Tura Türk
HV
19 OCAK Pazartesi 20:36

ÖLÇÜ SADECE TERAZİDE Mİ?

Ölçülü olmak, sevgiye tabi olmakla birlikte hakkı gözetmektir; haksızlığın ve toplumsal hastalıkların önüne geçmektir. Adalet uç noktalarda gerçekleşmez; adaletin ve insanlığın yeri orta yoldur.

Gündem
ÖLÇÜ SADECE TERAZİDE Mİ?

Ölçülü olmak, sevgiye tabi olmakla birlikte hakkı gözetmektir; haksızlığın ve toplumsal hastalıkların önüne geçmektir. Adalet uç noktalarda gerçekleşmez; adaletin ve insanlığın yeri orta yoldur. İnanç ve bilimin, yer ile gök arasında bir düzensizlik ve uyumsuzluk olsaydı, ölçü bulunmasaydı kargaşa kaçınılmaz olurdu. Bu anlayışa göre yaratanın gücü ve kudreti, yarattığı her şeyde bir denge gözettiğini ortaya koyar.

Yaşantıda, sanatta, ahlakta, dinde, dilde, davranışta, yönetimde, felsefede, bilimde, sağlıkta ve siyasette; kısacası insan hayatının her alanında ölçülü olmak değerli görülmüştür. Halk arasında “Bir şeyin aşırısı zarardır” denir. Pascal, iki uçtan kaçınılmasını ve orta yolun tercih edilmesini öğütlerdi. Rahmetli Galip Erdem de orta yolun önemini sıkça vurgulardı. Bu sebeple bilginler, düşünürler, bilgeler ve edipler ölçülülük üzerine pek çok görüş ortaya koymuşlardır. Sağlıkta, özellikle yeme içmede, hep ölçüden söz edilir. Buna uyan kazanır; uymayan ise zararı hem kendisi hem de başkaları için çeker. “Azı karar, çoğu zarar” sözü de bunu anlatır.

Peki, siyasetin bugünkü temsilcileri bunu neden göz ardı eder ve uçlarda konumlanırlar? Karunlaşanlar, Harunlaşanlar, dış görünüşüyle aldatanlar neden bu gerçeği görmezler? Hayat da doğumla ölüm arasında bir ölçü değil midir? Ölçü; bilme, düşünme, görme, anlamlı yaşama ve ahlak meselesidir.

Sokrates, “İnsan orta yolu bulmayı bilmeli, her iki aşırılıktan da kaçınmalıdır” der. Ahlaklılık ile ahlaksızlık arasındaki tercihin ölçüsü adalettir. Dengeli ve ölçülü kişi, nefsine hâkim olandır. Arzularına ve sahip olduğu güce hükmeden de yine ölçüdür. Hayatın sunduğu olgular karşısında ölçülü ve anlamlı hareket etmek, bu ölçüyü kaybetmemek büyük önem taşır. Din, ideoloji ya da herhangi bir kılıf ve düzen adına ölçüyü yitirmek, anlamlı yaşamı yok eder. Kişi zevkle işlediği suçların mahkûmu olur; bu zevkler zamanla onu tüketir.

Ölçülü olmak; korkmak, taviz vermek, amacı uğruna kirlilere ortak olmak, hak yemek ya da günü kurtarmak değildir. Ölçü; neyin yanında, neyin karşısında durduğunu bilmektir. Her devrin adamı olmak değil, her devirde adam olabilmektir. Aklın, bilimin, hukukun, demokrasinin ve ahlakın rehberliğinde, vicdanı dengeleyerek hareket etmektir.

Düşünürler, bireyin ölçülü ve dengeli bir hayat sürerek mutluluğa ulaşabileceğini; bunun da ancak ahlaklı ve adaletli bir yönetim ve siyasetle mümkün olacağını belirtmişlerdir. Toplumun mutluluğu, ölçülü yöneticilere bağlıdır. Ölçü; sevgiyi ve saygıyı çoğaltır, kini ve nefreti azaltır, kargaşayı önler.

Ölçülü olmak, iyi insan olmanın yoludur. Kemal Albayrak

Emircan MERALEmircan MERAL

Genel Yayın Yönetmeni

YORUMLAR