google.com, pub-5635234458637791, DIRECT, f08c47fec0942fa0

GÖRDÜĞÜNE İNANMAYAN, GÖRMEDİĞİNE NASIL İNANIR?

Kemal Albayrak

12-12-2025 23:58

Özgürlük, hür düşünmeyi sağlar; ancak özgürlüğü sadece otoriter rejimler kısıtlamaz. İnsan, geçmişinin izlerini taşıyan olaylar nedeniyle de kısıtlanır. Akıl ve bilgi sayesinde irrasyonellikten kurtulmak mümkündür. Sebebi bilinmeyen acıların ise şifası olmaz.

Günümüzde özellikle siyasette normal olan şeyler anormalleşti, anormal olan şeyler ise normalleşti. Faillerin fiillerine bakıldığında bunu sayısız olayda görmek mümkündür. Dün söylediklerinin bugün tersini söylemeleri, zihinlerin sefilleştiğinin göstergesidir. Burada zihinleri etkisi altına alan çıkar ilişkileri, kirlilik, ekonomik çıkmaz, vesayetin hükmü ve daha pek çok unsurdan söz edilebilir. Faillerin işledikleri olumlu ya da olumsuz eylemlerin görünen yönünü ve görünmeyen arka planını bilmek önemlidir. İşte akıl, kör tutkulara karşı koyandır.

Dostoyevski, “İnsanın içi bazen öyle karanlıktır ki, orada ışık bile yanmaktan korkar.” der. Bu korku özgürlüğü yok ediyorsa sebebi kişinin kendisindedir. Özgürlük, insanı hapseden tutkularından kurtulmasıdır. Özgürlüğü engelleyen sebepler elbette vardır; ancak bilgi ve ahlak, bu engelleri aşabilecek güçtedir.

Sosyal medyada popüler bir kişi, uyuşturucu ve benzeri konular nedeniyle suçlandığında hukuksuzluktan şikâyet ediyor. Ne zaman? Başına gelince. Oysa ülkede gördüklerine inanmayıp aksini savunanlar, önceki zamanlarda bu durumları normal gibi gösteriyorlardı. Bunları görünce, görmediğine inananları sorgulamak gerekiyor. Köle, efendisinin zırhına güvenerek suç işler. Rahat zamanda ahlaklı yaşamayan, çile zamanında ahlaksızlığın bedelini anlar. O zaman kurtuluşu düşünmeye başlar. Düşlenen hayat ile gerçek hayatın acılarını karşılaştıran kişi, özgürlüğün seçiminde bilginin etkisini fark eder.

Köle ahlakı, efendisine hizmet gibi görünse de aslında efendisinin özgürlüğünü yok eden ahlaksızlığa göz yummaktır. Her kötülüğü gördüğü hâlde onu normal kabul eden ve ona inanan çürümüş zihinlerden ahlaki bir duruş beklenebilir mi? TBMM’de hukuksuzluk ve kayırmacılık yapan bir sorumluya “Bunlardan utanmıyor musunuz?” denildiğinde verilen “Utanmıyoruz, bunlarla gurur duyuyoruz” cevabı; “gördüğüne inanmayanın, görmediğine nasıl inandığını” gösteren bir tablodur.

Ahlak ve inanç, doğru olanı yapmaktır. İnsan olmayı anlamak, geleceği daha iyi düzenlemeye götürür. Hırslar, ihtiraslar, saltanat tutkusu ve kişinin kendi yarattığı putlara tapması karakterini belirler; insan bunların tutsağı olur. Dış giyimle iç örtü korunamaz. Aklın hilesi ahlaksızlık üretir. Her ahlaki olan dinî olabilir; fakat her dinî olan ahlaki değildir. Aklın ve özgürlüğün tutsaklığının en belirgin özelliği, kişinin kendi doğrularına tapmasıdır.

Tehlike, her kötülüğü gördüğü hâlde ona inanmayan, sorgulamayan, menfaat uğruna her haksızlığa onay verenlerin ikiyüzlülüğüdür. Aziz Nesin böylelerine “Bu ülkede kimse, kazık kendine gelmeden başkalarının yediği kazıkla ilgilenmez.” derdi.

Bugün güçlü olan yarın düşebilir; alkışlanan kirli düzen yarın susturulabilir. Ülke her alanda yok edilirken, kötülükler sıradanlaşmışken, ganimet düzeninden yararlananların iştahı her geçen gün kabarıyor. Bu anlayışı, ne acıdır ki, destekleyen tuzu kuru adaletsizlere sorum şudur:

Gördüklerinize inanmadan, görmediğinize nasıl inanıyorsunuz?
Bunu sorgulamak gerekir. Usulün usulsüzlüğü, usulsüzlüğün ise usul hâline gelmesi ancak bu türlere yakışır. İnsanın insan olarak işlevi, ahlaklı yaşamaktır. Özgürlüğün tercihi de bu olmalıdır ki vesayetin kölesi olmayasın. Adaletsizliğinizi kutsayıp boynunuza sarılanlar, gün gelir boğazınızı sıkacaklardır. Kemal Albayrak

DİĞER YAZILARI HÜR DÜŞÜNMEK 01-01-1970 03:00 KENDİ PUTUNA TAPANLARDAN, ZALİMLERDEN, HIRSIZLARDAN YÖNETİCİ OLMAZ 01-01-1970 03:00 SUÇLU KORKUSU NİYE? 01-01-1970 03:00 ANLAYARAK MI, İNANARAK MI KONUŞMAK? 01-01-1970 03:00 Kemal Albayrak’tan Sert Meclis ve Siyaset Değerlendirmesi – “Gerçek Sefillik Aklın Tutsak Edilmesidir” 01-01-1970 03:00 TUTSAK AKIL MI, HÜR AKIL MI? 01-01-1970 03:00 Aydınlıktakiler ve karanlıkta kalanlar 01-01-1970 03:00 OYLAMA NEYİ ÇÖZECEK? 01-01-1970 03:00 KOLAYCILIK, HAZIRCILIK MI? 01-01-1970 03:00 FERDİYET Mİ, CEMİYET Mİ, HÜRRİYET Mİ? TERCİHİM NE? 01-01-1970 03:00 İNANANLAR, ANLAYANLAR MI? 01-01-1970 03:00 YÜZLEŞMEK: YANLIŞI ÖRTMEK Mİ, YANLIŞTAN DÖNMEK Mİ? 01-01-1970 03:00 Meclis yasama yılı açılışı 01-01-1970 03:00 AK Parti Çöküşe Geçti 01-01-1970 03:00 Erdem kantarla tartılmaz, hurda tartılır! 01-01-1970 03:00 MİRASA SAYGI, ÖNEM NEDİR? 01-01-1970 03:00 Uyumlu, uyumsuz yaşama! 01-01-1970 03:00 NİÇİN BUGÜNLERE GELİNDİ? 01-01-1970 03:00 Nereye Gidiyor Siyasetin Aktörleri? Çıkış Nedir? 01-01-1970 03:00 FİKİRDE DEĞİŞİMİN SONU 01-01-1970 03:00 BİLİNMEYENİ KİM ÇÖZER? 01-01-1970 03:00 1 MAYIS ACILARI OLMASAYDI! 01-01-1970 03:00 TÜRKİSTAN YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 KİMLİKLER MUTASYONA MI UĞRADI? 01-01-1970 03:00 ESARETİ DIŞARDA ARAMA, ZİHİNDE ARAMAK GEREKİR? 01-01-1970 03:00 ESARET Mİ, CESARET Mİ? 01-01-1970 03:00 TARİHÎ ÇAĞRI, KİMİN PLÂNI? 01-01-1970 03:00 HANGİ MAHALLEDENSİN? 01-01-1970 03:00 AKIL, İYİ DE Mİ KÖTÜDE Mİ ? 01-01-1970 03:00 NE GÜNLERE KALDIK, NİÇİN? 01-01-1970 03:00 Kurtuluş olmadan kuruluş olur mu? 01-01-1970 03:00 HER HUKUKSUZLUK,YENİ SUÇLARI GETİRİRİYOR,UYAN! 01-01-1970 03:00 Nereye gidiyoruz? 01-01-1970 03:00 “ARACI”ANLAYIŞI NİÇİN? 01-01-1970 03:00 NASIL BİR ÜLKE OLDUK? 01-01-1970 03:00 Sonunu düşünmek yok mu? 01-01-1970 03:00 Lale devri siyaseti mi? 01-01-1970 03:00 Hatıran Yeter 01-01-1970 03:00 Kazanırken, Kaybettiklerimiz! 01-01-1970 03:00 AYRIŞTIRMA BİRLEŞTİRME Mİ? 01-01-1970 03:00 Ders almak önemli mi? 01-01-1970 03:00 SONUÇ KİME YARIYOR? 01-01-1970 03:00 YAŞAMAK VAR,YAŞATMAK NİÇİN DÜŞÜNÜLMEZ? 01-01-1970 03:00 NEREYE GİDİYOR, YOLUMUZ? 01-01-1970 03:00 KONTROL KİMDE? 01-01-1970 03:00 DİNDE,MESLEK OLUR MU? 01-01-1970 03:00 ANLAMAYANA ANLATMAK! 01-01-1970 03:00 DÜŞÜNCELERİM, ÇIKIŞ YOLU 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Ne Cevap Verecek!" 01-01-1970 03:00 MECBURİYET Mİ KORKU MU? 01-01-1970 03:00 BAĞ’DA MI, DAĞ’DA MI YAŞANIR? 01-01-1970 03:00 Albayrak'tan Gündem Eleştirisi! 01-01-1970 03:00 Albayrak'tan 10 Kasım Mesajı! 01-01-1970 03:00 Devletin ve Vatandaşın İffetini Kim Koruyacak? 01-01-1970 03:00 Adı İyi Uygulama Bozuk! 01-01-1970 03:00 Sorun Yaratandan, Sorun Çözüm Beklenmez' 01-01-1970 03:00 Susmak Yol mu? 01-01-1970 03:00 Konuşmak Çözüm Olsa! 01-01-1970 03:00 Hayır ve Evet Aynı Anda mı? 01-01-1970 03:00 Kutlamalar Örtü mü? 01-01-1970 03:00 Sonuca Sebep Götürür 01-01-1970 03:00 Aç Gözlülerin Siyaseti 01-01-1970 03:00 Siyasette Ölçü Var mı? 01-01-1970 03:00 Statü, İnsana, İnsan Olmayı Sağlar mı? 01-01-1970 03:00 Teknolojiyi Kullanmak! 01-01-1970 03:00 Yüzleşmek mi, Yüzsüzleşmek mi? 01-01-1970 03:00 Gelecek Yüzyılın Kurtarıcılığı Bu mu? 01-01-1970 03:00 Yönetimde Davranış Bozukluğu Olur mu? 01-01-1970 03:00 Yanlış Bilgi Felakettir! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Düzen Tercihi Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Bayram Çare mi? 01-01-1970 03:00 Adalet Kurumlarında, Adalet Bulan Var mı? 01-01-1970 03:00 Fiil Belli, Fail Gizleniyor! 01-01-1970 03:00 Albayrak: "Sokak Hayvanları Gündemde" 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Yaptırıma Bakılır" 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Eşek yine Eşek" 01-01-1970 03:00 Tasarruf Kimi Koruyacak? 01-01-1970 03:00 Siz Kimsiniz, Neyi Çözdünüz Siyasetinizle? 01-01-1970 03:00 Yeni Fikir Yaratmak Varken Neden Çalınır? 01-01-1970 03:00 Dün Olmadan, Bugün Olur mu? 01-01-1970 03:00 Değişimin Faydası ve Zararı, Zamanla Olur mu? 01-01-1970 03:00 Dünle Yaşamak mı? 01-01-1970 03:00 Edep Aydınlıkta mı, Karanlıkta mı Değerli? 01-01-1970 03:00 Gelecekte Siyasetin Yönü Nasıl Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Sürgünde Yaşamak Niçin? 01-01-1970 03:00 Bayram Izdırap Olurmu? 01-01-1970 03:00 İYİ Parti Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Sonuç Neyi Getirecek? 01-01-1970 03:00 Karanlık Günler Niçin Geçmiyor! 01-01-1970 03:00 Sorun Çözen Ahlak, Ahlaksızlığa Dönerse! 01-01-1970 03:00 Sonu Görmek Önemli! 01-01-1970 03:00 Siyasetin Aktörlerine Şifa Hastanesi Olmaz mı? 01-01-1970 03:00 Donanımı Kazanıma Çevirmek! 01-01-1970 03:00 Yaşatmak mı? Yok Etmek mi? 01-01-1970 03:00 Sonu Görmek Yapılanları Unutturur mu? 01-01-1970 03:00