google.com, pub-5635234458637791, DIRECT, f08c47fec0942fa0

BOZUK SİSTEM, KİRLİ DÜZEN GETİRİR Mİ?

Kemal Albayrak

20-02-2026 14:14

Cemil Meriç, “Bizim tarihimiz, çobanın etrafındaki sürünün tarihidir. Her şey çobanın nasıl olduğuna bağlıdır.” der. Baş başa, baştaki padişaha bağlıdır. Gücü eline geçirenler, o gücün imkânlarını görünce ondan vazgeçmek istemezler. Bu durum, yönetimdeki atamalara da yansır. Sınırlama olmayınca, statüyü korumak için her yolun meşru olduğu anlayışı hâkim olur. Hiyerarşik itaat, yasallığı yok eder. Liyakat bu düzene ağır gelir; benimsenmez.

Sağlıklı yönetimlerde kural ve yasallık esastır. Bu olmayınca sistem kişilere tâbi olur; kişiler sisteme tâbi olmaz. Öyle bir zaman gelir ki bu düzende alttakiler, üsttekileri taşımaktan yorulur ama ses çıkaramaz. Birey kimliğini kaybeder, kendini sorumlu hissetmez. Mantık ve hür irade zayıflar. Ahlak geri plana itilir. Kirlilik yarışı kurumları sarar. Hiyerarşik güç, tabanını kendi suçlarına ortak eder. Kendi aklını kullanmayan bir toplum oluşturulur. Bu toplum, ıstıraba katlanmayı öğrenir; fakat karşı gelmesi istenmez. Cehalet teşvik edilir; açlık, düşünmeyi engeller. Kuralsızlık kural hâline gelir. Zihinler boşalır, hayaller lüks ve gösteriş üzerine kurulur. Dürüstlük “saflık”, rüşvet ise “iş bitiricilik” olarak adlandırılır; normalleşir ve sıradanlaşır. Eğitim de bu düzene göre şekillendirilir. Diplomalı ama eğitimsiz kitleler üretilir. Eğitimsiz toplumlarda demokrasi, diktatörler çıkarır. Yönetilenler yönetene değil, ona olan ihtiyaçlarına sadık kalır. İşe yaramadığınız anda terk edilirsiniz.

Şevket Süreyya Aydemir, Suyu Arayan Adam adlı eserinde, “Put düştüğü an kırılır, gücünü kaybeder.” der. Bu sistemin beslemeleri; inancı ve ideolojiyi siyasi amaçla kullananlar, “imtihandır, kaderdir” diyerek cehaleti körükler. Oysa kader ve yazgı diyerek başarısızlığı ve sefaleti topluma reva görenler, kendi saltanatlarını sürdürür. Şehitlikten söz edenlerin bir kısmı ise sahte raporlarla çocuklarını ve yakınlarını askere göndermekten kaçınır. Bu anlayışın ürettiği sistem budur.

Kötü ve despot yönetimlerin ilgi alanlarından biri de halkı fakirleştirmektir. Geçim derdine düşen insan, sorgulama yetisini kaybeder ve bağımlı hâle gelir. Halkın çoğu açsa, iktidar ve yandaşları toktur. Bunlar tesadüf değildir; planlı bir düzenin sonucudur. Bu kadar kötülüğün varlığı, aslında inandıkları Tanrı’nın adalet anlayışıyla çelişir. Hegemonya düzeninde despot yönetim halkını sömürürken, kendisi de başka sömürü odaklarına bağımlı hâle gelir. Kirlilikleri onları diz çöktürür; ülke çıkarları zedelenir, kaynaklar talan edilir.

Platon, “Devletlerin yönetimi namussuzların ve utanmazların eline bırakılırsa, iyilerin başına bela ve yıkım getirir.” der.

Erdem ve ahlak çöktüğünde devleti yönetmek mümkün müdür? Adalet sağlanabilir mi?

Uğur Mumcu ise şöyle der: “Devletin yerini kaba kuvvet alırsa susulur; yasanın yerini din alırsa korkulur.”

Yolsuzluklar ve cinayetler birbirini kovalıyor, suçlular korunuyorsa sistem kirlenmiş, rayından çıkmıştır.

Ozan Aşık Daimi şöyle sorar:

“Daimidir ozanımız,

Bu destanı yazanımız,

Nedir bizim noksanımız,

Biz vatandaş değil miyiz?”

Haksız mı?

Günümüze bakıp bu düzeni sorgulamalıyız. Sorgulanmadıkça, haramzadeler karşısında adaletsizliğe mahkûm olunur. Bahçeye bakılmazsa ürün alınmaz. Titreyip özümüze dönerek, sömürüye karşı bağımsızlığı koruyan bir sisteme sahip çıkmalıyız. Gideceğimiz yol, ahlaksızların yolu olmamalıdır.

Sistem; akıl, bilim, yasallık, demokrasi ve ahlak üzerine kurulmalıdır. Geçip giden ömürdür; sorumluluğumuz kötülükle mücadele olmalıdır. Hak, hukuk, adalet, yaşama ve yaşatma mücadelesi… Bizler haramzadelerle, mirası talan edenlerle, din tacirleriyle, ahlaksızlarla aynı gemide olamayız. Batının pençesine de doğunun tahakkümüne de teslim olmamalıyız. Cumhuriyetin değeri bundandır. Yanlış zamanda doğru yerde durmak ahlaktır, insanlıktır. Aklı ve vicdanı özgür olmak; aklını cesaretle kullanabilmektir. Kölelik, namuslu insanlara; ülkesini, milletini ve vatanını sevenlere yakışmaz. Kemal Albayrak

DİĞER YAZILARI İKTİDARA SORMAK GEREKİR 01-01-1970 03:00 ARINMA MI, BOZULMA MI? 01-01-1970 03:00 KAZANIRKEN, KAYBETMEK 01-01-1970 03:00 UYARI ÇÖZÜM GETİRİR Mİ? 01-01-1970 03:00 SALTANAT RUHU ÖLDÜRÜR 01-01-1970 03:00 ÖLMÜŞLER, ÖLÜMDEN KORKUYOR 01-01-1970 03:00 ÖLÇÜ SADECE TERAZİDE Mİ? 01-01-1970 03:00 HÜR DÜŞÜNMEK 01-01-1970 03:00 KENDİ PUTUNA TAPANLARDAN, ZALİMLERDEN, HIRSIZLARDAN YÖNETİCİ OLMAZ 01-01-1970 03:00 SUÇLU KORKUSU NİYE? 01-01-1970 03:00 ANLAYARAK MI, İNANARAK MI KONUŞMAK? 01-01-1970 03:00 GÖRDÜĞÜNE İNANMAYAN, GÖRMEDİĞİNE NASIL İNANIR? 01-01-1970 03:00 Kemal Albayrak’tan Sert Meclis ve Siyaset Değerlendirmesi – “Gerçek Sefillik Aklın Tutsak Edilmesidir” 01-01-1970 03:00 TUTSAK AKIL MI, HÜR AKIL MI? 01-01-1970 03:00 Aydınlıktakiler ve karanlıkta kalanlar 01-01-1970 03:00 OYLAMA NEYİ ÇÖZECEK? 01-01-1970 03:00 KOLAYCILIK, HAZIRCILIK MI? 01-01-1970 03:00 FERDİYET Mİ, CEMİYET Mİ, HÜRRİYET Mİ? TERCİHİM NE? 01-01-1970 03:00 İNANANLAR, ANLAYANLAR MI? 01-01-1970 03:00 YÜZLEŞMEK: YANLIŞI ÖRTMEK Mİ, YANLIŞTAN DÖNMEK Mİ? 01-01-1970 03:00 Meclis yasama yılı açılışı 01-01-1970 03:00 AK Parti Çöküşe Geçti 01-01-1970 03:00 Erdem kantarla tartılmaz, hurda tartılır! 01-01-1970 03:00 MİRASA SAYGI, ÖNEM NEDİR? 01-01-1970 03:00 Uyumlu, uyumsuz yaşama! 01-01-1970 03:00 NİÇİN BUGÜNLERE GELİNDİ? 01-01-1970 03:00 Nereye Gidiyor Siyasetin Aktörleri? Çıkış Nedir? 01-01-1970 03:00 FİKİRDE DEĞİŞİMİN SONU 01-01-1970 03:00 BİLİNMEYENİ KİM ÇÖZER? 01-01-1970 03:00 1 MAYIS ACILARI OLMASAYDI! 01-01-1970 03:00 TÜRKİSTAN YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 KİMLİKLER MUTASYONA MI UĞRADI? 01-01-1970 03:00 ESARETİ DIŞARDA ARAMA, ZİHİNDE ARAMAK GEREKİR? 01-01-1970 03:00 ESARET Mİ, CESARET Mİ? 01-01-1970 03:00 TARİHÎ ÇAĞRI, KİMİN PLÂNI? 01-01-1970 03:00 HANGİ MAHALLEDENSİN? 01-01-1970 03:00 AKIL, İYİ DE Mİ KÖTÜDE Mİ ? 01-01-1970 03:00 NE GÜNLERE KALDIK, NİÇİN? 01-01-1970 03:00 Kurtuluş olmadan kuruluş olur mu? 01-01-1970 03:00 HER HUKUKSUZLUK,YENİ SUÇLARI GETİRİRİYOR,UYAN! 01-01-1970 03:00 Nereye gidiyoruz? 01-01-1970 03:00 “ARACI”ANLAYIŞI NİÇİN? 01-01-1970 03:00 NASIL BİR ÜLKE OLDUK? 01-01-1970 03:00 Sonunu düşünmek yok mu? 01-01-1970 03:00 Lale devri siyaseti mi? 01-01-1970 03:00 Hatıran Yeter 01-01-1970 03:00 Kazanırken, Kaybettiklerimiz! 01-01-1970 03:00 AYRIŞTIRMA BİRLEŞTİRME Mİ? 01-01-1970 03:00 Ders almak önemli mi? 01-01-1970 03:00 SONUÇ KİME YARIYOR? 01-01-1970 03:00 YAŞAMAK VAR,YAŞATMAK NİÇİN DÜŞÜNÜLMEZ? 01-01-1970 03:00 NEREYE GİDİYOR, YOLUMUZ? 01-01-1970 03:00 KONTROL KİMDE? 01-01-1970 03:00 DİNDE,MESLEK OLUR MU? 01-01-1970 03:00 ANLAMAYANA ANLATMAK! 01-01-1970 03:00 DÜŞÜNCELERİM, ÇIKIŞ YOLU 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Ne Cevap Verecek!" 01-01-1970 03:00 MECBURİYET Mİ KORKU MU? 01-01-1970 03:00 BAĞ’DA MI, DAĞ’DA MI YAŞANIR? 01-01-1970 03:00 Albayrak'tan Gündem Eleştirisi! 01-01-1970 03:00 Albayrak'tan 10 Kasım Mesajı! 01-01-1970 03:00 Devletin ve Vatandaşın İffetini Kim Koruyacak? 01-01-1970 03:00 Adı İyi Uygulama Bozuk! 01-01-1970 03:00 Sorun Yaratandan, Sorun Çözüm Beklenmez' 01-01-1970 03:00 Susmak Yol mu? 01-01-1970 03:00 Konuşmak Çözüm Olsa! 01-01-1970 03:00 Hayır ve Evet Aynı Anda mı? 01-01-1970 03:00 Kutlamalar Örtü mü? 01-01-1970 03:00 Sonuca Sebep Götürür 01-01-1970 03:00 Aç Gözlülerin Siyaseti 01-01-1970 03:00 Siyasette Ölçü Var mı? 01-01-1970 03:00 Statü, İnsana, İnsan Olmayı Sağlar mı? 01-01-1970 03:00 Teknolojiyi Kullanmak! 01-01-1970 03:00 Yüzleşmek mi, Yüzsüzleşmek mi? 01-01-1970 03:00 Gelecek Yüzyılın Kurtarıcılığı Bu mu? 01-01-1970 03:00 Yönetimde Davranış Bozukluğu Olur mu? 01-01-1970 03:00 Yanlış Bilgi Felakettir! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Düzen Tercihi Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Bayram Çare mi? 01-01-1970 03:00 Adalet Kurumlarında, Adalet Bulan Var mı? 01-01-1970 03:00 Fiil Belli, Fail Gizleniyor! 01-01-1970 03:00 Albayrak: "Sokak Hayvanları Gündemde" 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Yaptırıma Bakılır" 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Eşek yine Eşek" 01-01-1970 03:00 Tasarruf Kimi Koruyacak? 01-01-1970 03:00 Siz Kimsiniz, Neyi Çözdünüz Siyasetinizle? 01-01-1970 03:00 Yeni Fikir Yaratmak Varken Neden Çalınır? 01-01-1970 03:00 Dün Olmadan, Bugün Olur mu? 01-01-1970 03:00 Değişimin Faydası ve Zararı, Zamanla Olur mu? 01-01-1970 03:00 Dünle Yaşamak mı? 01-01-1970 03:00 Edep Aydınlıkta mı, Karanlıkta mı Değerli? 01-01-1970 03:00 Gelecekte Siyasetin Yönü Nasıl Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Sürgünde Yaşamak Niçin? 01-01-1970 03:00 Bayram Izdırap Olurmu? 01-01-1970 03:00 İYİ Parti Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Sonuç Neyi Getirecek? 01-01-1970 03:00 Karanlık Günler Niçin Geçmiyor! 01-01-1970 03:00 Sorun Çözen Ahlak, Ahlaksızlığa Dönerse! 01-01-1970 03:00 Sonu Görmek Önemli! 01-01-1970 03:00 Siyasetin Aktörlerine Şifa Hastanesi Olmaz mı? 01-01-1970 03:00 Donanımı Kazanıma Çevirmek! 01-01-1970 03:00 Yaşatmak mı? Yok Etmek mi? 01-01-1970 03:00 Sonu Görmek Yapılanları Unutturur mu? 01-01-1970 03:00