google.com, pub-5635234458637791, DIRECT, f08c47fec0942fa0

AHLAKSIZLIK KOKUSUNUN AHLAK ÜRETİM TÜRLERİ

Kemal Albayrak

24-03-2026 09:04

Özgür Özel, Adalet Bakanı’nın servetiyle ilgili konuyu kamuoyu önünde gündeme getirince, mahallecilik anlayışı öyle belirgin hâle geldi ki; suçlu suçsuz, suçsuz da suçlu gibi gösterilebilir bir noktaya sürükleniyor.

Ülkede adeta lağım patladı; kirliliğin kokusu her alana yayıldı. Keyfî yönetim hâkim olunca, yasallık işlemiyor; gücü olan suç işlese de korunuyor. Çünkü hiyerarşik bir soygun düzeni ve paylaşım ağı bunu tetikliyor.

Bu yazıyı kaleme alırken, aydın bir isim olan Osman Aydoğan Paşa’nın “Koku” makalesi aklıma geldi. Osman Paşa, çağdaş Alman yazar Patrick Süskind’in Das Parfum romanından bahseder. Koku yeteneği olan birinin, kendisinin kokusuz oluşunu ve bunun trajik sonuçlarını anlatır. Ayrıca başka bir “koku” metaforuyla, ülkedeki çürümüşlüklerin mahallecilik anlayışıyla nasıl örtüldüğünü düşündürür. Osman Paşa’nın “Koku” makalesinden yaptığı alıntı oldukça çarpıcıdır.

Hikâyeye göre; yatılı lisede okuyan bir genç, tatilde arkadaşının evine misafir olur. Evde iyi karşılanır, ancak tuvalet tektir ve gece kullanmak için ev sahibinin yatak odasından geçmek gerekir. Bu yüzden yatmadan önce ihtiyacın giderilmesi tavsiye edilir. Fakat gece ihtiyaç artınca ve tuvalete gitme imkânı olmayınca, misafir odadaki saksının içindeki bitkiyi çıkararak saksıya tuvaletini yapar. Daha sonra oradan ayrılır.

Aradan yıllar geçer, kişi statü olarak yükselir. On yıl sonra ev sahibi bu kişiye bir mektup yazar: “Evladım, sen gideli on yıl oldu. On defa ev değiştirdik ama bu kokudan kurtulamadık.”

Peki, ülkedeki durum bundan farklı mı? Bugünkü iktidarın yaydığı koku bundan farklı mı?

Bir dönem Deniz Baykal ve bazı siyasetçilerle ilgili kaset olayları gündeme gelmişti. Hemen mahalleler kendi bakış açılarına göre yorumlar üretmişti: “Bunu kim yayınladı?” denilerek mesele farklı yönlere çekilmişti. Oysa birçok kişi, suçu işleyeni değil, ortaya çıkaranı suçlamayı tercih etmişti. Elbette suçu işleyen de ahlaksızdır; ancak sorgulamadan, araştırmadan iftira atmak da ayrı bir ahlaksızlıktır. Buna çoğu zaman bakılmıyor.

Bugün de benzer bir durum yaşanıyor. “Bakanın tapularını hangi çete ortaya çıkardı?” sorusu soruluyor. Oysa bir bürokratın —statüsü ne olursa olsun— bu serveti nasıl edindiği, ödemeleri nasıl yaptığı araştırılmalıdır. Korku ve çıkar ilişkileri, insanlara sadece işlerine gelen “kokuları” solutuyor.

Eğer ortada bir iftira varsa bu ahlaksızlıktır; doğruysa daha büyük bir ahlaksızlıktır ve mutlaka hesabı sorulmalıdır. Aksi takdirde adalet çöker. Adaletin çöküşü ise devleti çökertir.

Kirli kazançlarla Londra’da ve diğer Batı ülkelerinde edinilen mülklerle suçlarını gizleyenler, hangi statüde olursa olsun, bir gün ortaya çıkacaktır. Arşivler unutmaz. Emekli aç, öğrenci aç, çiftçi aç; KHK ile ihraç edilen masumlar mağdur edilirken, “servet devletten gelir” anlayışı hâkim olursa ve makamlar birer çıkar kapısına dönüşürse, orada adaletten söz edilebilir mi?

Tahtını kaybetmekten korkan bir kral, şeytandan bile medet umar.

“Adalet kalmadı, hep zulüm oldu

Geçti şu baharın gülleri soldu

Dünyanın gidişi acayip oldu

Koyun belli değil, kurt belli değil”

diyen Âşık Ruhsatî haksız mı?

Boş ve ahlaksız insan tipleriyle sağlıklı hayaller kurulamaz. Aristo’nun dediği gibi: “Erdem doğuştan gelen bir özellik değildir; doğru eylemleri tekrar ederek kazanılan bir alışkanlıktır. İnsan bir kez doğru yapmakla değil, doğruyu sürekli seçmekle erdemli olur.”

Mahalleci bakış açısıyla yanlışı doğru, doğruyu yanlış gösteren; güce tapanlara ve yandaş basının kölelerine karşı, hakikati savunan ahlaklı ve namuslu basına —hangi mahalleden olursa olsun— saygı duyarım.

Prangalardan kurtulmanın yolu ahlaktan geçer. Amaç uğruna doğru yolda yürümekle, yanlış zamanda bile doğru yerde durabilmekle mümkündür. Sivil alanlar, inanç ve ideoloji mensupları; gücün hegemonyasına değil, hakikatin himayesine sığınmalıdır. Kemal Albayrak 

DİĞER YAZILARI ADALETİNİZ ADALETSİZLİK Mİ? NEREYE KADAR SÜRECEK? 01-01-1970 03:00 ZİHİNSEL KÖRLÜK YOK EDER 01-01-1970 03:00 SORUMLULARA ÇAĞRIMDIR 01-01-1970 03:00 FELAKET BİRDEN GELMEZ, SEBEPLERİNE BAKALIM 01-01-1970 03:00 UYUM MU, SORGULAMAK MI? 01-01-1970 03:00 İKTİDARA SORMAK GEREKİR 01-01-1970 03:00 ARINMA MI, BOZULMA MI? 01-01-1970 03:00 BOZUK SİSTEM, KİRLİ DÜZEN GETİRİR Mİ? 01-01-1970 03:00 KAZANIRKEN, KAYBETMEK 01-01-1970 03:00 UYARI ÇÖZÜM GETİRİR Mİ? 01-01-1970 03:00 SALTANAT RUHU ÖLDÜRÜR 01-01-1970 03:00 ÖLMÜŞLER, ÖLÜMDEN KORKUYOR 01-01-1970 03:00 ÖLÇÜ SADECE TERAZİDE Mİ? 01-01-1970 03:00 HÜR DÜŞÜNMEK 01-01-1970 03:00 KENDİ PUTUNA TAPANLARDAN, ZALİMLERDEN, HIRSIZLARDAN YÖNETİCİ OLMAZ 01-01-1970 03:00 SUÇLU KORKUSU NİYE? 01-01-1970 03:00 ANLAYARAK MI, İNANARAK MI KONUŞMAK? 01-01-1970 03:00 GÖRDÜĞÜNE İNANMAYAN, GÖRMEDİĞİNE NASIL İNANIR? 01-01-1970 03:00 Kemal Albayrak’tan Sert Meclis ve Siyaset Değerlendirmesi – “Gerçek Sefillik Aklın Tutsak Edilmesidir” 01-01-1970 03:00 TUTSAK AKIL MI, HÜR AKIL MI? 01-01-1970 03:00 Aydınlıktakiler ve karanlıkta kalanlar 01-01-1970 03:00 OYLAMA NEYİ ÇÖZECEK? 01-01-1970 03:00 KOLAYCILIK, HAZIRCILIK MI? 01-01-1970 03:00 FERDİYET Mİ, CEMİYET Mİ, HÜRRİYET Mİ? TERCİHİM NE? 01-01-1970 03:00 İNANANLAR, ANLAYANLAR MI? 01-01-1970 03:00 YÜZLEŞMEK: YANLIŞI ÖRTMEK Mİ, YANLIŞTAN DÖNMEK Mİ? 01-01-1970 03:00 Meclis yasama yılı açılışı 01-01-1970 03:00 AK Parti Çöküşe Geçti 01-01-1970 03:00 Erdem kantarla tartılmaz, hurda tartılır! 01-01-1970 03:00 MİRASA SAYGI, ÖNEM NEDİR? 01-01-1970 03:00 Uyumlu, uyumsuz yaşama! 01-01-1970 03:00 NİÇİN BUGÜNLERE GELİNDİ? 01-01-1970 03:00 Nereye Gidiyor Siyasetin Aktörleri? Çıkış Nedir? 01-01-1970 03:00 FİKİRDE DEĞİŞİMİN SONU 01-01-1970 03:00 BİLİNMEYENİ KİM ÇÖZER? 01-01-1970 03:00 1 MAYIS ACILARI OLMASAYDI! 01-01-1970 03:00 TÜRKİSTAN YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 KİMLİKLER MUTASYONA MI UĞRADI? 01-01-1970 03:00 ESARETİ DIŞARDA ARAMA, ZİHİNDE ARAMAK GEREKİR? 01-01-1970 03:00 ESARET Mİ, CESARET Mİ? 01-01-1970 03:00 TARİHÎ ÇAĞRI, KİMİN PLÂNI? 01-01-1970 03:00 HANGİ MAHALLEDENSİN? 01-01-1970 03:00 AKIL, İYİ DE Mİ KÖTÜDE Mİ ? 01-01-1970 03:00 NE GÜNLERE KALDIK, NİÇİN? 01-01-1970 03:00 Kurtuluş olmadan kuruluş olur mu? 01-01-1970 03:00 HER HUKUKSUZLUK,YENİ SUÇLARI GETİRİRİYOR,UYAN! 01-01-1970 03:00 Nereye gidiyoruz? 01-01-1970 03:00 “ARACI”ANLAYIŞI NİÇİN? 01-01-1970 03:00 NASIL BİR ÜLKE OLDUK? 01-01-1970 03:00 Sonunu düşünmek yok mu? 01-01-1970 03:00 Lale devri siyaseti mi? 01-01-1970 03:00 Hatıran Yeter 01-01-1970 03:00 Kazanırken, Kaybettiklerimiz! 01-01-1970 03:00 AYRIŞTIRMA BİRLEŞTİRME Mİ? 01-01-1970 03:00 Ders almak önemli mi? 01-01-1970 03:00 SONUÇ KİME YARIYOR? 01-01-1970 03:00 YAŞAMAK VAR,YAŞATMAK NİÇİN DÜŞÜNÜLMEZ? 01-01-1970 03:00 NEREYE GİDİYOR, YOLUMUZ? 01-01-1970 03:00 KONTROL KİMDE? 01-01-1970 03:00 DİNDE,MESLEK OLUR MU? 01-01-1970 03:00 ANLAMAYANA ANLATMAK! 01-01-1970 03:00 DÜŞÜNCELERİM, ÇIKIŞ YOLU 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Ne Cevap Verecek!" 01-01-1970 03:00 MECBURİYET Mİ KORKU MU? 01-01-1970 03:00 BAĞ’DA MI, DAĞ’DA MI YAŞANIR? 01-01-1970 03:00 Albayrak'tan Gündem Eleştirisi! 01-01-1970 03:00 Albayrak'tan 10 Kasım Mesajı! 01-01-1970 03:00 Devletin ve Vatandaşın İffetini Kim Koruyacak? 01-01-1970 03:00 Adı İyi Uygulama Bozuk! 01-01-1970 03:00 Sorun Yaratandan, Sorun Çözüm Beklenmez' 01-01-1970 03:00 Susmak Yol mu? 01-01-1970 03:00 Konuşmak Çözüm Olsa! 01-01-1970 03:00 Hayır ve Evet Aynı Anda mı? 01-01-1970 03:00 Kutlamalar Örtü mü? 01-01-1970 03:00 Sonuca Sebep Götürür 01-01-1970 03:00 Aç Gözlülerin Siyaseti 01-01-1970 03:00 Siyasette Ölçü Var mı? 01-01-1970 03:00 Statü, İnsana, İnsan Olmayı Sağlar mı? 01-01-1970 03:00 Teknolojiyi Kullanmak! 01-01-1970 03:00 Yüzleşmek mi, Yüzsüzleşmek mi? 01-01-1970 03:00 Gelecek Yüzyılın Kurtarıcılığı Bu mu? 01-01-1970 03:00 Yönetimde Davranış Bozukluğu Olur mu? 01-01-1970 03:00 Yanlış Bilgi Felakettir! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Düzen Tercihi Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Bayram Çare mi? 01-01-1970 03:00 Adalet Kurumlarında, Adalet Bulan Var mı? 01-01-1970 03:00 Fiil Belli, Fail Gizleniyor! 01-01-1970 03:00 Albayrak: "Sokak Hayvanları Gündemde" 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Yaptırıma Bakılır" 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Eşek yine Eşek" 01-01-1970 03:00 Tasarruf Kimi Koruyacak? 01-01-1970 03:00 Siz Kimsiniz, Neyi Çözdünüz Siyasetinizle? 01-01-1970 03:00 Yeni Fikir Yaratmak Varken Neden Çalınır? 01-01-1970 03:00 Dün Olmadan, Bugün Olur mu? 01-01-1970 03:00 Değişimin Faydası ve Zararı, Zamanla Olur mu? 01-01-1970 03:00 Dünle Yaşamak mı? 01-01-1970 03:00 Edep Aydınlıkta mı, Karanlıkta mı Değerli? 01-01-1970 03:00 Gelecekte Siyasetin Yönü Nasıl Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Sürgünde Yaşamak Niçin? 01-01-1970 03:00 Bayram Izdırap Olurmu? 01-01-1970 03:00 İYİ Parti Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Sonuç Neyi Getirecek? 01-01-1970 03:00 Karanlık Günler Niçin Geçmiyor! 01-01-1970 03:00 Sorun Çözen Ahlak, Ahlaksızlığa Dönerse! 01-01-1970 03:00 Sonu Görmek Önemli! 01-01-1970 03:00 Siyasetin Aktörlerine Şifa Hastanesi Olmaz mı? 01-01-1970 03:00 Donanımı Kazanıma Çevirmek! 01-01-1970 03:00 Yaşatmak mı? Yok Etmek mi? 01-01-1970 03:00 Sonu Görmek Yapılanları Unutturur mu? 01-01-1970 03:00