İsyan Ahlakı Yok Edildi”

Albayrak, siyasetin “haysiyetli insanların yeri olması gerektiğini” söyledi ancak mevcut durumda bunun ortadan kalktığını belirtti.

Osman Bölükbaşı’nın ünlü hatırasını anlatarak, siyasetçilik adı altında ceplerini dolduranları eleştirdi.

İsyan ahlakı yok edildi. Kötülüğe isyan etmeyen toplumu kurtaramaz” sözleriyle bugün Türkiye’deki sessizliğin tehlikesine işaret etti.

Güvenlik – Mafya İlişkileri: “Suç Örgütleri Sıradanlaştı”

Albayrak, Türkiye’de mafya haberlerinin normalleştiğini belirterek her sabah “Yeni bir mafya olayı olmasın” diye dua ettiğini söyledi.

Kamu gücünün bazı çevreleri koruduğunu, adliyelerde bile zimmet ve usulsüzlük iddialarının konuşulduğunu vurguladı.

Hukukun üstünlüğü çöktüğünde mafya düzeni kök salar” dedi.

En Sert Eleştiri KHK Meselesine: “Devlet PKK ile Müzakere Ediyor Ama KHK’lılara Kin Mi Duyuyor?”

Albayrak’ın en dikkat çekici değerlendirmesi KHK süreciyle ilgili oldu.

PKK ile devlet arasında yürütülen görüşmelerin ve olası infaz düzenlemelerinin konuşulduğunu hatırlatan Albayrak, KHK’lıların kapsam dışında bırakılma ihtimalini büyük bir adaletsizlik olarak nitelendirdi.

Silahlı örgüt üyelerine af var, memura, öğretmene, akademisyene yok! Bu akıl tutulmasıdır” diyerek tepki gösterdi.

Adalet Bakanlığı’nın geçmişte yaptığı “Suçsuz olduklarını biliyoruz ama bu idari tasarrufumuz” açıklamasını hatırlatan Albayrak, bunun hukuk açısından felaket bir yaklaşım olduğunu söyledi.

Cezaevlerinde düşünen insanlar var, anneler var, bebekler var. Devletin bu kadar kinli olmasını akıl izah edemez” sözleriyle KHK sürecindeki haksızlıklara değindi.

“Barışsa Herkese Barış” Mesajı: “Ayrım Yapılamaz, Hukuk Mahalleye Göre İşleyemez”

Albayrak, barış ve çözüm süreçlerinde ayrım yapılmasının hem ahlaki hem hukuki olarak yanlış olduğunu savundu.

Uluslararası raporların ve AİHM kararlarının Türkiye’de hukukun çöktüğünü gösterdiğini, bu gerçeklerin daha fazla görmezden gelinemeyeceğini söyledi.

Bir düzen gelecekse hukuksuzluğun kimseyi dışlamadığı bir dönüş olmalı. Ama bizde dönüşler makam ve servet içindir” diyerek sürece dair eleştirilerini sürdürdü.

“Gerçek Sefillik Aklın Tutsaklığıdır”

Kemal Albayrak’ın değerlendirmelerinin ortak çizgisi, Türkiye’deki siyasal düzenin cesaret, ahlak, hukuk ve hakkaniyet temelinden uzaklaşması.

Toplumsal ve siyasal çürümenin kökünde “tutsak akıl” olduğunu vurgulayan Albayrak, Türkiye’nin gerçek bir hukuk devletine dönüşmesi hâlinde pek çok sorunun kendiliğinden çözüleceğini ifade etti. Kemal Albayrak

DİĞER YAZILARI HÜR DÜŞÜNMEK 01-01-1970 03:00 KENDİ PUTUNA TAPANLARDAN, ZALİMLERDEN, HIRSIZLARDAN YÖNETİCİ OLMAZ 01-01-1970 03:00 SUÇLU KORKUSU NİYE? 01-01-1970 03:00 ANLAYARAK MI, İNANARAK MI KONUŞMAK? 01-01-1970 03:00 GÖRDÜĞÜNE İNANMAYAN, GÖRMEDİĞİNE NASIL İNANIR? 01-01-1970 03:00 TUTSAK AKIL MI, HÜR AKIL MI? 01-01-1970 03:00 Aydınlıktakiler ve karanlıkta kalanlar 01-01-1970 03:00 OYLAMA NEYİ ÇÖZECEK? 01-01-1970 03:00 KOLAYCILIK, HAZIRCILIK MI? 01-01-1970 03:00 FERDİYET Mİ, CEMİYET Mİ, HÜRRİYET Mİ? TERCİHİM NE? 01-01-1970 03:00 İNANANLAR, ANLAYANLAR MI? 01-01-1970 03:00 YÜZLEŞMEK: YANLIŞI ÖRTMEK Mİ, YANLIŞTAN DÖNMEK Mİ? 01-01-1970 03:00 Meclis yasama yılı açılışı 01-01-1970 03:00 AK Parti Çöküşe Geçti 01-01-1970 03:00 Erdem kantarla tartılmaz, hurda tartılır! 01-01-1970 03:00 MİRASA SAYGI, ÖNEM NEDİR? 01-01-1970 03:00 Uyumlu, uyumsuz yaşama! 01-01-1970 03:00 NİÇİN BUGÜNLERE GELİNDİ? 01-01-1970 03:00 Nereye Gidiyor Siyasetin Aktörleri? Çıkış Nedir? 01-01-1970 03:00 FİKİRDE DEĞİŞİMİN SONU 01-01-1970 03:00 BİLİNMEYENİ KİM ÇÖZER? 01-01-1970 03:00 1 MAYIS ACILARI OLMASAYDI! 01-01-1970 03:00 TÜRKİSTAN YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 KİMLİKLER MUTASYONA MI UĞRADI? 01-01-1970 03:00 ESARETİ DIŞARDA ARAMA, ZİHİNDE ARAMAK GEREKİR? 01-01-1970 03:00 ESARET Mİ, CESARET Mİ? 01-01-1970 03:00 TARİHÎ ÇAĞRI, KİMİN PLÂNI? 01-01-1970 03:00 HANGİ MAHALLEDENSİN? 01-01-1970 03:00 AKIL, İYİ DE Mİ KÖTÜDE Mİ ? 01-01-1970 03:00 NE GÜNLERE KALDIK, NİÇİN? 01-01-1970 03:00 Kurtuluş olmadan kuruluş olur mu? 01-01-1970 03:00 HER HUKUKSUZLUK,YENİ SUÇLARI GETİRİRİYOR,UYAN! 01-01-1970 03:00 Nereye gidiyoruz? 01-01-1970 03:00 “ARACI”ANLAYIŞI NİÇİN? 01-01-1970 03:00 NASIL BİR ÜLKE OLDUK? 01-01-1970 03:00 Sonunu düşünmek yok mu? 01-01-1970 03:00 Lale devri siyaseti mi? 01-01-1970 03:00 Hatıran Yeter 01-01-1970 03:00 Kazanırken, Kaybettiklerimiz! 01-01-1970 03:00 AYRIŞTIRMA BİRLEŞTİRME Mİ? 01-01-1970 03:00 Ders almak önemli mi? 01-01-1970 03:00 SONUÇ KİME YARIYOR? 01-01-1970 03:00 YAŞAMAK VAR,YAŞATMAK NİÇİN DÜŞÜNÜLMEZ? 01-01-1970 03:00 NEREYE GİDİYOR, YOLUMUZ? 01-01-1970 03:00 KONTROL KİMDE? 01-01-1970 03:00 DİNDE,MESLEK OLUR MU? 01-01-1970 03:00 ANLAMAYANA ANLATMAK! 01-01-1970 03:00 DÜŞÜNCELERİM, ÇIKIŞ YOLU 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Ne Cevap Verecek!" 01-01-1970 03:00 MECBURİYET Mİ KORKU MU? 01-01-1970 03:00 BAĞ’DA MI, DAĞ’DA MI YAŞANIR? 01-01-1970 03:00 Albayrak'tan Gündem Eleştirisi! 01-01-1970 03:00 Albayrak'tan 10 Kasım Mesajı! 01-01-1970 03:00 Devletin ve Vatandaşın İffetini Kim Koruyacak? 01-01-1970 03:00 Adı İyi Uygulama Bozuk! 01-01-1970 03:00 Sorun Yaratandan, Sorun Çözüm Beklenmez' 01-01-1970 03:00 Susmak Yol mu? 01-01-1970 03:00 Konuşmak Çözüm Olsa! 01-01-1970 03:00 Hayır ve Evet Aynı Anda mı? 01-01-1970 03:00 Kutlamalar Örtü mü? 01-01-1970 03:00 Sonuca Sebep Götürür 01-01-1970 03:00 Aç Gözlülerin Siyaseti 01-01-1970 03:00 Siyasette Ölçü Var mı? 01-01-1970 03:00 Statü, İnsana, İnsan Olmayı Sağlar mı? 01-01-1970 03:00 Teknolojiyi Kullanmak! 01-01-1970 03:00 Yüzleşmek mi, Yüzsüzleşmek mi? 01-01-1970 03:00 Gelecek Yüzyılın Kurtarıcılığı Bu mu? 01-01-1970 03:00 Yönetimde Davranış Bozukluğu Olur mu? 01-01-1970 03:00 Yanlış Bilgi Felakettir! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Düzen Tercihi Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Bayram Çare mi? 01-01-1970 03:00 Adalet Kurumlarında, Adalet Bulan Var mı? 01-01-1970 03:00 Fiil Belli, Fail Gizleniyor! 01-01-1970 03:00 Albayrak: "Sokak Hayvanları Gündemde" 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Yaptırıma Bakılır" 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Eşek yine Eşek" 01-01-1970 03:00 Tasarruf Kimi Koruyacak? 01-01-1970 03:00 Siz Kimsiniz, Neyi Çözdünüz Siyasetinizle? 01-01-1970 03:00 Yeni Fikir Yaratmak Varken Neden Çalınır? 01-01-1970 03:00 Dün Olmadan, Bugün Olur mu? 01-01-1970 03:00 Değişimin Faydası ve Zararı, Zamanla Olur mu? 01-01-1970 03:00 Dünle Yaşamak mı? 01-01-1970 03:00 Edep Aydınlıkta mı, Karanlıkta mı Değerli? 01-01-1970 03:00 Gelecekte Siyasetin Yönü Nasıl Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Sürgünde Yaşamak Niçin? 01-01-1970 03:00 Bayram Izdırap Olurmu? 01-01-1970 03:00 İYİ Parti Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Sonuç Neyi Getirecek? 01-01-1970 03:00 Karanlık Günler Niçin Geçmiyor! 01-01-1970 03:00 Sorun Çözen Ahlak, Ahlaksızlığa Dönerse! 01-01-1970 03:00 Sonu Görmek Önemli! 01-01-1970 03:00 Siyasetin Aktörlerine Şifa Hastanesi Olmaz mı? 01-01-1970 03:00 Donanımı Kazanıma Çevirmek! 01-01-1970 03:00 Yaşatmak mı? Yok Etmek mi? 01-01-1970 03:00 Sonu Görmek Yapılanları Unutturur mu? 01-01-1970 03:00