https://www.turaturk.com/files/uploads/user/eacbec704544fb3e45efadf8eedbf9c8-a7b8c7d3948b8ec632a6.jpeg
Ahmet Tekin
Advert

Eski Türkiye ve Yeni Türkiye: Nereye Gidiyoruz?

1349 kez okundu.

Türkiye, son birkaç on yılda büyük değişimlerden geçti. Kimilerine göre "Yeni Türkiye" daha güçlü, daha bağımsız bir ülke oldu; kimilerine göreyse temel ekonomik, sosyolojik, psikolojik ve etnik dengeler hızla bozuldu. Gerçek şu ki, eski Türkiye'nin birçok alanda daha sağlam bir yapıya sahip olduğunu söylemek mümkün. Bu yazıda, Türkiye'nin ekonomik, sosyolojik, psikolojik ve etnik açıdan nasıl bir dönüşüm geçirdiğini ve neden daha kötüye gittiğini ele alacağız.

Ekonomik Gerileme: Refahın Kayboluşu

Eski Türkiye'nin ekonomik yapısı, enflasyon dalgalanmalarına rağmen belirli bir dengeye sahipti. 2000'lerin başındaki ekonomik reformlar, ülkenin finansal istikrarını artırmış, enflasyon oranlarını düşürmüş ve yabancı yatırımcıların güvenini kazanmıştı. Ancak son yıllarda "Yeni Türkiye" anlayışıyla birlikte ekonomik göstergelerde ciddi bir gerileme yaşandı.

Özellikle 2018 sonrası ekonomik politikaların öngörülemez hale gelmesi, hukukun üstünlüğünün zedelenmesi ve dış yatırımcıların güven kaybı, Türk lirasının değer kaybetmesine neden oldu. Geçmişte birikim yapabilen orta sınıf, günümüzde geçim sıkıntısıyla mücadele eder hale geldi. TÜİK'in açıkladığı veriler dahi halkın yaşadığı ekonomik buhranın gerçeğini tam olarak yansıtmazken, halkın hissettiği ekonomik sıkıntılar derinleşti.

Sosyolojik Dönüşüm: Toplumsal Kutuplaşma

Eski Türkiye'de toplumsal hoşgörü daha yüksekti. Farklı görüşlere sahip insanlar, en azından ortak bir diyalog zemini bulabiliyordu. Ancak Yeni Türkiye’de toplum, derin bir kutuplaşmanın içine sürüklendi.

Siyasi liderlerin sert üslubu, medya üzerindeki baskılar ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte, bireyler kendi ideolojik baloncukları içinde yaşamaya başladı. Artık insanlar farklı düşünenleri anlamaya çalışmaktan çok, onları düşman olarak görüyor. Bu kutuplaşma, aile içinde dahi çatışmalara neden oldu.

Bir dönem birbirine komşuluk yapan, bayramlarda bir araya gelen insanlar, bugün siyasi görüşlerinden dolayı birbirine selam vermekten bile kaçınıyor. Eski Türkiye’deki "farklılıklarla bir arada yaşama kültürü" yerini, yaftalama ve dışlamaya bıraktı.

Psikolojik Çöküş: Umutsuzluk ve Öfke

Ekonomik belirsizlik ve toplumsal kutuplaşmanın doğal bir sonucu olarak, bireylerde ciddi bir psikolojik çöküş yaşanıyor. Geçmişte gençler geleceklerini planlayabilir, hayal kurabilirdi. Bugün ise gençler, işsizlik ve geçim sıkıntısı nedeniyle hayal kurmayı bile gereksiz görüyor.

Türkiye’de antidepresan kullanım oranı son 10 yılda ciddi şekilde arttı. Stres, kaygı bozukluğu ve depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklar, toplumun önemli bir kesimini etkisi altına aldı. İnsanlar artık birbirine tahammülsüz hale gelirken, en ufak bir tartışma bile şiddetle sonuçlanabiliyor. Bütün bunlar, bireylerin psikolojisinin giderek kötüleştiğini ve toplumsal huzurun azaldığını gösteriyor.

Etnik Ayrışma: Birlik Yerine Ötekileştirme

Eski Türkiye’de etnik kimlikler elbette bir realiteydi; ancak belirli bir denge içinde tutulmaya çalışılıyordu. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında devletçi bir anlayışla homojen bir toplum yaratılmaya çalışılsa da, 2000’lere gelindiğinde farklı kimliklerin tanınması yönünde adımlar atılmaya başlanmıştı. Ancak günümüzde bu durum, tam tersine, bir ayrışmaya dönüştü.

Kürt sorunu, Alevi kimliği ve diğer azınlık gruplarının talepleri konusunda çözüme yönelik ciddi adımlar atılmaması, toplumsal gerilimi artırdı. Ötekileştirici dil, toplumun farklı kesimlerini birbirine yabancılaştırdı. Milliyetçiliğin, kimlik siyasetinin bir aracı olarak kullanılması, Türkiye’de etnik gerginliği artırdı ve demokratikleşme sürecini sekteye uğrattı.

Sonuç: Türkiye Daha Kötüye mi Gidiyor?

Tüm bu göstergeler ışığında, Türkiye’nin eskiye kıyasla ekonomik, sosyolojik, psikolojik ve etnik açılardan daha kötü bir noktaya geldiğini söylemek yanlış olmaz. Elbette her dönemin kendine has sorunları vardı, ancak bugün Türkiye’nin karşı karşıya olduğu krizler daha derin ve kalıcı hale gelmiş durumda.

Ekonomik zorluklar halkın yaşam kalitesini düşürürken, toplumsal kutuplaşma ve psikolojik çöküş insanları yalnızlaştırıyor. Etnik kimlikler arasındaki ayrışma ise, birlik içinde yaşama kültürünü zayıflatıyor. Eğer "Yeni Türkiye" gerçekten güçlü ve bağımsız bir ülke olacaksa, bu sorunlara yönelik kapsamlı ve sürdürülebilir çözümler üretmek zorunda.

Bugün, eski Türkiye'nin eleştirilen birçok yönü belki de toplumun özlemle andığı unsurlar haline geldi. Adaletin, refahın ve toplumsal huzurun yeniden tesis edilmesi, "Yeni Türkiye"nin gerçekten "iyi" bir gelecek sunabilmesi için şarttır.

Yeni Türkiye Dediğiniz Bu muydu? Ahmet TEKİN

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI TUTA TUTA TUTUNMAYI ÖĞRENDİM Yalanın Değdiği Kalpte Gerçek Bile Şüpheli Olur Parkta Salıncak Sırası Bekleyen Çocuk Gibi Bekledim Seni Doğru İnsanlar Kalmanın Bir Yolunu Her Zaman Bulur! Sizi Sevmeye Cesareti Olmayan İnsanlarla Bir Gelecek Hayal Etmeyin Aşk Bir Katil midir? Cumhuriyet: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Gücün Haklı Çıktığı Yerde Adalet Yoktur Kötülüğün Kökü Bilgisizliktir Bir İnsanın Eğitimi Yalnızca Kitaplarla Ölçülmez Çoğu İnsanın En Büyük Hatası, Başlamadan Önce Mükemmel Şartları Beklemesidir Hayat Kısa Değil, Sen Onu Boşa Harcıyorsun Bazen Sevmediğinden Değil, Yorulduğundan Vazgeçersin Kadınların Sessizce Tiksindiği Adam Rolleri: İlişkilerde Kayıp ve Yanlış Anlamalar Eğer Mutsuz Olmak İstemiyorsan Kalbini Sadece Kıymet Bilene Aç İkinci Şans Birincisine İhanettir Bir Gençlik Daha Harcanmaz Uğruna! Gerçek Zenginlik: Az Şeye İhtiyaç Duyabilmek Ölümden Korkan İnsan, Yaşayan Bir Köledir Gerçek Gücün Sessiz Tanığı: Vazgeçebildiklerimiz UMUT: ZENGİNİN LÜKSÜ, FAKİRİN EKMEĞİ Değerlisin Ama Değer misin? Kendi Devrimini Yapmadan Dünya Değişmez Düşüncenin Gücüyle Yeniden Başlamak “Seveceksen Ölçülü Sev Ki Sevgin Uzun Sürsün” Son Sığınak: Tavrını Seçme Özgürlüğü Herkesi Sev, Azına Güven, Kimseye Kötülük Etme SEVGİ YER DEĞİŞTİRDİ DÜNYADA HİÇBİR ŞEY SANA AİT DEĞİL… SEN NEYİN PEŞİNDESİN? Kusurları Sevmek: Aşkın Gerçek Yüzü İnsanlığa Yenilmek Seven İnsan Veda Eder mi? Sevmek Başkadır, Beklemek Bambaşka Bir Hikâye Kötülüğün Gölgesinde İnsan: Kimse Kendi İsteğiyle Kötü Değildir Aşk Yalan Söyler mi? Sevdiğin Her Şey Kaybolabilir Ama Sevgi Geri Döner: Hayatın Döngüsünde Kayıp ve Umut AKLIN IŞIĞINDA: BİLGİNİN DOĞUŞU VE İNSAN ZİHNİNİN YARATICI GÜCÜ Sessizliğin Suçu: Haksızlığın Cezasız Kalması YALANIN GÖLGESİNDE GÜVENİN KIRILGANLIĞI Dostluk: Göründüğü Gibi Olmak ve Olduğu Gibi Görünmek Başlıksız İktidar: Güç Arzusu Olmadan Yönetmek Mümkün mü? DEMOKRASİ, EĞİTİMLİ HALKIN REJİMİDİR: CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ SANDIK Kanun ve Adet, Zorla Değil İyilikle Yerleşirse Adalet Olur Demokratik Devletin Temeli Özgürlüktür Güç ve Adalet: Sessizlerin Çığlığı, Kudretlilerin Sessizliği Aptallığın Sonsuzluğu: Düşünmenin Tembelliği, İnsanın Felaketi Adaletin Olmadığı Yerde Ahlaktan Bahsedilemez Devletlerin Refahı: Para mı, Adalet mi? HÜKMETMEK KOLAY, İDARE ETMEK ZOR: KENDİMİZE HÜKMETMEYİ ÖĞRETEN HÜKÜMET Hiçbir Şey Güzel Olmayacak! Hukuk Mu, İktidarın Aracı mı? Adaletin Çift Standartlı Yüzü! Adalet Sistemi: Güçlüler İçin Özgürlük, Zayıflar İçin Cezalandırma mı? Uzayan Davalar ve Mağduriyetler: Yargı Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir? Ekonomide Büyüme mi, Derinleşen Kriz mi? Adalet ve Özgürlük Tartışması: Yargı Reformları mı Siyasal Baskılar mı? Türkiye’nin Ekonomik Çıkmazı: Siyasi Kararların Gölgesinde Bir Kriz Umutsuzluğun Gölgesinde Yaşam: Ekonomik Çıkmaz ve İntihar Sevilmeye Bırakmak Gerçek Aşk: Şans Oyunlarından Bir Adım İleri Sevgi ve Yaşam Arasında Bir Denge Arayışı Haykırış ve İsyan: Sevginin Çığlığı Paranın Gölgesinde Sevgi Maskelerin Ardında ki Gerçeklik: Duyguların Gizli Dansı Sevgi: İnsanlığın En Değerli Hazinesi İnsanın Yapabildikleri ve Yapamadıkları Sevmek mi Günah Sevmemek mi? Din, Yanılsama ve İnsan Psikolojisi Üzerine Para ve Güç: İnsanlık Tarihi ve Modern Dünyadaki Etkileri Topluluk Yönetiminin Üstünlüğü: Çoğunluğun Yargısının Gücü Adaletin Kaynağı ve Hukukun Devlet Üzerindeki Rolü Özgürlüğün Sorumluluk Yükü ve İnsanların Bu Yükten Kaçış Eğilimi Bilge İnsanlar Konuşur Çünkü Söyleyecek Bir Şeyleri Vardır; Aptal İnsanlar Konuşur Çünkü Bir Şey Söylemek Zorundadırlar Bir İşe Başlamadan Önce Her Şey İmkansız Gibi Görünür: Başlama Cesaretinin Gücü Ekonomik Uçurum: Paranın Bekçileri Yanlış Yoldan Gitmenin Kolaylığı Kişilerin Başaklara Benzemesi: Olgunlaşma Süreci Üzerine Bir İnceleme Korkuyla İtaat Eden Kötü Adamlar, Sevgiyle İtaat Eden İyi Adamlar Üzerine Bir Düşünce Atatürk: Türk Milletinin Varoluşunu Koruyan Evrensel Lider Parayı Elde Etmekten Daha Zor Olan: Onu Korumak ve Büyütmek Sağlık ve Para Paradoksu: Hayatın İki Ucu Hayatın Gerçek Zenginliği: Sağlık Üzerine Bir Düşünce Başarı: Bir Yolculuk, Bir Varış Noktası Değil Dünyayı Değiştiren Çılgınlar: Büyük Değişimlere İmza Atanlar Çok Bakarsan Odak Noktanı Kaybedersin Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları Üzerine: Neden Yüksek Beklentiler Hayal Kırıklığına Yol Açar? Gizli Güzellikler: Hayatın İnceliklerini Fark Etme Sanatı Korku ve Cesaretin İnce Çizgisi: Her Gün Ölmek mi, Bir Gün Ölmek mi? Gözlemle, Sus, Dinle, Az Yargıla, Çok Sor: Bilgelik Yolunda Beş İlke İyi İnsanların Gücü ve Cezalandırılmasının Şiddeti İnsan Anlam Arayışında Olan Bir Varlıktır Konuşma Sanatı: Aklın Kullanımı Üzerine Bir İnceleme Giden ve Ölen: İnsanın İki Büyük Acısı Eğitim ve Demokrasi: Bir Toplumun İnşası Fikir ve Düşünce Arasındaki Fark Geçmişteki Hataları Hatırlatmanın Zararları: İyileşme Sürecine Saygı Gösterin Gazi Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Sığınmacı Yasası ve İskan Politikaları Büyük İskender'in Son Üç Arzusu ve Hayatın Gerçek Değerleri İyi ve Kötü: Aydınlık ve Karanlık Üzerine Bir İnceleme Güler yüzlü İhanet: İki Yüzlü İnsanlarla Baş Etmenin Yolları ve Stratejiler Ahmet Tekin'in Kaleminden: Aristoteles'in Mutluluk Anlayışı Üzerine Bir İnceleme Aristoteles'in Anıtı Üzerine: Atinalılar ve Himeraeos'un Trajik Hikayesi 19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Mutluluğun Anlamı: Ahmet Tekin'in Perspektifinden Bir Değerlendirme Kendini Bulmak ve Mutluluğun Yolu Sevgi, Gurur ve Özgürlük: İnsanı Anlamak Düşüş Anında Yakalayamadığımız Şeyler: Reflekslerin Gücü ve İnsan İlişkilerindeki Rolü Çeşitlilik İçinde İnsanlık: Kevaşe, Suriyeli, Hırsız ve Arsız Kayıp ve İyileşme Üzerine Düşünceler Gerçek Zenginlik: Hayat Deneyiminin Derinliği ve Anlamı Değişim ve İnsanın Doğasındaki Acı Stresin Kaynağı Olarak Geçim ve Ölüm: İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri Modern İlişkilerin Dinamikleri: Aşk, Özgürlük ve Tek Başına Olma Dünyanın Kiralık Sevgilerle Dolu Yüzü: Sevgi ve Açlık İlişkisi Cesaret ve Korkaklık Arasındaki İnce Çizgi: Korku Üzerine Düşünceler Evrenin Gizemli Dansı: Zaman, Mekân ve Kuvvet Modern Dünyanın İronisi: Para ve İnsanlık Cesaret, Güç ve Fikir: İnsanın İçsel Yolculuğu Unutma Ki Unuttun Beni: Unutulanlar Asla Unutmaz! Değerli Olma Üzerine Bir Bakış Açısı: Başarı ve Değer Arasındaki Fark Aşırı Samimiyet, İyilik ve Sevginin Tehlikeleri: Denge Esas Alınmalı mı? Günümüz Dünyasında Yönetim ve Uyku Arasındaki İnce Dengeler