https://www.turaturk.com/files/uploads/user/1b6171ff276542bd344c1600aaca6165-ae7bd3d8f73f4dbcb02e.jpeg
Kemal Albayrak
Advert

VAAZ EDENLE, VAAT EDENLER!

85 kez okundu.

Yolda yürürken ya iz arayacaksın ya da iz bırakacaksın.

Vaaz eden; inanç ve din alanında, mabetlerde insanları uyaran, güzel ahlakı anlatan kişidir. Vaat eden ise genellikle siyasetçiyi, devlette sorumluluk üstlenen yöneticileri ifade eder. Her ikisi de içinde yaşadığı topluma söz verir; biri ahiret, diğeri dünya işleri için güven telkin eder.

Kimilerine göre bu, toplum sözleşmesidir; kimilerine göre ilahi bir sorumluluktur; kimilerine göre ise köprüyü geçene kadar ihtiyaç duyduğu insanlara verilen sözdür. Neticede her biri, söz üzerine kurulmuş bir güven ilişkisidir.

Asıl olan; vaaz edende de vaat edende de doğruluk, ölçü, samimiyet, adalet, tevazu, sorumluluk ve güvenilirliğin bulunmasıdır. Bu özelliklerden yoksun olanlar, hem dini hem de siyaseti kirletebilir. Ancak kirlenen din veya siyaset değil, onları temsil eden kişilerdir. Bu ayrımı iyi yapmak gerekir.

Makamlar insanı yüceltmez; insanın tavrı, karakteri ve ahlakı makamı yüceltir.

Öyle davran ve öyle yaşa ki yaptığın vaaz da verdiğin vaat de herkes için örnek olsun. Vaiz, kürsüde yalan söyler veya söylediklerini yaşamazsa toplum yalana alışır. Siyasetçi verdiği sözleri yerine getirmezse toplumla kurulan güven bağı çöker. Bozulma da buradan başlar. Yapamayacağın şeyi vaat etmeyeceksin.

Halkı yönetenler, hangi makam ve statüde olursa olsun, halkın ahlakından daha yüksek bir ahlaka sahip olmalıdır. Aksi hâlde halk gerçeği gördüğünde onları vicdanında mahkûm eder.

Vaaz veren, söylediğini yaşayacak ve hakikat adına konuşacaktır. Vaat eden ise seçim kazanmak için değil, millete hizmet etmek için çalışacak; verdiği sözleri yerine getirecektir. Söz ile eylem, dil ile kalp aynı hizada olmalıdır. Her ikisinin de ölçüsü adalet terazisidir. Tartısı bozuk olan ne minbere ne de kürsüye layıktır.

Bugün yaşadığımız en büyük sıkıntılardan biri, bu iki kavramın anlamına uygun yaşanmamasıdır.

Rahmetli Diyarbakırlı Ramazan Hoca, Hz. Ali’den örnekler vererek ibadetin özünü anlatırdı. İnsanların bir kısmının cennete gitmek için ibadet ettiğini, bir kısmının cehennem korkusuyla kulluk yaptığını söylerdi. Asıl makbul olanın ise Allah sevgisiyle, adalet duygusuyla, arınma isteğiyle ve Hakk’a duyulan muhabbetle yapılan ibadet olduğunu ifade ederdi. Çünkü gerçek kulluk, çıkar hesabıyla değil, sevgiyle yaşanır.

Bu tercih, aklın hür olarak kullanılabilmesi meselesidir. Marka ahlakı belirlemez. Ahlak; şartlara, rüzgâra veya güce göre yön değiştirmez. Hakikat arayışı bunu gerektirir.

Vaaz veren de vaat eden de sorumluluk ahlakına sahip olmalıdır. Algıyla gerçek arasına sıkışmış bir vaaz verenden de, vaat edenden de topluma fayda gelmez. Güven vermeyen insanların milletin ortak vicdanına da katkısı olmaz.

Ülkede yaşanan adaletsizlikleri, hukuksuzlukları, yağmayı, yolsuzluğu, keyfî uygulamaları, mahalleciliği ve siyasi hesaplarla üretilen suçlamaları görmezden gelenler; suçlular arasında bile ayrım yapanlar, KHK mağdurlarını yok sayanlar, şehit ve gazilere yapılan haksızlıklara sessiz kalanlar, devletin imkânlarını baskı ve tuzak aracına dönüştürenlere karşı meşru tepki göstermeyenler; ister kürsüde olsun ister minberde, zulme ve adaletsizliğe ortak olurlar.

Açlığı, yoksulluğu, haksızlığa uğrayanları, mazlumları ve zalimleri görmezden gelip sadece statüsünü korumak için iktidarın gölgesine sığınanlardan topluma ne hayır gelir?

Taht, adaletin ve verilen vaatlerin mezarı olmamalıdır. Kemal Albayrak

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI ÇEYREK ASIRA GİDİŞ NASIL? UYANMAK VE UYARMAK! 15 TEMMUZ, KİME YARADI? KRİZLER “KAPI” ARATIR AĞLAR MISIN, GÜLER MİSİN? BÖYLE Mİ OLACAKTIK BİZ? AKLI KORUMAK, KORUNMAK NELER OLUYOR? YOLUN SONUNU DÜŞÜNMEK YAN ETKİLERİN ÇIKMAZI NE? ANLAYARAK İNANMAK MI? ADALETİNİZ ADALETSİZLİK Mİ? NEREYE KADAR SÜRECEK? ZİHİNSEL KÖRLÜK YOK EDER AHLAKSIZLIK KOKUSUNUN AHLAK ÜRETİM TÜRLERİ SORUMLULARA ÇAĞRIMDIR FELAKET BİRDEN GELMEZ, SEBEPLERİNE BAKALIM UYUM MU, SORGULAMAK MI? İKTİDARA SORMAK GEREKİR ARINMA MI, BOZULMA MI? BOZUK SİSTEM, KİRLİ DÜZEN GETİRİR Mİ? KAZANIRKEN, KAYBETMEK UYARI ÇÖZÜM GETİRİR Mİ? SALTANAT RUHU ÖLDÜRÜR ÖLMÜŞLER, ÖLÜMDEN KORKUYOR ÖLÇÜ SADECE TERAZİDE Mİ? HÜR DÜŞÜNMEK KENDİ PUTUNA TAPANLARDAN, ZALİMLERDEN, HIRSIZLARDAN YÖNETİCİ OLMAZ SUÇLU KORKUSU NİYE? ANLAYARAK MI, İNANARAK MI KONUŞMAK? GÖRDÜĞÜNE İNANMAYAN, GÖRMEDİĞİNE NASIL İNANIR? Kemal Albayrak’tan Sert Meclis ve Siyaset Değerlendirmesi – “Gerçek Sefillik Aklın Tutsak Edilmesidir” TUTSAK AKIL MI, HÜR AKIL MI? Aydınlıktakiler ve karanlıkta kalanlar OYLAMA NEYİ ÇÖZECEK? KOLAYCILIK, HAZIRCILIK MI? FERDİYET Mİ, CEMİYET Mİ, HÜRRİYET Mİ? TERCİHİM NE? İNANANLAR, ANLAYANLAR MI? YÜZLEŞMEK: YANLIŞI ÖRTMEK Mİ, YANLIŞTAN DÖNMEK Mİ? Meclis yasama yılı açılışı AK Parti Çöküşe Geçti Erdem kantarla tartılmaz, hurda tartılır! MİRASA SAYGI, ÖNEM NEDİR? Uyumlu, uyumsuz yaşama! NİÇİN BUGÜNLERE GELİNDİ? Nereye Gidiyor Siyasetin Aktörleri? Çıkış Nedir? FİKİRDE DEĞİŞİMİN SONU BİLİNMEYENİ KİM ÇÖZER? 1 MAYIS ACILARI OLMASAYDI! TÜRKİSTAN YOLCULUĞU KİMLİKLER MUTASYONA MI UĞRADI? ESARETİ DIŞARDA ARAMA, ZİHİNDE ARAMAK GEREKİR? ESARET Mİ, CESARET Mİ? TARİHÎ ÇAĞRI, KİMİN PLÂNI? HANGİ MAHALLEDENSİN? AKIL, İYİ DE Mİ KÖTÜDE Mİ ? NE GÜNLERE KALDIK, NİÇİN? Kurtuluş olmadan kuruluş olur mu? HER HUKUKSUZLUK,YENİ SUÇLARI GETİRİRİYOR,UYAN! Nereye gidiyoruz? “ARACI”ANLAYIŞI NİÇİN? NASIL BİR ÜLKE OLDUK? Sonunu düşünmek yok mu? Lale devri siyaseti mi? Hatıran Yeter Kazanırken, Kaybettiklerimiz! AYRIŞTIRMA BİRLEŞTİRME Mİ? Ders almak önemli mi? SONUÇ KİME YARIYOR? YAŞAMAK VAR,YAŞATMAK NİÇİN DÜŞÜNÜLMEZ? NEREYE GİDİYOR, YOLUMUZ? KONTROL KİMDE? DİNDE,MESLEK OLUR MU? ANLAMAYANA ANLATMAK! DÜŞÜNCELERİM, ÇIKIŞ YOLU Albayrak; "Ne Cevap Verecek!" MECBURİYET Mİ KORKU MU? BAĞ’DA MI, DAĞ’DA MI YAŞANIR? Albayrak'tan Gündem Eleştirisi! Albayrak'tan 10 Kasım Mesajı! Devletin ve Vatandaşın İffetini Kim Koruyacak? Adı İyi Uygulama Bozuk! Sorun Yaratandan, Sorun Çözüm Beklenmez' Susmak Yol mu? Konuşmak Çözüm Olsa! Hayır ve Evet Aynı Anda mı? Kutlamalar Örtü mü? Sonuca Sebep Götürür Aç Gözlülerin Siyaseti Siyasette Ölçü Var mı? Statü, İnsana, İnsan Olmayı Sağlar mı? Teknolojiyi Kullanmak! Yüzleşmek mi, Yüzsüzleşmek mi? Gelecek Yüzyılın Kurtarıcılığı Bu mu? Yönetimde Davranış Bozukluğu Olur mu? Yanlış Bilgi Felakettir! Nasıl Bir Düzen Tercihi Olmalıdır? Bayram Çare mi? Adalet Kurumlarında, Adalet Bulan Var mı? Fiil Belli, Fail Gizleniyor! Albayrak: "Sokak Hayvanları Gündemde" Albayrak; "Yaptırıma Bakılır" Albayrak; "Eşek yine Eşek" Tasarruf Kimi Koruyacak? Siz Kimsiniz, Neyi Çözdünüz Siyasetinizle? Yeni Fikir Yaratmak Varken Neden Çalınır? Dün Olmadan, Bugün Olur mu? Değişimin Faydası ve Zararı, Zamanla Olur mu? Dünle Yaşamak mı? Edep Aydınlıkta mı, Karanlıkta mı Değerli? Gelecekte Siyasetin Yönü Nasıl Olmalıdır? Sürgünde Yaşamak Niçin? Bayram Izdırap Olurmu? İYİ Parti Nereye Gidiyor? Sonuç Neyi Getirecek? Karanlık Günler Niçin Geçmiyor! Sorun Çözen Ahlak, Ahlaksızlığa Dönerse! Sonu Görmek Önemli! Siyasetin Aktörlerine Şifa Hastanesi Olmaz mı? Donanımı Kazanıma Çevirmek! Yaşatmak mı? Yok Etmek mi? Sonu Görmek Yapılanları Unutturur mu?