Terörsüz Türkiye projesinin hazırlanmasında gerçek ve tecrübeli uzmanlar dinlendi mi?
Maalesef hayır diyorum.
Terörsüz Türkiye anlam olarak herkesin istediği bir projedir. Ama istekle gerçekleşme mümkün değildir. Bilgi, birikim ve tecrübeye dayandırılması gerekir. Aksi takdirde tehlikeli sürprizler kaçınılmaz olur, başarı olasılığı şansa ve tavizlere bağlı kalır kanaatindeyim.
Bu proje kapsamında PKK teröristleri ile dağlarda yıllarca mücadele etmiş bölge ve il valileri ile komutanlar, hatta bazı erbaş ve erler dinlendi mi? Görüş ve önerileri alındı mı? Küçük bir anket yapıldı mı? Ben duymadım, görmedim ve okumadım.
Örneğin, ABD Irak Savaşı'ndan önce beni, 1987-89 yıllarında Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanı, 1995-97 yıllarında Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı olarak PKK ile bölgede fiilen mücadele ettiğim için tecrübelerimden faydalanmak amacıyla Eğitim ve Doktrin Komutanı iken 1989 yılında ismen davet etti. ABD'ye giderek ABD general ve subaylarına tecrübelerimi içeren kapsamlı bir konferans verdim ve soruları cevaplandırdım.
Bu seyahatte ABD'nin Ankara kıdemli askerî ataşesi bana refakat etti. Bu hareket, konferansa çok önem verildiğini göstermektedir. Çünkü genel ve yaygın kural, askerî ataşe genelkurmay başkanlarına refakat eder.
Proje kapsamında Apo'nun ayağına gidilmesi ve muhatap alınması ile PKK'nın partisi DEM'in Mecliste cirit atması gibi olaylar PKK'nın cesaretlenmesine yol açtığı için PKK küstahlaşmaya başlamış ve ültimatom şeklinde tuzaklı isteklerini açıklamıştır.
Proje sürecinde ABD'nin dinlediği ama bizim dinlemediğimiz Jandarma Asayiş Kolordu eski komutanlarından E. Korg. Altay Tokat hakkında Apo'nun değerlendirmelerine ait belgeleri aşağıda sunuyorum ve yorumu okuyuculara bırakıyorum.




Bütün bunlara rağmen Terörsüz Türkiye'yi herkes ister. İlk ve öncelikli koşul olan teröristlerin tamamının silahlarını teslim etmesinde çok kararlı olmalıyız. Tuzak ve dezenformasyonlara karşı taviz vermemeliyiz. Ayrıca bazı teröristlerin affedilmesinden sonra başta koruculara yönelik intikam suikastlarına ve baskılara karşı önlem alınmasını gerekli buluyorum.
Suriye'de PYD Bitti Demek Yanılgıdır!
Bilakis, PYD güçlenmiştir ve devlete ortak olmuştur. PYD, teröristlerden oluşan 3 tugay kurarak ordulaşmayı yakalamış ve Fırat'ın doğusunun kontrolünü elinde bulundurmuştur. Bazı bakanları alarak ve Mazlum Kobani'nin Cumhurbaşkanı danışmanı olması ile meşruiyet kazanmış ve devlete ortak olmuştur. Bununla beraber, Suriye'nin terörist ağırlıklı iç mücadeleden kısa sürede kurtulacağını düşünmüyorum.
Analar Ağlamasın Ne Demek?
Özgür Özel, Çerçeve Yasa tasarısına analar ağlamasın diyerek milletvekillerinin çoğunun hayır oyu vermesine rağmen evet dediğini açıklayarak talihsiz bir beyanda bulunmuştur.
Vatanın bütünlüğü ve devletin bağımsızlığının korunması gerektiğinde analar da ağlar, babalar da ağlar. Mücadelede şehit, gazi ve kahramanlar olur ve doğaldır. Şereftir, şandır.
Asıl olan şehitlerin kanlarının yerde kalmamasıdır. T.C. bu ruhla kuruldu. Mandacılık Sivas'ta reddedildi.
Apo'yu serbest bırak, PKK'nın teröristlerini affet, analar ağlamaz ama T.C. bölünme yoluna girer. Bir süre sonra da analar hüngür hüngür ağlar. Üstelik ağır bedel öderiz.
Bugüne kadar analar boşuna mı ağladı anlamını taşıyor acaba bu ifade.
Atatürk'ün isyanlara karşı uyguladığı politika ve stratejilerden ders alınız lütfen.
Analar, tehdide ödün verilirse daha çok ağlar. Tehdidin kökü kazınırsa analar ağlamaz, bayramlar meydana gelir.
Altay Tokat E. Korg. 1999’da emekli oldu. Kıbrıs Gazisi. Başarılarından dolayı beş madalya ile ödüllendirildi. Eski Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı “1995-97”




















