google.com, pub-5635234458637791, DIRECT, f08c47fec0942fa0

ANLAYARAK MI, İNANARAK MI KONUŞMAK?

Kemal Albayrak

21-12-2025 18:21

Hukukun ve adaletin işlemediği yerde, insanların yaşam hakları ellerinden alındığında, suçsuz nice insanın dramını anlamak zorlaşır.

CHP Genel Başkanı Sn. Özgür Özel’in Edirne’de yaptığı konuşma, “hukuk devletini yeniden getirme mücadelesi veriyoruz” derken, hukuksuzluk kendi mahallesine geldiğinde çırpınan bir tutum izlenimi veriyor. Demek ki mesele bu.

Yaptığı olumlu işlerde kendilerine destekleyici düşüncelerimi ifade ediyordum. Ne acıdır ki, kendi belediyeleri ve partili vatandaşları dâhil hukuksuzluğa uğramamış gibi davranırken, Meriç olayını anlatış biçimi beni ürpertti. Hukuksuzluğu, iktidar mantığıyla savunur bir hâl aldı.
Duygusal ve inanarak konuşmak başka, anlayarak ve sorgulayarak konuşmak başkadır. Yazık.

İbn-i Haldun, “İnsanı açlık öldürmez; alıştığı tokluklar öldürür” der. O hâlde düşünmek gerekir: Geçmişiyle yüzleşip özü ve insan olmayı tanımak mı, yoksa geçmişle yüzleşmeden yüzsüzleşmek mi?

Hukukun ve adaletin işlemediği yerde, insanların yaşam hakları ellerinden alındığında, suçsuz nice insanın dramını anlamak zorlaşır. Acıları yaşamayan, başkalarının acılarını bilemez.
“Cehennem, başkalarının acılarını görmeyenlerin yeridir” diyen Hallac-ı Mansur haksız mı?

Kimi zindanda, kimi sürgünde, kimi de Meriç’te… Bu neden böyle?
Düşünürlerin, kendinden olmayanların; siyasetçilerin, gazetecilerin ve her statüden insanların hukuksuzluğa uğraması sizi düşünmeye sevk etmiyor mu? Her insanın prangalardan kurtulması gerekmez mi?

Ben de geçmişin prangalarından kurtulma mücadelesi veriyorum. Hasan Âli Yücel’in ifadesiyle, “Hak ve vazife kavramında; kendini yaşatmak hak ise, ötekini yaşatmak vazifedir.”

Suçlu gördüklerini suça teşvik edenler neden sorgulanmıyor?
Neden ekerken hukuki olan gözetilmiyor da, biçerken sana uymayınca mı hukuksuzluk başlıyor?
Sebebi bilinmeyen acıların şifası olur mu?

Mahkemelerde bir gün olsun bu konularla ilgili zabıtları okudunuz mu? Bırakın onu Sn. Özel; kendi belediye başkanlarınıza ve size yapılan hukuksuzlukları görmüyor musunuz?
17–25 Aralık süreci yeni konuşulurken; tapeler avukatlarınız tarafından uluslararası kurumlarda doğrulatılırken, suçsuz olduğu hâlde hırsızlıkla yaftalanan insanları ziyaret edip dinlediniz mi?

Sn. Özel, suçlu kim olursa olsun suçluyu savunmak ahlaksızlıktır. Suçsuzu adaletle korumak ise vicdan ve merhamet işidir. Ancak bunu siyaset değil, bağımsız yargı belirler.

Hür irade; kirli rejimin kirli işlerini sorgulamadan onaylayanları asla tasdik etmez. Hakikate giden yollarda ahlaki olmayan, adalete uymayan yaptırımlar meşru olmaz.

Bırakın mahalleciliği. Adaletsizliğe ve hukuksuzluğa karşı, meşru isyan ahlakıyla; hakkı, hukuku, demokrasiyi, aklı, bilimi ve ahlakı savunun.

Gazeteci Müyesser Yıldız’ı, avukat Hatice Yıldız’ı, Levent Mazılıgüney’i, Milletvekili İdris Şahin’i, Mustafa Yeneroğlu’nu, Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu; adalet Bakanlığı önünde adalet arayan Sevinç Ana’yı dinleyip ziyaret ettiniz mi?
Bunların daha nice örneği var. Keyfî şekilde içeride tutulan gazetecileri ziyaret edip dinlediniz mi?

Mahallecilikle adalet aranmaz. Kim olursa olsun, hayvan da bir canlıdır; ona yapılan kötülükler bile ahlaki değildir.

İyi niyetle bu yazıyı kaleme alırken, sizlerin de değerli hukukçularınızla ve siyasetçilerinizle bu meseleleri önyargısız biçimde araştırmanızı diliyorum. Ön yargılarla bu sorunlar çözülemez.

Rahmetli Çetin Altan, “Kazık acısını kendinde yaşamadan başkasının acısını anlayamazsın” derdi.
Beyaz bir sayfayla; akıl, bilim, hukuk, demokrasi ve ahlak rehberliğinde, beşerî ilişkilerin iyileştirilmesi için siyasete yön veriniz. Adaleti savununuz.

İdeolojiyi, dini ve değerleri siyasete alet ederseniz; iktidarın adalet bakanının dilinden düşürmediği “Türkiye bir hukuk devletidir” sözlerini fiilen onaylamış olursunuz.

“Kendinize yapılmasını istemediğinizi başkalarına da yapmayınız.”
Adalet herkese lazımdır. Siyasetin sahte delillerle ürettiği suçlardan adalet çıkmaz.

Hıfzı Topuz, Taif’te Ölüm adlı eserinde Mithat Paşa’nın yargılanmasını anlatırken, kadıların besmeleyle başladığı tutanaklarda tarihin doğru olduğunu; fakat içeriğin baştan sona hukuksuzluk ve adaletsizlikle dolu bulunduğunu söyler.
Bundan ders almak gerekmez mi?

Atatürk’ün mirası nettir:
“Adalet mülkün temelidir.”

21.12.2025 – Kemal Albayrak

CHP Genel Başkanı Sn. Özgür Özel’in Edirne’de yaptığı konuşma, “hukuk devletini yeniden getirme mücadelesi veriyoruz” derken, hukuksuzluk kendi mahallesine geldiğinde çırpınan bir tutum izlenimi veriyor. Demek ki mesele bu.

Yaptığı olumlu işlerde kendilerine destekleyici düşüncelerimi ifade ediyordum. Ne acıdır ki, kendi belediyeleri ve partili vatandaşları dâhil hukuksuzluğa uğramamış gibi davranırken, Meriç olayını anlatış biçimi beni ürpertti. Hukuksuzluğu, iktidar mantığıyla savunur bir hâl aldı.
Duygusal ve inanarak konuşmak başka, anlayarak ve sorgulayarak konuşmak başkadır. Yazık.

İbn-i Haldun, “İnsanı açlık öldürmez; alıştığı tokluklar öldürür” der. O hâlde düşünmek gerekir: Geçmişiyle yüzleşip özü ve insan olmayı tanımak mı, yoksa geçmişle yüzleşmeden yüzsüzleşmek mi?

Hukukun ve adaletin işlemediği yerde, insanların yaşam hakları ellerinden alındığında, suçsuz nice insanın dramını anlamak zorlaşır. Acıları yaşamayan, başkalarının acılarını bilemez.
“Cehennem, başkalarının acılarını görmeyenlerin yeridir” diyen Hallac-ı Mansur haksız mı?

Kimi zindanda, kimi sürgünde, kimi de Meriç’te… Bu neden böyle?
Düşünürlerin, kendinden olmayanların; siyasetçilerin, gazetecilerin ve her statüden insanların hukuksuzluğa uğraması sizi düşünmeye sevk etmiyor mu? Her insanın prangalardan kurtulması gerekmez mi?

Ben de geçmişin prangalarından kurtulma mücadelesi veriyorum. Hasan Âli Yücel’in ifadesiyle, “Hak ve vazife kavramında; kendini yaşatmak hak ise, ötekini yaşatmak vazifedir.”

Suçlu gördüklerini suça teşvik edenler neden sorgulanmıyor?
Neden ekerken hukuki olan gözetilmiyor da, biçerken sana uymayınca mı hukuksuzluk başlıyor?
Sebebi bilinmeyen acıların şifası olur mu?

Mahkemelerde bir gün olsun bu konularla ilgili zabıtları okudunuz mu? Bırakın onu Sn. Özel; kendi belediye başkanlarınıza ve size yapılan hukuksuzlukları görmüyor musunuz?
17–25 Aralık süreci yeni konuşulurken; tapeler avukatlarınız tarafından uluslararası kurumlarda doğrulatılırken, suçsuz olduğu hâlde hırsızlıkla yaftalanan insanları ziyaret edip dinlediniz mi?

Sn. Özel, suçlu kim olursa olsun suçluyu savunmak ahlaksızlıktır. Suçsuzu adaletle korumak ise vicdan ve merhamet işidir. Ancak bunu siyaset değil, bağımsız yargı belirler.

Hür irade; kirli rejimin kirli işlerini sorgulamadan onaylayanları asla tasdik etmez. Hakikate giden yollarda ahlaki olmayan, adalete uymayan yaptırımlar meşru olmaz.

Bırakın mahalleciliği. Adaletsizliğe ve hukuksuzluğa karşı, meşru isyan ahlakıyla; hakkı, hukuku, demokrasiyi, aklı, bilimi ve ahlakı savunun.

Gazeteci Müyesser Yıldız’ı, avukat Hatice Yıldız’ı, Levent Mazılıgüney’i, Milletvekili İdris Şahin’i, Mustafa Yeneroğlu’nu, Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu; adalet Bakanlığı önünde adalet arayan Sevinç Ana’yı dinleyip ziyaret ettiniz mi?
Bunların daha nice örneği var. Keyfî şekilde içeride tutulan gazetecileri ziyaret edip dinlediniz mi?

Mahallecilikle adalet aranmaz. Kim olursa olsun, hayvan da bir canlıdır; ona yapılan kötülükler bile ahlaki değildir.

İyi niyetle bu yazıyı kaleme alırken, sizlerin de değerli hukukçularınızla ve siyasetçilerinizle bu meseleleri önyargısız biçimde araştırmanızı diliyorum. Ön yargılarla bu sorunlar çözülemez.

Rahmetli Çetin Altan, “Kazık acısını kendinde yaşamadan başkasının acısını anlayamazsın” derdi.
Beyaz bir sayfayla; akıl, bilim, hukuk, demokrasi ve ahlak rehberliğinde, beşerî ilişkilerin iyileştirilmesi için siyasete yön veriniz. Adaleti savununuz.

İdeolojiyi, dini ve değerleri siyasete alet ederseniz; iktidarın adalet bakanının dilinden düşürmediği “Türkiye bir hukuk devletidir” sözlerini fiilen onaylamış olursunuz.

“Kendinize yapılmasını istemediğinizi başkalarına da yapmayınız.”
Adalet herkese lazımdır. Siyasetin sahte delillerle ürettiği suçlardan adalet çıkmaz.

Hıfzı Topuz, Taif’te Ölüm adlı eserinde Mithat Paşa’nın yargılanmasını anlatırken, kadıların besmeleyle başladığı tutanaklarda tarihin doğru olduğunu; fakat içeriğin baştan sona hukuksuzluk ve adaletsizlikle dolu bulunduğunu söyler.
Bundan ders almak gerekmez mi?

Atatürk’ün mirası nettir:
“Adalet mülkün temelidir.” Kemal Albayrak

DİĞER YAZILARI HÜR DÜŞÜNMEK 01-01-1970 03:00 KENDİ PUTUNA TAPANLARDAN, ZALİMLERDEN, HIRSIZLARDAN YÖNETİCİ OLMAZ 01-01-1970 03:00 SUÇLU KORKUSU NİYE? 01-01-1970 03:00 GÖRDÜĞÜNE İNANMAYAN, GÖRMEDİĞİNE NASIL İNANIR? 01-01-1970 03:00 Kemal Albayrak’tan Sert Meclis ve Siyaset Değerlendirmesi – “Gerçek Sefillik Aklın Tutsak Edilmesidir” 01-01-1970 03:00 TUTSAK AKIL MI, HÜR AKIL MI? 01-01-1970 03:00 Aydınlıktakiler ve karanlıkta kalanlar 01-01-1970 03:00 OYLAMA NEYİ ÇÖZECEK? 01-01-1970 03:00 KOLAYCILIK, HAZIRCILIK MI? 01-01-1970 03:00 FERDİYET Mİ, CEMİYET Mİ, HÜRRİYET Mİ? TERCİHİM NE? 01-01-1970 03:00 İNANANLAR, ANLAYANLAR MI? 01-01-1970 03:00 YÜZLEŞMEK: YANLIŞI ÖRTMEK Mİ, YANLIŞTAN DÖNMEK Mİ? 01-01-1970 03:00 Meclis yasama yılı açılışı 01-01-1970 03:00 AK Parti Çöküşe Geçti 01-01-1970 03:00 Erdem kantarla tartılmaz, hurda tartılır! 01-01-1970 03:00 MİRASA SAYGI, ÖNEM NEDİR? 01-01-1970 03:00 Uyumlu, uyumsuz yaşama! 01-01-1970 03:00 NİÇİN BUGÜNLERE GELİNDİ? 01-01-1970 03:00 Nereye Gidiyor Siyasetin Aktörleri? Çıkış Nedir? 01-01-1970 03:00 FİKİRDE DEĞİŞİMİN SONU 01-01-1970 03:00 BİLİNMEYENİ KİM ÇÖZER? 01-01-1970 03:00 1 MAYIS ACILARI OLMASAYDI! 01-01-1970 03:00 TÜRKİSTAN YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 KİMLİKLER MUTASYONA MI UĞRADI? 01-01-1970 03:00 ESARETİ DIŞARDA ARAMA, ZİHİNDE ARAMAK GEREKİR? 01-01-1970 03:00 ESARET Mİ, CESARET Mİ? 01-01-1970 03:00 TARİHÎ ÇAĞRI, KİMİN PLÂNI? 01-01-1970 03:00 HANGİ MAHALLEDENSİN? 01-01-1970 03:00 AKIL, İYİ DE Mİ KÖTÜDE Mİ ? 01-01-1970 03:00 NE GÜNLERE KALDIK, NİÇİN? 01-01-1970 03:00 Kurtuluş olmadan kuruluş olur mu? 01-01-1970 03:00 HER HUKUKSUZLUK,YENİ SUÇLARI GETİRİRİYOR,UYAN! 01-01-1970 03:00 Nereye gidiyoruz? 01-01-1970 03:00 “ARACI”ANLAYIŞI NİÇİN? 01-01-1970 03:00 NASIL BİR ÜLKE OLDUK? 01-01-1970 03:00 Sonunu düşünmek yok mu? 01-01-1970 03:00 Lale devri siyaseti mi? 01-01-1970 03:00 Hatıran Yeter 01-01-1970 03:00 Kazanırken, Kaybettiklerimiz! 01-01-1970 03:00 AYRIŞTIRMA BİRLEŞTİRME Mİ? 01-01-1970 03:00 Ders almak önemli mi? 01-01-1970 03:00 SONUÇ KİME YARIYOR? 01-01-1970 03:00 YAŞAMAK VAR,YAŞATMAK NİÇİN DÜŞÜNÜLMEZ? 01-01-1970 03:00 NEREYE GİDİYOR, YOLUMUZ? 01-01-1970 03:00 KONTROL KİMDE? 01-01-1970 03:00 DİNDE,MESLEK OLUR MU? 01-01-1970 03:00 ANLAMAYANA ANLATMAK! 01-01-1970 03:00 DÜŞÜNCELERİM, ÇIKIŞ YOLU 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Ne Cevap Verecek!" 01-01-1970 03:00 MECBURİYET Mİ KORKU MU? 01-01-1970 03:00 BAĞ’DA MI, DAĞ’DA MI YAŞANIR? 01-01-1970 03:00 Albayrak'tan Gündem Eleştirisi! 01-01-1970 03:00 Albayrak'tan 10 Kasım Mesajı! 01-01-1970 03:00 Devletin ve Vatandaşın İffetini Kim Koruyacak? 01-01-1970 03:00 Adı İyi Uygulama Bozuk! 01-01-1970 03:00 Sorun Yaratandan, Sorun Çözüm Beklenmez' 01-01-1970 03:00 Susmak Yol mu? 01-01-1970 03:00 Konuşmak Çözüm Olsa! 01-01-1970 03:00 Hayır ve Evet Aynı Anda mı? 01-01-1970 03:00 Kutlamalar Örtü mü? 01-01-1970 03:00 Sonuca Sebep Götürür 01-01-1970 03:00 Aç Gözlülerin Siyaseti 01-01-1970 03:00 Siyasette Ölçü Var mı? 01-01-1970 03:00 Statü, İnsana, İnsan Olmayı Sağlar mı? 01-01-1970 03:00 Teknolojiyi Kullanmak! 01-01-1970 03:00 Yüzleşmek mi, Yüzsüzleşmek mi? 01-01-1970 03:00 Gelecek Yüzyılın Kurtarıcılığı Bu mu? 01-01-1970 03:00 Yönetimde Davranış Bozukluğu Olur mu? 01-01-1970 03:00 Yanlış Bilgi Felakettir! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Düzen Tercihi Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Bayram Çare mi? 01-01-1970 03:00 Adalet Kurumlarında, Adalet Bulan Var mı? 01-01-1970 03:00 Fiil Belli, Fail Gizleniyor! 01-01-1970 03:00 Albayrak: "Sokak Hayvanları Gündemde" 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Yaptırıma Bakılır" 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Eşek yine Eşek" 01-01-1970 03:00 Tasarruf Kimi Koruyacak? 01-01-1970 03:00 Siz Kimsiniz, Neyi Çözdünüz Siyasetinizle? 01-01-1970 03:00 Yeni Fikir Yaratmak Varken Neden Çalınır? 01-01-1970 03:00 Dün Olmadan, Bugün Olur mu? 01-01-1970 03:00 Değişimin Faydası ve Zararı, Zamanla Olur mu? 01-01-1970 03:00 Dünle Yaşamak mı? 01-01-1970 03:00 Edep Aydınlıkta mı, Karanlıkta mı Değerli? 01-01-1970 03:00 Gelecekte Siyasetin Yönü Nasıl Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Sürgünde Yaşamak Niçin? 01-01-1970 03:00 Bayram Izdırap Olurmu? 01-01-1970 03:00 İYİ Parti Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Sonuç Neyi Getirecek? 01-01-1970 03:00 Karanlık Günler Niçin Geçmiyor! 01-01-1970 03:00 Sorun Çözen Ahlak, Ahlaksızlığa Dönerse! 01-01-1970 03:00 Sonu Görmek Önemli! 01-01-1970 03:00 Siyasetin Aktörlerine Şifa Hastanesi Olmaz mı? 01-01-1970 03:00 Donanımı Kazanıma Çevirmek! 01-01-1970 03:00 Yaşatmak mı? Yok Etmek mi? 01-01-1970 03:00 Sonu Görmek Yapılanları Unutturur mu? 01-01-1970 03:00