Hakk’ın yeryüzündeki varlığımız boyunca bizlere sunduğu en büyük vicdan imtihanı, hayvanlara karşı nasıl davrandığımız olmuştur. Bu imtihan, Kur'an-ı Kerim ve diğer kutsal kitaplarda sıkça vurgulanmıştır. Hz. Adem’den bu yana yeryüzündeki tüm peygamberler hayvanlara şefkatle yaklaşmamızı öğütlemiştir. Yüce Yaratıcı'nın tüm uyarılarına ve ikazlarına kulak kapatıp, nefsi için, kazanımları ve rahatlıkları için bu yardıma muhtaç hayvanlara zulmedenlere musibetler vermiş ve bazı üst kavimleri bile helak etmiştir.
Günümüzde, mecliste tartışılan sokak hayvanlarının, özellikle köpeklerin uyutulması (öldürülmesi) meselesinin kanunlaştırılma çabası, bu meclisin, bu iktidarın, bu muhalefetin ve bu milletin son yüzyıllarda karşılaştığı en büyük imtihanlardan biridir! Bizlere düşen görev, vicdanlarımızın sesine kulak vermek ve bu yasa tasarısına karşı durmaktır. Hayvan haklarına duyarlılığımız, kültürel ve ahlaki değerlerimizle örtüşen bir konudur.
Artan hayvan popülasyonunun tek sorumlusu, 22 yıldır yasayı yerine getirmeyen ve getirmek istemeyen belediyelerdir. Bu sorunun bedeli hayvanlara ödetilemez. Ayrıca, sokaktaki aç ve susuz hayvana mama ve su vermenin bile ceza kapsamında olduğu oldukça dikkat çekici bir yasadan bahsediyoruz. Böyle yapılarak, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, halka katliam vergisi mi ödetmek istemektedir?
Halkımızın çoğunluğunun onaylamadığı bu yasa tasarısının yeniden gözden geçirilmesi, gerekli komisyonların kurulması ve sokak hayvanlarının yaşam haklarına saygı gösteren alternatif çözümler üretilmesi daha doğru olacaktır. Hatırlatmak isterim ki, tarihe hayvan katliamı yapan bir meclis ve cumhurbaşkanı olarak geçmenin size hiçbir dünyada faydası olmayacaktır. Hayvanları koruma kanununun, hayvanları katletme kanununa dönüştürülmesi kabul edilemez.
600 milletvekili içerisinde hiç kimse mi kalkıp bir yasa tasarısı sunmamış, bu vahşi kanunu kabul etmiştir? Halkın vekili olup oylarımızla seçilen TBMM üyeleri, Allah’ın yarattığı bir kula ömür biçecek kadar vicdansız olabildiğiniz için sizlerin tamamını reddediyoruz.
Sokak hayvanlarının itlaf edilmesi yerine, onların sağlıklı ve güvenli bir şekilde barınabilecekleri, beslenme ve tıbbi ihtiyaçlarının karşılanacağı alanlar oluşturulmalıdır. Kısırlaştırma, aşı kampanyaları ve bilinçlendirme çalışmaları ile bu sorunun çözülmesi mümkündür.
Bu bağlamda:
- Komisyon kurulması,
- Çözüm olarak barınakların özelleştirilmesi ve barınak, hayvanların bakımının hayvanseverler tarafından yapılması, bununla ilgili ödeneklerin ve sponsorların sağlanması için çalışmalar yapılması,
- İlk olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde seçilecek iki pilot bölgeyle başlanması, sonrasında tüm Türkiye için gerekli operasyonun başlatılması planlanmaktadır.
İlk olarak, var olan barınakların yenilenmesi, yapılacak yeni barınakların yer belirlemesi, canlıların yaşayacağı düzene getirilmesi ve kapasitesinin belirlenmesi gerekmektedir. Bununla ilgili olarak milli emlak tarafından alınan bilgiler doğrultusunda yetkili kişilerle yer belirlemesi yapılacak, barınakların proje sunumu gerçekleştirilecektir. Besleme için gerekli mama sponsorları ile görüşmeler yapılacaktır. Barınak olanakları sağlanma aşamasına gelinceye kadar çevredeki hayvan sayısının belirlenmesi ve bölgede veteriner hekimler eşliğinde kısırlaştırma çalışmaları yapılması önemlidir.
Her hayvan, Allah’ın eseridir ve insanoğluna emanettir. Ebru Yıldız