https://www.turaturk.com/files/uploads/user/eacbec704544fb3e45efadf8eedbf9c8-a7b8c7d3948b8ec632a6.jpeg
Ahmet Tekin
Advert

Kusurları Sevmek: Aşkın Gerçek Yüzü

330 kez okundu.

Zaman zaman aşkı öyle bir yere koyarız ki, sanki sadece güzelliğin, zarafetin, uyumun hüküm sürdüğü bir masal diyarıdır orası. Oysa aşk, en çok çatlaklardan sızan ışıktır. En çok, iki eksik ruhun birbirini tamamlamaya çalışmasında, en çok da kusurlara rağmen değil, kusurlar sayesinde yeşerir. Çünkü gerçek aşk, kusursuzluğu aramak değil, kusurları birlikte sevebilmektir.

Bize yıllarca anlatılan masallarda, kahramanlar güzeldir, yakışıklıdır, cesurdur ve her daim doğrunun peşindedir. Onlar hata yapmaz, ağlamaz, sabahları uykulu gözlerle kahve aramaz. Ama bizler öyle değiliz. Sabah uyanınca saçlarımız dağınık, kalbimiz kırık, ellerimiz titrek olabilir. Hatalar yaparız, sözümüzü tutamayız bazen, ya da çok severiz ama yanlış ifade ederiz. Biz insanlar kusurluyuz. Ve işte aşk, tam da burada başlar.

Aşık olduğumuzda karşımızdakini ideal bir kalıba sokmaya çalışırız çoğu zaman. "Keşke biraz daha anlayışlı olsa", "Daha az kıskansa", "Daha çok anlasa beni"... Bu beklentilerle yoğrulur ilişkiler. Ve her biri, gerçekliğin üzerine çekilmiş birer perde olur. Oysa ne zaman ki perdeyi kaldırır, karşımızdakini olduğu gibi görürüz – hatalarıyla, yaralarıyla, eksiklikleriyle – ve yine de kalmaya karar veririz, işte o zaman aşk gerçek olur.

Aşk bir seçimdir. Her sabah yeniden "evet" demektir. Karşındaki kişinin en zayıf haline bile şefkatle bakabilmek, onun yetersizliklerinde kendini yetersiz hissetmemek, onun hatalarını büyütmeden sevgiyle sarabilmektir. Çünkü aşk, “Sen değiş, ben o zaman severim” demez. “Seninle her halinle varım” der. Sadece güneşli günlerin değil, fırtınalı gecelerin de sevda arkadaşlığını taşır omuzlarında.

Kimi zaman sevgili uykusuz olur, tahammülsüzleşir. Kimi zaman geçmişin acılarını bugüne taşır, seni istemeden kırar. İşte o anlarda sevgi, sadece kelimelerle değil, sabırla, anlayışla, sessiz bir dokunuşla da konuşur. Aşk, “Sen böyle olmamalısın” diye düzeltmeye çalışmak değildir. “Sen böyleysen bile, ben buradayım” diyebilmektir.

Birini olduğu gibi kabul etmek, kendine de aynı hakkı tanımaktır. Biz de kusurluyuz çünkü. Biz de sinirleniriz, korkarız, geri çekiliriz. Ve karşımızdaki insanın bizim bu kırılganlıklarımıza rağmen kalmayı seçmesi, belki de hayatta hissedebileceğimiz en güçlü bağdır.

Aşk zamanla değişir. İlk günkü heyecan, yerini derin bir bağlılığa bırakır. Eller hala tutulur ama artık güvenin, emanetin, bir nevi "ruhsal ortaklığın" eli olmuştur o tutuş. Kusurları birlikte sevmek, birbirine sürekli yeniden aşık olmak gibidir. Bir gün onun çocukça şakasına gülerken, ertesi gün sessizliğine sığınak olursun. Bir gün yorgunluklarına omuz, başka bir gün kaygılarına sabır olursun.

Ve belki de aşkın en büyüleyici yanı, seni olduğun gibi kabul eden birinin gözlerinde kendi kusurlarınla barışmandır. Çünkü onun seni böylece sevebilmesi, senin de kendini sevmeni kolaylaştırır. Bu bir özgürlüktür. Bu, hayatın en kıymetli duygularından biridir.

Aşk, tek bir kalbin içinde yaşanmaz. İki kalbin, birbirinin çatlaklarına usulca dokunarak iyileşmesiyle var olur. Bu yüzden aşk kusursuzluk değil, kusurları birlikte sevmektir. Ve bunu başarabildiğimizde, aşk sadece bir duygu olmaktan çıkar; bir inşa olur, bir yolculuk olur, iki ruhun birbirini bulup birlikte büyüdüğü, güçlendiği, çoğaldığı bir hayat olur.

Kusurlar Aynasında Kendimizi Görmek

Bir başkasının kusurlarını sevmeye başladığımızda aslında bir aynaya bakarız. Çünkü her kusur, bir başka kusurla konuşur. Onun sabırsızlığı bizim anlayışımıza dokunur. Onun geçmiş korkuları, bizim yarım kalmış tesellilerimize ayna tutar. Bu yüzden aşk, sadece "sen" değil, "biz" olmaktır. Karşılıklı aynalanmak, eksikliklerle yüzleşmek ve birlikte büyümektir.

Birinin karanlık yanını tanımak, onu daha çok sevmenin önünde engel değil, bazen de yoludur. Çünkü karanlığına şahit olduğumuzda, onun gerçekte kim olduğunu görürüz. Maskeler düştüğünde, gerçek sevgiler başlar. Ve o gerçeklik, ilişkiyi sahici kılar.

Mükemmelliği Beklemek Sevgiyi Geciktirir

Birçok insan, "doğru kişi" gelmeden sevemeyeceğini düşünür. Daha anlayışlı, daha sabırlı, daha az sorunlu birini bekler. Ama o beklenen mükemmellik hiçbir zaman gelmez. Çünkü insanlar mükemmel değil, gerçek olur. Ve asıl mesele, o gerçeğin içinde sevginin izini sürebilmektir.

Kusursuz bir insan aramak, sevginin doğasını reddetmektir. Çünkü sevgi, karşındakini daha iyi biri yapmak için değil, onunla birlikte daha iyi bir "biz" olabilmek için vardır. Ve bu ancak kusurlarla, eksik parçalarla, zayıf halkalarla mümkündür.

Birlikte Tamamlanmak: Aşkın Sessiz Anlaşması

Bir bakış, bazen bin kelimeden daha çok şey anlatır. Aşkta da kelimelere gerek kalmayan bir yer vardır. Orası, iki insanın birbirinin kusurunu ezberlemesi ve buna rağmen yan yana kalabilmesidir.

Aşk, “Ben seni oldururum” değil, “Seninle olduğumda ben de tamamlanırım” demektir. Kimse kimseyi tam yapmaz. Ama birlikte olunca bir bütün hissedilir. O sessiz tamamlanmışlık, aşkın en içten, en derin hali olur.

Aşk, En Çok Gitmeyenlerde Saklıdır

Her ilişkide zorluklar olur. Tartışmalar, kırgınlıklar, suskunluklar… Ama aşkı özel kılan, yaşanan zorluklara rağmen kalmayı seçebilmektir. Gitmek kolaydır. Ama kalmak, emek ister. Kalmak, karşılıklı çaba ister. Ve o çaba, aşkın en büyük ispatıdır.

Birinin kusurlarını gördüğünde değil, o kusurlar seni zorladığında gitmek yerine kalmayı seçtiğinde gerçek bir sevda yaşanır. Aşk, en çok kalabilenlerde, en çok yeniden denemeyi göze alanlardadır.

Aşkın Olgun Hali: Anlayış ve Merhamet

Zaman geçtikçe aşk değişir. Heyecan azalır, alışkanlıklar artar. Ama yerini alan şey daha değerlidir: Anlayış ve merhamet. Karşındaki insanın neden öyle davrandığını artık bilmeye başlarsın. Onun hangi yaradan, hangi korkudan geçtiğini anlamaya başlarsın. İşte o zaman, sevgi en olgun haline ulaşır.

Çünkü aşk sadece güzel zamanlarda değil, zor anlarda da elini bırakmamaktır. Bazen susmak, bazen destek olmak, bazen sadece yanında oturup onun ağlamasına izin vermektir. Aşk, merhamettir. Ve merhamet, sevgiyi büyüten en kıymetli duygudur.

Son Söz: Kusurlar Aşkın Ham Maddesidir

Belki de aşk, bize kusursuz olmayı değil, kusurlarımızla birlikte sevilmeyi öğrettiği için bu kadar güçlüdür. Çünkü kimse mükemmel değildir. Ve mükemmel biriyle değil, seni eksiklerine rağmen seven biriyle birlikte olmak hayatın en gerçek mucizesidir.

Unutma:
Aşk, iki “eksik” insanın, birbirini olduğu gibi kabul edip “birlikte tamamlandığı” kutsal bir yolculuktur. Ve bu yolculukta en büyük rehber, birlikte sevilebilen kusurlardır. Seni eksiksiz değil, tam da eksik hallerinle sevebilen biri varsa… İşte o, gerçek aşktır. Ahmet TEKİN

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI TUTA TUTA TUTUNMAYI ÖĞRENDİM Yalanın Değdiği Kalpte Gerçek Bile Şüpheli Olur Parkta Salıncak Sırası Bekleyen Çocuk Gibi Bekledim Seni Doğru İnsanlar Kalmanın Bir Yolunu Her Zaman Bulur! Sizi Sevmeye Cesareti Olmayan İnsanlarla Bir Gelecek Hayal Etmeyin Aşk Bir Katil midir? Cumhuriyet: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Gücün Haklı Çıktığı Yerde Adalet Yoktur Kötülüğün Kökü Bilgisizliktir Bir İnsanın Eğitimi Yalnızca Kitaplarla Ölçülmez Çoğu İnsanın En Büyük Hatası, Başlamadan Önce Mükemmel Şartları Beklemesidir Hayat Kısa Değil, Sen Onu Boşa Harcıyorsun Bazen Sevmediğinden Değil, Yorulduğundan Vazgeçersin Kadınların Sessizce Tiksindiği Adam Rolleri: İlişkilerde Kayıp ve Yanlış Anlamalar Eğer Mutsuz Olmak İstemiyorsan Kalbini Sadece Kıymet Bilene Aç İkinci Şans Birincisine İhanettir Bir Gençlik Daha Harcanmaz Uğruna! Gerçek Zenginlik: Az Şeye İhtiyaç Duyabilmek Ölümden Korkan İnsan, Yaşayan Bir Köledir Gerçek Gücün Sessiz Tanığı: Vazgeçebildiklerimiz UMUT: ZENGİNİN LÜKSÜ, FAKİRİN EKMEĞİ Değerlisin Ama Değer misin? Kendi Devrimini Yapmadan Dünya Değişmez Düşüncenin Gücüyle Yeniden Başlamak “Seveceksen Ölçülü Sev Ki Sevgin Uzun Sürsün” Son Sığınak: Tavrını Seçme Özgürlüğü Herkesi Sev, Azına Güven, Kimseye Kötülük Etme SEVGİ YER DEĞİŞTİRDİ DÜNYADA HİÇBİR ŞEY SANA AİT DEĞİL… SEN NEYİN PEŞİNDESİN? İnsanlığa Yenilmek Seven İnsan Veda Eder mi? Sevmek Başkadır, Beklemek Bambaşka Bir Hikâye Kötülüğün Gölgesinde İnsan: Kimse Kendi İsteğiyle Kötü Değildir Aşk Yalan Söyler mi? Sevdiğin Her Şey Kaybolabilir Ama Sevgi Geri Döner: Hayatın Döngüsünde Kayıp ve Umut AKLIN IŞIĞINDA: BİLGİNİN DOĞUŞU VE İNSAN ZİHNİNİN YARATICI GÜCÜ Sessizliğin Suçu: Haksızlığın Cezasız Kalması YALANIN GÖLGESİNDE GÜVENİN KIRILGANLIĞI Dostluk: Göründüğü Gibi Olmak ve Olduğu Gibi Görünmek Başlıksız İktidar: Güç Arzusu Olmadan Yönetmek Mümkün mü? DEMOKRASİ, EĞİTİMLİ HALKIN REJİMİDİR: CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ SANDIK Kanun ve Adet, Zorla Değil İyilikle Yerleşirse Adalet Olur Demokratik Devletin Temeli Özgürlüktür Güç ve Adalet: Sessizlerin Çığlığı, Kudretlilerin Sessizliği Aptallığın Sonsuzluğu: Düşünmenin Tembelliği, İnsanın Felaketi Adaletin Olmadığı Yerde Ahlaktan Bahsedilemez Devletlerin Refahı: Para mı, Adalet mi? HÜKMETMEK KOLAY, İDARE ETMEK ZOR: KENDİMİZE HÜKMETMEYİ ÖĞRETEN HÜKÜMET Hiçbir Şey Güzel Olmayacak! Hukuk Mu, İktidarın Aracı mı? Adaletin Çift Standartlı Yüzü! Adalet Sistemi: Güçlüler İçin Özgürlük, Zayıflar İçin Cezalandırma mı? Uzayan Davalar ve Mağduriyetler: Yargı Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir? Ekonomide Büyüme mi, Derinleşen Kriz mi? Adalet ve Özgürlük Tartışması: Yargı Reformları mı Siyasal Baskılar mı? Eski Türkiye ve Yeni Türkiye: Nereye Gidiyoruz? Türkiye’nin Ekonomik Çıkmazı: Siyasi Kararların Gölgesinde Bir Kriz Umutsuzluğun Gölgesinde Yaşam: Ekonomik Çıkmaz ve İntihar Sevilmeye Bırakmak Gerçek Aşk: Şans Oyunlarından Bir Adım İleri Sevgi ve Yaşam Arasında Bir Denge Arayışı Haykırış ve İsyan: Sevginin Çığlığı Paranın Gölgesinde Sevgi Maskelerin Ardında ki Gerçeklik: Duyguların Gizli Dansı Sevgi: İnsanlığın En Değerli Hazinesi İnsanın Yapabildikleri ve Yapamadıkları Sevmek mi Günah Sevmemek mi? Din, Yanılsama ve İnsan Psikolojisi Üzerine Para ve Güç: İnsanlık Tarihi ve Modern Dünyadaki Etkileri Topluluk Yönetiminin Üstünlüğü: Çoğunluğun Yargısının Gücü Adaletin Kaynağı ve Hukukun Devlet Üzerindeki Rolü Özgürlüğün Sorumluluk Yükü ve İnsanların Bu Yükten Kaçış Eğilimi Bilge İnsanlar Konuşur Çünkü Söyleyecek Bir Şeyleri Vardır; Aptal İnsanlar Konuşur Çünkü Bir Şey Söylemek Zorundadırlar Bir İşe Başlamadan Önce Her Şey İmkansız Gibi Görünür: Başlama Cesaretinin Gücü Ekonomik Uçurum: Paranın Bekçileri Yanlış Yoldan Gitmenin Kolaylığı Kişilerin Başaklara Benzemesi: Olgunlaşma Süreci Üzerine Bir İnceleme Korkuyla İtaat Eden Kötü Adamlar, Sevgiyle İtaat Eden İyi Adamlar Üzerine Bir Düşünce Atatürk: Türk Milletinin Varoluşunu Koruyan Evrensel Lider Parayı Elde Etmekten Daha Zor Olan: Onu Korumak ve Büyütmek Sağlık ve Para Paradoksu: Hayatın İki Ucu Hayatın Gerçek Zenginliği: Sağlık Üzerine Bir Düşünce Başarı: Bir Yolculuk, Bir Varış Noktası Değil Dünyayı Değiştiren Çılgınlar: Büyük Değişimlere İmza Atanlar Çok Bakarsan Odak Noktanı Kaybedersin Beklentiler ve Hayal Kırıklıkları Üzerine: Neden Yüksek Beklentiler Hayal Kırıklığına Yol Açar? Gizli Güzellikler: Hayatın İnceliklerini Fark Etme Sanatı Korku ve Cesaretin İnce Çizgisi: Her Gün Ölmek mi, Bir Gün Ölmek mi? Gözlemle, Sus, Dinle, Az Yargıla, Çok Sor: Bilgelik Yolunda Beş İlke İyi İnsanların Gücü ve Cezalandırılmasının Şiddeti İnsan Anlam Arayışında Olan Bir Varlıktır Konuşma Sanatı: Aklın Kullanımı Üzerine Bir İnceleme Giden ve Ölen: İnsanın İki Büyük Acısı Eğitim ve Demokrasi: Bir Toplumun İnşası Fikir ve Düşünce Arasındaki Fark Geçmişteki Hataları Hatırlatmanın Zararları: İyileşme Sürecine Saygı Gösterin Gazi Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Sığınmacı Yasası ve İskan Politikaları Büyük İskender'in Son Üç Arzusu ve Hayatın Gerçek Değerleri İyi ve Kötü: Aydınlık ve Karanlık Üzerine Bir İnceleme Güler yüzlü İhanet: İki Yüzlü İnsanlarla Baş Etmenin Yolları ve Stratejiler Ahmet Tekin'in Kaleminden: Aristoteles'in Mutluluk Anlayışı Üzerine Bir İnceleme Aristoteles'in Anıtı Üzerine: Atinalılar ve Himeraeos'un Trajik Hikayesi 19 Mayıs: Bir Milletin Yeniden Doğuşu Mutluluğun Anlamı: Ahmet Tekin'in Perspektifinden Bir Değerlendirme Kendini Bulmak ve Mutluluğun Yolu Sevgi, Gurur ve Özgürlük: İnsanı Anlamak Düşüş Anında Yakalayamadığımız Şeyler: Reflekslerin Gücü ve İnsan İlişkilerindeki Rolü Çeşitlilik İçinde İnsanlık: Kevaşe, Suriyeli, Hırsız ve Arsız Kayıp ve İyileşme Üzerine Düşünceler Gerçek Zenginlik: Hayat Deneyiminin Derinliği ve Anlamı Değişim ve İnsanın Doğasındaki Acı Stresin Kaynağı Olarak Geçim ve Ölüm: İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri Modern İlişkilerin Dinamikleri: Aşk, Özgürlük ve Tek Başına Olma Dünyanın Kiralık Sevgilerle Dolu Yüzü: Sevgi ve Açlık İlişkisi Cesaret ve Korkaklık Arasındaki İnce Çizgi: Korku Üzerine Düşünceler Evrenin Gizemli Dansı: Zaman, Mekân ve Kuvvet Modern Dünyanın İronisi: Para ve İnsanlık Cesaret, Güç ve Fikir: İnsanın İçsel Yolculuğu Unutma Ki Unuttun Beni: Unutulanlar Asla Unutmaz! Değerli Olma Üzerine Bir Bakış Açısı: Başarı ve Değer Arasındaki Fark Aşırı Samimiyet, İyilik ve Sevginin Tehlikeleri: Denge Esas Alınmalı mı? Günümüz Dünyasında Yönetim ve Uyku Arasındaki İnce Dengeler