Kamu Denetçiliği Kurumu'nun (KDK) hazırladığı "Gazze: İnsanlığın Felaketi Özel Raporu" tüm dünya parlamentolarının insan hakları komisyonlarına ve insan hakları savunucularına gönderildi. Ayrıca, rapor Güney Afrika büyükelçisi tarafından da Uluslararası Adalet Divanı'na gönderilmek üzere cumhurbaşkanlarına iletilmek üzere hazırlandı.
Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, raporun İsrail'in gerçekleştirdiği soykırımı belgelediğini ve Dışişleri Bakanlığı tarafından Antalya Diplomasi Forumu'nda 200'e yakın ülkenin temsilcisine sunulduğunu vurguladı. Malkoç, raporun Gazze'de yaşanan katliam ve savaş suçlarının sorumlularının yargılanmasında önemli bir delil olacağını ifade etti.
Raporun tanıtımı için TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un öncülüğünde bir toplantı düzenlendiğini belirten Malkoç, bu toplantının ardından birçok ülkenin büyükelçisinin kendilerinden raporla ilgili randevu talep ettiğini söyledi. Malkoç ayrıca, Güney Afrika'nın büyükelçisinin raporu cumhurbaşkanlarına ileteceklerini ve raporun elektronik ortamda bütün dünya insan hakları savunucularına ve parlamentolarına gönderildiğini dile getirdi.
Malkoç, Gazze'nin 7 Ekim'den bu yana dünyanın en büyük çocuk mezarlığına dönüştüğünü belirtirken, Gazze'deki katliamın benzerinin olmadığını ifade etti. Ayrıca, Avrupa ve Amerika'nın Gazze'de yaşananlarla birlikte insan haklarıyla ilgili ortaya koyduğu dünya sisteminin çöktüğünü ve yeni bir insan hakları anlayışına ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Kamu Denetçisi Fatma Benli Yalçın da raporun, İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği soykırımı ve kadınlar ile çocukların en çok etkilendiği kesimi belgelediğini söyledi. Yalçın, raporla Gazze'de yaşananları belgelediklerini ve dünyadaki insan hakları ihlallerine karşı seslerini yükselttiklerini ifade etti.
Son olarak, Gazze'de kadınların ve çocukların keskin nişancılar tarafından hedef alınarak öldürüldüğünü ve İsrail'in hastanelere saldırılar düzenleyerek çocukların anestezi olmadan ameliyat edilmesine engel olduğunu belirtti. Yalçın, Gazze'deki çocukların her gün anestezi olmadan ameliyat edilerek vücut uzuvlarının kesildiğini ve bu durumun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde herkesin dikkatini çekmesi gerektiğini vurguladı.