https://www.turaturk.com/files/uploads/user/eacbec704544fb3e45efadf8eedbf9c8-a7b8c7d3948b8ec632a6.jpeg
Ahmet Tekin
Advert

Hukuk Mu, İktidarın Aracı mı? Adaletin Çift Standartlı Yüzü!

657 kez okundu.

Türkiye’de adaletin terazisi, son yıllarda her zamankinden daha fazla tartışılır hale geldi. Hukukun üstünlüğü mü esas alınıyor, yoksa iktidarın üstünlüğü mü? Adalet sistemi, yurttaşlara güven mi veriyor yoksa güvensizlik mi yayıyor? Bu sorular, bugünlerde sokaktaki vatandaşın bile kafasını kurcalayan temel meselelerden biri haline geldi. Çünkü memleketin dört bir yanında, birbirine benzer vakalarda alınan zıt kararlar, hukukun tarafsızlığına dair ciddi soru işaretleri doğuruyor.

Adaletin Aynası: Yargı Kararları

Son dönemde kamuoyunu meşgul eden davalara şöyle bir baktığımızda, yargının çelişkili yüzüyle defalarca karşılaşıyoruz. Örneğin, sosyal medyada hükümeti eleştiren bir vatandaş, birkaç tweet nedeniyle günler içinde gözaltına alınabilirken; iktidar yanlısı bir isim, toplumu hedef alan açıklamalarına rağmen yargıdan en ufak bir yaptırım görmeyebiliyor.

Geçtiğimiz aylarda yaşanan iki olay bunu çok net şekilde ortaya koydu:

  • Bir öğretmen, laiklik ve eğitim politikaları üzerine yaptığı eleştirel bir paylaşım nedeniyle görevden uzaklaştırıldı ve hakkında soruşturma açıldı.

  • Aynı dönemde, bir milletvekili açıkça anayasa hükümlerine aykırı beyanlarda bulunmasına rağmen "dokunulmazlık zırhı" sayesinde hesap vermekten kurtuldu.

İşte bu çifte standart, adalet duygusunu zedeliyor. Vatandaşın yargıya güveni azalıyor. Hukuk, herkese eşit uygulanmadığında, adaletin meşruiyeti tartışmaya açılır. Bu da sadece bireysel hakları değil, toplumsal huzuru da tehdit eder.

Yargı Bağımsız mı, Bağımlı mı?

Anayasada çok net yazar: “Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler.” Ancak pratikte bu maddenin kağıt üstünde kaldığına dair sayısız örnek mevcut.

Yargıtay üyelerinin, HSK'nın (Hakimler ve Savcılar Kurulu) atamalarının büyük ölçüde yürütme organının etkisi altında yapılması, bu kurumların bağımsızlığına gölge düşürüyor. Bir yandan cumhurbaşkanının HSK üyelerinin çoğunu atama yetkisi bulunuyor, diğer yandan yargı içindeki terfiler ve dosya dağılımları bile siyasi tercihler doğrultusunda şekilleniyor.

Peki bu durumda bir vatandaş, yargı karşısında gerçekten eşit olabilir mi? Cevap ne yazık ki hayır. Adalet sistemi bir kez siyasallaştığında, hukuk artık koruyucu bir zırh değil; güçlülerin elinde bir silah haline gelir.

Gazeteciler, Akademisyenler ve Muhalefet: Tehlikede Olan Kim?

Türkiye’de en çok baskı gören kesimlerden biri gazeteciler. Sadece haber yaptığı için hapse giren onlarca basın emekçisi var. “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” gibi ucu açık suçlamalar, eleştirel düşünceyi bastırmak için bir sopa olarak kullanılıyor. Öte yandan iktidara yakın medya mensupları, yalan haber veya hedef gösterme yaptıklarında hiçbir yaptırımla karşılaşmıyorlar.

Aynı durum akademi için de geçerli. Barış bildirisine imza atan akademisyenlerin yıllarca cezalandırılması ama birtakım yandaş akademisyenlerin, bilimsel etikle bağdaşmayan açıklamalarla ödüllendirilmesi, akademinin de yargının da siyasallaştığının bir başka göstergesi.

Muhalefet partileri için de tablo farklı değil. Belediyelere açılan soruşturmalar, kayyum atamaları, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması… Tüm bunlar yargının sadece “bir kesimi hizaya çekmek” için kullanıldığı izlenimini kuvvetlendiriyor.

Hukuk Devleti mi, Parti Devleti mi?

Bir hukuk devleti olmanın temel şartı, yasaların herkese eşit şekilde uygulanmasıdır. Ancak mevcut uygulamalar, Türkiye’nin bir “parti devleti” haline geldiğine dair endişeleri artırıyor. Hukukun araçsallaştırılması, iktidar için bir yönetim stratejisine dönüşmüş durumda.

İktidara yakın kişi veya kurumların suç teşkil eden eylemleri ya görmezden geliniyor ya da zaman aşımıyla unutturuluyor. Buna karşın muhalif her ses, hukuk sopasıyla susturulmaya çalışılıyor. Bu tablo, sadece bugünün meselesi değil; gelecekte toplumda telafisi zor yaralar açabilecek bir güvensizlik krizinin de habercisi.

Çözüm Ne?

Hukuk sisteminde adaleti sağlamak için ilk adım, yargının tam bağımsızlığını güvence altına almaktır. HSK gibi kurumların yürütmeden tamamen bağımsız hale getirilmesi gerekir. Hâkim ve savcı atamaları şeffaf, liyakat esaslı ve siyasi etkiden uzak olmalıdır.

Ayrıca medya ve akademi üzerindeki baskılar son bulmalı; ifade özgürlüğü yeniden teminat altına alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki adalet sadece mahkeme salonlarında değil, toplumun her alanında var olmak zorundadır.

Sonuç: Adalet Gecikirse, Toplum Çürür

Bugün Türkiye’de hukuk sistemi bir güven krizi yaşıyor. Bu krizi aşmanın yolu, hukukun üstünlüğünü yeniden hâkim kılmaktan geçiyor. Aksi takdirde, adalet duygusu kaybolur, toplum vicdanı yara alır, devlete olan inanç sarsılır.

Adalet, bir devletin temelidir. Temel çürürse, üzerine inşa edilen her şey yıkılmaya mahkûmdur. Bu yüzden hep birlikte şunu sormalıyız: Hukuk gerçekten var mı? Yoksa sadece güçlülerin aracı haline mi geldi? Ahmet TEKİN

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI TUTA TUTA TUTUNMAYI ÖĞRENDİM Yalanın Değdiği Kalpte Gerçek Bile Şüpheli Olur Parkta Salıncak Sırası Bekleyen Çocuk Gibi Bekledim Seni Doğru İnsanlar Kalmanın Bir Yolunu Her Zaman Bulur! Sizi Sevmeye Cesareti Olmayan İnsanlarla Bir Gelecek Hayal Etmeyin Aşk Bir Katil midir? Cumhuriyet: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Gücün Haklı Çıktığı Yerde Adalet Yoktur Kötülüğün Kökü Bilgisizliktir Bir İnsanın Eğitimi Yalnızca Kitaplarla Ölçülmez Çoğu İnsanın En Büyük Hatası, Başlamadan Önce Mükemmel Şartları Beklemesidir Hayat Kısa Değil, Sen Onu Boşa Harcıyorsun Bazen Sevmediğinden Değil, Yorulduğundan Vazgeçersin Kadınların Sessizce Tiksindiği Adam Rolleri: İlişkilerde Kayıp ve Yanlış Anlamalar Eğer Mutsuz Olmak İstemiyorsan Kalbini Sadece Kıymet Bilene Aç İkinci Şans Birincisine İhanettir Bir Gençlik Daha Harcanmaz Uğruna! Gerçek Zenginlik: Az Şeye İhtiyaç Duyabilmek Ölümden Korkan İnsan, Yaşayan Bir Köledir Gerçek Gücün Sessiz Tanığı: Vazgeçebildiklerimiz UMUT: ZENGİNİN LÜKSÜ, FAKİRİN EKMEĞİ Değerlisin Ama Değer misin? Kendi Devrimini Yapmadan Dünya Değişmez Düşüncenin Gücüyle Yeniden Başlamak “Seveceksen Ölçülü Sev Ki Sevgin Uzun Sürsün” Son Sığınak: Tavrını Seçme Özgürlüğü Herkesi Sev, Azına Güven, Kimseye Kötülük Etme SEVGİ YER DEĞİŞTİRDİ DÜNYADA HİÇBİR ŞEY SANA AİT DEĞİL… SEN NEYİN PEŞİNDESİN? Kusurları Sevmek: Aşkın Gerçek Yüzü İnsanlığa Yenilmek Seven İnsan Veda Eder mi? Sevmek Başkadır, Beklemek Bambaşka Bir Hikâye Kötülüğün Gölgesinde İnsan: Kimse Kendi İsteğiyle Kötü Değildir Aşk Yalan Söyler mi? Sevdiğin Her Şey Kaybolabilir Ama Sevgi Geri Döner: Hayatın Döngüsünde Kayıp ve Umut AKLIN IŞIĞINDA: BİLGİNİN DOĞUŞU VE İNSAN ZİHNİNİN YARATICI GÜCÜ Sessizliğin Suçu: Haksızlığın Cezasız Kalması YALANIN GÖLGESİNDE GÜVENİN KIRILGANLIĞI Dostluk: Göründüğü Gibi Olmak ve Olduğu Gibi Görünmek Başlıksız İktidar: Güç Arzusu Olmadan Yönetmek Mümkün mü? DEMOKRASİ, EĞİTİMLİ HALKIN REJİMİDİR: CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ SANDIK Kanun ve Adet, Zorla Değil İyilikle Yerleşirse Adalet Olur Demokratik Devletin Temeli Özgürlüktür Güç ve Adalet: Sessizlerin Çığlığı, Kudretlilerin Sessizliği Aptallığın Sonsuzluğu: Düşünmenin Tembelliği, İnsanın Felaketi Adaletin Olmadığı Yerde Ahlaktan Bahsedilemez Devletlerin Refahı: Para mı, Adalet mi? HÜKMETMEK KOLAY, İDARE ETMEK ZOR: KENDİMİZE HÜKMETMEYİ ÖĞRETEN HÜKÜMET Hiçbir Şey Güzel Olmayacak! Adalet Sistemi: Güçlüler İçin Özgürlük, Zayıflar İçin Cezalandırma mı? Uzayan Davalar ve Mağduriyetler: Yargı Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir? Ekonomide Büyüme mi, Derinleşen Kriz mi? Adalet ve Özgürlük Tartışması: Yargı Reformları mı Siyasal Baskılar mı? Eski Türkiye ve Yeni Türkiye: Nereye Gidiyoruz? Türkiye’nin Ekonomik Çıkmazı: Siyasi Kararların Gölgesinde Bir Kriz Umutsuzluğun Gölgesinde Yaşam: Ekonomik Çıkmaz ve İntihar Sevilmeye Bırakmak Gerçek Aşk: Şans Oyunlarından Bir Adım İleri Sevgi ve Yaşam Arasında Bir Denge Arayışı Haykırış ve İsyan: Sevginin Çığlığı Paranın Gölgesinde Sevgi Maskelerin Ardında ki Gerçeklik: Duyguların Gizli Dansı Sevgi: İnsanlığın En Değerli Hazinesi İnsanın Yapabildikleri ve Yapamadıkları Sevmek mi Günah Sevmemek mi? Din, Yanılsama ve İnsan Psikolojisi Üzerine Para ve Güç: İnsanlık Tarihi ve Modern Dünyadaki Etkileri Topluluk Yönetiminin Üstünlüğü: Çoğunluğun Yargısının Gücü Adaletin Kaynağı ve Hukukun Devlet Üzerindeki Rolü Özgürlüğün Sorumluluk Yükü ve İnsanların Bu Yükten Kaçış Eğilimi Bilge İnsanlar Konuşur Çünkü Söyleyecek Bir Şeyleri Vardır; Aptal İnsanlar Konuşur Çünkü Bir Şey Söylemek Zorundadırlar Bir İşe Başlamadan Önce Her Şey İmkansız Gibi Görünür: Başlama Cesaretinin Gücü Ekonomik Uçurum: Paranın Bekçileri Yanlış Yoldan Gitmenin Kolaylığı Kişilerin Başaklara Benzemesi: Olgunlaşma Süreci Üzerine Bir İnceleme Korkuyla İtaat Eden Kötü Adamlar, Sevgiyle İtaat Eden İyi Adamlar Üzerine Bir Düşünce Atatürk: Türk Milletinin Varoluşunu Koruyan Evrensel Lider Parayı Elde Etmekten Daha Zor Olan: Onu Korumak ve Büyütmek Sağlık ve Para Paradoksu: Hayatın İki Ucu Hayatın Gerçek Zenginliği: Sağlık Üzerine Bir Düşünce Başarı: Bir Yolculuk, Bir Varış Noktası Değil Dünyayı Değiştiren Çılgınlar: Büyük Değişimlere İmza Atanlar Çok Bakarsan Odak Noktanı Kaybedersin Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları Üzerine: Neden Yüksek Beklentiler Hayal Kırıklığına Yol Açar? Gizli Güzellikler: Hayatın İnceliklerini Fark Etme Sanatı Korku ve Cesaretin İnce Çizgisi: Her Gün Ölmek mi, Bir Gün Ölmek mi? Gözlemle, Sus, Dinle, Az Yargıla, Çok Sor: Bilgelik Yolunda Beş İlke İyi İnsanların Gücü ve Cezalandırılmasının Şiddeti İnsan Anlam Arayışında Olan Bir Varlıktır Konuşma Sanatı: Aklın Kullanımı Üzerine Bir İnceleme Giden ve Ölen: İnsanın İki Büyük Acısı Eğitim ve Demokrasi: Bir Toplumun İnşası Fikir ve Düşünce Arasındaki Fark Geçmişteki Hataları Hatırlatmanın Zararları: İyileşme Sürecine Saygı Gösterin Gazi Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Sığınmacı Yasası ve İskan Politikaları Büyük İskender'in Son Üç Arzusu ve Hayatın Gerçek Değerleri İyi ve Kötü: Aydınlık ve Karanlık Üzerine Bir İnceleme Güler yüzlü İhanet: İki Yüzlü İnsanlarla Baş Etmenin Yolları ve Stratejiler Ahmet Tekin'in Kaleminden: Aristoteles'in Mutluluk Anlayışı Üzerine Bir İnceleme Aristoteles'in Anıtı Üzerine: Atinalılar ve Himeraeos'un Trajik Hikayesi 19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Mutluluğun Anlamı: Ahmet Tekin'in Perspektifinden Bir Değerlendirme Kendini Bulmak ve Mutluluğun Yolu Sevgi, Gurur ve Özgürlük: İnsanı Anlamak Düşüş Anında Yakalayamadığımız Şeyler: Reflekslerin Gücü ve İnsan İlişkilerindeki Rolü Çeşitlilik İçinde İnsanlık: Kevaşe, Suriyeli, Hırsız ve Arsız Kayıp ve İyileşme Üzerine Düşünceler Gerçek Zenginlik: Hayat Deneyiminin Derinliği ve Anlamı Değişim ve İnsanın Doğasındaki Acı Stresin Kaynağı Olarak Geçim ve Ölüm: İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri Modern İlişkilerin Dinamikleri: Aşk, Özgürlük ve Tek Başına Olma Dünyanın Kiralık Sevgilerle Dolu Yüzü: Sevgi ve Açlık İlişkisi Cesaret ve Korkaklık Arasındaki İnce Çizgi: Korku Üzerine Düşünceler Evrenin Gizemli Dansı: Zaman, Mekân ve Kuvvet Modern Dünyanın İronisi: Para ve İnsanlık Cesaret, Güç ve Fikir: İnsanın İçsel Yolculuğu Unutma Ki Unuttun Beni: Unutulanlar Asla Unutmaz! Değerli Olma Üzerine Bir Bakış Açısı: Başarı ve Değer Arasındaki Fark Aşırı Samimiyet, İyilik ve Sevginin Tehlikeleri: Denge Esas Alınmalı mı? Günümüz Dünyasında Yönetim ve Uyku Arasındaki İnce Dengeler