MEKKE ANTLAŞMASI’NIN VE LİBYA İLE DENİZ YETKİ ALANI ANLAŞMASI’NIN ANALİZİ!

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan devletleri Mekke Ortak Savunma Antlaşması’nı 7 Ağustos 2026 tarihinde imzaladılar. Antlaşma TBMM’de onaylandığında yürürlüğe girecektir.

Gündem 1152676 kez okundu.

MEKKE ANTLAŞMASI’NIN VE LİBYA İLE DENİZ YETKİ ALANI ANLAŞMASI’NIN ANALİZİ!
Advert

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan devletleri Mekke Ortak Savunma Antlaşması’nı 7 Ağustos 2026 tarihinde imzaladılar. Antlaşma TBMM’de onaylandığında yürürlüğe girecektir. Onay işleminin önümüzdeki hafta tamamlanması bekleniyor.

Devletler arasında ekonomik, siyasi, kültürel, savunma vb. konularında antlaşmalar imzalanabilir. Ancak savunma antlaşmaları ayrı bir önem ve özellik taşır ve uzmanlık ister. Çünkü savaş riskleri, yükümlülükleri ve sorumluluğu vardır.

Bu kapsamda, Mekke Antlaşması’nın en önemli maddesi 2’nci maddedir. Buna göre, taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edilmektedir. Saldırıya uğrayan devlete askerî destek öngörülmektedir. Düzenlemenin NATO Antlaşması’nın 5’inci maddesinden esinlenerek yapıldığını anlıyoruz.

Burada tehdit önemli rol oynamaktadır. Savunma amaçlı askerî yardım yapılacak dense bile savaş başlayınca taarruz kaçınılmazdır. Ayrıca en iyi savunma taarruzdur, savaş prensiplerinden biridir.

Ülkelere yönelik yakın ve önemli tehditleri dikkate aldığımızda Pakistan’a Hindistan ve Afganistan, Suudi Arabistan’a İran ve Husiler öncelikli tehdit oluşturmaktadır. Ama bu tehditler bize doğrudan yönelik tehdit değillerdir. Ayrıca NATO üyesiyiz.

Husiler Suudi Arabistan’a Saldırılar Düzenliyor. Asker Gönderecek miyiz?

Yemen’de İran’ın desteklediği Şii mezhep mensupları Husiler ile Suudi Arabistan’ın desteklediği Vahabi mezhep mensupları arasında savaş yaşanıyor. Ülke ikiye bölünmüş vaziyettedir.

Ülkede 2 hükümet var. Dünyanın tanıdığı meşru Yemen Hükümeti Yemen’e gidemiyor. 2015’ten itibaren Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da görev yapıyor. Başkenti Aden’dir. Ülkenin %70’ini kontrol ediyor. 44 milyon Yemen nüfusunun %20’si yaşıyor. Yerli ve yabancı paralı askerlerden oluşan zayıf bir ordusu var.

Ülkenin batısında ülkenin %30’unu kapsayan kesimi Husiler kontrol ediyor. Nüfusun %80’i burada yaşıyor. Millî bir ordusu var. Suudi destekli Vahabi Yemenlilere karşı bağımsızlık savaşı yaptıklarını iddia ediyorlar. Başkenti Sana’dır.

ABD, bölgedeki askerî üslerini İran Savaşı nedeniyle terk ediyor. Bunun üzerine Husiler Suudi Arabistan’a saldırılarını yoğunlaştırdı. Suudi Arabistan, Husi saldırılarına zayıf kaldığı için ABD’nin de teşviki ile Mekke Savunma Antlaşması’nı gündeme getirdi ve anlaşma imzalandı. Suudi Arabistan, Mekke Antlaşması’na dayanarak destek istiyor ve bekliyor.

Yemen içindeki çatışmalar ve Husilerin Suudi Arabistan’a saldırıları mezhepler arasında devam eden bir iç savaş niteliğindedir. Bundan dolayı bizim Suudi Arabistan’a asker göndermemiz gerekmez kanaatindeyim. Ayrıca özellikle 1’inci Dünya Savaşı’nda Suudilerin İngilizlerin vekâlet savaşını yaptıklarını hatırlamalıyız ve Suudilerin güvenilmez olduğunu göz önüne almalıyız düşüncesindeyim.

Atatürk’ün Arapların işlerine karışmayın uyarısını da önemsemeliyiz kanısındayım.

LİBYA İLE DENİZ YETKİ ALANI ANLAŞMASI!

Libya ile yapılan çalışmalar sonucunda deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşması 2019’da imzalanmıştı ama Libya Meclisi’nin onaylanmasını Libya’da Kaddafi yönetiminin devrilmesi engellemişti. 2026 yılında Libya Meclisi Anlaşmayı onayladı ve yürürlüğe girdi. Böylece başarılı ve deniz hak ve menfaatlerimiz açısından büyük avantaj gerçekleştirildi.

Deniz yetki alanı; iç suları, karasuları, bitişik bölge, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgeyi kapsar.

Bitişik bölge; karasularının sınırından en fazla 24 deniz miline kadar uzanan deniz demektir. Egemenlik hakkı yok ama denetim hakkı var.

Münhasır ekonomik bölge; bir kıyı devletinin karasularının başlangıcından 200 deniz mili genişliğine uzanan alanda denizdeki canlı ve cansız kaynakları araştırmak, işletmek, koruma ve yönetme konusunda önemli haklara sahip olduğu deniz yetki alanıdır.

Bu tanımlamalar 1982 Deniz Hukuku Anlaşması’ndan alınmıştır. Ancak biz bu anlaşmayı imzalamadık.

Yunanistan ve Mısır, Libya ile imzaladığımız anlaşmayı yasa dışı ve geçersiz diyorlar. Buna rağmen biz Mısır Hükümetine benzer anlaşma yapmayı teklif ettik, bekliyoruz. İnşallah olumlu karşılanır diyorum.

Türkiye’nin denizlerle çevrili olması ve deniz hak ve menfaatlerimizin korunabilmesi için güçlü bir Deniz Kuvvetlerine sahip olmamız gerekir ve kaçınılmazdır.

Ankara’ya geldiklerinde Anıtkabir’i ziyaret etmeyenlerle savunma antlaşması yapılamaz. Yapılırsa aleyhimize sürprizler ile karşılaşmamız olasılığı yüksektir.

Türk devletleri ile savunma antlaşması yeni bir güç merkezi oluşturur ve dosta güven, düşmana korku ve caydırıcılık verir.

Altay Tokat E. Korg. 1999’da Emekli Oldu, Kıbrıs Gazisi, Başarılarından Dolayı 5 Madalya ile Ödüllendirildi.

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Sınavsız müdür ve müdür yardımcısı atamalarına 3 yıl şartı getirildi

Sınavsız müdür ve müdür yardımcısı atamalarına 3 yıl şartı getirildi

31-10-2026 - Gündem

Sosyal medyada yaş sınırlamasına ilişkin yönetmelik yarın yürürlüğe giriyor

Sosyal medyada yaş sınırlamasına ilişkin yönetmelik yarın yürürlüğe giriyor

31-10-2026 - Gündem