google.com, pub-5635234458637791, DIRECT, f08c47fec0942fa0

KOLAYCILIK, HAZIRCILIK MI?

Kemal Albayrak

04-11-2025 00:09

Amin Maalouf, Ortadoğu insanını tarif ederken, “Her şeye üzülen; ama, hiçbir şeyle ilgilenmeyen insanlar…” der. Şikâyet eden bir insanın çözüm aradığını sanırsınız, değil mi? Oysa bizde insan, çözüm bulmak için değil, sadece söylenmek için şikâyet eder.

Bugün öyle şeyler yaşıyoruz ki; her adaletsizlik, her çürümüşlük, her ayrımcılık konuşuluyor; ama, ortada çözüm yok.

Burada inananlar, anlayanları; anlayanlar da inananları anlamıyor. İknada beyin kestirme yolları seviyor. Otorite, kendi fikri dışındakileri yasaklıyor; bağımsız düşünmeyi engelliyor. Fakir düşünce, zenginlik üretemiyor.

Herkesin aynı düşündüğü yerde, kimse aslında fazla düşünmüyor demektir. Bu alışkanlıklar, statü fark etmeksizin herkeste var. Herkes, cürmü kadar eylemin failidir.

Julien Benda, Aydınların İhaneti adlı eserinde şöyle der:

“Aydınlar, şahsi çıkar peşinde koşmak, ikbal ve mevki hırsı gütmek için var değildir. Onlar siyasal iktidarın yakını olmak için el etek öpmezler. Güçlünün uydusu değil, zayıfın ve mazlumun savunucusudurlar. Zengin sofralarından pay almak uğruna dalkavukluk yapıp kralın soytarısı rolüne soyunmazlar. Siyasal iktidarın kusurlarını, idareyi kötüye kullanmasını reddederek topluma cesaret verirler; sinmezler, korkmazlar. Onlar iktidarın hizmetlisi değildir; satılık değildirler; kalemlerini ödünç vermez, akıllarını vesayete bırakmazlar.”

Benda, bu karakterlerin ihanetiyle ortaya çıkan çürümeden söz eder. Bu tipler, güç değiştiğinde hemen yeni taraf arar, yeni efendilerini koklarlar. Asıl sıkıntı da buradadır.

Yanlışa “yanlış”, doğruya “doğru” diyebilmek; işte bu, erdemli kişilere mahsustur. Bu yüzden insanın düşünmesi, anlaması ve inanması gerekir.

Hürriyet, insanın tercih ettiği şekilde hareket edebilmesidir. Hayatı anlamlı yaşamak da budur. En karanlık, en kirli noktalarda ışığı görebilmenin yolu; sadece konuşmak değil, mücadele etmek ve risk almaktır.

“Duymasınlar” diye gizli yerlerde konuşmak bir anlam ifade etmez. Zorluklar bazen sizi bulur, bazen siz onları. Ama, amaca giden yolda ahlaki değerler kaybedilmez. İnsan, karşısına çıkan tüm fırsatlara rağmen, namuslu kalmayı tercih edebilmelidir.

Kötü bir çoğunluğun parçası olmaktansa, iyi bir azınlığın parçası olmak daha değerlidir. Bugün, içinde yuvarlanacağı pis bir su birikintisi bulunca domuza dönüşmeyen, yani domuzlaşmayan insanlara hasret kaldık. Cam kırıkları temizlenir ama “can kırıkları” temizlenmiyor. Devlet imkânlarını, hürriyetin düşmanı haline getirenlere karşı koymayanlar, bu işlerin ortağıdır.

Hallac-ı Mansur, şöyle der:

“Cehennem, acı çektiğimiz yer değildir; acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir.
Cehennemi mahşerde aramayın; sizi kimsenin anlamadığı yerde arayın, onu orada bulacaksınız.”

Elinde imkân olanlar, yanlışları ve adaletsizlikleri düzeltmezler; sadece “Statü değişince düzelteceğiz.” masalları anlatırlar.

Bu yüzden inananlar, anlayanları; anlayanlar da inananları önemsemez. Çoğu insan kusurlarıyla yaşar; ama, kusursuzların peşine düşer. Adaleti sadece kendi çıkarı sarsıldığında hatırlayanlar, felâket başlarına gelince konuşmaya başlar.

Hiç kimseyi, başkalarının anlattığı hikâyelere göre yargılama; çünkü herkes hikâyeyi kendi tarafınca anlatır.
Zehirli havaya alışmış bir yönetim, milletin elinden hem hakkını hem aklını alır.

Hürriyet, insanın düşündüğünü yapabilmesidir. Ama bu, boş konuşmalarla değil; sorumluluk, cesaret ve saydamlıkla mümkündür. Günümüzde insanların çıkarları değiştiğinde, zihniyetleri ve davranışları da hızla değişiyor. Hasta toplumlarda üretim böyledir; bilinçli ve aydınlanmış toplumlarda değil.

Herkes, kendi karakterinin senaryosunu oynar. Kemal Albayrak

DİĞER YAZILARI OYLAMA NEYİ ÇÖZECEK? 01-01-1970 03:00 FERDİYET Mİ, CEMİYET Mİ, HÜRRİYET Mİ? TERCİHİM NE? 01-01-1970 03:00 İNANANLAR, ANLAYANLAR MI? 01-01-1970 03:00 YÜZLEŞMEK: YANLIŞI ÖRTMEK Mİ, YANLIŞTAN DÖNMEK Mİ? 01-01-1970 03:00 Meclis yasama yılı açılışı 01-01-1970 03:00 AK Parti Çöküşe Geçti 01-01-1970 03:00 Erdem kantarla tartılmaz, hurda tartılır! 01-01-1970 03:00 MİRASA SAYGI, ÖNEM NEDİR? 01-01-1970 03:00 Uyumlu, uyumsuz yaşama! 01-01-1970 03:00 NİÇİN BUGÜNLERE GELİNDİ? 01-01-1970 03:00 Nereye Gidiyor Siyasetin Aktörleri? Çıkış Nedir? 01-01-1970 03:00 FİKİRDE DEĞİŞİMİN SONU 01-01-1970 03:00 BİLİNMEYENİ KİM ÇÖZER? 01-01-1970 03:00 1 MAYIS ACILARI OLMASAYDI! 01-01-1970 03:00 TÜRKİSTAN YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 KİMLİKLER MUTASYONA MI UĞRADI? 01-01-1970 03:00 ESARETİ DIŞARDA ARAMA, ZİHİNDE ARAMAK GEREKİR? 01-01-1970 03:00 ESARET Mİ, CESARET Mİ? 01-01-1970 03:00 TARİHÎ ÇAĞRI, KİMİN PLÂNI? 01-01-1970 03:00 HANGİ MAHALLEDENSİN? 01-01-1970 03:00 AKIL, İYİ DE Mİ KÖTÜDE Mİ ? 01-01-1970 03:00 NE GÜNLERE KALDIK, NİÇİN? 01-01-1970 03:00 Kurtuluş olmadan kuruluş olur mu? 01-01-1970 03:00 HER HUKUKSUZLUK,YENİ SUÇLARI GETİRİRİYOR,UYAN! 01-01-1970 03:00 Nereye gidiyoruz? 01-01-1970 03:00 “ARACI”ANLAYIŞI NİÇİN? 01-01-1970 03:00 NASIL BİR ÜLKE OLDUK? 01-01-1970 03:00 Sonunu düşünmek yok mu? 01-01-1970 03:00 Lale devri siyaseti mi? 01-01-1970 03:00 Hatıran Yeter 01-01-1970 03:00 Kazanırken, Kaybettiklerimiz! 01-01-1970 03:00 AYRIŞTIRMA BİRLEŞTİRME Mİ? 01-01-1970 03:00 Ders almak önemli mi? 01-01-1970 03:00 SONUÇ KİME YARIYOR? 01-01-1970 03:00 YAŞAMAK VAR,YAŞATMAK NİÇİN DÜŞÜNÜLMEZ? 01-01-1970 03:00 NEREYE GİDİYOR, YOLUMUZ? 01-01-1970 03:00 KONTROL KİMDE? 01-01-1970 03:00 DİNDE,MESLEK OLUR MU? 01-01-1970 03:00 ANLAMAYANA ANLATMAK! 01-01-1970 03:00 DÜŞÜNCELERİM, ÇIKIŞ YOLU 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Ne Cevap Verecek!" 01-01-1970 03:00 MECBURİYET Mİ KORKU MU? 01-01-1970 03:00 BAĞ’DA MI, DAĞ’DA MI YAŞANIR? 01-01-1970 03:00 Albayrak'tan Gündem Eleştirisi! 01-01-1970 03:00 Albayrak'tan 10 Kasım Mesajı! 01-01-1970 03:00 Devletin ve Vatandaşın İffetini Kim Koruyacak? 01-01-1970 03:00 Adı İyi Uygulama Bozuk! 01-01-1970 03:00 Sorun Yaratandan, Sorun Çözüm Beklenmez' 01-01-1970 03:00 Susmak Yol mu? 01-01-1970 03:00 Konuşmak Çözüm Olsa! 01-01-1970 03:00 Hayır ve Evet Aynı Anda mı? 01-01-1970 03:00 Kutlamalar Örtü mü? 01-01-1970 03:00 Sonuca Sebep Götürür 01-01-1970 03:00 Aç Gözlülerin Siyaseti 01-01-1970 03:00 Siyasette Ölçü Var mı? 01-01-1970 03:00 Statü, İnsana, İnsan Olmayı Sağlar mı? 01-01-1970 03:00 Teknolojiyi Kullanmak! 01-01-1970 03:00 Yüzleşmek mi, Yüzsüzleşmek mi? 01-01-1970 03:00 Gelecek Yüzyılın Kurtarıcılığı Bu mu? 01-01-1970 03:00 Yönetimde Davranış Bozukluğu Olur mu? 01-01-1970 03:00 Yanlış Bilgi Felakettir! 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Düzen Tercihi Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Bayram Çare mi? 01-01-1970 03:00 Adalet Kurumlarında, Adalet Bulan Var mı? 01-01-1970 03:00 Fiil Belli, Fail Gizleniyor! 01-01-1970 03:00 Albayrak: "Sokak Hayvanları Gündemde" 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Yaptırıma Bakılır" 01-01-1970 03:00 Albayrak; "Eşek yine Eşek" 01-01-1970 03:00 Tasarruf Kimi Koruyacak? 01-01-1970 03:00 Siz Kimsiniz, Neyi Çözdünüz Siyasetinizle? 01-01-1970 03:00 Yeni Fikir Yaratmak Varken Neden Çalınır? 01-01-1970 03:00 Dün Olmadan, Bugün Olur mu? 01-01-1970 03:00 Değişimin Faydası ve Zararı, Zamanla Olur mu? 01-01-1970 03:00 Dünle Yaşamak mı? 01-01-1970 03:00 Edep Aydınlıkta mı, Karanlıkta mı Değerli? 01-01-1970 03:00 Gelecekte Siyasetin Yönü Nasıl Olmalıdır? 01-01-1970 03:00 Sürgünde Yaşamak Niçin? 01-01-1970 03:00 Bayram Izdırap Olurmu? 01-01-1970 03:00 İYİ Parti Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Sonuç Neyi Getirecek? 01-01-1970 03:00 Karanlık Günler Niçin Geçmiyor! 01-01-1970 03:00 Sorun Çözen Ahlak, Ahlaksızlığa Dönerse! 01-01-1970 03:00 Sonu Görmek Önemli! 01-01-1970 03:00 Siyasetin Aktörlerine Şifa Hastanesi Olmaz mı? 01-01-1970 03:00 Donanımı Kazanıma Çevirmek! 01-01-1970 03:00 Yaşatmak mı? Yok Etmek mi? 01-01-1970 03:00 Sonu Görmek Yapılanları Unutturur mu? 01-01-1970 03:00