google.com, pub-5635234458637791, DIRECT, f08c47fec0942fa0

NATO ZİRVESİ DEĞERLENDİRİLMESİ!

39’uncu NATO Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da yapıldı. Elbette, ülkemiz açısından önemli ve pozitif bir olaydır.

Gündem - 11-07-2026 23:14

39’uncu NATO Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da yapıldı. Elbette, ülkemiz açısından önemli ve pozitif bir olaydır.

NATO yani Kuzey Atlantik Antlaşması, 2’nci Dünya Savaşından sonra Komünist Rusya’nın birçok ülkeyi işgal etmesi üzerine, komünizmin Dünyaya yayılmasını engellemek amacıyla 1949 yılında kurulmuş olan Dünyanın en güçlü savunma amaçlı temelde bir askeri bir organizasyondur.

Zirveye üye devletlerin devlet ve hükümet başkanlarının yanında Rusya ile savaş halinde olan Ukrayna Devlet Başkanının Ankara’ya gelmesi calibi dikkattir ve Rusya’ya karşı bir kararlılık mesajıdır kanaatindeyim.

NATO’ya bizde üye olmak için müracaat ettik ama kabul görmedi. Daha sonra Kore Savaşına asker göndermemiz ve askerlerimizin üstün cesaret göstermesi ve Kunuri Muharebesi başta olmak üzere çok başarılı zaferler kazanmasının da etkisiyle 1952’de NATO’ya üye olduk. Bugün 32 üye devlet vardır.

NATO Antlaşmasının en önemli ve hassas maddesi 5’nci maddedir. Buna göre; Üyelerden herhangi birine yapılacak silahlı bir saldırının tüm üye ülkelere yapılmış saldırı şeklinde algılanması ve saldırıya uğrayan ülkelere gerekli askeri desteğin sağlanması öngörülmektedir. Sonuç Bildirgesinde 5’nci maddeye vurgu yapılması olumlu ve rahatlatıcı olmuştur kanaatindeyim. NATO karşıtlarının hoşuna gitmediğini düşünüyorum.

NATO demokratik değerleri benimseyen bir örgüttür ama bu konuda tereddütleri gideremediğini değerlendiriyorum.

Sonuç Bildirgesinde, Avrupa için Rusya tehdidi vurgulanmış ve terörizm tehlikenin varlığı teyit edilmiştir. Ancak, PKK Bölücü Terör tehdit ve tehlikesine hiç değinilmeyişini şüphe ve endişe ile karşılıyorum. Bunun, Terörsüz Türkiye Projesi kapsamında PKK’nın küstahlaşmasına sessiz kalınmasının yanında özellikle PKK’nın İsrail’in ve ABD’nin bölgedeki silahlı kuklası olarak hareket etmesinden kaynaklandığını düşünüyorum.

Ukrayna’ya Destek!

Bildirgede, Transatlantik güvenliğine katkı sağladığı için üye ülkelerin Ukrayna’nın savunmasının desteklemesi benimsenmiştir. Böylece Rusya’nın tehdit olduğu tekrarlanmıştır. 2026 yılı için Ukrayna’ya askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği kapsamında 70 milyar avro destek sağlanması ve 2027 yılında da desteğin devam etmesi kararlaştırılmıştır. Doğru ve gerekli olduğunu düşünüyorum.

Türkiye’nin Jeopolitik Önemi Arttığı

Türkiye kuzeyinde Rusya-Ukrayna savaşı, doğusunda İran Savaşı ve güneyinde İsrail’in Hamas ve Hizbullah ile Savaşı arasında kalan tek üye ülke olduğu görülmüş ve anlaşılmıştır. Bundan dolayı, Türkiye’nin coğrafi konumu ve jeopolitik öneminin arttığı ve NATO için vazgeçilmez olduğu anlaşılmıştır.

F-35 Savaş Uçakları!

Rusya dan S-400 Hava Savunma Sistemini aldığımız için ortağı olduğumuz F-35 projesinden çıkarıldık. ABD Başkanı bu konuda CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağının sözünü verdi ama F-35 konusunda çalışacağını söyledi. Çünkü, İsrail ve Yunanistan bölgede dengeler bozulur bahanesiyle ABD’ye Türkiye’ye F-35 verilmesin diye baskı yapıyorlar. Ayrıca, ABD S-400’lerin elden çıkarılmasını istiyor. Anlaşma, S-400’lerin başka bir ülkeye satışını Rusya’nın oluruna bağlamış. Rusya’nın NATO içinde bu krizin devamını isteyecek ve Füze Sistemin başka ülkelere satışına onay vermeyecektir kanaatindeyim. Dolayısıyla Trump, çalışacağım demiştir.

Hürmüz Boğazı!

NATO Üyeleri tarafından İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiği vurgulandı ve Hürmüz Boğazında seyrüsefer özgürlüğüne tam anlamıyla saygı gösterilmesi çağrısında bulunuldu.

Böylece, ABD tezi kabul edilmiş oldu. Bizim ulusal güvenliğimiz açısından, İran’ın nükleer silah üretmesi tehdit ve tehlike oluşturacağı için bu kararı gerekli ve yararlı bulduğumu söylemek istiyorum.

Bu kararın, İran Savaşının değişik boyutlarda uzun süreceğine işaret ettiği kanısındayım.

İdari Konular!

Zirvede yapılan hazırlıklar, karşılama, ağırlama, protokol gibi idari hizmetlerin eksiksiz yürütüldüğünü televizyonlarda izledik. Bu yönüyle takdir topladığımızı düşünüyorum.

Trump’ın basın toplantısında en azından bizim gazetecilerden birinin ABD’nin PKK-PYD’ye neden destek verdiği sorulmasını bekledim ama maalesef duymadım. Bu yönüyle sınıfta kaldığımızı tahmin ediyorum.

Altay Tokat E. Korg. 1999’da Emekli Oldu. Kıbrıs Gazisi, Başarılarından Dolayı 5 Madalya ile Ödüllendirildi

Günün Diğer Haberleri