google.com, pub-5635234458637791, DIRECT, f08c47fec0942fa0

Sözde Cumhuriyetçilere Gelsin…

Nermin SEÇKİN

23-02-2025 15:07

Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda bir düşünsel altyapı ve kültürel bilinç meselesidir.
Demokratik değerleri, halk egemenliğini, hukukun üstünlüğünü ve (bölücü olmamak kaydıyla eleştirilere açık) bireysel özgürlükleri içselleştirmeden gerçek anlamda cumhuriyetçi olunamaz. 

Ancak günümüzde, cumhuriyetin yalnızca biçimsel yönlerini sahiplenen, fakat onu yaşatan temel ilkeleri kavrayamayan, yaşamının içinde yer vermeyen bireyler ve gruplar bulunmaktadır.

Bu sözde cumhuriyetçilik anlayışı, sadece açık-direkt Atatürk-Cumhuriyet karşıtlarının yanında kendini Atatürkçü-Cumhuriyetçi olarak ifade edenlerde de genellikle yüzeysel bir Atatürkçülük söylemiyle sınırlı kalmakta, ancak Atatürk’ün düşünsel mirasını ve devrimlerini özümsemekten uzak durmaktadır. 

Oysa cumhuriyetçilik, salt bir yönetim modeline bağlılık göstermekten öte, toplumsal adalet, eşitlik, laiklik ve modernleşme ilkeleriyle bütünleşen bir bilinç gerektirir. 

Atatürk’ün Nutuk’ta vurguladığı gibi, cumhuriyet yalnızca ilan edilen bir rejim değil, sürekli korunması, savunulması ve çağın gereklerine göre geliştirilmesi gereken bir değerler bütünüdür.

Gerçek bir cumhuriyetçilik anlayışı, biçimsel sembollerle değil, derinlemesine bilgi ve bilinçle ortaya konmalıdır. 

Halkın iradesini esas almadan, hukukun üstünlüğünü gözetmeden ve bireysel özgürlükleri temel almadan cumhuriyeti savunduğunu iddia etmek, ancak bir yanılsamadan ibarettir. 

Cumhuriyetin karşılaştığı en büyük tehdit, yalnızca ona açıktan karşı olan yaklaşımlar değil, onu içi boş bir retorik haline getiren ve esas anlamını göz ardı eden zihniyetlerdir.

Dolayısıyla, samimi bir cumhuriyetçilik, söylemden öte eylem ve bilinç meselesi ve bütünlüğüdür. Atatürk’ün ilke ve inkılaplarını yalnızca tarihsel bir olgu olarak değil, günümüzün toplumsal ve siyasal düzenini şekillendiren temel bir rehber olarak görmek gerekmektedir. 

Cumhuriyet, onu gerçekten anlayan ve savunan bireylerin omuzlarında yükselecektir. Anlamayanlar ve içini boşaltanlar içinse yol bellidir. 

Nermin SEÇKİN

DİĞER YAZILARI İklim Yasası Gerçekten Çözüm Mü? Yoksa Yeni Bir Tuzağın Parçası mı? 01-01-1970 03:00 Türkiye Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Milletime Uyarımdır: Su Savaşları ve Türkiye’nin Stratejik Konumu 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE İÇİN SON ÇAĞRI: YA DİRİLECEĞİZ YA ÇÖKECEĞİZ! 01-01-1970 03:00 Öcalan Süreci ve Tutuklamalar … 01-01-1970 03:00 Teğmenlerimiz Görevlerine İade Edilmelidir! 01-01-1970 03:00 2235 Yıllık Türk Ordusu ve Atatürk… 01-01-1970 03:00 TEĞMENLER İÇİN ADALET! 01-01-1970 03:00 Milliyetçilere Sorumluluk Çağrısı… 01-01-1970 03:00 HİÇ KİMSE TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDEN VE TÜRK MİLLETİNDEN ÜSTÜN DEĞİLDİR 01-01-1970 03:00 SATILDIK EY HALKIM 01-01-1970 03:00 Exeter Mezunlarının Türkiye Politikalarındaki Etkisi: Küresel Bağlantılar ve Ulusal Çıkarlar 01-01-1970 03:00 2000’lerin Başında Türkiye’nin “Azınlık Hakları” İkilemi ve Milliyetçilik 01-01-1970 03:00 Apoya Merhamet Vatana İhanettir 01-01-1970 03:00 Şehitlerimizin Kanı Üzerinden Barış Olmaz 01-01-1970 03:00 Bir Asgari Ücret Masalı: 22.104 Lira ve Ötesi 01-01-1970 03:00 Boşverin Gitsin 01-01-1970 03:00 Colani ve Emperyalist Projeler: Yeni Yüzyılın Ceketli Lawrence’ı 01-01-1970 03:00 Zor Günler Bitti Daha Zor Günler Bizi Bekliyor! 01-01-1970 03:00 Ülke Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Bu Vatan Kimin? 01-01-1970 03:00 Teğmenlerimiz, onurumuzdur. 01-01-1970 03:00 Nermin Seçkin'in Gözünden 10 Kasım! 01-01-1970 03:00 VAZGEÇENLER DEĞİL, MÜCADELE EDENLER TARİHE GEÇERLER 01-01-1970 03:00