https://www.turaturk.com/files/uploads/user/eacbec704544fb3e45efadf8eedbf9c8-a7b8c7d3948b8ec632a6.jpeg
Ahmet Tekin
Advert

SEVGİ YER DEĞİŞTİRDİ

301 kez okundu.

Bir Zamanlar Kalpte Olan, Artık Başka Yerde...

Eskiden insanlar sevmeyi bir ihtiyaç gibi değil, bir varoluş biçimi gibi yaşardı. Sevgi, bir çiçek gibi emek isterdi. Sulanırdı, korunurdu. Gözlerden sakınılırdı ama kalpten saklanmazdı. Bir bakış yeterdi, bir gülüş bin kelimeye bedeldi. Şimdi ise sanki hiçbir şey yeterli değil. Çünkü sevgi, yer değiştirdi…

Artık insanlar birbirlerini değil, sahip olduklarını seviyor. Bir insanın gülüşü değil; telefonu, arabası, kıyafeti değerli bulunuyor. Kalbin ağırlığı ölçülemeyince, maddiyatın terazisi devreye giriyor. Sevgi, gözlerin derinliğinden çıkıp, sosyal medyada kaç beğeni aldığına taşındı. Eskiden sevdiklerimizle göz göze gelirdik; şimdi ekranlar araya girdi, dokunmalar yerine kaydırmalar aldı.

Kalpten Cebimize, Cebimizden Sessizliğe

Sevgi artık bir sıcaklık değil, bir takas gibi. Ne verirsem ne alırım diye soruluyor. Bir çıkar ilişkisi gibi yaşanıyor duygular. Oysa bir zamanlar, karşılık beklemeden sevmek en büyük zenginlikti. Şimdi “neden bu kadar çok seviyorsun?” diye soruluyor, “ya kıymet bilmezse?” korkusu içimize işliyor. Belki de bu yüzden insanlar sevgilerini saklar oldu, belki de bu yüzden sevgi eksik kaldı…

Anne Gibi Seven Kalmadı

Bir annenin evladına duyduğu o tarifsiz sevgi gibi saf olan duygular azaldı. Herkesin sevgisinde bir hesap, bir korku, bir “ya yarım kalırsa” endişesi var. Hâlbuki gerçek sevgi tam da o yarım kalışlarda kendini belli ederdi. Gidenin ardından iç çekişlerde, kalanın susuşlarında saklıydı. Şimdi kimse kimsenin ardından susmuyor. Birileri gidince hemen bir başkası geliyor. Sevgi, beklemeyi de terk etti artık…

Sevgi Nerede Şimdi?

Belki bir çocuğun oyuncak ayısında…
Belki yaşlı bir kadının her gün aynı saatte baktığı boş sokakta…
Belki de unutulmuş bir mektubun satırlarında...

Sevgi hâlâ var ama eskisi gibi görünmüyor. Belki de biz onu aramayı bıraktık. Ya da aradığımız yer artık yanlış. Kalpten çıkıp nesnelere taşınınca, sevgiyi hissedemez olduk. O yüzden soruyor insan kendi kendine: “Sevgi hâlâ yaşıyor mu, yoksa sadece ismi mi kaldı anılarda?”

Bir Zamanlar Sevgi Ne Güzeldi...

Bir zamanlar, sevgi yalnızca bir dokunuştu. Bir omuza yaslanan baş, bir sofrada paylaşılan ekmek, gözlerden süzülen bir damla yaş… Şimdi ise parmaklarımızla ekrana kaydırdığımız yüzlerde arıyoruz o duyguyu. Ama gerçek sevgi hâlâ o eski zamanlarda, o eski kalplerde. Çünkü sevgi yer değiştirdi; ama tamamen kaybolmadı.

Onu bulmak için belki yeniden susmayı öğrenmeliyiz…
Beklemeyi, sabretmeyi, gerçekten anlamayı…

Çünkü sevgi hâlâ bir yerlerde bizi bekliyor.
Ama onu bulmak için önce içimizdeki kalabalığı susturmamız gerek.
Çünkü sevgiler yer değiştirdi…
Ve biz, belki de sevgiyi yanlış yerlerde arıyoruz.

Sevginin Dili Değişti

Eskiden bir "nasılsın?" bile yeterdi insanı ayakta tutmaya. Şimdi kimseden o kelimeyi duymuyoruz. Artık herkes kendi derdinde, kendi yorgunluğunda. Sevgi, ilgiden doğar. Ama ilgi bile lüks oldu bu çağda. Kimse kimsenin gözünün içine bakmıyor. Kelimeler çok ama anlam yok. “Seni seviyorum” cümlesi hafifledi… Herkes söylüyor, ama kimse hissettirmiyor.

Yarı Yolda Bırakılan Sevgiler

En çok da yarım kalanlar canımızı acıtıyor. Bir anda kesilen mesajlar, cevapsız çağrılar, “yoğundum” diye geçiştirilen ilgisizlikler… Oysa gerçek sevgi, meşgulken bile zaman ayırmaktır. Şimdi ise insanlar kalmak için değil, gitmek için geliyor. Sevgi de bu yüzden dayanamıyor artık yollara, valizlere, bahanesi bol cümlelere… Sevgi yoruldu. Çünkü insanlar, sevmenin yükünü taşımıyor artık.

Kalabalıkların İçindeki Yalnızlık

Eskiden sevgi yalnızken çoğaltırdı insanı. Şimdi kalabalıkken bile yalnız hissediyoruz. Bir sürü kişiyle konuşuyoruz ama kimseye gerçekten içimizi açamıyoruz. Çünkü açtıklarımızdan da yara aldık. Güven azaldı. O yüzden sevgi, kendi kabuğuna çekildi. Birçok insanın kalbinde hâlâ kocaman bir sevgi var ama dışarı çıkmaya cesaret edemiyor. Çünkü kalp kırık, dünya gürültülü…

Sevgi Artık Konuşmuyor, Susuyor

Belki de en çok bu acıtıyor. Sevgilerin artık konuşmaması. Her şey dile dökülemiyor. Çünkü insanlar kırılmaktan yoruldu. Sevdiğini söyleyen değil, hissettiren kazansın istedik ama kimse hissettirmedi. Sevgi susunca da, insanlar birbirini duyamaz oldu. Şimdi herkes kendi içindeki sevgiyle baş başa… Ama ne yazık ki o sevgi, bir başkasına ulaşamıyor.

Sevgi Uzaklara Taşındı

Sevgi artık uzaklarda. Gökyüzüne, yağmura, eski fotoğraflara gizlenmiş. Bir şarkıda, bir şiirde, bir anıda… Yakınımızdaki insanlarda değil artık, çünkü kimse kalbine yatırım yapmıyor. Herkes geçici olanı seviyor, kolay olanı… Oysa sevgi emek ister, sabır ister, zaman ister. Kimsenin bunlara vakti kalmadı. O yüzden sevgi, elveda bile demeden terk etti bazı hayatları…

Peki Şimdi Ne Olacak?

Belki de sevgiyi yeniden bulmak için eskiye dönmemiz gerekecek. Kırık kalpleri tamir etmek, sevgiyi hak edenlere vermek ve “iyi ki” diyebildiğimiz insanları kaybetmemek için çaba göstermek… Sevgi yer değiştirdi, evet. Ama hâlâ bulunabilir.

Eğer bakmayı bilirsek, hâlâ bir çocuğun gülüşünde…
Bir dedenin torununa sarılışında…
Bir yorgun kalbin hâlâ çarpmasında saklı o sevgi…

Yeter ki gerçekten sevelim.
Çünkü sevgi, yer değiştirir ama asla yok olmaz.

Ve Unutma...

Sevgi ölmedi…
Sadece yerini değiştirdi.
Belki artık bir insanda değil,
bir sokak lambasının altındaki yalnız bekleyişte…
Belki de bir gözyaşının sessizliğinde yaşıyor.
Ama hâlâ orada…
Hâlâ arayan bir yüreği bekliyor.

Çünkü sevgi, unutulmaz…
Sadece unutulmuş gibi yapılır. Ahmet TEKİN

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI TUTA TUTA TUTUNMAYI ÖĞRENDİM Yalanın Değdiği Kalpte Gerçek Bile Şüpheli Olur Parkta Salıncak Sırası Bekleyen Çocuk Gibi Bekledim Seni Doğru İnsanlar Kalmanın Bir Yolunu Her Zaman Bulur! Sizi Sevmeye Cesareti Olmayan İnsanlarla Bir Gelecek Hayal Etmeyin Aşk Bir Katil midir? Cumhuriyet: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Gücün Haklı Çıktığı Yerde Adalet Yoktur Kötülüğün Kökü Bilgisizliktir Bir İnsanın Eğitimi Yalnızca Kitaplarla Ölçülmez Çoğu İnsanın En Büyük Hatası, Başlamadan Önce Mükemmel Şartları Beklemesidir Hayat Kısa Değil, Sen Onu Boşa Harcıyorsun Bazen Sevmediğinden Değil, Yorulduğundan Vazgeçersin Kadınların Sessizce Tiksindiği Adam Rolleri: İlişkilerde Kayıp ve Yanlış Anlamalar Eğer Mutsuz Olmak İstemiyorsan Kalbini Sadece Kıymet Bilene Aç İkinci Şans Birincisine İhanettir Bir Gençlik Daha Harcanmaz Uğruna! Gerçek Zenginlik: Az Şeye İhtiyaç Duyabilmek Ölümden Korkan İnsan, Yaşayan Bir Köledir Gerçek Gücün Sessiz Tanığı: Vazgeçebildiklerimiz UMUT: ZENGİNİN LÜKSÜ, FAKİRİN EKMEĞİ Değerlisin Ama Değer misin? Kendi Devrimini Yapmadan Dünya Değişmez Düşüncenin Gücüyle Yeniden Başlamak “Seveceksen Ölçülü Sev Ki Sevgin Uzun Sürsün” Son Sığınak: Tavrını Seçme Özgürlüğü Herkesi Sev, Azına Güven, Kimseye Kötülük Etme DÜNYADA HİÇBİR ŞEY SANA AİT DEĞİL… SEN NEYİN PEŞİNDESİN? Kusurları Sevmek: Aşkın Gerçek Yüzü İnsanlığa Yenilmek Seven İnsan Veda Eder mi? Sevmek Başkadır, Beklemek Bambaşka Bir Hikâye Kötülüğün Gölgesinde İnsan: Kimse Kendi İsteğiyle Kötü Değildir Aşk Yalan Söyler mi? Sevdiğin Her Şey Kaybolabilir Ama Sevgi Geri Döner: Hayatın Döngüsünde Kayıp ve Umut AKLIN IŞIĞINDA: BİLGİNİN DOĞUŞU VE İNSAN ZİHNİNİN YARATICI GÜCÜ Sessizliğin Suçu: Haksızlığın Cezasız Kalması YALANIN GÖLGESİNDE GÜVENİN KIRILGANLIĞI Dostluk: Göründüğü Gibi Olmak ve Olduğu Gibi Görünmek Başlıksız İktidar: Güç Arzusu Olmadan Yönetmek Mümkün mü? DEMOKRASİ, EĞİTİMLİ HALKIN REJİMİDİR: CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ SANDIK Kanun ve Adet, Zorla Değil İyilikle Yerleşirse Adalet Olur Demokratik Devletin Temeli Özgürlüktür Güç ve Adalet: Sessizlerin Çığlığı, Kudretlilerin Sessizliği Aptallığın Sonsuzluğu: Düşünmenin Tembelliği, İnsanın Felaketi Adaletin Olmadığı Yerde Ahlaktan Bahsedilemez Devletlerin Refahı: Para mı, Adalet mi? HÜKMETMEK KOLAY, İDARE ETMEK ZOR: KENDİMİZE HÜKMETMEYİ ÖĞRETEN HÜKÜMET Hiçbir Şey Güzel Olmayacak! Hukuk Mu, İktidarın Aracı mı? Adaletin Çift Standartlı Yüzü! Adalet Sistemi: Güçlüler İçin Özgürlük, Zayıflar İçin Cezalandırma mı? Uzayan Davalar ve Mağduriyetler: Yargı Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir? Ekonomide Büyüme mi, Derinleşen Kriz mi? Adalet ve Özgürlük Tartışması: Yargı Reformları mı Siyasal Baskılar mı? Eski Türkiye ve Yeni Türkiye: Nereye Gidiyoruz? Türkiye’nin Ekonomik Çıkmazı: Siyasi Kararların Gölgesinde Bir Kriz Umutsuzluğun Gölgesinde Yaşam: Ekonomik Çıkmaz ve İntihar Sevilmeye Bırakmak Gerçek Aşk: Şans Oyunlarından Bir Adım İleri Sevgi ve Yaşam Arasında Bir Denge Arayışı Haykırış ve İsyan: Sevginin Çığlığı Paranın Gölgesinde Sevgi Maskelerin Ardında ki Gerçeklik: Duyguların Gizli Dansı Sevgi: İnsanlığın En Değerli Hazinesi İnsanın Yapabildikleri ve Yapamadıkları Sevmek mi Günah Sevmemek mi? Din, Yanılsama ve İnsan Psikolojisi Üzerine Para ve Güç: İnsanlık Tarihi ve Modern Dünyadaki Etkileri Topluluk Yönetiminin Üstünlüğü: Çoğunluğun Yargısının Gücü Adaletin Kaynağı ve Hukukun Devlet Üzerindeki Rolü Özgürlüğün Sorumluluk Yükü ve İnsanların Bu Yükten Kaçış Eğilimi Bilge İnsanlar Konuşur Çünkü Söyleyecek Bir Şeyleri Vardır; Aptal İnsanlar Konuşur Çünkü Bir Şey Söylemek Zorundadırlar Bir İşe Başlamadan Önce Her Şey İmkansız Gibi Görünür: Başlama Cesaretinin Gücü Ekonomik Uçurum: Paranın Bekçileri Yanlış Yoldan Gitmenin Kolaylığı Kişilerin Başaklara Benzemesi: Olgunlaşma Süreci Üzerine Bir İnceleme Korkuyla İtaat Eden Kötü Adamlar, Sevgiyle İtaat Eden İyi Adamlar Üzerine Bir Düşünce Atatürk: Türk Milletinin Varoluşunu Koruyan Evrensel Lider Parayı Elde Etmekten Daha Zor Olan: Onu Korumak ve Büyütmek Sağlık ve Para Paradoksu: Hayatın İki Ucu Hayatın Gerçek Zenginliği: Sağlık Üzerine Bir Düşünce Başarı: Bir Yolculuk, Bir Varış Noktası Değil Dünyayı Değiştiren Çılgınlar: Büyük Değişimlere İmza Atanlar Çok Bakarsan Odak Noktanı Kaybedersin Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları Üzerine: Neden Yüksek Beklentiler Hayal Kırıklığına Yol Açar? Gizli Güzellikler: Hayatın İnceliklerini Fark Etme Sanatı Korku ve Cesaretin İnce Çizgisi: Her Gün Ölmek mi, Bir Gün Ölmek mi? Gözlemle, Sus, Dinle, Az Yargıla, Çok Sor: Bilgelik Yolunda Beş İlke İyi İnsanların Gücü ve Cezalandırılmasının Şiddeti İnsan Anlam Arayışında Olan Bir Varlıktır Konuşma Sanatı: Aklın Kullanımı Üzerine Bir İnceleme Giden ve Ölen: İnsanın İki Büyük Acısı Eğitim ve Demokrasi: Bir Toplumun İnşası Fikir ve Düşünce Arasındaki Fark Geçmişteki Hataları Hatırlatmanın Zararları: İyileşme Sürecine Saygı Gösterin Gazi Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Sığınmacı Yasası ve İskan Politikaları Büyük İskender'in Son Üç Arzusu ve Hayatın Gerçek Değerleri İyi ve Kötü: Aydınlık ve Karanlık Üzerine Bir İnceleme Güler yüzlü İhanet: İki Yüzlü İnsanlarla Baş Etmenin Yolları ve Stratejiler Ahmet Tekin'in Kaleminden: Aristoteles'in Mutluluk Anlayışı Üzerine Bir İnceleme Aristoteles'in Anıtı Üzerine: Atinalılar ve Himeraeos'un Trajik Hikayesi 19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Mutluluğun Anlamı: Ahmet Tekin'in Perspektifinden Bir Değerlendirme Kendini Bulmak ve Mutluluğun Yolu Sevgi, Gurur ve Özgürlük: İnsanı Anlamak Düşüş Anında Yakalayamadığımız Şeyler: Reflekslerin Gücü ve İnsan İlişkilerindeki Rolü Çeşitlilik İçinde İnsanlık: Kevaşe, Suriyeli, Hırsız ve Arsız Kayıp ve İyileşme Üzerine Düşünceler Gerçek Zenginlik: Hayat Deneyiminin Derinliği ve Anlamı Değişim ve İnsanın Doğasındaki Acı Stresin Kaynağı Olarak Geçim ve Ölüm: İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri Modern İlişkilerin Dinamikleri: Aşk, Özgürlük ve Tek Başına Olma Dünyanın Kiralık Sevgilerle Dolu Yüzü: Sevgi ve Açlık İlişkisi Cesaret ve Korkaklık Arasındaki İnce Çizgi: Korku Üzerine Düşünceler Evrenin Gizemli Dansı: Zaman, Mekân ve Kuvvet Modern Dünyanın İronisi: Para ve İnsanlık Cesaret, Güç ve Fikir: İnsanın İçsel Yolculuğu Unutma Ki Unuttun Beni: Unutulanlar Asla Unutmaz! Değerli Olma Üzerine Bir Bakış Açısı: Başarı ve Değer Arasındaki Fark Aşırı Samimiyet, İyilik ve Sevginin Tehlikeleri: Denge Esas Alınmalı mı? Günümüz Dünyasında Yönetim ve Uyku Arasındaki İnce Dengeler