google.com, pub-5635234458637791, DIRECT, f08c47fec0942fa0

ZİHİNSEL KÖRLÜK YOK EDER

Kemal Albayrak

31-03-2026 23:28

José Saramago’nun Körlük romanı, güçlü olanın zayıfı ezdiğini düşündürür. Etraftaki savaş tehlikeleri bile ülkenin geleceğini sıkıntıya sokabilirken, iç kavgalar tedbir üretmiyor. Gücün, hem içeride hem dışarıda ötekini ezdiğini görüyoruz. Suç da suçsuzluk da taraflara göre belirleniyor. Sömürü, güçsüzleri entrikalarla ezmeye devam ediyor; içerideki yansımaları da ortada. Peki, keyfi idareyi sorgulayan var mı?

Basının hali ortada; gördükleri halde suçları görmezden geliyor. Korku, güce yakın olmayı; şirinliği, saygıyı ve çıkarı besliyor. Gücün iktidarı, muhalif olan herkesi devlet imkânlarıyla susturmaya çalışıyor. Partili ya da partisiz, suça bulaşmış kesimlerin varlığı da buna fırsat ve gerekçe yapılıyor; ancak iktidar tarafı çoğu zaman bu kapsamın dışında tutuluyor. CHP ve bazı muhalifler, bu süreçler kademe kademe ilerlerken hatalar yaptı ve bu hatalar mahalleciliği artırdı. Bugün muhalefete yapılan yanlışlar, geçmişteki hataların bir yansıması olarak karşılarına çıkıyor. Rejimin yanlışlarına onay vermek, sömürü düzenine destek olmak anlamına gelir.

Siyaset, müzakere, sivil alanlar, basın, mahalleler ve yargı; bir baskı aracına dönüştürülürken, “bizden mi, sizden mi?” anlayışı felaketlere ve hukuksuzluğa zemin hazırladı. Adalet kurumlarının güven vermediği bir ortamda, toplumsal huzurdan söz edilemez. Savaşların çevremizi kuşattığı bir dönemde, müzakereden dışlanan bir muhalefet kurgulanması da ayrı bir sorundur. İç kavgalar, hem iç hem dış güvenliği zayıflatmaktadır. Kamuoyundan gizlenen sırlar ve sömürüye verilen tavizler tartışılmamakta, müzakere edilmemektedir. TBMM bu süreçte yeterince etkin midir?

Doğu Perinçek’in dile getirdiği iddialar karşısında sorumluların ortaya çıkmaması düşündürücüdür. Kamuoyuna farklı söylemler sunulurken, fiiliyatta başka ilişkilerin sürdürülmesi ciddi bir çelişkidir. Suriye politikası ve geçmişte yapılan açıklamalar da sorgulanmalıdır. Bu planların içinde yer alanların bugün sessiz kalması, muhalefetin de yeterince güçlü bir duruş sergileyememesi dikkat çekicidir.

Bu süreçlere karşı çıkan liyakatli subayların ve vatansever insanların cezalandırılması, adalet duygusunu zedelemektedir. 15 Temmuz gibi kritik olayların bile yeterince sorgulanmaması önemli bir eksikliktir. Ülkesini seven, haksızlığa uğrayan insanların işlerinden edilmesi karşısında sessiz kalmak, dolaylı bir ortaklık anlamı taşır. KHK uygulamalarıyla mağdur edilen, cezaevlerinde zor şartlarda yaşayan insanlara yönelik adalet beklentisi zayıflamaktadır. Savunma haklarının kısıtlanması ise hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmaz.

Bu düzen, sömürüye hizmet eden bir sistemin parçasıdır. Taşeron yapılar aracılığıyla toplumu ayrıştıran, kin ve nefret üreten bir anlayışın hâkim olduğu görülmektedir.Koltuk sevdasının dış politikadaki yansımaları da sorgulanmalıdır. Güçlü ülkelere bağımlı bir yönetim anlayışıyla, milli çıkarların ne ölçüde korunabileceği tartışmalıdır.

Ahlaki, siyasi ve ekonomik açıdan dışa bağımlı bir yönetimden ülkeye fayda gelmez. Parti değiştirmeler, rant kavgaları, kayyum uygulamaları, kirli zenginleşme ve baskılar; toplumsal yapıyı zedelemektedir. Devlet imkânlarıyla kurulan tuzaklar ve vatansever insanların hedef alınması, küresel sömürü planlarının bir parçası olarak görülmektedir. Bu noktada muhalefetin de kendini sorgulaması gerekir.

Yunus Emre, “Nasihatler”inde hem psikolojik hem sosyolojik açıdan düzeni ve bozulmayı anlatır. Muhalefet, öncelikle kendi içinde bir yenilenme sağlamalıdır. Amaç ortaksa, bu amaca giden yolda ayrımcılık değil; ilke, adalet, huzur ve güven esas alınmalıdır. Ülke, millet ve insanlık sevgisi etrafında birleşmek gerekir. Kötülük kimini diriltir, kimini yok eder; asıl olan iyilik ve adaletle dirilmektir. Kirli düzenlere destek vererek sağlıklı bir sonuca ulaşılamaz. Felaket gelmeden önce tedbir almak esastır.

Süleyman Demirel’in dediği gibi: “Bir meseleyi, mesele olmaktan çıkarırsanız, o mesele çözülmez.” Kemal Albayrak

DİĞER YAZILARI ADALETİNİZ ADALETSİZLİK Mİ? NEREYE KADAR SÜRECEK? 01-01-1970 03:00 AHLAKSIZLIK KOKUSUNUN AHLAK ÜRETİM TÜRLERİ 01-01-1970 03:00 SORUMLULARA ÇAĞRIMDIR 01-01-1970 03:00 FELAKET BİRDEN GELMEZ, SEBEPLERİNE BAKALIM 01-01-1970 03:00 UYUM MU, SORGULAMAK MI? 01-01-1970 03:00 İKTİDARA SORMAK GEREKİR 01-01-1970 03:00 ARINMA MI, BOZULMA MI? 01-01-1970 03:00 BOZUK SİSTEM, KİRLİ DÜZEN GETİRİR Mİ? 01-01-1970 03:00 KAZANIRKEN, KAYBETMEK 01-01-1970 03:00 UYARI ÇÖZÜM GETİRİR Mİ? 01-01-1970 03:00 SALTANAT RUHU ÖLDÜRÜR 01-01-1970 03:00 ÖLMÜŞLER, ÖLÜMDEN KORKUYOR 01-01-1970 03:00 ÖLÇÜ SADECE TERAZİDE Mİ? 01-01-1970 03:00 HÜR DÜŞÜNMEK 01-01-1970 03:00 KENDİ PUTUNA TAPANLARDAN, ZALİMLERDEN, HIRSIZLARDAN YÖNETİCİ OLMAZ 01-01-1970 03:00 SUÇLU KORKUSU NİYE? 01-01-1970 03:00 ANLAYARAK MI, İNANARAK MI KONUŞMAK? 01-01-1970 03:00 GÖRDÜĞÜNE İNANMAYAN, GÖRMEDİĞİNE NASIL İNANIR? 01-01-1970 03:00 Kemal Albayrak’tan Sert Meclis ve Siyaset Değerlendirmesi – “Gerçek Sefillik Aklın Tutsak Edilmesidir” 01-01-1970 03:00 TUTSAK AKIL MI, HÜR AKIL MI? 01-01-1970 03:00 Aydınlıktakiler ve karanlıkta kalanlar 01-01-1970 03:00 OYLAMA NEYİ ÇÖZECEK? 01-01-1970 03:00 KOLAYCILIK, HAZIRCILIK MI? 01-01-1970 03:00 FERDİYET Mİ, CEMİYET Mİ, HÜRRİYET Mİ? TERCİHİM NE? 01-01-1970 03:00 İNANANLAR, ANLAYANLAR MI? 01-01-1970 03:00 YÜZLEŞMEK: YANLIŞI ÖRTMEK Mİ, YANLIŞTAN DÖNMEK Mİ? 01-01-1970 03:00 Meclis yasama yılı açılışı 01-01-1970 03:00 AK Parti Çöküşe Geçti 01-01-1970 03:00 Erdem kantarla tartılmaz, hurda tartılır! 01-01-1970 03:00 MİRASA SAYGI, ÖNEM NEDİR? 01-01-1970 03:00 Uyumlu, uyumsuz yaşama! 01-01-1970 03:00 NİÇİN BUGÜNLERE GELİNDİ? 01-01-1970 03:00 Nereye Gidiyor Siyasetin Aktörleri? Çıkış Nedir? 01-01-1970 03:00 FİKİRDE DEĞİŞİMİN SONU 01-01-1970 03:00 BİLİNMEYENİ KİM ÇÖZER? 01-01-1970 03:00 1 MAYIS ACILARI OLMASAYDI! 01-01-1970 03:00 TÜRKİSTAN YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 KİMLİKLER MUTASYONA MI UĞRADI? 01-01-1970 03:00 ESARETİ DIŞARDA ARAMA, ZİHİNDE ARAMAK GEREKİR? 01-01-1970 03:00 ESARET Mİ, CESARET Mİ? 01-01-1970 03:00 TARİHÎ ÇAĞRI, KİMİN PLÂNI? 01-01-1970 03:00 HANGİ MAHALLEDENSİN? 01-01-1970 03:00 AKIL, İYİ DE Mİ KÖTÜDE Mİ ? 01-01-1970 03:00 NE GÜNLERE KALDIK, NİÇİN? 01-01-1970 03:00 Kurtuluş olmadan kuruluş olur mu? 01-01-1970 03:00 HER HUKUKSUZLUK,YENİ SUÇLARI GETİRİRİYOR,UYAN! 01-01-1970 03:00 Nereye gidiyoruz? 01-01-1970 03:00 “ARACI”ANLAYIŞI NİÇİN? 01-01-1970 03:00 NASIL BİR ÜLKE OLDUK? 01-01-1970 03:00 Sonunu düşünmek yok mu? 01-01-1970 03:00 Lale devri siyaseti mi? 01-01-1970 03:00 Hatıran Yeter 01-01-1970 03:00 Kazanırken, Kaybettiklerimiz! 01-01-1970 03:00 AYRIŞTIRMA BİRLEŞTİRME Mİ? 01-01-1970 03:00 Ders almak önemli mi? 01-01-1970 03:00 SONUÇ KİME YARIYOR? 01-01-1970 03:00 YAŞAMAK VAR,YAŞATMAK NİÇİN DÜŞÜNÜLMEZ? 01-01-1970 03:00 NEREYE GİDİYOR, YOLUMUZ? 01-01-1970 03:00 KONTROL KİMDE? 01-01-1970 03:00 DİNDE,MESLEK OLUR MU? 01-01-1970 03:00 ANLAMAYANA ANLATMAK! 01-01-1970 03:00 DÜŞÜNCELERİM, ÇIKIŞ YOLU 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Ne Cevap Verecek!" 01-01-1970 03:00 MECBURİYET Mİ KORKU MU? 01-01-1970 03:00 BAĞ’DA MI, DAĞ’DA MI YAŞANIR? 01-01-1970 03:00 Albayrak'tan Gündem Eleştirisi! 01-01-1970 03:00 Albayrak'tan 10 Kasım Mesajı! 01-01-1970 03:00 Devletin ve Vatandaşın İffetini Kim Koruyacak? 01-01-1970 03:00 Adı İyi Uygulama Bozuk! 01-01-1970 03:00 Sorun Yaratandan, Sorun Çözüm Beklenmez' 01-01-1970 03:00 Susmak Yol mu? 01-01-1970 03:00 Konuşmak Çözüm Olsa! 01-01-1970 03:00 Hayır ve Evet Aynı Anda mı? 01-01-1970 03:00 Kutlamalar Örtü mü? 01-01-1970 03:00 Sonuca Sebep Götürür 01-01-1970 03:00 Aç Gözlülerin Siyaseti 01-01-1970 03:00 Siyasette Ölçü Var mı? 01-01-1970 03:00 Statü, İnsana, İnsan Olmayı Sağlar mı? 01-01-1970 03:00 Teknolojiyi Kullanmak! 01-01-1970 03:00 Yüzleşmek mi, Yüzsüzleşmek mi? 01-01-1970 03:00 Gelecek Yüzyılın Kurtarıcılığı Bu mu? 01-01-1970 03:00 Yönetimde Davranış Bozukluğu Olur mu? 01-01-1970 03:00 Yanlış Bilgi Felakettir! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Düzen Tercihi Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Bayram Çare mi? 01-01-1970 03:00 Adalet Kurumlarında, Adalet Bulan Var mı? 01-01-1970 03:00 Fiil Belli, Fail Gizleniyor! 01-01-1970 03:00 Albayrak: "Sokak Hayvanları Gündemde" 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Yaptırıma Bakılır" 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Eşek yine Eşek" 01-01-1970 03:00 Tasarruf Kimi Koruyacak? 01-01-1970 03:00 Siz Kimsiniz, Neyi Çözdünüz Siyasetinizle? 01-01-1970 03:00 Yeni Fikir Yaratmak Varken Neden Çalınır? 01-01-1970 03:00 Dün Olmadan, Bugün Olur mu? 01-01-1970 03:00 Değişimin Faydası ve Zararı, Zamanla Olur mu? 01-01-1970 03:00 Dünle Yaşamak mı? 01-01-1970 03:00 Edep Aydınlıkta mı, Karanlıkta mı Değerli? 01-01-1970 03:00 Gelecekte Siyasetin Yönü Nasıl Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Sürgünde Yaşamak Niçin? 01-01-1970 03:00 Bayram Izdırap Olurmu? 01-01-1970 03:00 İYİ Parti Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Sonuç Neyi Getirecek? 01-01-1970 03:00 Karanlık Günler Niçin Geçmiyor! 01-01-1970 03:00 Sorun Çözen Ahlak, Ahlaksızlığa Dönerse! 01-01-1970 03:00 Sonu Görmek Önemli! 01-01-1970 03:00 Siyasetin Aktörlerine Şifa Hastanesi Olmaz mı? 01-01-1970 03:00 Donanımı Kazanıma Çevirmek! 01-01-1970 03:00 Yaşatmak mı? Yok Etmek mi? 01-01-1970 03:00 Sonu Görmek Yapılanları Unutturur mu? 01-01-1970 03:00