Tura Türk
HV
31 TEMMUZ Cuma 00:35

Şehit ve gazilerimizden utanıyor, PKK’nın tutumuna kahroluyorum

Irak'ın kuzeyinde Kandil bölgesinde bulunan PKK'lı sayısının 5 binden fazla olduğu belirtiliyor. Terör örgütü PKK'nın başı Abdullah Öcalan, örgüt yöneticilerine "özgürlük" ve "siyaset serbestisi" olanağı sağlamayan düzenlemeleri kabul etmeyeceğini duyurdu.

Gündem
Şehit ve gazilerimizden utanıyor, PKK’nın tutumuna kahroluyorum

Irak'ın kuzeyinde Kandil bölgesinde bulunan PKK'lı sayısının 5 binden fazla olduğu belirtiliyor. Terör örgütü PKK'nın başı Abdullah Öcalan, örgüt yöneticilerine "özgürlük" ve "siyaset serbestisi" olanağı sağlamayan düzenlemeleri kabul etmeyeceğini duyurdu. Yani örgüt, meydan okumaya devam ediyor.

"Terörsüz Türkiye” çalışmalarına başta AKP ve MHP destek verirken, karşı olanlar da var.

Yıllarca bölücü örgütle mücadele etmiş, bu mücadele sonucu şehitler vermiş olan komutanlar, olup bitenleri kaygıyla izliyor. Bölücü örgüt mensupları 30 silahı yakınca her şeyin bittiğini sananlar oldu. Durumun sanıldığı gibi olmadığına inananlardan birisi de Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı'nda, yıllarca Irak'ın kuzeyinde yapılan operasyonları yöneten Asayiş Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulunan emekli Korgeneral Altay Tokat'tır. Bu kritik süreçte şunları anlattı:

TEHDİTLERİNİ SÜRDÜRÜYOR

"Terörsüz Türkiye projesi kapsamında çerçeve yasa hazırlanmış ve yasalaşması için TBMM'nin ilgili komisyonunda görüşülmeye başlanıyor. Gelişmeleri boş ve tehlikeli gayretler olarak görüyorum. Çünkü, PKK'nın İsrail'in 'evet' demediği çerçeve yasaya 'evet' deme lüksü yoktur.

PKK, İsrail ve ABD başta olmak üzere dış güçlerin kontrolünde hareket ederek Türkiye Cumhuriyeti'ni bölmeyi hedefleyen bir terörist örgüttür. Dolayısıyla, PKK doğrudan inisiyatif geliştiremez. Bu konuda yanıldığımızı değerlendiriyorum.

Devlet, çerçeve yasayı çıkartmak için yoğun gayret gösterirken, PKK yasada 'Önderlikle ilgili bir madde olmazsa, lider kadrolar yasa dışında tutulursa, önderliğin fiziki özgürlüğünü de içermeyen bir yasa hiçbir sorunu çözmez. Demokrasiyi öncelemeyen her politika çatışma ve savaşta israr demektir' diyor.

PKK'nın isteklerini analiz edersek; Türkiye Cumhuriyeti'nin ulus devlet yani tek millet-tek dil - tek bayrak ve tek vatan yapılanmasından, üniter devlet karakterinden ödün vermemiz öngörülüyor. Bu yöntem, bölünmenin yolunu açıyor. Dünyada teröre taviz vererek sorunu çözen devlet olduğunu bilmiyorum. Tek yol, eskiden isyan dediğimiz bölücü terörle mücadele edilip kökünün kazınmasıdır. Aksi takdirde ağır bedeller öderiz."

ÇEKİÇ HAREKATINI YÖNETEN PAŞA

Emekli Korgeneral Altay Tokat, görevde olduğu dönemde Kuzey Irak'a gerçekleştirilen “Çekiç Harekatı”nı yönetti. PKK'ya büyük kayıplar verdirildi. Kolordu Komutanlığı sırasında yaklaşık 110 bin askerin, 70 bin güvenlik korucusunun bağlı olduğu Tokat, aralarında Üstün Cesaret ve Feragat olmak üzere beş önemli madalyaya sahip. Altay Paşa, gelinen aşamayı şöyle değerlendirdi:

"PKK ile mücadele etmiş ve eden, bu uğurda şehit olanlar, gazi ve kahramanlarımız adına onlara komutanlık yapmış biri olarak utanıyorum. PKK'nın, zafer kazanmış psikolojisi ile hareket edişini gördükçe kahroluyorum."

RÜTBELİLER NEREDESİNİZ?

Ankara'da özlük hakları için mücadele eden şehit er yakınları ve malul gazilerimizin rütbelere göre farklı maaş uygulamasının düzeltilmesi için mücadelelerinde yalnız bırakıldığını belirten Altay Paşa, şöyle dedi:

"Rütbeler arasında elbette normal maaşlarda farklılıklar olacaktır ve doğaldır. Ancak, rütbeye bakılmaksızın teröristlerle çatışma sırasında aynı organını kaybedenler arasında eşit maaş uygulanması gerekir. Örneğin Kore ve Kıbrıs gazilerine eşit Şeref Aylığı veriliyor. Ayrımcılık yoktur. Burada dikkatimi çeken olay, hiçbir üst düzey görevlinin, rütbeli komutanların gazileri ziyaret etmemeleridir."

RAFET PAŞA: GEÇİCİ DÜZENLEME ADIYLA AF

Irak'ın kuzeyinde, Hakkari bölgesinde, Suriye'de birçok operasyona katılan, anne karnında vurulan bebeğin şehit olmasına tanıklık eden emekli Tümgeneral Rafet Yılmaz da Meclis gündemindeki çerçeve yasa çalışmasına ilişkin dikkat çekici bir süreç yaşandığını belirtti ve şu değerlendirmede bulundu:

"Her ne kadar bunun bir af olmadığı, geçici bir düzenleme olduğu ifade edilse de gerçekte geçici düzenleme adı altında kapsamlı bir affın nasıl yapılacağının tartışıldığı, müzakere edildiği ve Abdullah Öcalan'ın onayına gidip gelen bir süreç yaşandığı görülüyor. Ancak PKK'nın kuruluş felsefesinde yer alan ve hiç değişmeyen asıl hedefler şimdilik kamuoyunda yeterince tartışılmıyor. Bunlar; başlangıçta dört parçalı özerklik, ardından 'Büyük Bağımsız Kürdistan', gerçekte ise Büyük İsrail'den başka bir şey değildir."

ÖRGÜTE YENİ ALAN AÇILIYOR

Dünyada bilinen en acımasız terör saldırılarına rağmen Türk milletinin, 50 bin vatandaşının canı pahasına bu emellere izin vermediğini, örgütü defalarca sahada yok olma seviyesine getirdiği de unutulmamalı. Her seferinde farklı isimlerle yürütülen süreçlerle örgüte yeniden alan açılıyor.

Terörün artık ülke gündeminde bile olmadığı bir dönemde, bu kez 'Terörsüz Türkiye' adı altında ortaya atılan sürecin de önceki süreçlerden farklı olmadığı yönünde ciddi kaygılar var.

Bu sürecin; örgüt mensuplarına yönelik kapsamlı düzenlemeler, elebaşlarının siyasete doğrudan veya dolaylı etkisi ve yeni bir siyasi zeminin oluşturulması gibi sonuçlar doğurabileceği yönünde ciddi kaygılar da bulunuyor."

"PAZARLIK YOK" DENİLİYORDU

"Terörsüz Türkiye" süreci başlarken; "Hiçbir koşul yok, pazarlık yok, af yok, anayasa değişikliği hiçbir şekilde gündeme getirilmeyecek. Koşulsuz olarak silah bırakma ve teslim olma olacak” denildiği hâlde, gelinen aşamada bu sözler unutulmuş.

Rafet Paşa, örgütün Suriye Demokratik Güçleri (SDG) adı altında Suriye yapılanması, güvenlik politikaları ve bölgedeki gelişmelerin de dikkatle izlenmesi, yapılanların, gerçek niyetleri kamufle ederek Türk milletini adım adım yeni bir sürece alıştırma gayreti olduğu yönündeki kaygıların göz ardı edilmemesi gerektiğini de ekledi.

Altay Tokat E. Korg. 1999’da Emekli Oldu, Kıbrıs Gazisi, Hakkari Dağ ve Komando Tugay K. “1987-89” ve Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı “1995-97” olarak teröristlerle Mücadele etti.

Emircan MERALEmircan MERAL

Genel Yayın Yönetmeni

YORUMLAR