Büyük Komutan ve filozof SUN TZU “Eğer düşmanını tanımıyorsan zafer kazanma şansın tesadüflere bağlı kalır” mealinde uyarıda bulunuyor. Bu ilkenin geçerliliği büyük bir çoğunlukla benimsenmiş bulunuyor. Bizde ise bu kural pek dikkate alınmıyor ve bedeli ödeniyor.
Terörsüz Türkiye projesinde bu eksikliği görüyoruz ve yaşıyoruz.
Dolayısıyla Çerçeve Kanun çıkarılıyor, APO’nun Ayağına gidiliyor, PKK’lılar küstahça ve ültimatom şeklinde isteklerini açıklıyorlar, PKK uzantısı DEM aracılığı ile Mecliste cirit atıyor vs. Bu aymazlıkları vesayeti altında hareket ettiği başta İsrail ve Yunanistan’ın izniyle ABD’nin şemsiyesi altında cesaretleniyor ve uygulamaya çalışıyor. Tabiri caizse biz hala sivrisinekle uğraşıyoruz. PKK ile müzakereyi havanda su dövmeye benzetebiliriz.
Ortadoğu'da İslam Ülkelerindeki sorunların oluşması ve çözümsüzlüğü Terörist Örgütlerden kaynaklanmaktadır. Bundan dolayı Ortadoğu’nun zenginliklerinden faydalanmak isteyen devletler bu terör örgütlerini açık ya da örtülü desteklerler. Bu kapsamda İsrail ve Yunanistan PKK’yı kontrolleri altına almış bulunuyorlar ve yönetiyorlar. PKK’yı APO yönetmiyor İsrail yönetiyor. Dolayısıyla bize yönelik tehdit İsrail, Yunanistan ve PKK’yı kapsıyor.
MEKKE Antlaşmasını bu açıdan olumlu buluyorum ama yetmez. İran’ın kurucu üye olmak kaydıyla ittifaka katılmak istediğini basında okudum ama ABD ile savaşıyor olduğundan şimdilik mümkün görmüyorum. İsrail’in caydırılması ve savaş azim ve iradesinin kırılması için başta PKK olmak üzere Terör örgütlerinin bozguna uğratılması ve köklerinin kazınması gerekir düşüncesindeyim. Bu amaçlı ittifaklar faydalı olur. Terör örgütlerini taviz vermek, ayağına gitmek terörü cesaretlendirir. Özendirir ve yaygınlaştırır. Başka bir işe yaramaz. Tecrübelerime dayanarak bu uyarımı yapmayı vicdani bir görev olarak sunuyorum.
Altay Tokat E. Korg. 1999’da emekli oldu. Kıbrıs Gazisi. Başarılarından dolayı beş madalya ile ödüllendirildi. Eski Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı “1995-97”