https://www.turaturk.com/files/uploads/user/eacbec704544fb3e45efadf8eedbf9c8-a7b8c7d3948b8ec632a6.jpeg
Ahmet Tekin
Advert

Seven İnsan Veda Eder mi?

274 kez okundu.

Bazı sorular vardır ki cevabı yıllar geçse de tam olarak bulunamaz. Kimi zaman bir vedanın eşiğinde, kimi zaman bir ayrılığın kıyısında, kimi zaman da hayatın tam ortasında yankılanır durur: Seven insan veda eder mi?

İnsan, en çok sevdiklerine veda ederken susar. Dudaklarından dökülmeyen her kelime, yüreğinde yankılanır. Çünkü gerçek bir sevgi, kelimelere ihtiyaç duymaz; orada, gözlerin en derininde, titreyen bir bakışın içinde saklıdır. Ama gitmek gerekir bazen. Kalmak, daha çok yıpratmaktır; sevmek, bazen vazgeçmeyi de bilmektir. İşte en çok da burada can acıtır sorunun cevabı…

Veda Etmek Bir Terk mi, Yoksa Bir Fedakârlık mı?

Her ayrılık bir vazgeçiş midir, yoksa bir teslimiyet mi? Gerçekten seven biri, karşısındaki için gitmeyi göze alabilir mi? Belki de en büyüğü budur aşkın: Gitmeyi bile sevgiyle yapmak, arkada kırık dökük hatıralar bırakmamak. Belki de veda etmek, “ben seni senden bile çok sevdim ama kendimden geçtim” demenin en sessiz hâlidir.

Seven insan veda eder. Ama her yüreğin kaldırabileceği bir veda değildir bu. Öyle bir veda ki; ne gözyaşı dökersin ne de sesin titrer. Sadece yürürsün, arkanı dönmeden. Bilirsin çünkü, dönersen kalırsın. Ve kalırsan ikiniz de eksilirsiniz.

Kalmak Cesaret, Gitmek Yürek İster

Kimileri kalmayı bir cesaret sanır, kimileri gitmeyi zayıflık. Oysa tam tersi… Kalmak, bazen alışkanlıkların esiri olmaktır. Gitmek ise derin bir sevdanın, kendini yakan ama karşısındakini koruyan son hâlidir. Bunu yalnızca gerçek sevenler bilir.

Gerçekten sevdin mi birini, onun gülüşünü ezberlersin. Kaşlarını çatışını, sustuğu anları bile hatırlarsın. En iyi ihtimali bile onunla kurarsın. Ve gün gelir, hayatın acımasız gerçekleri seni bir seçim yapmaya zorlar: Ya kendinden vazgeçip kalacaksın, ya da sevdiğinden vazgeçip gideceksin. İşte burada başlar asıl veda.

Seven insan veda eder. Çünkü bazen sevmek, sadece sarılmak değil; özgür bırakmaktır. Her “kal” çağrısı bir zincir, her “gitme” feryadı bir bencillik olabilir. O yüzden bazen sessizce çekip gitmek, en temiz sevgi biçimidir.

Veda Edilen Bilmez Gidenin İçini

Biri kalır, diğeri gider. Kalan, hep gidenin rahat olduğunu sanır. Oysa ne çok yanılır. Gitmek, sadece ayakların uzaklaşması değildir. Bazen en çok gidenin canı yanar. Gözyaşlarını içine akıtır, ağlamaz. Bir kelime bile etmeden, vedasını kalbine gömer. Ve yıllar geçse de bazı anlar içini sızlatır: O son bakış, son sessizlik, son sarılış… Çünkü seven bir insan, yalnızca bir kişiden değil; birlikte kurduğu hayallerden, geleceğinden, içindeki “biz”den vazgeçer.

Veda etmek kolay değildir. Hele ki birini delicesine sevmişsen, gözünün içine bakarak “elveda” demek yürek ister. Ve belki de en çok şunu düşündürür insana: “Acaba hiç sevilmedim mi?” Oysa sevildin. Belki de öyle çok sevildin ki… Gitmek gerekti.

Vedalar Her Zaman Kapanış Değildir

Bazen insanlar gider, ama kalır. Kalbinde, aklında, ruhunda... Varlığı yoklukla değiştirirsin ama izi asla silinmez. Her veda bir kapanış değildir aslında. Bazen hayat sadece seni başka bir mevsime çağırır. Ve mevsimler değiştiğinde, sen de değişirsin. Ama bazı duygular, dört mevsim aynı kalır.

Vedalar, bazen yeni başlangıçların kapısını açar. Ama o kapıyı aralarken geride bıraktığın insan, her an gözlerinin önündedir. Her “merhaba”da onun eksikliğini biraz daha hissedersin. Çünkü bazı insanlar, hayatından gitse de ruhunun duvarlarına yazılı kalır.

Sevgi Bazen Aynı Yolda Kalmak Değil, Yol Vermektir

Gerçek sevgide sahip olma arzusu değil, özgür bırakma cesareti yatar. Birini gerçekten seviyorsan, onun mutlu olabileceği yolu açmak istersin; o yol senin yolun olmasa bile. İşte bu, sevmenin en ağır sınavlarından biridir.

Bazen aynı yolda yürümek mümkün değildir. Hayat, yönleri ayırır. Kimi zaman hayaller çatışır, kimi zaman zamanlama yanlıştır. Ve o zaman anlarsın: Sevgi, illa ki birlikte kalmak değildir. Bazen iki insan da birbirini çok sever ama birbirine iyi gelmez. İşte o zaman, yol vermek gerekir. Ve bu en çok sevenin yüreğini kanatır.

Kendi Kalbinden Gitmek En Ağır Vedadır

Çoğu insan karşısındakine veda ettiğini sanır. Oysa bazı vedalar, sadece bir kişiden değil, kendi kalbinden gitmektir. Çünkü sen onu kalbinde öyle bir yere koymuşsundur ki, ayrılmak, içini parçalamakla eşdeğerdir.

Gözünü kapattığında ilk o gelir aklına, adını duyduğunda kalbin hala aynı hızda çarpar. Ama bilirsin: O artık hayatında değildir. Ve sen, bu gerçekle yaşamak zorundasındır. Her gün, kendi kalbine rağmen yaşamak… İşte bu, en ağır vedadır. Ve bunu da sadece gerçekten seven bir yürek anlayabilir.

Vedalar Aslında “Keşke”lerin Adıdır

Veda ederken konuşulmamış cümleler, yarım kalmış hikâyeler, “belki bir gün” diye saklanan umutlar vardır. Ve her veda, ardında bir “keşke” bırakır. Keşke daha çok zamanımız olsaydı... Keşke elimden tutarken son kez sana baksaydım... Keşke sana seni ne kadar çok sevdiğimi bir kez daha söyleseydim…

İnsanı en çok yakan, yarım kalanlardır. Ve bu yüzden vedalar, sadece gidişler değil; içinde gizlenmiş yüzlerce “keşke”nin sessiz ağıtlarıdır.

Bazen Gitmek, Kalmaktan Daha Sadıktır

Bunu anlatamazsın herkese. Çünkü çoğu insan sevgiye sahip olmak sanır. Oysa sevgiye sahip olunmaz, sadece yaşanır. Ve bazı sevgiler, çığlık çığlığa değil, sessizce yaşanır. Çünkü bazı veda cümleleri sadece kalpte yankılanır.

Seven insan veda eder mi?

Eder. Ama her veda bir unutuş değildir. Bazı vedalar, bir ömür taşınan sevgilerin suskun nişanesidir.

Belki de bu yüzden, yıllar geçse de bir şarkı çaldığında gözlerin dolar. Bir sokaktan geçerken kalbin sızlar. Çünkü bazı vedalar, sadece kelimelerle edilmez. Onlar içimize kazınır ve sessizce bizimle yaşar.

Ve en çok da şu cümlede özetlenir her şey:

“Seni hâlâ seviyorum ama artık gidemem; çünkü ben zaten gittim.” Ahmet TEKİN

 

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI TUTA TUTA TUTUNMAYI ÖĞRENDİM Yalanın Değdiği Kalpte Gerçek Bile Şüpheli Olur Parkta Salıncak Sırası Bekleyen Çocuk Gibi Bekledim Seni Doğru İnsanlar Kalmanın Bir Yolunu Her Zaman Bulur! Sizi Sevmeye Cesareti Olmayan İnsanlarla Bir Gelecek Hayal Etmeyin Aşk Bir Katil midir? Cumhuriyet: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Gücün Haklı Çıktığı Yerde Adalet Yoktur Kötülüğün Kökü Bilgisizliktir Bir İnsanın Eğitimi Yalnızca Kitaplarla Ölçülmez Çoğu İnsanın En Büyük Hatası, Başlamadan Önce Mükemmel Şartları Beklemesidir Hayat Kısa Değil, Sen Onu Boşa Harcıyorsun Bazen Sevmediğinden Değil, Yorulduğundan Vazgeçersin Kadınların Sessizce Tiksindiği Adam Rolleri: İlişkilerde Kayıp ve Yanlış Anlamalar Eğer Mutsuz Olmak İstemiyorsan Kalbini Sadece Kıymet Bilene Aç İkinci Şans Birincisine İhanettir Bir Gençlik Daha Harcanmaz Uğruna! Gerçek Zenginlik: Az Şeye İhtiyaç Duyabilmek Ölümden Korkan İnsan, Yaşayan Bir Köledir Gerçek Gücün Sessiz Tanığı: Vazgeçebildiklerimiz UMUT: ZENGİNİN LÜKSÜ, FAKİRİN EKMEĞİ Değerlisin Ama Değer misin? Kendi Devrimini Yapmadan Dünya Değişmez Düşüncenin Gücüyle Yeniden Başlamak “Seveceksen Ölçülü Sev Ki Sevgin Uzun Sürsün” Son Sığınak: Tavrını Seçme Özgürlüğü Herkesi Sev, Azına Güven, Kimseye Kötülük Etme SEVGİ YER DEĞİŞTİRDİ DÜNYADA HİÇBİR ŞEY SANA AİT DEĞİL… SEN NEYİN PEŞİNDESİN? Kusurları Sevmek: Aşkın Gerçek Yüzü İnsanlığa Yenilmek Sevmek Başkadır, Beklemek Bambaşka Bir Hikâye Kötülüğün Gölgesinde İnsan: Kimse Kendi İsteğiyle Kötü Değildir Aşk Yalan Söyler mi? Sevdiğin Her Şey Kaybolabilir Ama Sevgi Geri Döner: Hayatın Döngüsünde Kayıp ve Umut AKLIN IŞIĞINDA: BİLGİNİN DOĞUŞU VE İNSAN ZİHNİNİN YARATICI GÜCÜ Sessizliğin Suçu: Haksızlığın Cezasız Kalması YALANIN GÖLGESİNDE GÜVENİN KIRILGANLIĞI Dostluk: Göründüğü Gibi Olmak ve Olduğu Gibi Görünmek Başlıksız İktidar: Güç Arzusu Olmadan Yönetmek Mümkün mü? DEMOKRASİ, EĞİTİMLİ HALKIN REJİMİDİR: CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ SANDIK Kanun ve Adet, Zorla Değil İyilikle Yerleşirse Adalet Olur Demokratik Devletin Temeli Özgürlüktür Güç ve Adalet: Sessizlerin Çığlığı, Kudretlilerin Sessizliği Aptallığın Sonsuzluğu: Düşünmenin Tembelliği, İnsanın Felaketi Adaletin Olmadığı Yerde Ahlaktan Bahsedilemez Devletlerin Refahı: Para mı, Adalet mi? HÜKMETMEK KOLAY, İDARE ETMEK ZOR: KENDİMİZE HÜKMETMEYİ ÖĞRETEN HÜKÜMET Hiçbir Şey Güzel Olmayacak! Hukuk Mu, İktidarın Aracı mı? Adaletin Çift Standartlı Yüzü! Adalet Sistemi: Güçlüler İçin Özgürlük, Zayıflar İçin Cezalandırma mı? Uzayan Davalar ve Mağduriyetler: Yargı Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir? Ekonomide Büyüme mi, Derinleşen Kriz mi? Adalet ve Özgürlük Tartışması: Yargı Reformları mı Siyasal Baskılar mı? Eski Türkiye ve Yeni Türkiye: Nereye Gidiyoruz? Türkiye’nin Ekonomik Çıkmazı: Siyasi Kararların Gölgesinde Bir Kriz Umutsuzluğun Gölgesinde Yaşam: Ekonomik Çıkmaz ve İntihar Sevilmeye Bırakmak Gerçek Aşk: Şans Oyunlarından Bir Adım İleri Sevgi ve Yaşam Arasında Bir Denge Arayışı Haykırış ve İsyan: Sevginin Çığlığı Paranın Gölgesinde Sevgi Maskelerin Ardında ki Gerçeklik: Duyguların Gizli Dansı Sevgi: İnsanlığın En Değerli Hazinesi İnsanın Yapabildikleri ve Yapamadıkları Sevmek mi Günah Sevmemek mi? Din, Yanılsama ve İnsan Psikolojisi Üzerine Para ve Güç: İnsanlık Tarihi ve Modern Dünyadaki Etkileri Topluluk Yönetiminin Üstünlüğü: Çoğunluğun Yargısının Gücü Adaletin Kaynağı ve Hukukun Devlet Üzerindeki Rolü Özgürlüğün Sorumluluk Yükü ve İnsanların Bu Yükten Kaçış Eğilimi Bilge İnsanlar Konuşur Çünkü Söyleyecek Bir Şeyleri Vardır; Aptal İnsanlar Konuşur Çünkü Bir Şey Söylemek Zorundadırlar Bir İşe Başlamadan Önce Her Şey İmkansız Gibi Görünür: Başlama Cesaretinin Gücü Ekonomik Uçurum: Paranın Bekçileri Yanlış Yoldan Gitmenin Kolaylığı Kişilerin Başaklara Benzemesi: Olgunlaşma Süreci Üzerine Bir İnceleme Korkuyla İtaat Eden Kötü Adamlar, Sevgiyle İtaat Eden İyi Adamlar Üzerine Bir Düşünce Atatürk: Türk Milletinin Varoluşunu Koruyan Evrensel Lider Parayı Elde Etmekten Daha Zor Olan: Onu Korumak ve Büyütmek Sağlık ve Para Paradoksu: Hayatın İki Ucu Hayatın Gerçek Zenginliği: Sağlık Üzerine Bir Düşünce Başarı: Bir Yolculuk, Bir Varış Noktası Değil Dünyayı Değiştiren Çılgınlar: Büyük Değişimlere İmza Atanlar Çok Bakarsan Odak Noktanı Kaybedersin Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları Üzerine: Neden Yüksek Beklentiler Hayal Kırıklığına Yol Açar? Gizli Güzellikler: Hayatın İnceliklerini Fark Etme Sanatı Korku ve Cesaretin İnce Çizgisi: Her Gün Ölmek mi, Bir Gün Ölmek mi? Gözlemle, Sus, Dinle, Az Yargıla, Çok Sor: Bilgelik Yolunda Beş İlke İyi İnsanların Gücü ve Cezalandırılmasının Şiddeti İnsan Anlam Arayışında Olan Bir Varlıktır Konuşma Sanatı: Aklın Kullanımı Üzerine Bir İnceleme Giden ve Ölen: İnsanın İki Büyük Acısı Eğitim ve Demokrasi: Bir Toplumun İnşası Fikir ve Düşünce Arasındaki Fark Geçmişteki Hataları Hatırlatmanın Zararları: İyileşme Sürecine Saygı Gösterin Gazi Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Sığınmacı Yasası ve İskan Politikaları Büyük İskender'in Son Üç Arzusu ve Hayatın Gerçek Değerleri İyi ve Kötü: Aydınlık ve Karanlık Üzerine Bir İnceleme Güler yüzlü İhanet: İki Yüzlü İnsanlarla Baş Etmenin Yolları ve Stratejiler Ahmet Tekin'in Kaleminden: Aristoteles'in Mutluluk Anlayışı Üzerine Bir İnceleme Aristoteles'in Anıtı Üzerine: Atinalılar ve Himeraeos'un Trajik Hikayesi 19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Mutluluğun Anlamı: Ahmet Tekin'in Perspektifinden Bir Değerlendirme Kendini Bulmak ve Mutluluğun Yolu Sevgi, Gurur ve Özgürlük: İnsanı Anlamak Düşüş Anında Yakalayamadığımız Şeyler: Reflekslerin Gücü ve İnsan İlişkilerindeki Rolü Çeşitlilik İçinde İnsanlık: Kevaşe, Suriyeli, Hırsız ve Arsız Kayıp ve İyileşme Üzerine Düşünceler Gerçek Zenginlik: Hayat Deneyiminin Derinliği ve Anlamı Değişim ve İnsanın Doğasındaki Acı Stresin Kaynağı Olarak Geçim ve Ölüm: İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri Modern İlişkilerin Dinamikleri: Aşk, Özgürlük ve Tek Başına Olma Dünyanın Kiralık Sevgilerle Dolu Yüzü: Sevgi ve Açlık İlişkisi Cesaret ve Korkaklık Arasındaki İnce Çizgi: Korku Üzerine Düşünceler Evrenin Gizemli Dansı: Zaman, Mekân ve Kuvvet Modern Dünyanın İronisi: Para ve İnsanlık Cesaret, Güç ve Fikir: İnsanın İçsel Yolculuğu Unutma Ki Unuttun Beni: Unutulanlar Asla Unutmaz! Değerli Olma Üzerine Bir Bakış Açısı: Başarı ve Değer Arasındaki Fark Aşırı Samimiyet, İyilik ve Sevginin Tehlikeleri: Denge Esas Alınmalı mı? Günümüz Dünyasında Yönetim ve Uyku Arasındaki İnce Dengeler