https://www.turaturk.com/files/uploads/user/eacbec704544fb3e45efadf8eedbf9c8-a7b8c7d3948b8ec632a6.jpeg
Ahmet Tekin
Advert

Son Sığınak: Tavrını Seçme Özgürlüğü

270 kez okundu.

Bazı sabahlar vardır, hava güneşlidir ama içimizde gri bir sis dolaşır. Yaşadıklarımızın ağırlığı omuzlarımızdan değil, ruhumuzdan sarkar. Tam da o anlarda, dış dünyanın bizden aldıklarına odaklanırız: işimizi, sevdiklerimizi, sağlığımızı, hayallerimizi… Sanki bizden geriye hiçbir şey kalmamış gibi hissederiz.

Ama işte tam da burada başlar insanın gerçek direnişi.


Bir Mahkûmun Hikâyesi

İkinci Dünya Savaşı’nın en karanlık günlerinde, toplama kamplarında geçen bir hayat… Viktor Frankl isimli bir adam vardı. Bir psikiyatrist. Her şeyini kaybetmişti: ailesini, özgürlüğünü, mesleğini, evini… Elinde kalan tek şey, kendine ait olan son kaleydi: "Tavrını seçme hakkı."

Frankl, etrafında insanların her gün ölüme gönderildiği o karanlık yerde şunu fark etti: İnsan, ne kadar aşağılanırsa aşağılansın, ne kadar soyutlanırsa soyutlansın, içindeki bir gücü asla kaybetmezdi — nasıl bir tavır alacağını seçme özgürlüğünü…

Onu diğerlerinden ayıran işte tam da buydu. Zorbalık karşısında bile kendi iç sesine kulak vererek yaşadı. Ve bu seçim, onun en büyük özgürlüğü oldu.


Özgürlük Sandığımız Kadar Dışsal Değildir

Bugün özgürlüğü yanlış yerlerde arıyoruz. “Param olursa özgür olurum”, “bu şehirden taşınırsam özgürleşirim”, “beni anlamayanlardan uzaklaşırsam her şey çözülür” diyoruz. Ama insanın en temel özgürlüğü, dışarıdan değil içeriden başlar. Zihninin iplerini kimse elinden alamaz. Bedenini tutsak edebilirler, sesini kısmaya çalışabilirler ama düşünceni susturamazlar.

Bir insan, felçli yatağında kıpırdayamaz hale gelse bile, içinden geçen duygulara ve o duygulara vereceği tepkiye sahiptir. Ağlayabilir ya da gülmeyi seçebilir. Umutsuzluğu büyütebilir ya da karanlığın içinde bir mum yakabilir.

İşte bu: Hayatın bizden alamadığı son özgürlük — nasıl bir insan olacağımıza karar verebilme özgürlüğü.


Her Gün Bir Sınavdır

Hayat, her gün bize küçük ya da büyük sınavlar sunar. Bir arkadaşımız bize sırt döner, patronumuz emeğimizi görmezden gelir, sevdiklerimiz bizi anladığını söyler ama aslında anlamaz… İşte bu anlarda, seçim yaparız. Ya öfkeyle cevap veririz ya da sessiz bir olgunlukla başımızı sallarız. Ya isyan ederiz ya da şefkatle kendimizi yeniden kurarız.

Hiçbir şey yapmamak bile bir tercihtir. Kızmak, affetmek, uzaklaşmak, kalmak… Bunların hepsi bizim elimizdedir. Kontrolümüz dışında olan tek şey, başımıza gelenlerdir. Ama başımıza gelenlere nasıl yanıt vereceğimiz, sadece ve sadece bizim irademize bağlıdır.


Kendini Kaybetme Lüksün Yok

Bir gün her şey elinden alınabilir. Malın, mülkün, unvanların… Sevdiklerin gidebilir, bedenin yorulabilir. Ama kendini kaybetme lüksün yoktur. Çünkü kendin; düşüncelerin, inandıkların ve duruşundur. Bunu koruduğun sürece, hiçbir zaman tamamen yenilmiş sayılmazsın.

Kimi insanlar vardır, bir selin ortasında dimdik dururlar. Çünkü içlerinde, başkalarının ulaşamayacağı bir güç vardır. O güç, hayatın onlardan neler almadığıyla değil, onların hayat karşısında neyi koruduğuyla ilgilidir.


Ve Belki de En Zor Seçim…

Hayat sana acımasız davrandığında, sen hâlâ iyiliği seçebiliyor musun?

Bir gün herkes seni yalnız bıraktığında, sen hâlâ sevgiyle yürüyebiliyor musun?

İşte asıl özgürlük burada başlar. Geriye hiçbir şey kalmadığında bile, o son şeyi — tavrını — koruyabiliyor musun?

Kayıplar mı, Kazanımlar mı?

Kimi insanlar zorlukları sadece acı veren olaylar olarak görür. Ama bazıları için her kayıp, derin bir kazanımın habercisidir. Çünkü acının öğrettiğini hiçbir kitap, hiçbir öğüt öğretemez. Malını kaybedersin ama sabretmeyi öğrenirsin. Sevdiklerini kaybedersin ama kalbindeki bağları daha iyi anlarsın. İşini, sağlığını, sosyal çevreni kaybedersin ama kim olduğunu, neyi savunduğunu daha net görürsün.
Bazen hayatta en büyük özgürlük, "kayıpların içinde kazançlar arayabilmektir."


Kim Olduğun, Ne Yaşadığın Değildir

İnsanlar seni yaşadıklarınla tanımlar. Hastalık geçirdin mi? İşsiz kaldın mı? Aldatıldın mı? Ama senin kim olduğun, bunların hiçbiri değildir. Sen, başına gelenler değil; başına gelenlere verdiğin tepkiler kadar gerçek ve değerlisin.
Aynı acının içinde bir insan yıkılırken, bir diğeri o acıyı kendine zırh yapar. Aynı fırtınada biri sığınacak yer ararken, bir başkası kanat çırpmayı öğrenir. İşte seni sen yapan, bu seçimdir.


Tepkin, Kimliğindir

Birisi sana bağırdığında, sen de bağırırsan onun seviyesine inmiş olursun. Ama sessizliğini koruyorsan, işte orada gerçek bir güç vardır. Çünkü insanın gerçek gücü, gösterdiği tepkide gizlidir.
Bir haksızlık karşısında susmayı mı, yoksa konuşmayı mı seçeceksin? Affetmeyi mi, yoksa kin tutmayı mı? Her biri kimliğinin bir parçası haline gelir. Öyleyse, attığın her adımda kendine şunu sor: “Bu davranış, kim olmak istediğim kişiye yakışıyor mu?”


Özgürlüğün Bedeli: Sorumluluk

Özgürlük çoğu zaman yanlış anlaşılır. Sınırsızlık sanılır. Oysa özgür olmak, ne istersen yapmak değil; yaptığın her şeyin sorumluluğunu almaktır.
Tavrını seçmek, sadece bir hak değil; aynı zamanda ağır bir sorumluluktur. Çünkü seçtiğin her tavır, geleceğini şekillendirir.
Eğer her şey seni bataklığa çekiyorsa ama sen çamura batmadan yürüyebiliyorsan, işte orada özgürlüğün gerçek anlamı başlar.


Sana Ait Olan Son Şey: Ruhun

Zihnin karışabilir, bedenin zayıflayabilir, kalbin kırılabilir. Ama ruhun — eğer sen izin vermezsen — kimsenin dokunamayacağı bir yerdedir.
Savaşta askerini, cezaevinde gün ışığını, aşk acısında neşeni kaybedebilirsin. Ama eğer ruhunu koruyabilirsen, her şeyin yeniden inşa edileceği temeli elinde tutuyorsun demektir.
İnsanın son sığınağı, kendisidir. Ve ne olursa olsun, o sığınağı kirletmemek senin elindedir.


Son Söz

Bütün kapılar kapandığında bile, bir kapı hep açık kalır: İç dünyana açılan kapı. Ve o dünyada hüküm süren tek kişi sensin. Kimse seni orada tutsak edemez. Çünkü insanın son özgürlüğü, kendine nasıl davranacağına ve hayata hangi gözle bakacağına karar verebilme gücüdür.

Unutma:

“Her şeyini alabilirler, ama senin kim olduğunu senden ancak sen alırsın.”

Ve bu, hayatın sana sunduğu en değerli hediyedir. Onu koru. Ahmet TEKİN

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI TUTA TUTA TUTUNMAYI ÖĞRENDİM Yalanın Değdiği Kalpte Gerçek Bile Şüpheli Olur Parkta Salıncak Sırası Bekleyen Çocuk Gibi Bekledim Seni Doğru İnsanlar Kalmanın Bir Yolunu Her Zaman Bulur! Sizi Sevmeye Cesareti Olmayan İnsanlarla Bir Gelecek Hayal Etmeyin Aşk Bir Katil midir? Cumhuriyet: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Gücün Haklı Çıktığı Yerde Adalet Yoktur Kötülüğün Kökü Bilgisizliktir Bir İnsanın Eğitimi Yalnızca Kitaplarla Ölçülmez Çoğu İnsanın En Büyük Hatası, Başlamadan Önce Mükemmel Şartları Beklemesidir Hayat Kısa Değil, Sen Onu Boşa Harcıyorsun Bazen Sevmediğinden Değil, Yorulduğundan Vazgeçersin Kadınların Sessizce Tiksindiği Adam Rolleri: İlişkilerde Kayıp ve Yanlış Anlamalar Eğer Mutsuz Olmak İstemiyorsan Kalbini Sadece Kıymet Bilene Aç İkinci Şans Birincisine İhanettir Bir Gençlik Daha Harcanmaz Uğruna! Gerçek Zenginlik: Az Şeye İhtiyaç Duyabilmek Ölümden Korkan İnsan, Yaşayan Bir Köledir Gerçek Gücün Sessiz Tanığı: Vazgeçebildiklerimiz UMUT: ZENGİNİN LÜKSÜ, FAKİRİN EKMEĞİ Değerlisin Ama Değer misin? Kendi Devrimini Yapmadan Dünya Değişmez Düşüncenin Gücüyle Yeniden Başlamak “Seveceksen Ölçülü Sev Ki Sevgin Uzun Sürsün” Herkesi Sev, Azına Güven, Kimseye Kötülük Etme SEVGİ YER DEĞİŞTİRDİ DÜNYADA HİÇBİR ŞEY SANA AİT DEĞİL… SEN NEYİN PEŞİNDESİN? Kusurları Sevmek: Aşkın Gerçek Yüzü İnsanlığa Yenilmek Seven İnsan Veda Eder mi? Sevmek Başkadır, Beklemek Bambaşka Bir Hikâye Kötülüğün Gölgesinde İnsan: Kimse Kendi İsteğiyle Kötü Değildir Aşk Yalan Söyler mi? Sevdiğin Her Şey Kaybolabilir Ama Sevgi Geri Döner: Hayatın Döngüsünde Kayıp ve Umut AKLIN IŞIĞINDA: BİLGİNİN DOĞUŞU VE İNSAN ZİHNİNİN YARATICI GÜCÜ Sessizliğin Suçu: Haksızlığın Cezasız Kalması YALANIN GÖLGESİNDE GÜVENİN KIRILGANLIĞI Dostluk: Göründüğü Gibi Olmak ve Olduğu Gibi Görünmek Başlıksız İktidar: Güç Arzusu Olmadan Yönetmek Mümkün mü? DEMOKRASİ, EĞİTİMLİ HALKIN REJİMİDİR: CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ SANDIK Kanun ve Adet, Zorla Değil İyilikle Yerleşirse Adalet Olur Demokratik Devletin Temeli Özgürlüktür Güç ve Adalet: Sessizlerin Çığlığı, Kudretlilerin Sessizliği Aptallığın Sonsuzluğu: Düşünmenin Tembelliği, İnsanın Felaketi Adaletin Olmadığı Yerde Ahlaktan Bahsedilemez Devletlerin Refahı: Para mı, Adalet mi? HÜKMETMEK KOLAY, İDARE ETMEK ZOR: KENDİMİZE HÜKMETMEYİ ÖĞRETEN HÜKÜMET Hiçbir Şey Güzel Olmayacak! Hukuk Mu, İktidarın Aracı mı? Adaletin Çift Standartlı Yüzü! Adalet Sistemi: Güçlüler İçin Özgürlük, Zayıflar İçin Cezalandırma mı? Uzayan Davalar ve Mağduriyetler: Yargı Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir? Ekonomide Büyüme mi, Derinleşen Kriz mi? Adalet ve Özgürlük Tartışması: Yargı Reformları mı Siyasal Baskılar mı? Eski Türkiye ve Yeni Türkiye: Nereye Gidiyoruz? Türkiye’nin Ekonomik Çıkmazı: Siyasi Kararların Gölgesinde Bir Kriz Umutsuzluğun Gölgesinde Yaşam: Ekonomik Çıkmaz ve İntihar Sevilmeye Bırakmak Gerçek Aşk: Şans Oyunlarından Bir Adım İleri Sevgi ve Yaşam Arasında Bir Denge Arayışı Haykırış ve İsyan: Sevginin Çığlığı Paranın Gölgesinde Sevgi Maskelerin Ardında ki Gerçeklik: Duyguların Gizli Dansı Sevgi: İnsanlığın En Değerli Hazinesi İnsanın Yapabildikleri ve Yapamadıkları Sevmek mi Günah Sevmemek mi? Din, Yanılsama ve İnsan Psikolojisi Üzerine Para ve Güç: İnsanlık Tarihi ve Modern Dünyadaki Etkileri Topluluk Yönetiminin Üstünlüğü: Çoğunluğun Yargısının Gücü Adaletin Kaynağı ve Hukukun Devlet Üzerindeki Rolü Özgürlüğün Sorumluluk Yükü ve İnsanların Bu Yükten Kaçış Eğilimi Bilge İnsanlar Konuşur Çünkü Söyleyecek Bir Şeyleri Vardır; Aptal İnsanlar Konuşur Çünkü Bir Şey Söylemek Zorundadırlar Bir İşe Başlamadan Önce Her Şey İmkansız Gibi Görünür: Başlama Cesaretinin Gücü Ekonomik Uçurum: Paranın Bekçileri Yanlış Yoldan Gitmenin Kolaylığı Kişilerin Başaklara Benzemesi: Olgunlaşma Süreci Üzerine Bir İnceleme Korkuyla İtaat Eden Kötü Adamlar, Sevgiyle İtaat Eden İyi Adamlar Üzerine Bir Düşünce Atatürk: Türk Milletinin Varoluşunu Koruyan Evrensel Lider Parayı Elde Etmekten Daha Zor Olan: Onu Korumak ve Büyütmek Sağlık ve Para Paradoksu: Hayatın İki Ucu Hayatın Gerçek Zenginliği: Sağlık Üzerine Bir Düşünce Başarı: Bir Yolculuk, Bir Varış Noktası Değil Dünyayı Değiştiren Çılgınlar: Büyük Değişimlere İmza Atanlar Çok Bakarsan Odak Noktanı Kaybedersin Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları Üzerine: Neden Yüksek Beklentiler Hayal Kırıklığına Yol Açar? Gizli Güzellikler: Hayatın İnceliklerini Fark Etme Sanatı Korku ve Cesaretin İnce Çizgisi: Her Gün Ölmek mi, Bir Gün Ölmek mi? Gözlemle, Sus, Dinle, Az Yargıla, Çok Sor: Bilgelik Yolunda Beş İlke İyi İnsanların Gücü ve Cezalandırılmasının Şiddeti İnsan Anlam Arayışında Olan Bir Varlıktır Konuşma Sanatı: Aklın Kullanımı Üzerine Bir İnceleme Giden ve Ölen: İnsanın İki Büyük Acısı Eğitim ve Demokrasi: Bir Toplumun İnşası Fikir ve Düşünce Arasındaki Fark Geçmişteki Hataları Hatırlatmanın Zararları: İyileşme Sürecine Saygı Gösterin Gazi Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Sığınmacı Yasası ve İskan Politikaları Büyük İskender'in Son Üç Arzusu ve Hayatın Gerçek Değerleri İyi ve Kötü: Aydınlık ve Karanlık Üzerine Bir İnceleme Güler yüzlü İhanet: İki Yüzlü İnsanlarla Baş Etmenin Yolları ve Stratejiler Ahmet Tekin'in Kaleminden: Aristoteles'in Mutluluk Anlayışı Üzerine Bir İnceleme Aristoteles'in Anıtı Üzerine: Atinalılar ve Himeraeos'un Trajik Hikayesi 19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Mutluluğun Anlamı: Ahmet Tekin'in Perspektifinden Bir Değerlendirme Kendini Bulmak ve Mutluluğun Yolu Sevgi, Gurur ve Özgürlük: İnsanı Anlamak Düşüş Anında Yakalayamadığımız Şeyler: Reflekslerin Gücü ve İnsan İlişkilerindeki Rolü Çeşitlilik İçinde İnsanlık: Kevaşe, Suriyeli, Hırsız ve Arsız Kayıp ve İyileşme Üzerine Düşünceler Gerçek Zenginlik: Hayat Deneyiminin Derinliği ve Anlamı Değişim ve İnsanın Doğasındaki Acı Stresin Kaynağı Olarak Geçim ve Ölüm: İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri Modern İlişkilerin Dinamikleri: Aşk, Özgürlük ve Tek Başına Olma Dünyanın Kiralık Sevgilerle Dolu Yüzü: Sevgi ve Açlık İlişkisi Cesaret ve Korkaklık Arasındaki İnce Çizgi: Korku Üzerine Düşünceler Evrenin Gizemli Dansı: Zaman, Mekân ve Kuvvet Modern Dünyanın İronisi: Para ve İnsanlık Cesaret, Güç ve Fikir: İnsanın İçsel Yolculuğu Unutma Ki Unuttun Beni: Unutulanlar Asla Unutmaz! Değerli Olma Üzerine Bir Bakış Açısı: Başarı ve Değer Arasındaki Fark Aşırı Samimiyet, İyilik ve Sevginin Tehlikeleri: Denge Esas Alınmalı mı? Günümüz Dünyasında Yönetim ve Uyku Arasındaki İnce Dengeler