Geçmiş yıllarda daha geniş ve görkemli etkinliklerle kutlanıyordu. Ama, şimdi PKK Bölücü Teröristleri ile yürütülmeye çalışılan Müzakere Sürecine takıldığını söyleyebiliriz.
Burada milliyetçilik önemli olmaktadır. Atatürk’ün fikir babam dediği Ziya Gökalp'in Türkçülüğün Esasları adlı kitabında “Milliyetçilikte soy sop aranmaz. Devletin büyümesine, güçlenmesine ve birlik ruhunun oluşmasına çalışmaktır” şeklinde söylediği öz deyişine saygı gösterilmelidir. Bu kapsamda; PKK ve uzantılarının T.C.’nin bekasına ve refahına tehdit oluşturduğunu anlamalıyız. Bununla beraber, Kürt vatandaşlarımızın da diğer vatandaşlarımız gibi bazı sorunlarının olduğu bilincineyiz. Ama, sorunlar PKK Terörü gibi tehdit değillerdir. Tehdit ile sorunu birbirleriyle karıştırmayalım lütfen.
2’nci Dünya Savaşında Türkiye'nin savaşa katılmama politikasını izlediğini biliyoruz. Ancak, savaşan her iki ittifak, Türkiye'nin kendi saflarında savaşa katılması yönünde yoğun çaba göstermişlerdir ama başarılı olamamışlardır. Bundan dolayı Türkiye de milliyetçiler ve sosyalist ideolojiler arasında gerginlikler kronikleşmeye başlamıştır.
Bu sırada, aşırı milliyetçilerin liderlerinden Nihal Atsız, Orhun Dergisinde devletin her kademesine komünistlerin yerleştirilmekte olduğunu iddia eder ve bazı kişileri Başbakan Saraçoğlu'na şikayet eder. Şikâyet edilenler arasında Sabahattin Ali, Ahmet Cevat Emre, Hasan Ali Yücel, Celal Anter, Pertev Naili vs. vardır.
Burada hakarete uğradığını söyleyen Sabahattin Ali, Nihal Atsız hakkında dava açar. Nihal Atsız ve bazı arkadaşları tutuklanırlar. 24 Nisan 1966’de başlayan mahkemeyi çok sayıda dönemin gençleri izlerler. Salon hınca hınç dolar.
3 Mayıstaki duruşmaya gelen dinleyiciler Nihal Atsız'a tezahürat ta bulunurlar ve lehine sloganlar atarlar. Bir grup milliyetçi genç İstiklal Marşımızı söyleyip Ulus Meydanına doğru yürüyüşe geçerler. Böylece, kalabalık bir miting yapılır. Nümayiş yani mitinge katılanlar şiddet kullanılarak dağıtılmak istenir. 165 genç gözaltına alınır. 3 Mayıs Mitingi hapisteki milliyetçi tarafından sevinçle karşılanır. O sırada Tophane de tutuklu bulunan Türkçü tutuklular tarafından da hapishanede kutlama yapılır.
Sonunda, Sıkıyönetim Mahkemesi, aralarında Nihal Atsız, Fethi Tevetoğlu Alparslan Türkeş’in de bulunduğu 10 sanığa, 10 yıla kadar değişik hapis cezası verir. Ancak, dava Askeri Yargıtaya taşınır ve karar bozulur. Sonunda, sanıkların tamamı berat eder.
Daha sonraki yıllarda, Milliyetçiler tarafından her yıl 3 Mayıs günü Türkçülük Günü adı altında kutlanıyor ve törenler düzenleniyordu. Bu güzel geleneğin son yıllarda beklenen düzeyde ilgi görmediğini izliyorum. Bu ilgisizliğin, PKK’ya müzakere yapalım teklifinde bulunan, APO’nun ayağına gidecek kadar aşağılık hareketi benimseyen zihniyetten kaynaklandığını tahmin ediyorum. Bu yönüyle de üzülüyorum.
Yine de, 3 Mayıs Türkçüler Gününü kutluyorum.
Altay Tokat E. Korg. 1999’da Emekli Oldu, Kıbrıs Gazisi, Jandarma Asayiş Kolordu Eski Komutanlarından, Başarılarından Dolayı 5 Madalya ile Ödüllendirildi.





















